T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/309 Esas
KARAR NO: 2024/812
DAVA: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
DAVA TARİHİ: 11/10/2022
KARAR TARİHİ: 06/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili 11/10/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ----------- "----------" isimli şahıs şirketinin sahibi olup dava konusu bağımsız bölümün bulunduğu taşınmaz üzerinde yeni bina yapmak için arsa sahipleri ile yapmış olduğu inşaat sözleşmesi imzalayan ve davalı tarafa dava konusu bağımsız bölümü satan yüklenici olduğunu, müvekkilinin ekli 10/03/2020 tarihli "PROTOKOL" ile yüklenici, olarak inşaa ettiği ---------- İli ---------- İlçesi ----------- Mah. ------------ Ada ----------- Parsel, ---------- Blok ---------- -------- nolu Bağımsız Bölüm Nolu daireyi davalı alıcıya 700.000,00 TL'ye sattığını, tarafların anlaşmasına göre 215.000,00 TL Nakit, kalan 475.000,00 TL tutarın da inşaat malzemesi olarak verilmesi gerekirken hiçbir şekilde ne malzeme ne de nakit para ödenmediğini, bu sebeple de ---------- Blok:---------- nolu Daire için tapu iptal davası ve tedbir taleplerinin zorunlu olduğunu, protokolde yazılı çeklerin 215.000,00 TL'yi tamamlar mahiyette ödenmiş olup kalan para ödenmediği gibi malzeme taahhüdünün de gerçekleşmediğini, 475.000,00 TL ---------- Çeki olarak yazılmış olup inşaat malzemesi olarak malzeme vereceği hususunda tarafların hem fikir olduğunu, davalı tarafın dava konusu gayrımenkule taşınmış ve müvekkilinin daireyi teslim edimini zamanında yerine getirmesine rağmen davalının ödemeye dair edimlerini yerine getirmediğini, müteahhitin, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile kendisine kalan daireleri, adi bir sözleşme ile, BK. m. 162 gereğince, alacağın temliki ile satabileceğini, müteahhitin, arsa malikinin rızasını almaksızın, kendisine kalan daireleri, 3. şahısa satabileceğini, müvekkilinin davalı ile yapmış olduğu satış sözleşmesine dayalı tüm borçlarını ifa etmesine karşın davalının gerek satış bedelinin nakden gerekse de ---------- çeki olarak ve aralarında yaptıkları anlaşma gereği ödemediği açıkça ortada olduğunu, satış bedeli (semen) satışın asli unsurlarından birisi olduğunu, davalı tarafca yerine getirilmediğinin de açıkça ortada olduğunu, davalı yana açmış oldukları işbu satışın iptali, mümkün olamadığı takdirde gayrımenkul fiyatlarının her geçen gün daha da artması karşısında müvekkilinin mağduriyetinin önlenmesi açısından dava tarihinde gayrımenkulün rayiç değeri üzerinden satış bedelinin müvekkiline ödenmesi zorunlu olduğunu, Görevli Mahkeme: Müvekkili yüklenici ile davalı alıcı arasındaki 10/03/2020 tarihli "PROTOKOL" ile müvekkilinin şahsi kullanıma yönelik mesken amaçlı olarak davalı yükleniciden daire satın alması nedeniyle 6502 sayılı yasanın 3/1-k maddesi uyarınca müvekkilinin tüketici olup davalı yüklenici arasındaki işlem tüketici işlemi olduğundan ve mesleki veya ticari alım satım sözkonusu olmadığından işbu davaya bakmakla görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi'dir. Yetkili Mahkeme: İşbu davada öncelikli talebimiz tapu iptali ve tescil olup, dava konusu taşınmazın aynına ilişkindir. HMK'nun 12/1 maddesine göre, taşınmazın aynından doğan davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Bu sebeple davaya bakma yetkisi --------- Tüketici Mahkemesine aittir. Arabuluculuk Dava Şartı Bakımından Açıklama: İşbu davada öncelikli taleplerinin tapu iptali ve tescil ve yoksun kalınan kira bedeline dayalı hak mahrumiyeti tazminatıdır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73/A maddesinin 1. Fıkrasında tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak öngörülmüş ise de; aynı fıkranın (d) bendinde