T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/394 Esas
KARAR NO: 2024/501
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ: 02/06/2023
KARAR TARİHİ: 12/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA: Davacı vekili 02/06/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin babası ---------- 08/12/2021 tarihinde vefat ettiğini, muris --------- --------- ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulanan ---------- Şirketi’nin hakim hissedarı ve tek yöneticisi olduğunu, murisin vefatından bu yana geçen sürede müvekkiline şirketin işleri, işlerin gidişi, şirketin son dönemde yaptığı iş ve işlemlerin neler olduğu, hukuki ve ticari ilişkilerinin durumuna dair hiçbir bilgi verilmediğini, şirketin finansal ve ekonomik durumundan haberdar olmaya ihtiyaç duyan müvekkilinin başvurusu üzerine, aynı zamanda hissedarı da olduğu şirketin kâr ve zarar hesabı, bilanço ve yıllık faaliyet raporu ile diğer finansal tabloların onaylı bir örneğinin tarafına verilmesi gerekirken bu isteği her defasında reddedildiğini, müvekkilinin yasal hakkı olan finansal tabloları, bilanço, yıllık faaliyet raporunu incelemesinin engellendiğini, murisin vefatıyla doğan yönetim kurulu organının eksikliğinin giderilmesine yönelik genel kurulun toplanması için herhangi bir girişimde de bulunulmadığını, organ eksikliği ve genel kurulun toplanamaması nedeniyle şirkete kayyum tayinine ilişkin müvekkili davacı tarafından açılan dava üzerine, -------- Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 11.04.2022 tarih ve ---------- Esas sayılı kararıyla, -------Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ---------- ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulanan ---------- Şirketi'ne yönetim kurulu seçilene kadar şirketin acilen yapılması gereken yönetim iş ve işlemlerini yapmak üzere SMMM --------- kayyım olarak atanmasına, adı geçenin kayyımlık görevinin davalı şirket yönetim kurulu seçilene kadar devamına karar verildiğini, sözü geçen kayyumun tayini başvurularını müteakip diğer hissedarlardan ---------- mahkemeye başvuru ile genel kurulu toplantıya çağrı izni talebi üzerine, -------- Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 18.01.2023 tarih ve ------- E. --------- K. sayılı kararı ile kendisine yetki verildiğini, verilen yetkiye istinaden, olağanüstü genel kurul toplantısının 17.04.2023 tarihinde saat 14.00’da -------- Mah.------ Sok. -------- Otel No:-------- -------- adresinde yapıldığını, mahkeme kararında toplantıya çağrı yetkisi verilen ---------- tarafından Olağanüstü Genel Kurula şirket hissedarı olan müvekkili -------- çağrı yapılmamış olduğunu, şirket ortağı olarak kendisine herhangi bir çağrı yapılmaksızın yapılan genel kurul toplantısı hukuka aykırılık taşıdığını, şifahen verilen bilgide, her ne kadar müvekkili ---------- 16.05.2011 tarihinde hissesini ---------- devrettiğine ilişkin Yönetim Kurulu Karar defterinden bahsedilmişse de, şu ana kadar haberdar olmadıkları bu yönetim kurulu kararı defterindeki imzanın müvekkiline ait olmadığı gibi, söz konusu yönetim kurulu kararına dayalı hisse devrinin tescil ve ilan edilmediğini, hisse devrine ilişkin düzenlenen sahte belgeye ilişkin ilgililer hakkındaki Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyet haklarını mahfuz tuttuklarını, şayet böyle bir yönetim kurulu kararı geçerli kabul edilecek olsa dahi, müvekkilinin annesi olan ----------- vefat etmiş olup; ---------- murisi sıfatıyla, müvekkilinin genel kurul toplantısına çağrılması gerektiğini, toplantıya ilişkin çağrının, muris ----------mirasçısı sıfatıyla -------ve -------- taahhütlü mektupla yapılmışken, --------- mirasçısı sıfatıyla müvekkiline herhangi bir çağrı yapılmadığını, hazirun cetvelinde adı bulunan --------- vefat ettiğini, --------- ait hisselerin mevcut veraset ilamı doğrultusunda intikalleri yapılmadığını, murislerin hisse oranı doğrultusunda pay defteri düzeltilmeksizin yapılan toplantının dürüstlük ilkesine ve mevzuata