WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/162 Esas
KARAR NO: 2024/191
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 05/01/2023
KARAR TARİHİ: 07/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; -------- plaka numaralı aracın müvekkil şirket nezdinde 9.11.2018 - 9.11.2019 tarihleri arasında -------- numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile davalı --------- adına sigortalı olduğunu, 26.03.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, müvekkil Şirket nezdinde sigortalı -------- plaka numaralı firari araç sürücüsünün, -------- Sokak'ta seyir halindeyken yol kenarında park halinde bulunan -------- plakalı aracın sol yan kısımlarına sürterek geçmesi sonucu maddi hasar meydana geldiğini, sigortalı araç sürücüsü kazadan sonra olay yerini terk ettiğini, Kaza esnasında plakanın karşı tarafça araştırılması sonucu sigortalıya ulaşıldığını ve kazadan üç gün sonra kaza tespit tutanağı düzenlendiğini, hasar gören -------- plakalı araç maliki -------- müvekkil şirkete hitaben yazmış olduğu dilekçede müvekkil Şirket sigortalısı araç sürücüsünün kaza yerinden ayrıldığının açıkça bildirildiğini, sigortalı araç sürücüsünün firar etmesi neticesinde, gerek dava dışı -------- plaka numaralı araç sahibi maliki, gerekse de müvekkil Şirket nezdinde zarar meydana geldiğinin açık olduğunu, davalının tek ve asli kusurlu olduğu ve rücu muhatabı olduğunun açık olduğunu, kaza sonrası -------- plaka numaralı araçta 1.600,00- TL hasar meydana geldiğini, işbu hasar tutarı 25.04.2019 tarihinde müvekkil şirket tarafın ödendiğini, sonrasında ise davalıdan rücu talebinde bulunulduğunu, ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, davalı tarafından müvekkil şirkete ödeme yapılmaması nedeniyle, --------İcra Müdürlüğü’nün -------- Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından işbu takibe 28.01.2020 tarihinde itiraz edildiğini, akabinde taraflarınca Ticari Dava Şartı Arabuluculuk başvurusu yapıldığını, 09.12.2020 tarihinde ------- ve------ arabuluculuk numarası ile arabuluculuk süreci başladığını, Tarihinde Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı düzenlendiğini, müzakereler sonucu anlaşmaya varılamadığını, davalının itirazının haksız, kötü niyetli, yargılamayı ve tahsili uzatmaya yönelik olduğunu, dolayısıyla işbu davayı açma gereğinin doğduğunu, sigortalı araç firari sürücüsü işbu kazanın meydana gelmesinde tek ve asli kusurlu olduğunu, kazayı yetkililere bildirmeden, kaza yerinden ayrıldığı da göz önünde bulundurulduğunda, müvekkil şirket açısından rücu nedeni olduğunun açık olduğunu, bu nedenle, hasar tazminatlarını ödeyen müvekkil şirketin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) Genel Şartları’nın B.4.f maddesi ve KTK hükümleri uyarınca ödediği tazminatı sigorta poliçesinin karşı âkidi olan davalı sigortalıdan rücu etme hakkına sahip bulunduğunu, davalıya yapılan müracaatlardan bir sonuç alınamadığını, bunun üzerine icra takibi başlatıldığını, icra takibine ise haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, mahkemenin de bilgilerinde olduğu üzere; 6502 sayılı kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte(28.5.2014 tarihi itibariyle) sigorta sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar yönünden görevli mahkemelerin tüketici mahkemeleri olduğunu, ZMMS'den kaynaklı rücu davalarında Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunun açıkça belirtilmiş olduğunu, bu nedenle işbu davanın mahkeme huzurunda ikame edildiğini, davalının menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının 3. şahıslara devir ve temlikini önlemek için adına kayıtlı bulunan menkul, gayrimenkul ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir (haciz) şerhi konulması taleplerinin teminatsız olarak kabulüne karar verilmesini, bununla birlikte, davacı müvekkil sigorta şirketinin 5684 Sayılı Kanunun 17.maddesi gereğince ---------- nezdinde teminatlar tesis etmiş olduğunu ve sigorta şirket borçları ayrıca kamu teminatı altında bulunduğu nazara alındığında tedbir taleplerinin teminatsız olarak kabulüne karar verilmesi gerektiğini, -------- İcra Müdürlüğü’nün -------- Esas Esas Sayılı icra dosyası ile başlatılan takibe davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptaliyle takibin devamını ve işbu haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, öncelikli olarak davalı yana ait bulunan -------- plakalı motorlu araç ve mahkemece tespit edilecek davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malların 3. kişilere devrinin önlenmesi amacıyla kaydına teminatsız ve/veya mahkemenizce uygun görülecek teminatın yatırılması halinde ihtiyat-i tedbir(haciz) konulmasını, --------- İcra Müdürlüğü’nün -------- Esas Esas sayılı icra dosyası ile başlatılan takibe davalının yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaliyle takibin devamını, davalı borçlunun işbu haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; Davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği hasar bedelinin sigortalısından rücuen tahsili talebiyle ------- İcra Müdürlüğünün --------- esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminat talebine ilişkindir.