tüketici işlemi mahiyetinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklarda dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır. Diğer yandan, ekli -------- sayılı 17.02.2020 tarihli kararında, "arabuluculuğa tabi olmayan bir dava ile birlikte açılan tahsil davasının da arabuluculuk dava şartına tabi olmayacağı" belirtilmiştir. Bu nedenlerle, işbu davada arabuluculuğa tabi olmayan öncelikli tapu iptali ve tescil talebimiz ile birlikte dava konusu edilen yoksun kalınan kira bedeline dayalı hak mahrumiyeti tazminatı talepleri ile terditli ödeme karşılığı rayiç bedel tazminatı taleplerinin de arabuluculuğa tabi olmadığını, İhtiyati Tedbir Talebimiz: Tapu iptali ve tescil davamızın sonuçsuz kalmaması açısından dava konusu konu bağımsız bölümün 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için davalı arsa sahipleri adına kayıtlı dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasını da talep ettiklerini, ekte sundukları ve yukarıda da açıkladıkları belgelere göre, ihtiyati tedbir için gerekli yaklaşık ispat koşulu gerçekleştiğinden ihtiyati tadbir şartları oluştuğundan bahisle öncelikle; davalı alıcı adına kayıtlı ---------- İli ---------- İlçesi ----------- Mah. ---------- Ada ---------- Parsel,----------- Blok zemin ---------- nolu Bağımsız Bölüm üzerinde tapu kaydına 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına, ---------- İli ----------- İlçesi ---------- Mah. ----------- Ada ---------- Parsel, ---------- Blok ---------- ---------- nolu Bağımsız Bölüm davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili ---------- adına tapuya tesciline, tapu iptali ve tescil taleplerinin kabul edilmemesi durumunda terditli ikincil talep olarak, dava konusu-------- İli ---------- İlçesi ---------- Mah. -------- Ada -------- Parsel, ------------ Blok zemin ----------- nolu Bağımsız Bölüm’ün dava tarihindeki güncel rayiç bedelinin davalı tarafından yapılan ödemenin mahsubuyla davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili 21/06/2023 tarihli beyan dilekçesinde özetle; Dava Tutarı Eksik İkame Edilmiştir. Taraflar arasında satışa konu taşınmazın satışının gerçekleşmesi için yapılan sözleşmenin bir ---------- sözleşmesi olduğunu, bu ---------- sözleşmesine göre taşınmazın bedelinin 700.000,00 TL olarak belirlendiğini, hal böyle iken huzurdaki davanın 100.000,00 TL üzerinden açılmasının hukuka aykırı olduğunu, kısmi dava dahi olarak açılsa minimum 700.000,00 TL üzerinden açılması gerektiğini, işbu sebepten de davanın usulden reddi gerektiğini, belirlenebilir bir alacak tutarı söz konusu iken dava belirsiz şekilde ya da kısmi şekilde açılamayacağını, davanın usulden reddini talep ettiklerini, Görevli Mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Huzurdaki dava taşınmazın aynına ilişkin olup bu sebepten de görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olduğunu, davacının davasını tüketici mahkemesinde ikame etmiş olup bu sebepten görevsizlik kararı verildiğini, lakin mahkemede re'sen yapılacak değerlendirmede de görüleceği üzere görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, Husumet İtirazımız Söz Konusudur. Davacı tarafın ---------- çeklerinin ödenmediğinden bahisle tapu iptalini talep ettiğini, lakin ---------- sözleşmesinin mantığı uyarınca ---------- çeklerinin sorumluluğunun müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin kendine düşen çeklerin ve ana paranın tamamını ödediğini, bu sebepten de davanın sorumlusunun müvekkili değil ---------- çekini veren firma olması gerektiğini, bu sebepten de davanın husumetten reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Taraflar Arasında Geçerli Bir Satış Sözleşmesi Ve -------- Sözlşemesi