aykırı olduğuna; toplantıya ilişkin çağrının --------- hisselerini temsilen tereke temsilcisi --------- yapıldığını ve toplantıya tereke temsilcisi --------- katılmış ise de, bir anonim şirket ortağının ölmesi hâlinde, kendisine ait hisseler mirası reddetmemiş mirasçılarına geçtiğini, mirasın kanunla intikal etmesi sebebiyle mirasçıların kendiliğinden şirkete ortak olduklarını, iptal edilmediği müddetçe mirasçılık belgesinin geçerliliğini koruduğunu, müvekkili davacı --------- vasiyetten dönmenin iptaline ilişkin açtığı davanın gerekçe gösterilerek intikal işlemlerinin yapılması ve pay defterine işlenmemesinin iyi niyetten yoksun olduğunu, ---------- ait hisselerin mevcut veraset ilamı doğrultusunda intikalleri yapılmaksızın ve murislerin hisse oranı doğrultusunda pay defterinin düzeltilmeksizin yapılan toplantıyla müvekkilinin azınlık haklarını kullanması engellendiğinden bahisle yukarıda arz izah edilen nedenlerle, resen tespit edilecek diğer hususlar birlikte gözetilerek 17.04.2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının iptali ile ihtiyati tedbir yoluyla şirket yönetim kurulu üyeliklerine tereke temsilcisi --------- ve kayyum --------- seçilmelerine yönelik kararın yürütmesinin geri bırakılmasına, yargılama gideri ve ücreti vekâletin diğer tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili 07/07/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının babası muris --------- müvekkili şirketin hakim hissedarı ve tek yöneticisi iken 08.12.2021 tarihinde vefat ettiğini, murisin vefatından sonra başvuru yaparak talep ettiklerini iddia ettikleri müvekkili şirketin finansal tabloları, bilanço ve yıllık faaliyet raporlarının ve diğer belge ve kayıtların verilmediği ve incelemelerin engellendiğini, murisin vefatından sonra yönetim kurulu organı eksikliğinin giderilmesi için kayyum tayinine yönelik davasında alınan karar ile kayyım tayinin yapıldığını ve --------- müvekkili şirket yönetim kurulu seçilene kadar kayyım olarak atandığını, kayyım tayini başvurusu üzerine diğer mirasçı ---------- genel kurulu toplantıya çağrı izni talebinde bulunduğu ve---------- sayılı kararı ile--------- verilen yetki ile genel kurul toplantısının 17.04.2023 tarihinde saat 14:00 da yapıldığını ve ancak davacı tarafa olağanüstü genel kurul çağrısının yapılmadığını ve bu şekilde yapılan olağanüstü genel kurulunun hukuka aykırı olduğundan bahisle geçersiz olduğunu, davacının hissesinin annesine 16.05.2011 tarihinde dair Yönetim Kurulu Karar defterine dair bir iddianın gerçeği yansıtmadığını ve tarafının bu yönde bir imzasının olmadığını, toplantıya ilişkin çağrının diğer mirasçılara yapılmasına rağmen kendisine yapılmadığını ve murisin hisselerinin veraset ilamı doğrultusunda intikalinin yapılmadığını ve pay defteri düzeltilmeksizin yapılan toplantının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ve her ne kadar tereke temsilcisi toplantıya katılmışsa da ölümle mirasçılara geçen mirasa kendiliğinden ortak olduklarından bahisle toplantıya katılımlarının sağlanmamasının hukuka aykırı olduğunu ve bu nedenlerle 17.04.2023 tarih ve 14:00 saatinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısının iptali ile tereke temsilcisi ve kayyımın seçilmelerine yönelik kararın yürütmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiğini, davacının davasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, aşağıda izaha çalışılan nedenlerle haksız ve hukuka aykırı işbu davanın reddine karar verilmesin icap ettiğini, davacının dava dilekçesinde de belirttiği üzere olağanüstü genel kurul toplantısının diğer mirasçı ----------- genel kurulu toplantıya çağrı izni talebinde bulunması ile ----------sayılı kararı ile ---------- verilen yetki ile genel kurul toplantısının 17.04.2023 tarihinde saat 14:00 da yapıldığını, toplantıya pay sahiplerinden ---------, ----------, ---------- mirasçıları ----------,----------, muris ---------- tereke temsilcisi --------- ve Kayyum ----------- taahhütlü mektup