T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/256 Esas
KARAR NO: 2024/330
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/04/2023
KARAR TARİHİ: 07/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 02.06.2022 tarihinde saat 02:15 sıralarında sürücü -------- sevk ve idaresindeki -------- plaka sayılı -------- Caddesi üzerinde kendi şeridinde seyir halinde iken beyana göre sürücü -------- sevk ve idaresindeki -------- plaka sayılı aracın kırmızı ışıkta geçmiş olduğu, ve bu kapsamda ------- plaka sayılı aracın sağ arka teker kısmına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu,...kaza kapsamında davalı şirket tarafından müvekkilinin aracında 97.401,23 TL hasar tespiti yapılmış olduğunu, ancak gerçek zararın daha fazla olduğunu,....bağımız eksper tarafından yapılan incelemede müvekkilinin aracında 183.835,33 TL hasar meydana gelmiş olduğu tespitinin yapılmış olduğunu, bu kapsamda müvekkilinin bakiye 89.434,00 TL hasar farkı alacağının bulunduğunu,...davalının KDV den de sorumlu olduğunu, ..bu v. nedenler ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL hasar fark alacağının poliçe limitleri dahilinde davalı sigorta şirketinden temerrüd tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsili... arz ve talep edilmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, müvekkili ile davacı arasında Genişletilmiş Filo Kasko Sigorta Poliçesinin düzenlendiğini, davacının 31/05/2022 tarihinde uğramış olduğu kaza neticesinde aracının hasar görmesi nedeniyle müvekkiline başvurduğunu ve hasar dosyasının açıldığını, yapılan ekspertiz çalışması sonucunda aracın pert-total olarak işlem görmesi gerektiğini, sovtajının davacıda kalmak suretiyle ödeme yapılması hususunda mutabakata varıldığını, imzalanan sözleşme uyarınca genel muafiyet eklendiğini, buna göre her bir hasarda 3.000,00 TL muafiyet uygulanacağının kararlaştırıldığını, hasar bedelinin 80.000,00 TL olarak tespit edildiğini, davacının pert-total işlem görmesine muvafakat etmediğini ödeme almak istediğini talep ettiğini, sovtajının davacıda kalmak suretiyle ödeme yapılması hususunda mutabakata varıldığını, ilgili bedeller hususunda taraflar arasında anlaşma sağlandığını, davacı tarafça herhangi bir itirazda bulunmadığını, mutabakatname imzalandığını, 80.000,00 TL onarım bedeli üzerinden 3.000,00 TL muafiyetin düşülerek bakiye 77.000,00 TL'nin davacı tarafa ödenmesini, onarım sorumluluğunun kendisinde kalmasını, -------- şirketine ibra ettiğini beyan ettiğini, ibranamenin ve mutabakatnamenin varlığı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirmesi nedeniyle temerrütten bahsedilemeyeceğini iddia ederek; müvekkili tarafından başvuru sahibine ödeme yapılması nedeniyle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : -------- Müdürlüğü, -------- şirketi, --------Noterler Birliği Başkanlığına müzekkere yazıldığı görüldü. Mahkememizce alınan 02/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "- Dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında maddi hasarlı, TRAFİK KAZASI olduğu,- Meydana gelen olayda KAÇINILMAZLIK faktörünün etkisinin OLMADIĞI, önlenebilir bir kaza niteliğinde OLDUĞU,-Dava konusu kaza ve hasar durumunun uyumlu olduğu,-Dava konusu kazalı aracın kaza tarihi itibariyle pandeminin sıfır araç üretiminde yaratmış olduğu üretim sıkıntısının ve ekonomik dalgalanmaların 2. El araç piyasalarında yaratmış olduğu artış nedeni ile 2. El piyasa rayiç değerinin yaklaşık 426.000,00 TL olduğu,-Dava konusu araçta ağır hasar meydana gelmiş olduğu ve onarımının ekonomik olması nedeni ile PERT TOTAL kabul edilemeyeceği, (MENFİ) ( 426.000,00 TL /2 — 213.000,00 TL) - ------- ve 24.04.2018 tarihli kararına göre ;“Mahkemece 13.04.2015 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmış ise de, bilirkişi raporu hüküm vermeye yeterli değildir. Bilirkişi raporu incelendiğinde, davacı tarafın delili olan eksper raporuna atıf yapılarak belirlenen rakamın doğru olduğu belirtilmiş ancak eksper raporunda aracın hasarlanan yerlerinin tek tek belirlenip bunlarla ilgili tamir masrafları belirtilmeden aracın perte ayrılması sonucunda sigortalıya ödenecek miktarın 6.069,00 TL olduğu bildirilmiştir. Yine eksper raporunda aracın rayiç değeri belirlendikten sonra izah edildiği biçimde tamir masrafları ayrıntılı gösterilmemiş ve belirtilen hasar miktarına göre de perte ayrılma durumu gerçekleşmemiştir. Dairemiz uygulamasına ve kaza tarihine göre aracın perte ayrılması için tamir masraflarının kaza tarihindeki aracın rayiç değerinin 9650'sini aşması ve tamirinin ekonomik olmaması gerekir. O halde dosyanın ... ------- Dairesi'ne gönderilerek dosyadaki bilgi ve belgelere göre tamir masraflarının ne olacağı, tamirinin ekonomik olup olmadığı, 2. el rayiç bedeline göre perte ayrılıp ayrılmayacağı konularında ayrıntılı, denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm vermeye elverişli olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru olmamıştır.”