Mevcuttur. "--------- ili, ---------- ilçesi ----------- Mah. ----------- pafta ---------- ada ve ------------ parselde" bulunan taşınmaz için müvekkilinin ------------Ş ile yüklenici --------- arasında sözleşme yazılı olarak yapıldığını, satış sözleşmesinde satış şartları, satış bedelinin nasıl ödeneceği, taşınmazın nasıl ve ne zaman alıcıya teslim edileceği, cezai şart, daire özellikleri gibi hususlar ayrıntısıyla düzenlenmiş olup bütün arsa sahipleri, yüklenici ve alıcı müvekkilinin imzaları bulunduğunu, bahsi geçen sözleşmenin bir ---------- sözleşmesi olduğunu, bu ---------- sözleşmesine göre taşınmazın bedelinin 700.000,00 TL olarak belirlendiğini, dilekçeye ek olarak sunmakta oldukları sözleşme uyarınca tapu devri sırasında 110.000,00 TL peşin, 115.000,00 TL tutarlı da 8 aylık çek verileceğini, 475.000,00 TL tutarlı da ---------- çeki verileceğini, müvekkilinin kendi sorumluluğundaki numaraları belli olan çeklerin hepsini ödediğini, çek suretlerinin ek olarak sunulmakta olup, ----------- Bankasından da bu hususun sorulması talepleri olduğunu, bu hususların gerek --------- gerekse müvekkilinin hesapları incelenerek tespit edilebileceğini, bu ---------- çekinin de ----------Ş tarafından verildiğini, inşaat malzemesi değil pandemi döneminde pandemiye ilişkin olarak yapılan ticari yatırımlar amacı ile verilmiş bir ----------- olduğunu, davacının sadece mahkemeyi yanıltmak amacı ile bu şekilde bir beyanda bulunduğunu, gerek müvekkili gerekse ---------- çekini veren firmanın inşaat malzemeleri ile herhangi bir bağı bulunmadığını, Davanın İhbarını Talep Ederiz. Müvekkili tarafından bahsi geçen ve müvekkiline ait olan çeklerin ödemeleri yapıldığını, diğer ---------- firmasının gerekli işlemlerinin yapılıp yapılmaması müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, işbu sebepten de bahsi geçen dosyanın ---------- çeki veren firmaya ihbarını bilvekele talep ettiklerini, zira bahsi geçen ---------- çekine ilişkin olarak düzenlenmiş faturaların da söz konusu olduğunu, bu faturaların da ilgili firmadan celbini talep ettiklerini, şayet ödemelerin yapılmaması halinde müvekkili firmanın bir sorumluluğu bulunmadığını, ------------Ş. Adres: --------- Mah. ---------- Cad ---------- Blok No: ---------- İç KapıNo:---------- ---------- Taraflar arasındaki ödemelerin gerçekleşmesini ve takibi sağlamakla, toprak sahiplerinin hesabına aktarmakla yükümlü kişi ----------- isimli kişi olduğunu, ayrıca diğer toprak sahiplerinin de belirlenip bu kişilere de huzurdaki davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini, Tapu Devri Yapılmıştır. Gerek kat maliklerinin gerekse davacının rızası ile tapu devrinin müvekkiline yapıldığını, fiyatların artması sebebi ile davacı müvekkilinden daireyi teslim etmek için defaten ödemeler talep ettiğini, akabinde müvekkili tarafından taşınmazın bitmesinden sonra teslim edilmemesi sebebi ile ---------- Noterliğinden 30/12/2022 tarihinde ----------- yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, bu ihtarnamenin de ek olarak sunulmakta olup, haksız işgalin kadırılması ve müvekkiline taşınmazın teslimi için gönderildiğini, lakin bu ihtarnameye rağmen ve fiziken taşınmaza gidilmesine rağmen tapusu müvekkiline ait olan taşınmazın müvekkiline teslim edilmemiş ve sözleşmede belirtilen hususların da yerine getirilmediğini, bu sebepten de müvekkili tarafından hem cezai şartların yerine getirilmesi için hem de haksız müdahalenin giderilmesi için dava açıldığını, bu sebepten de davacının haksız olarak buradaki davasını ikame ettiğini, Müvekkil Tarafından Açılmış Olan Davalar Söz Konusudur. Taşınmazın fiilen bitirilmesi gereken sürede bitirilmediğini, müvekkili tarafından davacıya davalar ikame edildiğini, ------------ Esas sayılı dosya ile haksız işgalin durdurulması ve ecrimisil davası ikame edildiğini, Davacının Talepleri Zamanaşımına Uğramıştır. Davacının bahsi geçen taşınmazı 2021 yılında müvekkiline devrettiğini, sözleşmenin ise 2020 tarihinde ikame edildiğini, davacının taşınmazı sattığını, ödemeleri aldığını, lakin fiyatların artması sebebi ile kötüniyetli olarak huzurdaki davayı ikame ettiğini, lakin davanın yasal süre içerisinde ikame edilmediğini, müvekkilinin ödeme tarihlerinin üzerinden de tapunun devir tarihi üzeirnden de en az 3 sene geçtiğini, 1 yıllık zamanaşımı süresine itibar edilmediğini, davanın zamanaşımı yönünden de reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Tedbir Talebi Hukuka Aykıdır. Davacının talep etmiş olduğu tedbir talebinin hukuka aykırı olup mahkeme tarafından reddi gerektiğini, zira mülkiyet hakkının alenen ihlalinin söz konusu olup bu sebepten de dava ile birlikte tedbir talebinin de reddine karar verilmesi gerektiğini, Sonuç Olarak; Huzurdaki dava davacının haksız kazanç elde etmek amacı ile ikame ettiği dava olduğunu, zira müvekkilinin sorumluluğundaki ödemeleri yerine getirdiğini, davacının da kendi özgür hür iradesi ile taşınmazın tapu devrini müvekkiline gerçekleştirdiğini ve üzerinden onca zaman geçtiğini, huzurdaki davanın ikamesi haksız olarak gerçekleştiğinden bahisle müvekkili adına kayıtlı ----------- İli ---------- İlçesi ---------- Mah ---------- Ada ----------- Parsel, ----------- Blok----------- nolu Bağımsız Bölüm üzerinde tapu kaydına konulması talep edilen ihtiyati tedbir talebinin reddine, haksız ve hukuka aykırı olarak açılmış olan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan --------- Şirketi vekili 07.07.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; I. Müvekkil Şirket, ----------- çeklerinin bulunduğu sistemi yönetmekte ve işlem tarafların hesabına borç ve alacak kaydetmektedir. Bu doğrultuda ----------- sistemi ve ------------ sözleşmesinin açıklamasını yapmakta yarar görmekteyiz. 1. ---------- sistemi, ---------- firması organizatörlüğünde sisteme üye gerçek/tüzel kişilerin para kullanmaksızın mal ve hizmet esasına dayalı olarak aralarında alım/satım gerçekleştirmesine dayalı alternatif finans sistemi olup bu sistemde organizatör ----------- şirketi üyelerden yıllık üyelik bedeli ve gerçekleştirilen işlemlerden komisyon almaktadır. ------------ şirketi üyelerin cari hesap kayıtlarını tutmakla yükümlü olup gerçekleştirilen --------- işleminin yegane muhatap ve sorumluluları işlemi gerçekleştiren alıcı ve satıcı firmalardır. Bu hususta üyelik sözleşmesinde ayrıca sarih hükümler mevcuttur. İfade etmek gerekir ki --------- sisteminin esas yapısını teşkil eden bu hükümlerin uygulanmaması halinde ---------- sisteminin işleyişi mümkün değildir. 2. ------------ Sözleşmesi, ----------- üyeleriyle Organizasyon şirketi arasında akdedilen üyelik sözleşmesi Borçlar Kanununda ismen düzenlenmemiş “ATİPİK” bir sözleşme olup, Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş çeşitli sözleşmelerin unsurlarının yasada öngörmediği tarzda bir araya getirilmesiyle oluşan bir karma sözleşmedir. II. Müvekkil Şirket, işlem taraflarının hesabına borç ve alacak kaydı yapmaktadır. 3. Diğer taraftan üyeler arasında ki yapılan somut sözleşmelerin “İki taraflı hukuksal işlemler” olduğu, işlemin bir tarafında edim sunan üyenin, diğer tarafında edim talep eden üyenin yer aldığı organizyasyon şirketinin işlevinin ise sadece başlangıçta hesap durumunun kontrolünden oluştuğu ve hesabın uygun olması durumunda, işlem tarafların hesabına borç ve alacak olarak kaydedeceği açıkça belirtilmektedir. 