yoluyla toplantı gün ve saati ile gündemin bildirilmiş olduğunu, yapılan bildirimin yasal süresi içerisinde olduğunu, belirtildiği üzere genel kurula davet yetkisinin --------- sayılı karara istinaden ---------tarafından yapıldığını, davacının iddiasının aksine, hazirun listesi usul ve yasaya uygun olarak tutulduğunu, hazirun cetvelinde sermaye miktarı toplamının 7.000.000,00 TL hisse adedi 7.000.000 adet olduğu tespiti yapıldığını ve işbu payın 6.720.000,00 TL olan 6.720.000 adet payın tereke temsilcisi ---------- tarafından, 210.000,00 TL olan 210.000 adet pay asaleten temsil edildiğine, toplantı ve karar nisaplarına uygun olarak gündem maddesinin karara bağlanmış olup işbu karar uyarınca yönetim kurulu üyelerinin seçimi yapıldığını, buna göre --------- ve ----------, 3 yıl süre ile yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, verilen kararın usulüne uygun olarak tescil ve ilan edildiğini ayrıca davacının iddiasına rağmen toplantıya katılmasının, TTK madde 477 karşısında genel kurul kararının iptalini gerektirir bir husus olmadığını, toplantıda alınan kararın şirket menfaatlerinin, dolayısıyla mirasçıların da lehine olduğu, gerek şirket gerekse paydaşların hak ve menfaatlerine zarar getiren bir karar ve işlemin mevcut olmadığının karar içeriği ile sabit olduğunu, TTK madde 477 hükmünün açık olduğunu, II- Payların bölünememesi MADDE 477 - (1) Pay şirkete karşı bölünemez. Bir payın birden fazla sahibi bulunduğu takdirde, bunlar şirkete karşı haklarını ancak ortak bir temsilci aracılığıyla kullanabilirler. Böyle bir temsilci atamadıkları takdirde, şirketçe söz konusu payın maliklerinden birine yapılacak tebligat tümü hakkında geçerli olur. (2) Genel kurul, sermaye tutarı aynı kalmak şartıyla, esas sözleşmeyi değiştirmek suretiyle, payları, asgari itibari değer hükmüne uyarak, itibari değerleri daha küçük olan paylara bölmek veya payları itibari değerleri daha yüksek olan paylar halinde birleştirmek yetkisini haizdir. Şu kadar ki, payların birleştirilebilmesi için her pay sahibinin bu işleme onay vermesi gerekir. Kanunun 476 ncı maddesi saklıdır, kaldı ki davacının işbu dava ile kalmadığı şirketin her türlü iş ve işleminin davacı tarafça dava konusu edildiği düşünüldüğünde, mevcut davayı açmakta kötüniyetli olup olmadığının araştırılması gerektiği dahi Yargıtay kararları gereği olduğunu, "Davacının 05.07.2002 tarihinde yapılan genel kurullara vekil aracılığıyla katıldığı ve tüm kararlara muhalif kaldığı, TTK'nun 400 ncü maddesinde payın bölünmezliği esası getirildiğini ve bazı ortakların pay sahipliğini yitirmesi söz konusu ise pay sahibinin işleme muvafakatı şart koşulmuş ise de, somut olayda tüm mirasçıların pay sahipliğinin korunduğu,davalı şirketlerin iptali istenen üç genel kurulunda toplantı ve karar yeter sayılarının mevcut olduğu, yönetim ve denetim kurullarının görevlerinden doğan usulsüzlüklerin ileri sürülmediği, 2002 yılı olağan genel kurulundan önce şirketlerin itibari hisse değerinin 1.000.000 TL'ye indirildiği, yapılan bu indirimle payın bölünmezliği iddiasının ortadan kalktığı, davacının 1999 yılı genel kurul toplantısına bizzat katılarak muvafakat verdiği, yapılan işleme uzun süre sessiz kaldığına, davacı ve müşterek mirasçıların toplam oy tutarının genel kurul toplantı ve karar nisabını etkileyecek oranda olmadığına, yokluk ve butlan koşullarının oluşmadığını, davacının sırf genel kurullarda kesirli hisse ile temsil olunamayacağını, bunun mutlak hükümsüzlük hallerinden olduğu iddiasının MK'nun 2nci maddesindeki dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığını, azınlık haklarının ihlaline davacı ve diğer mirasçıların zararına yönelik bir karar oluşturulmadığını, iddianın mutlak butlan kapsamı dışında kalan sakatlık hallerinden olduğunu, bu durumda da, 1999 yılı genel kuruluna muhalefet bulunmadığı ve buna karşı süresinde dava açılmadığına, 2000 ve 2001 olağan genel kurullarının iptali için yasal şartların bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verildiğine, Kararı, davacı