-Bu kapsamda yapılan incelemede kaza tarihi itibariyle kazalı araçta KDV ve işçilik dahil 187.961,95 TL hasar meydana gelmiş olduğu, (iskontouz)
-Dava konusu kaza kapsamında;
- -------- plaka sayılı araç sürücüsü -------- % 75 kusur oranı ile ASLİ KUSURLU olduğu,
-Dava konusu kaza kapsamında aracın maliki ve işleteni yönünden KTK Madde 85 kapsamında müşterek ve müteselsil sorumluluk açısından değerlendirmenin Sn. Mahkemenin nihai taktirlerine maruz olduğu,
-------- plaka sayılı araç sürücüsü --------- %25 kusur oranı ile TALİ KUSURLU olduğu,
-Dava konusu kazada aracın maliki/ işleteni yönünden davacı açısından KTK Madde 85 kapsamında müşterek ve müteselsil sorumluluk hususunun Sn. Mahkemenin takdirlerine maruz olduğu,
- Her ne kadar Sn. Mahkemenin ara kararı gereği kusur değerlendirmesi yapılmış olsa da dava konusu kusur durumunun tüm hukuki değerlendirmesi ve takdiri ile, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında --------- tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti Hakim yetkisinde olduğu belirtilmiştir.
-Davacının kusur oranı nispetinde talep edebileceği hasar miktarının 187.961,95 TL olup, söz konusu kazada %75 oranında kusurlu olduğu tespit edilen -------- plakalı aracın sürücüsünün kusur oranına isabet eden 187.961,95 x 96 75 Z 140.971,46 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin söz konusu kazada sorumluluğu bulunanlara rücu hakkı konusunun ayrı bir dava konusu olup, olmadığının takdirinin Yüce Mahkemeye ait olduğu,
02.06.2022 tarihinde meydana gelen kazada heyetimiz teknik bilirkişisi tarafından -------- plakalı araçta 187.961,95 TL hasar bedeli tespit edildiğinden, davacının hakkında yukarıda yapılan açıklama ve değerlendirmeler sonucunda Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları çerçevesinde hasar bedelini ve (dosyaya ekspertiz faturasının sunulması halinde) ekspertiz ücreti ile birlikte davalı sigorta şirketinden talep edebileceği,
Bu nedenle söz konusu kaza nedeniyle sigorta şirketi tarafından davacıya 17.08.2022 tarihinde 77.000,00 TL ödenmiş olması sebebiyle, toplam hasar bedelinden düşülerek kalan (187.961,95-77.000,00) — 110.961,95 TL tutarı davacının -------Ş. den talep edebileceği, sonucuna ulaşılmıştır. Takdir Yüce Mahkemenindir.Sigorta Şirketinin 13.02.2023 tarihi itibarı ile temerrüde düştüğü," hususları tespit edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, davacının mülkiyetindeki ve davalının kasko sigortacısı olduğu -------- plakalı ve dava dışı -------- plakalı araçların karıştığı 02/06/2022 tarihli trafik kazası nedeniyle davacının bakiye maddi hasar farkı bedeli alacağına ilişkin tazminat davasıdır. 02/01/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davacının mülkiyetindeki ve davalının kasko sigortacısı olduğu -------- plakalı ve dava dışı ------- plakalı araçların karıştığı 02/06/2022 tarihli trafik kazası nedeniyle davacının bakiye maddi hasar farkı bedeli alacağına ilişkin tazminat davası olduğu, davalının kasko sigortacısı olarak davacının gerçek zararını karşılamakla yükümlü olduğu, her ne kadar davalı tarafça borcun ödeme ve ibra nedeniyle sona erdiği savunulmuş ise de davalı tarafından sunulan ibraname belgesinde davacının imzasının bulunmadığı, bu sebeple taraflar arasında ibra sözleşmesinin bulunduğunun kabul edilemeyeceği, davalının yasal süresi içerisinde geçerli bir ibra sözleşmesi sunmadığı, yukarıda da ortaya konulduğu üzere gerçek zarar miktarının bilirkişi raporu ile 187.961,95 TL olarak tespit edildiği, davalının ise davacı 77.000,00 TL ödeme yapmış olduğu, bu sebeple bakiye 110.961,95 TL yönünden alacağın devam ettiği, davacının davasını muafiyet bedeli de dikkate alınarak 107.861,95 TL üzerinden ıslah ettiği, bu sebeple ıslah doğrultusunda davacının tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği, her ne kadar bilirkişi raporunda temerrüt tarihi 13/02/2023 olarak tespit edilmiş ise de, davalının kasko sigortacısı olduğu, zmms sigortacısı olmadığı, bu sebeple KTK 99 maddesinin somut olayda uygulanabilir olmadığı, davacının sigorta şirketine 01/02/2023 tarihinde başvurduğu, kısmi ödemenin 17/08/2022 tarihinde yapıldığı, ilk ihbar tarihinin ise 02/06/2022 günü olduğu, temerrüt olgusunun TTK 1427/2 maddesine göre belirlenmesi gerektiği, somut olayda davalının araştırmasının 02/08/2022 tarihinde tamamlandığı (eksper raporunun düzenlendiği tarih), belirtilen ilk ihbar tarihinde 45 gün sonrasının ise 19/07/2022 tarihi olduğu, dolayısıyla temerrütün somut olayda TTK 1427/2 maddesine göre19/07/2022 tarihinde gerçekleştiği, tarafların tacir olması ve bu sebeple işin davacı yönünden ticari iş olması nedeniyle alacağa ticari faiz işleyeceği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile, bakiye hasar farkı bedeline ilişkin 107.861,95 TL maddi tazminatın 19/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (107.861,95 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 7.368,04 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 179,90 TL peşin harç ve 1.845,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 5.343,14 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan 385,40 TL dava açma masrafı, 38,40 TL vekalet harcı, 1.845,00 TL ıslah harcı ve 6.120,75 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 8.389,55 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
6-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (107.861,95 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile-------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/05/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!