WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

ISTANBUL ANADOLU 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/380 Esas
KARAR NO : 2025/359
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/05/2023
KARAR TARİHİ : 30/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili 29.05.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine ---------- sayılı dosyasından faturaya dayalı (elektrik tüketim faturası) alacağa dayanarak takip başlatıldığını, borçluların hiçbir gerekçe göstermeksizin haksız ve mesnetsiz olarak işbu icra dosyasına itiraz ettiğini, itirazdan sonra zorunlu arabuluculuk kurumuna başvuru yapılmış ancak karşı taraf anlaşmaya yanaşmamıştır. Bunun üzerine işbu davayı açma zarureti hasıl olmuştur. Davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki mevcut olup; taraflar arasında Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedilmiş ve bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirket elektrik kullanmıştır. Davalı şahıs ise davalı şirketin yetkilisi olup, sözleşmede ticari kefaleti mevcuttur. Davalı şirket elektrik tüketimi yapmış olmasına rağmen takibe konu faturaları ödememiştir. Davalı şirketin imzaladığı sözleşmedeki sözüne uymayıp faturayı ödememesi basiretli tacir ilkesiyle bağdaşan bir davranış değildir. Kaldı ki, davalı şirket tahakkuk ettirilen faturaya 8 günlük sürede itiraz da etmemiştir. Davalı şirketin borca itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve borca haksız olarak itiraz etmiş olması ve müvekkil şirketin alacağının likit olması nedeniyle; borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra-inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini arz ve talep etme zarureti hasıl olduğundan bahisle davalı şirketin ve şahsın yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, borçluların, % 20’den aşağı olmamak üzere, icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili 03/07/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilleri Aleyhine Başlatılan ----------- İcra Takibi Haksızdır. Davacı şirket, müvekkili şirket aleyhine -------- takip sistemi üzerinden icra takibi başlatmış olsa da, davacı şirketin haksız icra takibinin dayanağı tek yanlı düzenlediği fatura olup davacı şirketin tek yanlı düzenlediği işbu fatura da gerçeğe ve hukuka aykırıdır. Müvekkillerinin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Davacı şirketin icra takibine dayanak olarak sunduğu fatura bedeli fahiş miktardadır. Davacı Tarafından Hizmet Bedelinin Fahiş Oranda Gösterilmesi Hukuka Aykırıdır. Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; dayanak faturada belirtilen 1.215.624,79-TL'lik elektrik kullanım bedeli fahiş bir tutardır. Davacı şirketin tek yanlı olarak düzenlediği faturaya dayalı icra takibi haksızdır. Müvekkili şirketin haksız icra takibine süresinde yaptığı itiraz üzerine davacının işbu itirazın iptali talebiyle açtığı huzurdaki dava da haksız ve dayanaksız olup davanın reddi gerekmektedir. Davacı şirketin sunduğu hizmetle bağdaştırılması mümkün olmayacak miktarda, fahiş ve hayatın olağan akışına aykırı düşecek şekilde tek yanlı olarak düzenlediği fatura haksız ve hukuka aykırıdır. Müvekkili Şirketin sözleşmesindeki şartlar haksız şart niteliğindedir. Davacı şirket ile elektrik sözleşmesi imzalamak zorunda kalan müvekkili bakımından aleyhine hükümler mevcuttur. Müvekkili Şirket her ne kadar tacir olsa da müzakere kabiliyeti yoktur. Dolayısıyla bu şartlara göre belirlenen sözleşme kapsamında fatura kesilmesi ve faiz işletilmesi hukuka aykırıdır. Takibe işletilen faiz de hukuka aykırıdır ve fahiş orandadır. Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla yıllık %60 faiz kabul edilemez nitelikte olup tacirin mahvına sebebiyet verebilecek niteliktedir. Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının alacağına yasal faiz işletmesi gerekmektedir. Sözleşme yapma gücünü elinde bulunduran davacı fahiş oranda faiz işletmiştir ve faizin başlangıç tarihi de takip talebinden anlaşılamamaktadır. Dolayısıyla icra takibindeki talep edilen geçmiş gün faizinin yanlış hesaplandığı, işleyecek faizin de fahiş nitelikte olduğu açıktır. Davayı kabul anlamına kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Müvekkili Şirketin davacı şirketten aldığı gerçek hizmetin belirlenmesi ve verilen hizmete karşılık gelecek ücretin hesaplanması için uzman bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılması gerekmektedir. Çünkü, sözleşmedeki anlaşma ortalaması x %8 şeklindeyken kesilen fatura anlaşmaya uygun değildir. Ekte sundukları ---------- kayıtlarından da bu durum açıkça anlaşılmaktadır. Salt davacı şirket tarafından düzenlenmiş bir faturanın bulunması müvekkil şirketin davacıya fatura bedeli tutarında borcu bulunduğu anlamına gelmeyecek olup davacı şirketin alacak iddiası ispata muhtaçtır ve yargılamayı gerektirmektedir. Davacının Haksız İddialarını Kabul Anlamına Gelmemekle Birlikte, Somut Olayda Likit Alacağın Varlığından Söz Etmek Mümkün Değildir. Davacının İcra İnkar ve Kötü Niyet Tazminatına Hükmedilmesi Talebinin de Reddi Gerekmektedir. Davacı şirketin alacak iddiasını dayandırdığı fatura karşılığı bir hizmetin verilmiş olup olmadığı dahi belirli ve ispat edilebilmiş değilken, işbu alacağın miktarının borçlu tarafından tespit edilebilir mahiyette olmadığı açıkça ortadadır. Borçlu tarafından alacağın gerçek miktarını tespit edebilmek için bütün unsurların bilinmediği veya bilinemediği durumlarda likit alacaktan da bahsedilemeyecektir. Likit olmayan ve muhakemeyi gerektiren alacaklarda icra inkar tazminatına hükmedilmesi hukuka aykırıdır. Müvekkil ----------- Kefaleti Geçerli Değildir. ---------tarafından verilen kefalet geçerli değildir. ----------- 05.07.2022 tarihinde evli olup, eşinin 05.07.2022 tarihinden önce vermiş olduğu herhangi bir izin bulunmamaktadır. Bu nedenle, TBK m. 584 gereği eşin rızası bulunmadığından kefalet geçersiz olup, ----------- sorumluluğu söz konusu olmayıp, ------------ bakımından da davanın reddi gerekmektedir. Davacı Aleyhine Kötüniyet Tazminatına Hükmedilmesi için Gerekli Yasal Koşullar Oluşmuştur. Hukuka aykırı olarak icra takibi başlatılması ve huzurdaki davanın ikamesi nedeniyle; 2004 sayılı İcra İflas Kanunu m.67/2'ye göre davacı şirket aleyhine takip konusu miktarın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini mahkemeden talep etme gereği doğmuştur. Yukarıda yer verdikleri tüm açıklamalar doğrultusunda; davacı şirketin huzurda ikame olunan hukuki dayanağı bulunmayan alacaklarının ispata muhtaç olduğu açıktır. Bu nedenle, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep etme zarureti doğduğundan bahisle davacı şirketin itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddine, davacı aleyhine icra takibinin konusu olan meblağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.