WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/114 Esas
KARAR NO: 2024/247
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 09/12/2022
KARAR TARİHİ: 02/04/2024

--------- sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilen Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı sigorta şirketince -------- poliçe numarası ile sigortalanmış bulunan, ------- yönetimindeki -------- plaka sayılı aracın, 08.06.2022 tarihinde davacı müvekkiline ait -------- plaka sayılı araca çarparak aracın maddi hasara ve değer kaybına uğramasına sebep olduğunu, 08.06.2022 Tarihinde düzenlenen kaza tespit tutanağına göre iş bu kazada -------- plaka sayılı araç sürücüsü, %100 oranında asli kusurlu olduğunu, kazada müvekkilinin hiç bir kusuru bulunmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49.maddesi “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” hükmüne amir olduğunu, Maddede açıkça ifade edildiği üzere; kusurlu hareketi ile zarar doğmasına neden olan kişinin, bu zararı giderme yükümlülüğü bulunduğunu, somut olayda ise davalı araç sürücüsünün, müvekkilinin park halindeki aracına çarpmak suretiyle araçta maddi hasara, tamir süresince kullanılamamasına ve aracın ileriye yönelik olarak değer kaybına uğramasına sebep olduğunu, Müvekkilinin kaza tarihine kadar aracın tüm bakımlarını zamanında ve yetkili servisinde yaptırdığını, kaza gerçekleşene kadar geçen süreçte aracın herhangi bir parçası değişmediği gibi kaporta ve boyasında herhangi bir kusur, çizik dahi olmadığını, bilindiği üzere kazaya uğrayan araçlarda, araçta oluşan hasarın ileriye yönelik olarak aracın değerini olumsuz etkilemesi söz konusu olduğunu, kazaya uğraması neticesinde aracın değerinde bir düşme yaşanacağını; bu durumun aracın 2. el satış bedelinin de düşmesine neden olacağını, Müvekkilinin hiçbir kusuru olmaksızın aracında böyle bir değer kaybının yaşanması nedeniyle bu maddi zararın, Mahkeme tarafından yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile müvekkiline ait -------- plakalı aracın değer kaybı, amortisman kaybı ve yokluk giderinin belirlenerek davalılardan tahsiline karar verilmesi gerektiğini, kazaya karışan -------- Şti. adına kayıtlı -------- plakalı araç -------- poliçe numaralı trafik sigortası ile davalı -------- Şirketi tarafından sigortalandığını, Sigorta Şirketinin davacı müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybından Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesi ve Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri gereğince poliçe limitleri dâhilinde sorumlu olduğunu, bu nedenle ------- Şirketi adına kayıtlı -------- plakalı aracın sigortalı bulunduğu -------- şirketinin dava konusu -------- plakalı aracın değer kaybına ilişkin tutardan sigorta poliçe limitleri aşılmamak üzere dava tarihi itibariyle sorumluluğu doğduğunu, bu tutarların davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesi gerektiğini beyan ederek; Haklı davanın kabulü ile meydana gelen trafik kazası nedeniyle, 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası Md. 107 uyarınca, toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı belirlenerek (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere) şimdilik müvekkiline ait -------- plakalı araçta meydana gelen "maddi hasar" için 100,00-TL ve “değer kaybı” için 100,00-TL olmak üzere Toplamda 200,00-TL'nin (Davalı sigorta şirketi yönünden sigorta limitleri aşılmamak ve “değer kaybı” kalemiyle sınırlı kalmak kaydıyla) sigorta limitleri aşılmamak üzere temerrüt tarihi olan 21.09.2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davanın belirsiz alacak olarak ileri sürülmesinin imkanı bulunmadığını, müvekkiline kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, müvekkilinin poliçe limitleri dahilinde sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin daha önce yapmış olduğu ödemeler nedeniyle poliçe teminat limitinin tüketildiğini, müvekkilinin bakiye tazminat borcunun kalmadığını, 04/10/2022 tarihinde davacı tarafa 6.990,00 TL değer kaybı ödemesinin yapıldığını, davacıya ait aracın kasko sigortası ile sigortalı olduğu -------- sigortaya 43.010,00 TL rücuen hasar tazminatı ödendiğini, kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, aktüer tarafından rapor alınması gerektiğini, araçta ağır hasar kaydı olup olmadığının tespitini, ağır hasar kaydı bulunması halinde değer kaybı talebinin reddedilmesi gerektiğini, değer kaybı talebinin teminat dışı kaldığı hallerin mevcut olup olmadığının tespitini, müvekkilinin KDV'den sorumlu tutulamayacağını, faizin hatalı talep edildiğini, müvekkilinin temerrüte düşmediğini savunarak; yapılan ödemeler nedeniyle haksız davanın reddini, faiz talebinin ve davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

İNCELEME:------- şirketi, -------- Müdürlüğü, ------- Sigorta, ------- Noterler Birliği Başkanlığına müzekkereler yazıldığı görüldü.