İcra takip: -------- İcra Dairesinin -------- Esas sayılı dosyası ile -------- şirketi tarafından -------- ve -------- aleyhine 16.01.2020 tarihinde 1600.00, TL asıl alacak 104,15 TL işlemiş faiz olmak üzere 1.704,15 TL üzerinden yasal faiz talepli asıl alacak 1.600,00 TL açıklaması ile ilamsız takipte ödeme emri ile icra takibi yapıldığı,Olay;26.03.2019 tarihinde saat 16:20 sıralarında sürücü -------- sevk ve idaresindeki -------- plaka sayılı araç ile -------- Sokakta seyir halinde iken yol kenarında park halinde bulunan --------- plakalı aracın sol yan kısımlarına sürterek geçmesi neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş….” olduğunu, Bu kapsamda tarafların müşterek imzaları ile tutanak tanzim edilmiş olduğu görülmüştür.Kusur: --------- plaka sayılı araç sürücüsü --------- in % 100 kusur oranı ile Asli Kusurlu olduğu, Dava konusu kazanın --------- plaka sayılı aracın park halindeki araca sürtmesi/ çarpması şeklinde meydana gelmiş olduğundan -------- plaka ayılı araç malikinin Kusursuz olduğu,Poliçe: Dosyada mübrez ---------plakalı aracın -------- şirketi tarafından ---------- adına düzenlenmiş 09.11.2018-09.11.2019 tarihleri arasında geçerli ------- poliçe nolu ZMMS. Poliçesi ile sigortalı olduğu, Poliçe teminat limitinin araç başına maddi 36.000,00 TL olduğuÖdeme: Dosyada mübrez İşbankasına ait 25.04.2019 tarih -------- sorgu nolu dekont ile -------- şirketi tarafından ------- adına 1.600,00 TL -------- ile ödeme yapıldığı görülmüştür.Sigorta Yönünden; Sigorta Şirketi, sigorta ettirene (kendi sigortalısına) rücu edebilir. Özellikle KTK. m. 95’e göre sigorta ettirenin prim borcunu ödememiş olması, limitlerin artmasından sonra ek poliçe yaptırmaması, sigorta süresi bittikten sonra poliçenin yenilenmemesi gibi durumlar, zarar gören üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden, sigortacı, yeni limitler üzerinden veya sözleşme süresi bittikten sonra ödeme yapmış ise, yükümlülüklerini yerine getirmemiş olan kendi sigortalısına karşı dönme hakkını kullanabilecektir. Kazanın, işletenin ve eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin “kasti bir hareketi veya ağır kusuru” sonucu olması; Genel Şartlar B.4 maddesi (a) bendine göre, işletenin ve eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin “kasti bir hareketi veya ağır kusuru” sonucu meydana gelen kazalar nedeniyle sigorta bedelini ödeyen sigortacı, sigorta ettirene (işletene) rücu edebilecektir. Bunun karşıt anlamı, eğer işletenin ve eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin “kasti bir hareketi veya ağır kusuru” yoksa, “yüzde yüz kusurlu olsalar bile” sigortacının dönme (rücu) hakkından söz edilemeyeceğidir. Sürücünün veya yardımcı kişilerin “kasıtlı” davranışları saptanabilir bir eylem olarak ortaya çıkabilir ise de, “ağır kusur”un ne olduğu bugüne kadar yeterince tanımlanmış ve unsurları belirlenmiş değildir. Yargıtay kararlarındaki tanımlamalara göre. “Ağır kusur, özel bir hukuk kavramı olup, kasıt olmamakla birlikte, kasta yakın bir kusurun varlığı anlamına gelir.” Gene Yargıtay kararlarına göre: “Sürücü yüzde yüz kusurlu olmakla birlikte, kastı veya kasta yakın bir kusuru söz konusu değilse, sigortacının dönme (rücu) hakkı doğmayacaktır.”
TTK 1409. Maddesi gereğince hasarın teminat dışı kaldığını ispat yükü sigortacıya düşmektedir. Bu sebeple riziko sonucu oluşan zararın, sigortalının ya da eylemlerinden sorumlu olan kişilerin kastı yada ağır kusuru neticesinde gerçekleştiğini ispat yükü sigortacınındır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
26.03.2019 tarihinde meydana gelen kazada -------- Plakalı araç sürücü --------- sokakta seyir halinde iken yol kenarında park halinde bulunan -------- plakalı aracın yan kısımlarına sürterek geçmesi sonucu maddi hasarlı kaza meydana geldiği, -------- plaka sayılı araç sürücüsü --------- % 100 kusur oranı ile Asli Kusurlu olduğu, Kazada sürücüsü %100 Kusurlu olan -------- plakalı aracın ------- şirketi tarafından --------- adına düzenlenmiş 09.11.2018-09.11.2019 tarihleri arasında geçerli --------- poliçe nolu ZMMS. Poliçesi ile sigortalı olduğu, Poliçe teminat limitinin araç başına maddi 36.000,00 TL olduğu,Yapılan değerlendirmede ---------plakalı araçta ekspertiz raporu ile 1.600,00 TL hasar tespit edildiği, teknik bilirkişisi tarafından tespit edilen hasarın dosya kapsamına uygun olduğu, ispat yükünün davalı sigortacıya ait olduğu, ZMMS sigortacısının davalı araç işleteninden salt olay yerini terk etmiş olması sebebi ile kasdi ve ağır kusurlu olduğundan söz edilemeyeceği, Asli ve tam kusurlu olan sigortalının dava konusu olayda dava dışı 3. Şahsın aracına maddi zarar verdiği görülmüş olsa da; Genel şartlar dahilinde ve Yüksek Yargı kararları dahilinde davacı sigorta şirketinin talep etmiş olduğu işbu tutardan sorumlu olmayacağı, başka bir değişle davacının davalı sigortalısından işbu ödemiş olduğu 3. Şahıs zararını talep edemeyeceği değerlendirilmekle davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL harçtan, davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile arta kalan 247,70 TL harcın davacı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT göre hesaplanan 1.704,15 TL vekalet ücretinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------- bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulün anlatıldı. 07/03/2024