T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/415 Esas
KARAR NO: 2024/185
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/06/2023
KARAR TARİHİ: 05/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket davalı borçluya satmış ve teslim etmiş olduğu mallar karşılığında faturalar keserek bu faturaları davalı borçluya teslim ettiğini. Davalı borçlunun işbu fatura bedellerini süresinde ödememesi üzerine davalı borçlu aleyhine tarafımızca -------- E. Sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını.Yapılan takibin 13.357,12 TL tutarındaki cari hesap bakiyesine dayandığını. davalı yan tarafından icra takibine itiraz edildiğini. İtirazın taraflarına tebliğ edilmediğini. Yapılan itirazın haksız olduğunu. Taraflarınca arabulucuya başvurulmuş ancak anlaşma sağlanamadığından anlaşamama son tutanağı düzenlendiğini. 05.06.2023 tarihli arabuluculuk anlaşamama son oturum tutanağı aslını ekte sunduklarını. davalı yan ödeme emrine itirazında davacıya herhangi bir borcu olmadığını beyan ettiğini. Bu husus gerçeği yansıtmadığını. Davalı borçlu her ne kadar itiraz dilekçesinde herhangi bir borcunun bulunmadığını, faturalara istinaden banka havalesi ile ödeme yapıldığını iddia etmiş ise de, söz konusu icra takibinde yer alan takibe dayanak teşkil eden belgelerden anlaşılacağı üzere borcun varlığı ortada olduğunu ve bu borca ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını. Davalı borca itiraz dilekçesinde her ne kadar banka havalesi ile ödemelerin yapıldığını belirtmiş ise de banka dekontlarını işbu dosyaya sunmadığını, davacı şirket tarafından davalı borçluya cari hesap ekstresinde ve faturalarda belirtilen ürünler satıldığını ve teslim edildiğini. Davalı firma ürünleri almasına rağmen bugüne kadar tüm ihtarlara ve icra takibine karşın borcunu davacı şirkete ödemediğini. davacı ile davalı yan arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, Cari hesap ilişkisinde davacı şirketin davalı yandan 13.357,12 TL alacaklı olduğu görüldüğünü. Davalı yan ödeme emrine itirazında borcu olmadığını beyan etmiştir, ekte sundukları düzenlenen faturalara davalı taraf herhangi bir itirazda bulunulmadığı ve ödeme de yapmadığını, taraflarınca ödenmemiş fatura bedellerine istinaden cari hesap alacağına ilişkin davalı borçlu aleyhine başlatılan takibe haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz edildiğini, davalı borçlu cari hesap alacağından kaynaklanan borcunu davacı şirkete ödemediğini belirterek, davalı - borçlu şirketin itirazının iptaline, --------- E. sayılı dosyasında takibinin devamına, davalı - borçlunun icra takibine haksız ve kötü niyetli itiraz etmiş olması sebebiyle takip miktarının %20 oranında inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ile avukatlık ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafından davaya cevapta bulunulmamıştır.Bilirkişi ---------- tarafından 25/02/2024 tarihinde rapor sunulduğu anlaşılmıştır.--------- Vergi Dairesine yazılan müzekkere gereği yazılan 05/07/2023 tarihli yazı cevabında davalı ... 2020 yılı 4-5-6 dönemlerine ilişkin BA formlarının gönderildiği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki ticari alım-satım ilişkisi nedeniyle davalının davacıya 24/06/2022 tarihli 6.355,05 TL bedelli ve 20/06/2022 tarihli 5.857,52 TL bedelli faturalardan kaynaklanan -------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır.25/02/2024 tarihli bilirkişi raporu ile aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. (2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1530. maddesi uyarınca "(...)(2) Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer. (3) Mütemerrit borçlunun alacaklısı sözleşmede öngörülen tarihten ya da ödeme süresinin sonunu takip eden günden itibaren, şart edilmemiş olsa bile faize hak kazanır. (4) Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlu aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır: a) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda. (...)"Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi taraflar arasındaki ticari alım-satım ilişkisi nedeniyle davalının davacıya 24/06/2022 tarihli 6.355,05 TL bedelli ve 20/06/2022 tarihli 5.857,52 TL bedelli faturalardan kaynaklanan-------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın ticari defterlerini ibraz ettiği, davalının ise verilen kesin süre ve usulüne uygun ihtara rağmen ibrazdan kaçındığı, bu sebeple davacının usule ve kanuna uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtlarının kendisi lehine kesin delil teşkil ettiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda açıklandığı üzere kesin delil niteliğindeki davacı defterlerinde davacının takip ve dava konusu faturalarda gösterilen 12.212,03 TL alacağın varlığının görüldüğü, bu sebeple davacının alacağını ispatladığı, borcun ödendiğine veya sair sebeple istenemeyeceğine dair davalı tarafından herhangi bir savunmada bulunulmadığı gibi bir delil de ileri sürülmediği, yine temerrütün yukarıda atıf yapılan TTK 1530 maddesi uyarınca dava konusu faturanın e-fatura olması nedeniyle faturanın düzenlendiği tarihten 30 gün sonrasında gerçekleştiği, bu kapsamda 17.06.2022 tarihli -------- seri no.lu 5.857,52 TL tutarlı fatura yönünden temerrüt tarihinin 19/07/2022 günü ve faiz miktarının 533,07 TL olduğu, yine 24.06.2022 tarihli -------- seri no.lu 6.355,05 TL tutarlı fatura yönünden temerrüt tarihinin 26/07/2022 günü ve faiz miktarının 557,33 TL olduğu, tüm bu sebeplerle davanın kısmen kabul edilmesi gerektiği, yine dava konusu alacağın faturaya dayanması ve likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı borçlunun -------- Esas sayılı takibine yaptığı itirazın 12.212,03 TL asıl alacak ve 1.090,40 TL faiz alacağı yönünden İPTALİNE, takibin takip tarihi itibariyle 12.212,03 TL asıl alacak ve 1.090,40 TL faiz alacağı yönünden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Kabul edilen alacağın (13.302,43 TL) yüzde 20'sine karşılık gelen 2.660,48 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (13.302,43 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 908,68 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 179,90 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 728,78 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 385,40 TL dava açma masrafı ve 3.301,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 3.686,40 TL yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına (13.302,43/13.357,12) göre 3.671,30 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
6-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (13.302,43 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 13.302,43 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/dava değeri oranına (13.302,43/13.357,12) göre 3.107,22 TL’sinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiye 12,78 TL’sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 05/03/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!