T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/366 Esas
KARAR NO: 2024/355
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 23/05/2023
KARAR TARİHİ: 14/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalıya ZMM ve İMM poliçe ile sigortalı -------- plakalı aracın, müvekkilinin kızı -------- 28/07/2021 tarihli kazada tam kusurlu olarak çarpması sonucu küçük kızın kaldırıldığı hastanede aynı gün hayatını kaybettiğini, davacı babanın kızının desteğinden yoksun kaldığını ve ayrıca manevi olarak da yıprandığını, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, sonuç alınamaması nedeni ile arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını ancak işbu davanın ikamesinin zorunlu hale geldiğini belirterek, 28/07/2021 günü meydana gelen trafik kazası nedeniyle aynı gün vefat eden --------- desteğinden yoksun kalan davacı baba -------- için fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL destekten yoksun kalma / maddi tazminatın ve 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, Dava dilekçesinde bahsi geçen kazaya karıştığı belirtilen, ------- plakalı aracın, --------- numaralı ------- Kasko Poliçe teminatı altına alınan İMM teminatı 500.000,00-TL ve ---------- numaralı trafik poliçe teminatı — 430.000,00-TL ile sınırlı olarak teminat altına alındığını, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami belirtilen teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, ZMMS poliçesinin teminat limitinin tüketilmesi durumunda ancak İMM teminatından tazminat ödenebileceğini, öncelikle kusur durumunun tespitini, cenaze ve defin giderlerinin belediyeler tarafından karşılandığını ve diğer masrafların poliçelerden talep edilemeyeceğin, hesaplamanın genel şartlarda belirtildiği şekilde TRH 2010 ve 1,65 teknik faizle aktüeryal hesaplama ile yapılması gerektiğini, peşin ödenen bir miktarın prograsif rant ile iskonto “0” olarak hesaplandığında sebepsiz zenginleşmeye neden olduğunu, dava dışı --------- ile --------- sayılı arabuluculuk dosyası kapsamında iş bu dava öncesi ihtiyari arabulucuk yolu ile destekten yoksun kalma tazminatı, defin ve cenaze gideri dahil toplam 90.000-TL tazminat bakımından anlaşma yapıldığını ve 24/11/2021 tarihinde yapılan ödeme dekontunun dilekçe ekinde sunduklarını, kaza tarihinden itibaren temerrüttün söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddini talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : -------- Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, -------- şirketi, --------- Asliye Ceza Mahkemesi, ------- Cumhuriyet Başsavcılığı, ------- Noterler Birliği Başkanlığına müzekkereler yazıldığı görüldü. Mahkememizce alınan 01/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "1-KUSUR YÖNÜNDEN;- Dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında maddi hasarlı, TRAFİK KAZASI olduğu,-Meydana gelen olayda KAÇINILMAZLIK faktörünün etkisinin OLMADIĞI, önlenebilir bir kaza niteliğinde OLDUĞU,
- Davaya konu Trafik Kazası Kapsamında;- -------- plaka sayılı araç sürücüsü --------- %100 kusur oranı ile ASLİ VE TAM KUSURLU olduğu,- Söz konusu kaza kapsamında aracın maliki/işleteni yönünden KTK Madde 85 kapsamında müşterek ve müteselsil sorumluluk yönünden değerlendirilmesinin Sn. Mahkemenin takdirlerine maruz olduğu,
-Dava konusu kazanın ---------- plaka sayılı araç sürücüsü ---------- kaplama içerisinde geçişini tamamlamak üzere olan yayaya ilk geçiş hakkını vermeyerek kazaya sebebiyet vermiş olduğundan müteveffa yaya ---------- KUSURSUZ olduğu,- Her ne kadar Sn. Mahkemenin ara kararı gereği kusur değerlendirmesi yapılmış olsa da dava konusu kusur durumunun tüm hukuki değerlendirmesi ve takdiri ile, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kaspamında ---------- tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti Hakim yetkisinde olduğu belirtilmiştir.