İcra Dosyası: ----------- İcra Dairesi'nin ------------ sayılı dosyası incelendiğinde, alacaklısının ------------- Şirketi, borçlularının ------------ Şirketi ve---------- olduğu, Abone/Müşteri No: ---------, Belge/Fatura Tarihi: 02/03/2023, Son Ödeme Tarihi: 13/03/2023, Tutar: 1.215.624,79 TL, -----------Nolu Elektrik Fatura Alacağı'na dayanarak 1.215.624,79 TL ----------- Nolu Elektrik Fatura Alacağı (İstenen:%5 Aylık Diğer), 43.962,32 TL ----------- Nolu Elektrik Fatura Alacağının Takip Öncesi İşlemiş Faiz Alacağı 1.259.587,11 TL Toplam Alacak üzerinden 04.04.2023 tarihinde ---------- Ödeme Emri düzenlendiği, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği, borçluların süresinde 12/0/2023 tarihinde borca itiraz dilekçesi sundukları ve takibin durduğu görülmüştür. Dosyanın konusunda uzman nitelikli hesaplamalar uzmanı, elektrik mühendisi ve mali müşavir bilirkişilerine tevdi ile gerekirse taraf şirketler merkezinde de inceleme yapmak suretiyle tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda rapor hazırlanmasının istenmesine karar verilmiştir. Bilirkişiler Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ----------, Nitelikli Hesaplama Uzmanı ----------- ve Elektrik Mühendisi ------------ tarafından sunulan 22.01.2024 tarihli raporda özetle; "6-SONUÇ: Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, davacı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirmemiz neticesinde; a) Verilen yetki ile davacının ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup; 2023 dönemi Envanter defterinin açılış tasdiklerinin Vergi Usul Kanunu'nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221 maddesine göre; süresinde yaptırıldığı, davacının 2023 döneminde e-defter kullanan mükellef olduğu, 2023 yılı Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerinin GİB onaylı Ocak ayı açılış beratlarının 08.05.2023 tarihinde Mayıs ayı GİB onaylı beratlarının 28.08.2023 tarihinde süresinde almış olduğu, davacı şirketin ticari defterlerinin V.U.K'nu ve TTK'nuna uygun tutulduğu, davacı şirketin ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, b) Verilen yetki ile davalının ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup; 2023 dönemi Yevmiye, Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin Vergi Usul Kanunu'nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221 maddesine göre; süresinde yaptırıldığı, 2023 yılı Yevmiye defterinin kapanış tasdikinin süresinin bulunduğu, davalı şirketin ticari defterlerinin V.U.K'nu ve TTK'nuna uygun tutulduğu, davalı şirketin ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, c) Raporun 4- Mali İnceleme ve Değerlendirme bölümünde yapılan inceleme ve tespitler neticesinde davacı şirketin kendi ticari defter kayıtlarına göre takibe konu ettiği 02.03.2023 tarih ------------ seri numaralı 1.215.627,79 TL bedelli faturadan dolayı davalı şirketten takip tarihi itibariyle 1.215.624,79 TL alacaklı olduğu, davalı şirketin ise kendi ticari defter kayıtlarında takibe konu edilen fatura yönünden davacıya 1.215.624,79 TL borçlu olduğu, d) Raporun 5- Teknik İnceleme ve Değerlendirme maddesinde vapılan inceleme ve tespitler neticesinde fatura hesabında tutarsızlıklar olduğu, ilgili maddede belirtilen eksikliklerin dosyaya ikmal edilmesi gerektiği, e) Taraflar arasında imzalı “ELEKTRİK ENERJİSİ SATIŞ SÖZLEŞMESİ” nin 7.1 Toplam Satış Bedelinin ödenmesi başlıklı maddesinde kararlaştırılan faiz oranı üzerinden takip tarihine kadar 43.962,32 TL faiz hesaplandığı, (davacının takipteki talebi: 43.962,32 TL) Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren hüküm kurmak hususunda hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI VE sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, sonuç ve kanaatlerine ulaşılmıştır. Yukarıda yapmış bulunduğum açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz." şeklinde görüş bildirdiği görülmüştür. -----------Ş.'den ----------- tesisat nolu aboneliğe ilişkin 05.07.2022 tarihinden 29.05.2023 tarihine kadar sayaç okuma kayıtları celp edilerek bilirkişilerden ek rapor alınmıştır.