4. Nitekim somut olayda da; Müvekkil Şirket, davalı tarafın Üyelik Sözleşme'sinde akdedilen şekilde, adına 475.000,00-TL --------- çeki oluşturmuş akabinde yetki kodu alınmak suretiyle 475.000,00-TL alım 475.000,00-TL satım işlemi gerçekleştirmiştir. İşbu husus 15.04.2021 tarihli mahsup fişinden de açıkça görüleceği üzere 475.000,00-TL bedelli ---------- çeki, davalı borçlu -----------Ş. ile alacaklı davacı ----------- olmak üzere borç ve alacak olarak kaydedilmiştir. III. Müvekkil Şirket, üyeler arasında gerçekleşen ----------- işlemlerine taraf değildir. 5. Müvekkil organizatör şirket ile davacı ve davalı arasında imzalanan Üyelik Sözleşmesi'nin E.7.maddesinde de; ---------- şirketinin üyeler arasında ki sözleşmelerin tarafı olamayacağı, üyenin alım ve satımda meydana gelebilecek eksikliklerden dolayı ---------- herhangi bir talepte bulunamayacağı, yetki kodu almakla mal veya hizmeti ---------- kapsamında uhdesine almış sayılacağı, alım ve satımlarda gelebilecek eksiklilerden dolayı ----------- herhangi bir talepte bulunmayacağı, açıkça yer almaktadır. (EK-2: Davalı ve davacı tarafın Müvekkil Şirket ile akdetmiş olduğu Üyelik Sözleşmeleri) 6. Bu bilgiler ışığında özetlemek gerekirse ---------- sözleşmesi uyarınca, ------------- şirketi bir ---------- ortak pazarı oluşturmakta ve bu pazara kabul ettiği üyeler arasında --------- şirketinden yetki kodu alınmak suretiyle ile gerçekleşen alım satım işlemlerinden komisyon tahsil etmekte üyeler arasında ki işlemlerin tarafı olmamaktadır. IV. Müvekkil Şirket üyeler arasındaki işlemlere taraf olmadığı gibi mal ve tedarik yükümlülüğü de bulunmadığı sabittir. 7. Müvekkil Şirket, yalnızca ---------- çeklerinin bulunduğu sistemi yönetmekle ve kayıtları işlemekle sorumludur. Alım ve satımda meydana gelebilecek eksikliklerden dolayı ----------- dan herhangi bir talepte bulunamayacağı yetki kodu almakla mal ve hizmeti ---------- kapsamında uhseine almış sayılacağı hususları açıkca sözleşmede yer almaktadır. Bu nedenle Müvekkil Şirket'in mal ve tedarik noktasında herhangi bir sorumluluğu olmadığı gibi yükümlülüğü de bulunmamaktadır. 8. Bu hususa ilişkin olarak Üyelik Sözleşmesi'nin F maddesinde de; üyenin, ---------- sistemi ile mal veya hizmet satın alabilmesinin alım limiti oluşturmasına bağlı olduğunu, üyenin ----------- ortak pazarından da yaptığı satışlardan doğacak barterli alacağından tahakkuk edecek komisyon ve sair borçların kesintisinden sonra oluşacak bakiyesi alım limiti anlamında olduğunu dolayısıyla üyenin sadece alım limiti kadar ---------- ortak pazarından mal ve hizmet satın alabileceği, üyenin alacak bakiyesinin üzerinde bir miktarda alım işlemi yapabilmek için Müvekkil Şirket'ten kabul edilecek miktar ve nitelikte teminat vererek ----------- kredisi almak durumunda olduğu belirtilmiştir. 9. Dolayısıyla işbu davaya ilişkin inşaat malzemeleri ile ilgili Müvekkil Şirket'in herhangi bir bağı, sorumluluğu ve yükümlülüğü bulunmadığı izahtan varestedir. Zira Müvekkil Şirket, bu hususta davacı ve davalı taraflar ile akdetmiş olduğu Üyelik Sözleşmesi ile üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmiş, davalı ve davacı hesabına borç ve alacak olarak kaydetmiştir. (EK-1) 10. Yargıtay onayından geçerek kesinleşen ------------ sayılı kararında ve ------------ sayılı kararında da açık olarak ----------- üyelik sözleşmesinde yazılı hususlar değerlendirildiğinde “üyeler arasında ki sözleşmelerin ifa edilmemesinden dolayı, davalı ----------- şirketinin sorumlu tutulamayacağı” belirlenmiştir. V. ------------ alacak bakiyesi nakdi olmayıp kaydi alacak kaydı sıfatını haizdir. 