2- MADDİ ZARAR YÖNÜNDEN
En son bilinen 2024 yılı asgari ücretler nazara alınarak; Rapor/ hesap tarihi dikkate alındığında; 28/07/2021 tarihinde destekçi -------- vefatı sonrasında;
- Davacı baba --------; toplam --------- zararının; (9.639,894 81.609,60) 91.249,49 TL yetiştirme gideri tenzili ile ve müteveffanın kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 689.628,08 TL olduğu (780.877,57 TL toplam --------- zararından 91.249,49 TL yetiştirme gideri tenzili ile),İşbu zararın 340.000,00 TL bakiye teminat limiti ile ZMMS poliçesinden davalı tarafın sorumlu olacağı, kalan 349.628.08 TL “lik kısmından ise İMM teminatı azami limiti 500.000 TL ile sınırlı sorumluluğu dahilinde sorumluluğundan söz edilebileceği,
Davacı vekili tarafından 200.000 TL manevi tazminat talep edilmiş olsa da davalı sigorta şirketin tarafından tanzim edilen Kasko Sigortası ile verilen İMM teminatındaki azmi 500.000 TL limit içinde kalmak kaydı ile verilen manevi tazminat limitinin 100.000 TL ile sınırlı olduğu, (500.000,00 TL den 349.628,08 TL maddi tazminat ödenmesine Sayın Mahkeme tarafından karar verilmesi durumunda, bakiye limit 150.371,92 TL olduğu) elbette Sayın Mahkeme tarafından manevi tazminata hükmedilmesi durumunun da işbu 100.000 TL manevi tazminat limiti dahilinde davalı sigorta şirketinin sınırlı sorumluluğundan bahsedilebileceğiDavanın 23/05/2023 tarihinde ikame edildiği dikkate alındığında, arabuluculuk şartı yerine getir da dava tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilebileceğinin ve sigortalı aracın ticari olduğu göz önüne alındığında ticari avans faizi ile birlikte talep edilebileceğinin hukuki değerlendirmesinin elbette Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu," hususları tespit edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, davalıya ZMM ve İMM sigortası ile sigortalı -------- plakalı aracın karıştığı 28/07/2021 tarihli trafik kazasında (alacağı temlik eden sabık) davacı ------- kızı -------- vefat etmesi nedeniyle davacının davalıdan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat alacağına ilişkin açtığı tazminat davasıdır. Davacı ------- aktif husumeti ve alacağın temliki nedeniyle davacılık sıfatının devri yönünden;Davacı --------- dava konusu alacağı 05/06/2023 tarihli sözleşme ile davacı -------- temlik ettiği görülmüştür. Davacı -------- sözleşmenin sıhhatine yönelik itirazı bulunmamaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 125/2 maddesi uyarınca "Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder. Bu takdirde dava davacı aleyhine sonuçlanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur."
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, dava konusu alacağın davanın açıldığı tarihten sonra davacı (destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat yönünden aktif husumeti bulunan) --------- tarafından 05/06/2023 tarihli sözleşme ile davacı --------- temlik edildiği hususunun sabit olduğu, zira sözleşmenin 1.1 maddesinde eldeki dava dosyasına açıkça atıfta bulunulduğu, hem destekten yoksun kalma zararına ilişkin maddi tazminat talebinin hem de manevi tazminat talebinin davanın açılmasıyla adi alacak hükmüne geldiği ve temliğinin mümkün olduğu, manevi tazminat alacağının temlik edilmesinde yasal bir engel bulunmadığı , her ne kadar davacı --------- tarafından Sigortacılık Kanunu ek 6 maddesine dayalı olarak bu sözleşmenin kesin hükümsüz olduğu ileri sürülmüş ise de, anılan maddenin sigorta kurumu nezdinde takip edilecek tazminat alacaklarını kapsadığı, Borçlar Hukuku anlamında bu alacağın dava tarihinden sonra temlik edilmesine yasa bir engel bulunmadığı, alacağın temlikinin geçerli olduğu ve buna dayalı olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 125/2 maddesi uyarınca temlik alan --------- kendiliğinden davacı --------- yerine geçtiği anlaşıldığından (sabık) davacı -------- 06/10/2023 tarihli taraf değişikliğinin iptali talebinin reddine, davacı ------- davacı sıfatının kabulü ile yargılamaya bu şahısla devam edilmesine karar verilmiş, davacı --------- aktif husumetinin bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Davanın esası yönünden;
a)Destekten yoksun kalma zararına ilişkin;
Davalı vekilince davacının destekten yoksun kalma sorumluluğunun sadece zmms sigortasına dayandığı, İMM sigortasından sadece manevi tazminat talep edildiği yönünde savunması olduğu görülmüştür.
Dava dilekçesindeki ifadeler aşağıdaki gibidir:
"Davalıya ZMM ve İMM poliçe ile sigortalı --------- plakalı araç, müvekkilin kızı ---------- 28/07/2021 tarihli kazada tam kusurlu olarak çarpmış ve vefatına sebep olmuştur. Bu kaza neticesinde müvekkilim kızının desteğinden yoksun kalmış ve ayrıca manevi olarak da yıpranmış ve elem keder yaşamıştır. (...) (...) Davalı uhdesinde ayrıca İMM poliçesi de mevcut olup manevi zararlarımızdan da bu poliçe kapsamında sorumludur. (...)"
