WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/221 Esas
KARAR NO: 2024/219
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/03/2023
KARAR TARİHİ: 14/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil firma -------- Şirketi 'nin 2009 yılında 200.000 TL sermaye ile--------- Ticaret Sicil Müdürlüğüne 32. Sınıfta (Basım-yayın) 18.12.07-Plastik, cam, metal, ağaç ve seramik üstüne baskı hizmetleri alanında kurulduğunu, davalı firmanın ise 2007 yılında 260.000 TL sermaye ile 30. Sınıfta --------Reklam ajanslarının faaliyetleri (kullanılacak medyanın seçimi, reklamın tasarımı, sözlerin yazılması, reklam filmleri için senaryonun yazımı, satış noktalarında reklam ürünlerinin gösterimi ve sunumu vb.) alanında hizmet vermek üzere kurulmuş olduğunu, müvekkili firmanın ---------- internet sitesinde yer alan bilgiler firma yetkilisi --------- tarafından 2013 kaleme alındığını, işbu------
adresinde de sitede yapılan güncelleme bilgileri kontrol edildiğinde teyit edilebildiğini, davalı tarafa ait ---------- adlı sitede yer alan;-------- internet sitesinde yer alan bilgiler ise birebir müvekkili firmanın internet sitesinde yer alan metin kullanılmak suretiyle alındığını, yine -------- internet sitesi üzerinden yapılan sorgulama da ise ilgili metnin 2014 yılında siteye eklendiğinin gözüktüğünü, davalı firmanın bununla da kalmayıp -------- --------- üzerinden ilgili metni öne çıkararak 'asit indirme etiket' sorgusunda da arama motorunda ön sırada çıkmakta olduğunu belirterek davanın kabulüne, davalı firmaya ait internet sitesinde yer alan müvekkili firmaya ait metni içeren bilgilerin TTK md. 55 ve 56 hükümleri çerçevesinde kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafça davaya cevap sunulmamıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesidir. Davalı tarafın internet sitesinde yer alan tanıtım yazılarının, davacı sitesindeki yazıların birebir aynısı olduğu ve bu eylemin haksız rekabet teşkil edip etmediği noktasındadır. Davacı taraf, davalı internet sitesindeki açıklamaların kendi internet sitesindeki açıklamalarla birebir aynı olduğunu ve bu eylemin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürmektedir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54 ila 63. Maddeleri arasında yer verilen haksız rekabet hükümlerinin amacı bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabet ortamının teminidir. Bütün katılanlardan kasıt; tedarik edenler (rakipler), müşteriler ve kamu üçlüsüdür. Bu üçlü yapı gereği haksız rekabet davalarında davacı ve davalı taraflar yalnızca rakipler değildir; rakip olmayanların da haksız rekabet davaların tarafı olması mümkündür.
TTK m. 54/2’de bir davranış veya ticari uygulamanın haksız rekabete neden olup olmadığının tespitinde istifade edilebilecek genel ilke ortaya konmuştur. Bu hükme göre, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Bir davranış veya ticari uygulamanın haksız rekabet olarak nitelendirilebilmesi için failin kusurunun bulunması ise gerekmez. Kusur yalnızca haksız rekabet sebebiyle açılacak maddi ve manevi tazminat davaları yönünden aranacak bir unsurudur. Kusurun varlığı haksız rekabet bakımından belirleyici olmadığı gibi söz konusu eylem nedeniyle bir zararın meydana gelmiş olması da gerekmemekte, zarar tehlikesinin varlığı yeterli kabul edilmektedir.Kanun koyucu TTK m. 54/2’de genel ilkeyi belirledikten sonra TTK m. 55’te başlıca haksız rekabet hallerini örnekleyici şekilde saymıştır. Bir davranış veya ticari uygulama TTK m.55’te sayılan hallerden birisinin kapsamına giriyorsa haksız rekabet teşkil eder; bu davranış veya ticari uygulama için TTK m. 54/2’ye göre ayrıca bir inceleme yapılması gerekmez. Zira TTK m. 55’te sayılan haller yapısı gereği TTK m. 54/2’de belirtilen ilkeye aykırılık oluşturacak eylemlerdir. Haksız rekabet eyleminin mevcudiyetinden bahsedilebilmesi için failin yarar sağlaması gerekmediği gibi faile atfedilecek bir kusurun varlığı veya eylem nedeniyle zararın gerçekleşmiş olması aranmamaktadır. Kusur ancak tazminat talepleri bakımından önem arz etmektedir. Davacı, huzurdaki uyuşmazlığa konu eylemin TTK m. 55/1,a-4 ve TTK m. 55/1,c-3 hükümleri kapsamında haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürmektedir. TTK m. 55/1,a-4’de, “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak.”; TTK m. 55/1,c-3’de ise “Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak.” eylemleri haksız rekabet halleri olarak sayılmıştır. Belirtmek gerekir ki her iki haksız rekabet halinin temelinde de emek ilkesi yer almaktadır. Emek ilkesinin, herkesin emeği oranında rekabette avantaj sağlaması olarak özetlenmesi mümkündür. TTK m. 54/1 hükmü “dürüst ve bozulmamış” bir rekabetten söz etmektedir. Gerekçeden de anlaşılacağı üzere “dürüst rekabet” ile “oyunun dürüstlük kurallarına, centilmenliğe uygun olarak oynandığı katışıksız, saf bir rekabet” kastedilmektedir. "Bozulmamış rekabet” ise çok daha geniş bir kavram olup en genel haliyle “güven duyulan, hilesiz rekabet” anlayışını temsil etmektedir. Hangi durumda bir rekabetin “dürüst ve bozulmamış” olarak nitelendirileceğinde kullanılacak kriterlerin başında “emek ilkesi” yer almaktadır. Bu ilkeye, kendi emeğini ortaya koymadan gerçekleşen ve rakipleri rekabette engellemeye yönelik her türlü davranışın haksız olduğu anlamına gelmektedir. Başka bir ifadeyle, “kendi emeğine dayanmayan rekabet haksızdır”.Yargıtay emeği, işletmesel çaba, birikim ve yatırım olarak tanımlamış ve rakibinin emeğinden haksız bir şekilde kazanç sağlanılmasını dürüstlük kuralına aykırı ticari yöntem ve uygulama olarak görerek bunun haksız rekabet teşkil ettiğini içtihat etmiştir. Yargıtay bu hususu “Haksız rekabet hukukunun konusu, dürüstlük ilkesine aykırı ticaret yöntem ve uygulamalarına karşı emek ilkesi uyarınca işletmesel çabayı, birikimi ve yatırımı kapsayan emeğin korunmasıdır.” şeklinde somutlaştırmaktadır.. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, “Ekonomik ve ticari hayatta herkes, ahlak ve objektif iyi niyet kurallarına uygun bir şekilde hareket ederek, ancak kendi emek ve gayreti ölçüsünde bir kazançla yetinmelidir. Bir tacirin kendi emek ve gayretine dayanan kazancı, gerek ahlaki gerekse kanuni yönden meşrudur. Fakat bir kimsenin en ufak bir yorgunluğa ve zahmete girmeden bir başkasının yıllar yılı didinip alın teri ve göz nuru dökmen suretiyle ancak meydana getirdiği ve tamamen kişisel emek ve gayretinin ürünü olan çalışmasına ortak olması hali, hem ahlak kurallarına bir aykırılık oluşturur ve hem de haksız rekabeti meydana getirir. Bu şekilde bir haksız rekabet ‘-------’ rekabet olarak nitelendirilir. Bir başkasının yıllarca çalışmak suretiyle ancak elde edebildiği emek ve şöhretine el atmak suretiyle –deyim yerindeyse- onun sırtından para kazanmak isteyen kimsenin hareketi, kendi emeğine dayanmadığı için, ahlak kurallarına ve kanun hükümlerine göre, haksız rekabettir.” şeklinde karar vererek emeğin sömürülmesini açıkça haksız rekabet olarak nitelendirmiştir
Yukarıda belirtilen kararlardan da anlaşılacağı üzere, bir kimsenin emek sarf ederek meydana getirdiği bir ürününden veya herhangi bir ticari değerinden bir başkasının haksız yere faydalanması; başka bir ifadeyle bir kimsenin uzun zamana dayanan, masraflı ve yorucu gayretleri sonucu elde ettiği bir durumdan bir başkasının aynı emek, masraf ve gayreti harcamadan faydalanması emek ilkesine aykırı bir davranış ve dolayısıyla bir haksız rekabet hali olarak nitelendirilmektedir. Sonuç olarak, 6102 sayılı TTK’nın haksız rekabete ilişkin hükümleri, dürüst ve bozulmamış rekabeti tesis etmeyi amaçlamakta ve kişinin ticari rekabette kendi emeği ile var olmasını, rekabet ortamında tutunacak ve öne geçecek ise bunun da yine kendi emeği ile gerçekleşmesini hedeflemektedir. Somut olayda davalı şirket, davacının internet sitesindeki açıklamaların birebir aynısını kendi internet sitesinde kullanmıştır. Ayrıntıları Raporun teknik kısmında yapılan inceleme neticesinde, söz konusu metnin ilk defa davacı tarafından kullanıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda davacı şirkete ait internet sitesinin-------adresinde yer alan metne ait ilk arşiv kaydının 15.01.2013 tarihli olduğu, davalı şirkete ait internet sitesinin -------- adresinde yer alan metne ait ilk arşiv kaydının ise 19.06.2014 tarihli olduğu görülmektedir. Dolayısıyla davacı tarafından hazırlanan bu tanıtım yazısının davalı tarafça kullanıldığı ve bu kullanım için herhangi bir izin alınmadığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından hazırlanan bu tanıtım yazısının birebir aynısının davalı tarafça tanıtımlarında kullanılması, davacının emeğinden haksız bir yararlanmanın sağlanması sonucunu doğurmaktadır. Davacının hazırladığı tanıtım yazısının birebir aynısının kullanılması dürüstlük kuralına aykırı bir davranış olarak nitelendirilebilecek olup, davacının emek sarf ederek ortaya koyduğu bu üründen yetkisiz yararlanılması, TTK m. 54 kapsamında haksız rekabetin varlığını ortaya koyabilecektir.
Teknik bilirkişi tarafından yapılan incelemede Davacı ve davalıya ait sitelerde yer alan davaya konu metnin her iki sitede de firma ismi haricinde birebir aynı olduğu tespit edilmiştir. Davacıya ait tanıtım yazısının birebir aynısının davalı tarafça kendi internet sitesindeki tanıtımlarda kullanılması, davacı emeğinden haksız yararlanılması olup bu kapsamda davalı eyleminin TTK m. 54 uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği değerlendirilmekle, Davanın Kabulü ile Davalının haksız rekabet yaptığının tespiti ile davalı şirkete ait ------- ------- adresindeki davacı firmaya ait metni içeren bilgilerin kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile,
1-Davalının haksız rekabet yaptığının tespiti ile davalı şirkete ait --------- adlı sitede yer alan;
--------- adresindeki davacı firmaya ait metni içeren bilgilerin kaldırılmasına,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL harçtan, davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile arta kalan 247,7‬0 TL harcın davacı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Dosyada arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair , tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde -------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.