Mahkememizce alınan 02/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
"** Dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında maddi hasarlı, TRAFİK KAZASI olduğu,
** Meydana gelen olayda KAÇINILMAZLIK faktörünün etkisinin OLMADIĞI, önlenebilir bir kaza niteliğinde OLDUĞU,
** Dava konusu kaza ile hasar durumunun uyumlu olduğu,
** Dava konusu araçta KDV ve işçilik dahil 45.366.94 TL hasar meydana gelmiş olduğunu, (iskontosuz)
*** Davalı tarafından 43.000,00 TL ödeme yapılmış olduğundan davacının 45.366,94 TL - 43.000,00 TL — 2.366,94 TL limit aşımı mevcuttur.
*** Sigorta şirketi tarafından yapılmış olduğu iddia edilen 6.990,00 TL değer kaybı ödemesinin davalı şirket tarafından ödenmiş olduğunun kabulü ile davacının bakiye hasar alacağının 2.366,94 TL * 6 .990,00 TL — 9.356,94 TL olacağı değerlendirilmiştir.
** Söz konusu kazalı aracın onarım yapılması durumunda onarımın yetkili servis ve onarım atölyelerinin iş yükü ile doğru orantılı olarak yaklaşık 3 (üç) iş günü süreceği,
** Davaya konu Trafik Kazası Kapsamında;
- -------- plaka sayılı araç üsü --------- % 100 kusur oranı ile ASLİ VE TAM KUSURLU olduğı
-Söz konusu kaza kapsamında aracın maliki/işleteni yönünden KTK Madde 85 kapsamında müşterek ve müteselsil sorumluluk yönünden değerlendirilmesinin Sn. Mahkemenin takdirlerine maruz olduğu,
“Dava konusu kazanın --------- plaka sayılı araç sürücüsü ---------- tedbirsizlik ve dikkatsizlik neticesi dikkat ve özen yükümlülüğünü aykırı hareketi ile meydana gelmiş olduğundan ------- plaka sayılı araç sürücüsü -------- KUSURSUZ olduğu,
*** Her ne kadar Sn. Mahkemenin ara kararı gereği kusur değerlendirmesi yapılmış olsa da dava konusu kusur durumunun tüm hukuki değerlendirmesi ve takdiri ile, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında -------- tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti Hakim yetkisinde olduğu belirtilmiştir.- Yargıtay'ın istikrar bulmuş olan kararları ile Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli iptal kararı doğrultusunda aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının belirlenmesi, kararına göre kaza tarihi itibariyle REEL PİYASADA 12.000,00 TL değer kaybı oluşacağı,** Ancak dava konusu aracın 4 (dört) adet geçmiş hasar kaydı bulunduğu dikkate alındığında geçmiş kazalarındaki hasar gören parçalar ile dava konusu kazada hasar gören parçaların aynı parçalar olması durumunda daha önce değer kaybetmiş parçalar yönünden DEĞER KAYBI OLUŞMAYACAĞINDAN , dava konusu aracın geçmiş hasar kayıtlarının dosya muhteviyatına sunulmasına müteakip tekrar değer kaybı değerlendirmesi yapılması gerektiği