11. Üyelik Sözleşmesinin E maddesinde de belirtildiği üzere; ------------ sistemi ile mal veya hizmet satın alınabilmesi için alım limiti oluşturulmasına bağlıdır. Üyenin ---------- ortak pazarında yaptığı satışlardan doğacak barterli alacak hakları alım limiti anlamına gelmektedir. Üye yalnızca ---------- limiti kadar ----------ortak pazarından mal veya hizmet satın alabilir. Zira ---------- alacak hakkı talep ettiği mal veya hizmet bedelini karşılamayan üyenin alım talebi kabul edilemez. 12. Bu doğrultuda ---------- alacak bakiyesi nakdi değil kaydi alacak olup bu husus Üyelik Sözleşmesinde de açıkça kabul edildiği gibi Yerleşik Yargıtay içtihatları ile de kabul edilmektedir. 13. Özetle; Üyelik Sözleşmesi ile sabit olduğu üzere davacı ve davalı taraf arasında çek bedeli kadar taraf hesaplarına borç alacak kaydı yapmakla yükümlü olup bunun haricinde mal ve hizmet tedariki gibi başkaca hiçbir yükümlülüğü ve sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu husus bizzat keşide edilen ----------- çekleri ve hesap kayıtları ile sabittir. Müvekkil Şirket de söz konusu yapılan işlemler uyarınca 475.000,00-TL mahsup fişi tanzim etmiştir. 12. Anılan doktrin görüşleri, mahkeme kararları ve ----------- Üyelik Sözleşmesinide belirtilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde görülecektir davacının diğer ----------- üyeleri ile gerçekleştirdiği alım satım işlemlerinden dolayı müvekkilin sorumlu olmadığı, mal ve tedarik yükümlülüğü bulunmadığı sabit olduğundan bahisle haksız davanın reddi ile yargılama masrafları ve ücreti vekâletin davacı üzerinde bırakılmasına hükmedilmesini talep etmiştir.Dava tüketici mahkemesinde açılmış, ---------- sayılı kararıyla asliye hukuk mahkemesi görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı vermiş, dosyanın tevzi edildiği ----------sayılı kararıyla asliye ticaret mahkemesi görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı vermiş ve dosya mahkememize gelmiştir. Dosyanın 1 gayrimenkul değerlendirme uzmanı ve 1 SMM bilirkişiden oluşacak heyete tevdi edilerek bilirkişilerden tacir olan tarafların dava konusu taşınmaz alım-satımından kaynaklı ödemelere ilişkin kayıtlar yönünden ticari defter ve kayıtlarını incelemek ve tescili istenilen taşınmazın dava tarihindeki değerini belirlemek, tescilin mümkün olmaması halinde davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlemek suretiyle rapor hazırlamalarının istenmesine, gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişisine taşınmazı yerinde inceleme yetkisi verilmesine, SMM bilirkişisine 2020-2021-2022 yıllarına ait taraf defterlerini yerinde inceleme yetkisi verilmesine, bilirkişi ile yerinde inceleme yapmak üzere irtibata geçmeyen tarafların defter ibrazından kaçınmış ve defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması talebinden vazgeçmiş sayılacaklarının ihtarına karar verilmiştir. Bilirkişiler Muhasebe/Denetim ------- SMMM ------------- ve SPK Lisanslı Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ----------- tarafından sunulan 17/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "VII. NETİCE: Takdir Sayın Mahkemenin olmak üzere, dava dosyası ve ekinde yer alan her türlü bilgi, belge, tüm deliller, üzerinde yapılan incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde: * Davacı şirketin 2020-2021-2022-2023 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, Davacı şirket ticari defterlerinde Davalı ile cari hesap ilişkisinin olmadığı ve Davacıdan alacaklı/borçlu olmadığı, * Davalı şirketin 2020-2021-2022 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, Davalı şirket ticari defterlerinde Davacı ile cari hesap ilişkisinin olmadığı ve Davalıya borçlu/alacaklı olmadığı, * Davacı ----------- ile Davalı ----------- şirketi arasında 10.03.2020 tarihinde Akdedilen “Taşınmaz Satış Sözleşmesi” sözleşmesi ile Davaya konu taşınmaz 700.000,00 TL tutarla Davalı şirkete satışı