Bilirkişiler Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ----------, Nitelikli Hesaplama Uzmanı ----------- ve Elektrik Mühendisi ----------- tarafından sunulan 02.02.2025 tarihli ek raporda özetle; "VI. SONUÇ: Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, Sayın Mahkemece bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirmemiz neticesinde; Gerek ----------- tarafından yazı ekindeki endeks değerleri gerek fatura endeks değerleri gerekse de davacı vekili dilekçe ekindeki ekran görüntülerinde yer alan endeks verilerinin hepsi Şubat 2023 döneminde ait elektrik enerji tüketim verisinin 224.311,60 kWh olduğu sonucunu doğurduğu bu bağlamda kök raporda tablo 2'de gösterildiği üzere takip konusu faturanın (951.268,66 TL * 9418 KDV = 171.228,35 TL) KDV Dahil 1.122.497,01 TL olarak hesaplandığı, (davacının takipteki talebi: 1.215.624,79 TL) Taraflar arasında imzalı “ELEKTRİK ENERJİSİ SATIŞ SÖZLEŞMESİ” nin 7.1 Toplam Satış Bedelinin ödenmesi başlıklı maddesinde kararlaştırılan faiz oranı üzerinden takip tarihine kadar 40.594,41 TL faiz hesaplandığı, (davacının takipteki talebi: 43.962,32 TL) Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren hüküm kurmak hususunda hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI VE sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, sonuç ve kanaatlerine ulaşılmıştır. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, aktif enerji bedeli ve dağıtım bedelinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Taraflar arasında 05.07.2022 tarihinde 36 ay süreli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedilmiştir. Davalı ----------- sözleşmeyi kefil olarak imzalamıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf tüketim miktarı ve bedeli ile davalı ----------- kefaletinin geçerli olup olmadığı noktalarındadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Satış Sözleşmesi Birinci Ayırım Genel Hükümler A. Tanımı ve hükümleri başlıklı 207 nci maddesi "Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Durum ve koşullara göre belirlenmesi mümkün olan bedel, kararlaştırılmış bedel hükmündedir." ve III. Eşin rızası başlıklı 584 üncü maddesi "Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez. (Ek fıkra: 28/3/2013-6455/77 md.) Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz." hükmünü düzenlemiştir.Somut olayda; bilirkişi raporu, ------------Ş.'den gelen cevap yazısı ve bilirkişi ek raporu göz önünde bulundurulduğunda dava konusu faturanın konusunu oluşturan toplam tüketimin (Normal Tüketim: 205701,20 kWh + Ek Tüketim: 18610,39 kWh = 224311,59 kWh) 224311,60 kWh olduğu, toplam tüketim bedelinin 1.122.497,01 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafça 1.215.624,79 TL talep edildiği, mahkememizin taleple bağlı olduğu, yine takip öncesi işleyen sözleşmeye göre yıllık %60 faiz oranı üzerinden 22 günlük faiz tutarının (mahkememizce 1.215.624,79 TL ana para, yıllık %60 faiz oranı ve 22 günlük faiz olarak hesaplama.net internet adresinden yaptırılan faiz hesaplaması sonucu işlemiş faizin 44.572,91 TL olarak bulunduğu) 44.572,91 TL bulunduğu, davacı tarafça 43.962,32 TL işlemiş faiz talep edildiği, mahkememizin taleple bağlı olduğu, davalı ----------- 05.07.2022 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'ne kefil olduğu sırada evli olduğu, diğer davalı ----------- Şirketi'nin ortak veya yöneticisi olmadığı, eşinin sözleşmeye yazılı rızasının bulunmadığı, bu sebeple davalı ------------ yönünden kefalet geçerli olmadığından davanın reddine, davalı ----------- Şirketi'nin dava konusu faturada yer alan elektrik tüketimini yaptığı halde bedelini ödemediğinden icra takibine yaptığı itirazın reddine, davalı ------------ Şirketi'nin likit ve bilinebilir borca ödeme yapmadığı halde haksız olarak itiraz ettiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
- --------- İcra Dairesi'nin ----------- sayılı dosyasında davalı/borçlu -----------Şirketi'nin yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin AYNEN DEVAMINA,
- Asıl alacak 1.215.624,79 TL'nin %20'si olan 243.124,96 TL icra inkar tazminatının davalı/borçlu ----------- Şirketi'nden alınarak davacı/alacaklı ---------- Şirketi'ne verilmesine,
- Davalı ------------ yönünden davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 86.042,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından icra dosyasına yatırılan 25.191,74 TL peşin harç ve mahkememize yatırılan 21.510,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 46.702,34‬ TL'den mahsubu ile bakiye 39.340,06‬‬‬‬ TL harcın davalı ------------ Şirketi'nden alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından mahkememize yatırılan 21.510,60 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı, 24.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 849,25 TL posta masrafı olmak üzere toplam 46.539,75‬ TL yargılama giderinin davalı ------------ Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 188.342,20 TL vekalet ücretinin davalı ---------- Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı ------------ kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 188.342,20 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı ------------- verilmesine,
6-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddesi ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------------- bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı -------------- Şirketi'nden tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalılar vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ------------ Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2025