vekili temyiz edildiğine, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde olmadığına, Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına,..." ------------ Sayılı Kararı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre genel kurul toplantısında hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğine, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğine ve bu aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren anonim ve limited şirket ortaklarına, ilgili genel kurul kararının iptali için dava açma yetkisine sahip olduğuna, bu aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olma olgusu Türk Ticaret Kanunuyla getirilmiş olduğunu, uygulamada ve öğretide bilindiği üzere bu olguya ‘etki kural' denildiğini, etki kuralının, ileri sürülen kanuna aykırılığın gerçekleşmemesi halinde iptali istenen genel kurul kararının alınamaması veya genel kurulun farklı bir karar alması durumu olduğunu, esasen etki kuralının, yapılan çağrı usulüne, gündemin ilanına ve genel kurula katılma haklarına aykırılıkların, kararın alınmasına etkili olmasını ifade ettiğini, başka bir deyişle bu kural, eğer söz konusu aykırılık olmasaydı genel kurulun o kararı alamayacağı olgusuna işaret etmekte, dolayısıyla aykırılığın genel kurul kararının alınmasına etkisinin ölçüsü olduğunu, bu anlamda yukarıda da izah edildiği gibi davacının iddia ettiği hususların olması veya olmamasının toplantının ve dolayısıyla kararın geçerliliğini etkileyen hususlar olmadığını, alınan kararın şirket ve paydaşlarının aleyhine teşkil etmediğini, aksine şirket yönetim kurulunun belirlenmesinin şirket açısından ne derece önemli olduğu karşısında davacının iddialarının, TTK 477 ve ilgili mevzuat hükümleri ile MK 2 kapsamında haksız ve kötüniyetli olduğu ortada olduğun, usul ve yasaya uygun olarak yapılan genel kurul ve alınan genel kurul kararına karşı açılan hukuka aykırı işbu davanın sayılı nedenlerle reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle ilk itiraz ve defilerin tekrarla, yukarıda arz ve izaha çalışılan nedenler ile mahkemece re'sen gözetilecek diğer nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenilmesini talep etmiştir.Mahkememizce taraf delilleri toplanmış ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişiler --------- ve ----------- tarafından sunulan 02/04/2024 tarihli raporda özetle; "Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, davalının defter ve belgelerinin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişi heyetine verilen görev ile sınırlı olarak mezkür surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde, 1-Davacının, şirket pay defterinde payı gözükmese de murisinden intikal eden miras nedeniyle şirkette pay sahibi olduğu, 2-TTK'nun 414.maddesinde çağrının, pay defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine yapılacağının hüküm altına alındığı, bu hükme göre davacının .şirkette miras yoluyla pay sahibi olduğunu ispat eder belge ile adresini şirkete bildirmesi gerektiği, davacının kendisine yüklenen bu edimi yerine getirdiğine ilişkin bir delil dosyada bulunmadığı gibifortak olunduğunun tespitine ilişkin açılmış bir dava v.s), davacının-mali inceleme bölümündeki mirasen intikal eden pay oranı dikkate alındığında-kendisine çağrı yapılmış olsa ve toplantıya katılmış olsa dahi iptali istenen genel kurulda alınan kararın alınmasına engel olma olanağının olmaması nedeniyle etki kuralının gerçekleşmediği, 3-İptali istenen genel kurulda sadece yöneticinin ve şirketin temsiline ilişkin karar alındığı, alınan bu kararın davacının şirket payına ya da menfaatine aykırılık teşkil etmediği, tüm bu olgular birlikte değerlendirildiğinde davacının genel kurul kararının iptali iddiasının ispata muhtaç olduğu değerlendirmesinin Mahkemeniz taktirinde olduğu, Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK 'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere," sonuç ve kanaatine ulaşıldığı bildirilmiştir.