gerçekleşmiştir. * Taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında Davacının 215.000,00 TL nakit ödeme gerçekleştirdiği, kalan borcu da sözleşme gereği 14.04.2021 vade 475.000,00 TL tutar ----------- numaralı ---------- çeki ile Davacı ---------- ödediği, Davacının ---------- çeki karşılığı ödemeyi alamadığı iddiası ile huzurdaki davayı ikame ettiği görülmüş, Dava Dışı ----------- sistemi kayıtlarında sistemin Davacı şirkete 432.792,50 TL borçlu olduğu, * ----------- İlçesi, ---------- Mahallesi, 1.338,52m2 yüzölçümlü, “Arsa” vasıflı, ---------- ada ---------- nolu parselin kat irtifakına konu 25.04.2018 Yönetim Planlı, ---------- / ----------- arsa paylı “Mesken” nitelikli ----------- Blok ---------- kat --------- nolu bağımsız bölümün 11.10.2022 dava tarihindeki değeri 3.250.000,00-TL olarak hesap ve takdir edilmiştir, İşbu raporumuz, takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 10 sayfa olarak hazırlanıp sunulmuştur." şeklinde görüş belirtmişlerdir.Davacı vekili 04/07/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; dava dosyasında bilirkişi tarafından sunulan rapora itirazları olmadığını, haklılıklarını ispatlar mahiyette olduğunu, bilirkişi raporuna dayanarak 100.000,00 TL olan dava esas taleplerini 3.150.000,00 TL artırarak toplam 3.250.000,00 TL olarak ıslah ettiklerini, ıslah harcının hem mahkemenin kaleminde hesaplatıldığını hem de taraflarınca sağlaması alınıp yasal süresi içerisinde mahkeme veznesine depo edildiğini, anılan ve re’sen gözetilecek nedenlerle, ıslah taleplerinin kabul edilerek; dava tarihinden itibaren ıslah bedeli olan 3.250.000,00 TL'si için ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil olarak tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ıslah edilen tutar üzerinden karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Islah dilekçesi davalı ve ihbar olunana tebliğ edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki 'Taşınmaz Satış Sözleşmesi' kapsamında dava dışı maliklerce davalıya devri yapılan taşınmaz bedelinin bir kısmının davacıya ödenmediğinden bahisle tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde dava tarihindeki taşınmazın rayiç bedelinin davacıya ödenmesi istemine ilişkindir. Davacı taraf, yüklenicisi olduğu taşınmazda kendisine düşen meskenin devrinin davalı tarafa yapıldığını ancak bedelin bir kısmı ödenmediğinden bahisle tapunun adına devrini talep ettiği, davalı tarafın ise bedelin bir kısmının nakit bir kısmının ise ---------- çeki olarak ödendiğinden bahisle davanın reddini talep ettiği anlaşılmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Sözleşmenin kurulması, İrade açıklaması başlıklı 1 nci maddesinin "Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. İrade açıklaması, açık veya örtülü olabilir.", Sözleşmelerin şekli I. Genel kural başlıklı 12 nci maddesinin "Sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe, hiçbir şekle bağlı değildir. Kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil, kural olarak geçerlilik şeklidir. Öngörülen şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmeler hüküm doğurmaz.", Sözleşmenin içeriği, Sözleşme özgürlüğü başlıklı 26 ncı maddesinin "Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler.", Aşırı yararlanma başlıklı 28 nci maddesi "Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir. Zarar gören bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir.", G. İrade bozuklukları I. Yanılma 1. Yanılmanın hükümleri başlıklı 30 uncu maddesi "Sözleşme kurulurken esaslı yanılmaya düşen taraf, sözleşme ile bağlı olmaz.", II. Aldatma başlıklı 36 ncı maddesi "Taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, sözleşmeyle bağlı değildir. Üçüncü bir kişinin