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, yukarıda ortaya konulduğu üzere dava dilekçesindeki ifadeler dikkate alındığında, davacının ------- plakalı aracın davalıya hem zmm hem de imm poliçesi ile sigortalı olduğu hususunun vurgulandığı ve bunun destekten yoksun kalma zararına ve manevi tazminat zararına kümülatif olarak bağlandığı, ardından manevi tazminat talebi yönünden imm sigortasının ayrıca vurgulandığı, bu sebeple davacının destekten yoksun kalma zararı yönünden hem zmm hem de imm poliçesine dayandığı kanaatine varılmış, davalının bu itirazı yerinde görülmemiştir. 01/01/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu ile aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davalıya ZMM ve İMM sigortası ile sigortalı -------- plakalı aracın karıştığı 28/07/2021 tarihli trafik kazasında (alacağı temlik eden sabık) davacı ------- kızı --------- vefat etmesi nedeniyle davacının davalıdan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat alacağına ilişkin açtığı tazminat davası olduğu, yukarıda da tespit edildiği üzere sabık davacı (alacağı temlik eden) baba --------- kızı --------- vefat ettiği 28/07/2021 tarihli trafik kazasının gerçekleşmesinde davalının sigortalısının tamamen kusurlu olduğu, bu sebeple davacının (baba sıfatı ile) destekten yoksun kalma zararının bulunduğu, alacağın temlik edilmesi nedeniyle bu hakkın aynı şartlar altında davacı -------- devrolunduğu, denetime açık ve yerleşik yargı içtihatlarına ve hukuka uygun olarak düzenlenen ve hükme esas alınabilir bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davacının destekten yoksun kalma zararının 689.628,08 TL olduğu, bu zarardan davalının 340.000,00 TL'si yönünden bakiye teminat limiti kapsamında zmms poliçesi nedeniyle, kalan 349.628,08 TL yönünden imm poliçesi nedeniyle sorumluluğunun bulunduğu, her ne kadar davalı tarafça müteveffanın dava dışı annesinin de payı olduğu, bunun dikkate alınmadığı ve garameten hesaplama yapılması gerektiği savunulmuş ise de davalı tarafından anneye 90.000,00 TL ödeme yapılarak ibra ile borcun sona erdirildiği, bu sebeple garameten hesaplama yapılmasının hukuka uygun olmayacağı, davacı tarafça davalıya destekten yoksun kalma zararının tazmini için 17/09/2023 tarihinde başvuru yapıldığı, zmm poliçesi kapsamındaki sorumluluk yönünden temerrütün KTK 99 uyarınca başvuru tarihinden itibaren sekiz iş günü sonrası olan 28/09/2023 tarihinde gerçekleştiği, imm poliçesi yönünden temerrütün KTK 99'a tabi olmadığı, genel hükümlere göre temerrütün gerçekleşeceği, bu sebeple imm poliçesi kapsamında sorumluluk yönünden temerrütün dava tarihi itibariyle gerçekleştiği, alacağa haksız fiilin davacı yönünden ticari iş kabul edilemeyecek olması nedeniyle yasal faiz işleyeceği kanaatine varılmış, destekten yoksun kalma zararına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
a)Manevi tazminat talebine ilişkin;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. Maddesi uyarınca "(1)Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. (2)Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir."
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davalının manevi tazminat zararından imm poliçesi kapsamında sorumlu olduğu, davalının sorumluluk limitinin ise ------ tarafından dava dışı anne lehine hükmedilen 37.500,00 TL manevi tazminat miktarı dikkate alındığında 62.500,00 TL olduğu, her ne kadar davacı tarafça dava açılırken manevi tazminat talebi poliçe limitini aşar biçimde talep edilmiş ise de, davacının bedel artırım dilekçesinin manevi tazminat talebi yönünden ıslah dilekçesi olarak nitelendirilmesi gerektiği, zira bu dilekçe ile davacının manevi tazminat talebini 62.500,00 TL olarak ıslah ettiği, yukarıda da belirtildiği gibi davalının sigortalısının olayın gerçekleşmesinde tamamen kusurlu olduğu ve bu kusurlu davranış sonucunda (temlik eden) sabık davacının kızını kaybettiği, bu sebeple manevi tazminat miktarının takdiren ve vicdanen üst limit üzerinden hükmedilmesi gerektiği, imm poliçesi kapsamında manevi tazminatı sorumluluğu yönünden temerrütün yukarıda da açıklandığı üzere dava tarihi itibariyle gerçekleştiği, alacağa haksız fiilin davacı yönünden ticari iş kabul edilemeyecek olması nedeniyle yasal faiz işleyeceği kanaatine varılmış, manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davacının maddi tazminat talebinin KABULÜ ile, destekten yoksun kalma zararına ilişkin 689.628,08 TL maddi tazminatın 340.000,00 TL'sinin 28/09/2023 tarihinden, 349.628,08 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının manevi tazminat talebinin KABULÜ ile, 62.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (689.628,08 + 62.500,00 = 752.128,08 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 51.377,86 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 686,52 TL peşin harç ve 2.352,01 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 48.339,33 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 892,02 TL dava açma masrafı, 76,80 TL vekalet harcı, 2.352,01 TL ıslah harcı ve 7.062,50 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 10.383,33 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
7-Maddi tazminat davası yönünden; davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (689.628,08 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 102.547,93 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Manevi tazminat davası yönünden; davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (62.500,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/1 uyarınca hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilmesi gereken 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/05/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!