DAVANIN VE UYUŞMAZLIK KONULARININ TESPİTİ, DELİLLER, DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ NEDENLER VE SONUÇ :Dava, davalı -------- Şirketi'nin 17.04.2023 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantısının iptali istemine ilişkindir.Davacı taraf, murisi --------- dolayı davalı şirkette hissedar olduğunu ancak genel kurul toplantı gününün kendisine iadeli taahhütlü mektupla bildirilmediğinden bahisle olağanüstü genel kurulun iptalini talep etmektedir.Davacı taraf çağrının usulüne uygun yapılmadığını savunduğundan toplantının iptalini talep etme hakkına sahiptir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Çağrının şekli 1. Genel olarak başlıklı 414 ncü maddesi "(1) Genel kurul toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve ----------- yayımlanan ilanla çağrılır. Bu çağrı, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılır. Pay defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler, iadeli taahhütlü mektupla bildirilir. (2) Sermaye Piyasası Kanununun 11 inci maddesinin altıncı fıkrası hükmü saklıdır.", Genel kurul kararlarının iptali İptal sebepleri başlıklı 445 nci maddesi "(1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.", İptal davası açabilecek kişiler başlıklı 446 ncı maddesi "(1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir." ve Butlan başlıklı 447 ncı maddesi "(1) Genel kurulun, özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır." hükmünü düzenlemiştir.---------- sayılı kararına istinaden Genel Kurulun olağanüstü toplantıya çağrılması yönünden davacılardan -------- izin ve yetki verildiği, bunun üzerine ----------- şirketin Yönetim Kurulu Üyelerinin seçilmesiyle ilgili olağanüstü genel kurulun 17.04.2023 tarihinde yapılacağına dair çağrısının --------- 30.03.2023 tarih -------- sayı --------- sayfasında ilan edildiği yine genel kurula çağrı ilanının --------- yayın yapan ----------- 01.04.2023 tarihli --------- sayılı nüshasında ilan edildiği anlaşıldığından davalı şirketin toplantıya ait çağrı ilanlarının Türk Ticaret Kanunu ve ana sözleşmede öngörüldüğü şekilde yapıldığı anlaşılmıştır. Davacının, şirket pay defterinde payı gözükmese de murisinden intikal eden miras nedeniyle şirkette pay sahibi olduğu, TTK'nun 414. maddesinde çağrının, pay defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine yapılacağının hüküm altına alındığı, bu hükme göre davacının, şirkette miras yoluyla pay sahibi olduğunu ispat eder belge ile adresini şirkete bildirmesi gerektiği, davacının kendisine yüklenen bu edimi yerine getirdiğine ilişkin bir delil dosyada bulunmadığı gibi (ortak olunduğunun tespitine ilişkin açılmış bir dava v.s), davacının mirasen intikal eden pay oranı dikkate alındığında - kendisine çağrı yapılmış olsa ve toplantıya katılmış olsa dahi - iptali istenen genel kurulda alınan kararın alınmasına engel olma olanağının olmaması nedeniyle etki kuralının gerçekleşmediği, öte yandan iptali istenen genel kurulda sadece yöneticinin ve şirketin temsiline ilişkin karar alındığı, davacı taraf bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde bu kararın tescil edilmediğini ileri sürmüş ise de kararın tescil edilmemesinin genel kurul toplantısının iptalini gerektirmeyeceği gibi tereke temsilcisi ve kayyımın yönetim kurulu üyesi olarak seçilmelerinde de yasal bir engel bulunmadığı anlaşılmakla alınan bu kararın davacının şirket payına ya da menfaatine aykırılık teşkil etmediği, tüm bu olgular birlikte değerlendirildiğinde iptali istenilen genel kurul toplantısının Kanun, esas sözleşme hükümleri veya dürüstlük kuralına aykırı olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL harcın davacı tarafından dava açılırken peşin yatırılan 179,90 TL harçtan mahsubuyla bakiye 247,70 TL harcın davacı taraftan alınarak Hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından sarf edilen masrafların üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ----------Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/06/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!