aldatması sonucu bir sözleşme yapan taraf, sözleşmenin yapıldığı sırada karşı tarafın aldatmayı bilmesi veya bilecek durumda olması hâlinde, sözleşmeyle bağlı değildir.", III. Korkutma 1. Hükmü başlıklı 37 nci maddesi "Taraflardan biri, diğerinin veya üçüncü bir kişinin korkutması sonucu bir sözleşme yapmışsa, sözleşmeyle bağlı değildir. Korkutan bir üçüncü kişi olup da diğer taraf korkutmayı bilmiyorsa veya bilecek durumda değilse, sözleşmeyle bağlı kalmak istemeyen korkutulan, hakkaniyet gerektiriyorsa, diğer tarafa tazminat ödemekle yükümlüdür.", Satış Sözleşmesi Birinci Ayırım Genel Hükümler A. Tanımı ve hükümleri başlıklı 207 nci maddesi "Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Durum ve koşullara göre belirlenmesi mümkün olan bedel, kararlaştırılmış bedel hükmündedir." ve Taşınmaz Satışı ve Satış İlişkisi Doğuran Haklar A. Şekil başlıklı 237 nci maddesi "Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için, sözleşmenin resmî şekilde düzenlenmesi şarttır. Taşınmaz satışı vaadi, geri alım ve alım sözleşmeleri, resmî şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmaz. Önalım sözleşmesinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır." hükümlerini düzenlemiştir.
Taraflar arasındaki taşınmaz satış sözleşmesi resmi şekilde düzenlenmediğinden geçersiz olsa da taraf iradeleri doğrultusunda tapu devri gerçekleştiğinden şu aşamada değerlendirme dışı tutulmuştur. Taraflar arasındaki ihtilafın çözümü satış sözleşmesi çerçevesinde değerlendirilecektir. Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Dava konusu sözleşme gereği davacı satıcı olup edimi satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme olup bu yükümünü yerine getirmiştir. Dava konusu sözleşme gereği davalı alıcı olup edimi satılana karşı bedel ödeme olup yükümünü yerine getirip getirmediği taraflar arasındaki ihtilafı oluşturmaktadır. Taşınmazın satış bedeli 700.000,00 TL olup 225.000,00 TL'lik kısmının ödendiği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmayıp ihtilaflı kısım 475.000,00 TL kısım oluşturmaktadır. Bu kısım için ---------- çeki verildiği de yine taraflara arasında ihtilaflı değildir. --------- sistemine kayıtlı firmalar tarafından kullanılan ---------- çeki, firmaların yapmış oldukları satışlarda tahsilat aracıdır. ---------- çeki satış sonucundaki tutarın Türk Lirası (TL) karşılığı olan bedel yazılı olarak çek üstünde bulunur. Satış sonucun da mal veya hizmet alacak olan tarafça çek imzalanır ve kaşelenir. --------- sistemi içerisinde kullanılan ---------- çekleri bu sistemin kıymet evrakı niteliğini taşımaktadır. Türk Ticaret Kanunu kapsamında kullanılan kıymetli evraklar ( çek, bono, poliçe ) ye oranla çok daha rahat ve güvenilir bir tahsilat aracıdır. ---------- çekini yalnızca ---------- sistemine kayıtlı firmalar kendi aralarında aldıkları ürünler ve hizmetler karşılığında bir ödeme ve tahsilat aracı olarak kullanabilecekleri bir evraktır. Taraflar --------- sistemine kayıtlı olup, bu açıklamalar göz önünde bulundurulduğunda davalı alıcı bakiye satım bedeli için 475.000,00 TL miktarlı --------- çeki vermek suretiyle bedel ödeme yükümünü yerine getirdiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasasına göre alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından dava açılırken peşin yatırılan 1.708,00 TL harç ve 53.793,88 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 55.501,88 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 55.074,28 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 404.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili, davalı vekili ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 06/11/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!