**« YUKARIDA YAPILAN HESAPLAMA GEÇMİŞ KAZALARDA AYNI PARÇALARIN HASAR GÖRMEMİŞ OLMASI DURUMUNDA GEÇERLİDİR.
** Davacının kazalı araca yönelik talep edebileceği değer kaybı bedelinin 04.10.2022 tarihinde ödemesi yapılmış olan değer kaybı tutarının tenzili ile 12.000,00 TL - 6.990,00 TL = 5.010,00 TL olacağı-------- plakalı aracın 08.06.2022 kaza tarihinde araç başına maddi teminat limiti 50.000,00 TL olup, Söz konusu kaza nedeniyle ------- Şirketi tarafından toplamda (43.010,00 + 6.990,00)= 50.000,00 TL ödeme yapılmış olması sebebiyle, sigorta şirketinin (sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup) yükümlülüğünü yerine getirdiğinden talep edilebilecek bir tutar kalmadığı" hususları tespit edilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, davacının mülkiyetindeki -------- plakalı araç ile davalının zmms sigortacısı olduğu -------- plakalı aracın karıştığı 08/06/2022 tarihli trafik kazası nedeniyle davacının aracında maddi hasar ve değer kaybı kaynaklı maddi zarar alacağının tahsili nedeniyle açılan maddi tazminat davasıdır. Mahkememizce 13/07/2023 tarihli celsenin 3 numaralı ara kararında "Eksik hususların celse arasında giderilmesi halinde, dosyanın kusur oranının ve maddi hasar nedeniyle gerçek zarar miktarının ve zararın sigorta kapsamında ve limitinde kalıp kalmadığının tespiti amacıyla bir sigortacı ve bir makine mühendisi bilirkişisinden oluşan heyete tevdiine, bilirkişilere emek ve mesaisi karşılığında 2.500,00'er TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL ücret takdirine, 5.000,00 TL delil avansının davacı tarafça iki haftalık kesin süre içerisinde mahkeme veznesine yatırılmasına, aksi takdirde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324/2 maddesi uyarınca bilirkişi delilinin ikamesinden vazgeçmiş sayılacağının ve dosyanın mevcut durum itibariyle değerlendirileceğinin davacı vekiline ihtarına, ihtar yapıldı," şeklinde ara karar kurulduğu görülmüştür.Ara kararda belirtilen delil avansının ihtara rağmen kesin süre içerisinde yatırılmadığı görülmüştür. Mahkememizce 16/11/2023 tarihli celsenin 2 numaralı ara kararında "Dosyanın kusur oranının ve maddi hasar nedeniyle gerçek zarar miktarının ve zararın sigorta kapsamında ve limitinde kalıp kalmadığının tespiti amacıyla bir sigortacı ve bir makine mühendisi bilirkişisinden oluşan heyete tevdiine, bilirkişilere emek ve mesaisi karşılığında 2.500,00'er TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL ücret takdirine, 5.000,00 TL delil avansının davacı tarafça iki haftalık kesin süre içerisinde mahkeme veznesine yatırılmasına, aksi takdirde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324/2 maddesi uyarınca bilirkişi delilinin ikamesinden vazgeçmiş sayılacağının ve dosyanın mevcut durum itibariyle değerlendirileceğinin davacı vekiline ihtarına, ihtar yerine geçmek üzere duruşma zaptının tebliğine," şeklinde ara karar kurulduğu görülmüştür.Ara kararın davacı vekiline tebliğ edilmediği görülmüştür. 05/03/2024 tarihli celsede "Davacı vekiline bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunmak ve bilirkişi ücreti olan 5.000 TL yi dosyaya yatırmak üzere 2 haftalık süre verilmesine" şeklinde davacı vekilinin yüzüne karşı ara karar kurulduğu, davacı vekili tarafından verilen sürede avansın yine yatırılmadığı görülmüştür.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davacının mülkiyetindeki -------- plakalı araç ile davalının zmms sigortacısı olduğu -------- plakalı aracın karıştığı 08/06/2022 tarihli trafik kazası nedeniyle davacının aracında maddi hasar ve değer kaybı kaynaklı maddi zarar alacağının tahsili nedeniyle açılan maddi tazminat davası olduğu, davacının zararını ve alacağını ispatlama külfeti altında olduğu, yukarıda da ortaya konulduğu üzere davacının mahkememizce verilen ve usulüne uygun şekilde sonuçları ihtar edilen ara kararlarına rağmen davacının bilirkişi delil avansını yatırmadığı, bu sebeple davacının bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılması gerektiği, bu sebeple davacının davasını ispatlayamadığı, hal böyle olsa da mahkemece sehven avans yatırılmamış olsa da dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından davacının maddi hasara ilişkin zararının poliçe limitini tüketir şekilde davalı tarafından karşılandığı hususunun tespit edildiği, bu sebeple davalının başkaca sorumluluğunun bulunmadığı, tüm bu gerekçelerle davanın esastan reddinin gerektiği kanaatine varılmış, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davacının delil avansını yatırmamış olması nedeniyle suçüstü ödeneğinden karşılanmak zorunda kalınan 5.000,00 TL bilirkişi ücreti giderinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
6-Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (200,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/04/2024