WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/766 Esas
KARAR NO: 2024/145
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ: 29/09/2022
KARAR TARİHİ: 21/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin -------- plakalı aracının müvekkili şirket tarafından -------- numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu (Trafik) Sigorta Poliçesi ve --------- numaralı kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığını, 01.04.2018 tarihinde müvekkili şirket tarafından sigortalanan davalıya ait aracın trafik kazasına karıştığını, işbu kazada davalıya ait aracın sürücüsü olan -------- ekli kaza tespit tutanağında, ifade tutanağında ve soruşturma dosyası tutanağında açıkça yazdığı üzere 0,395 promil alkollü olduğunu, bu oranın ticari araçlar için yasal alkol oranı olan 0,20 promilin üzerinde olduğunu, davalıya ait aracın sürücüsünün işbu kazada tam ve asli kusurlu bulunduğunu, bahse konu trafik kazası sebebiyle davalının kasko sigortasından ve trafik sigortasından müvekkili şirkete yapılan başvurular sonucu ödemeler yapıldığını, işbu ödemelere ilişkin detayın aşağıdaki gibi olduğunu,------- numaralı kasko sigorta poliçesinin ihtiyari mali mesuliyet klozundan mağdur --------- 18.07.2018 tarihinde 17.400,00-TL ve 19.07.2018 tarihinde 11.600,00-TL müvekkili şirket tarafından ödeme yapıldığını, işbu ödemelere ilişkin dekontların ekte ibraz olunduğunu, -------- numaralı trafik sigortasından mezkur kaza sırasında vefat eden -------- destekten yoksun kalan mirasçılarına 04.07.2018 tarihinde ------- 24.777,00-TL, --------- 15.505,00-TL ve --------- 319.718,00-TL tazminat ödemesinin müvekkili şirket tarafından yapıldığını, ödemelere ilişkin dekontların ekte ibraz olunduğunu, -------- numaralı trafik sigortasından mezkur kaza sırasında malul kalan -------- için velisine sakatlık tazminatı olarak 15.10.2019 tarihinde 189.660,00-TL tazminatın müvekkili şirket tarafından ödendiğini, işbu ödemeye ilişkin dekontun ekte ibraz olunduğunu, Trafik Kazası Tespit Tutanağı uyarınca davalı sigortalı araç sürücüsünün yasal sınırın üzerinde alkollü olduğunun tespit edildiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası(Trafik Sigortası) Genel Şartları B.4.c maddesi uyarınca “Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar” nedeniyle sigortacının işletene rücu edeceğinin öngörüldüğünü, görüleceği üzere yeni trafik sigortası genel şartları uyarınca “ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce” araç kullanılması halinde sigorta şirketi tarafından işletene rücu edilebildiğini, Kasko Sigortası Genel Şartları A.5.5 maddesi ve yine İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları Madde:4/c ye göre de sigorta şirketinin rücu hakkı mevcut olduğunu, kanunun açık lafzı uyarınca kaza ile alkollü olmak arasında münhasırlık aranmamakta yasal sınırın üzerinde alkollü olmak yeterli olduğunu, bu nedenle dosyanın noröloji uzmanı bilirkişiye gönderilmeden davanın kabulüne karar verilmesini, ayrıca Trafik Sigortası Genel Şartları B.4.a maddesi uyarınca “Tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasdi bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmesinin de rücu sebebi olduğunu, dava konusu kazada sigortalının araç sürücüsü yasal sınırın üzerinde alkollü olarak araç kullanırken işbu kaza meydana geldiğini, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün ağır kusurlu olduğunu, zira bilindiği üzere alkollü kişilerde dikkat dağınıklığı, denge kaybı, davranışların sonuçlarını öngörememe belirtilerinin mevcut olduğunu, sigortalının araç sürücüsü dava konusu kazanın meydana geleceğini bile bile trafiğe çıktığını, bu nedenle sigortalının rücu etme mecburiyeti doğduğunu, bu nedenle aracın maliki olan davalının sigortalımıza rücu edildiğini, müvekkili şirket tarafından ödenen miktar için davalı tarafa başvuruda bulunulduğunu, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine müvekkili şirkete ödenmeyen 725.193,59-TL tutar (578.660,00-TL si asıl alacak ve 146.553,59-TL faiz) için davalı (borçlu) aleyhine------- Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi yapıldığını, yapılan takibe davalı (borçlu) tarafından itiraz edildiğini, davalı (borçlu) tarafın icra emrine yapmış olduğu itirazın müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, işbu itirazın müvekkili şirket tarafından uyap ortamında rutin kontrollerde fark edildiği ve süresinde huzurdaki davanın ikame edildiğini, bu nedenle davalının (borçlunun) icra takibine yaptığı haksız itirazın iptali ile İ.İ.K.mad. 67 gereğince alacaklarının %20’ından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmek zaruretinin hasıl olduğunu, işbu davadan önce kanun gereği arabulucuk müessesine de başvurulduğunu ancak olumlu bir sonuç alınamadığını, karekodlu arabuluculuk son tutanağının dava dilekçe ekinde ibraz olunduğunu, izah edilen gerekçelerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; yukarıda açıkladıkları sebeplerden dolayı davalının haksız itirazının iptalini, icra takibinin 725.193,59-TL asıl alacak üzerinden devamını, haksız itiraz nedeniyle %20 icra inkâr tazminatına ve davalıdan tahsilini, mahkeme masrafları ile vekâlet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle iş bu davada zaman aşımı itirazlarının olduğunu, icra dosyasına UYAP sistemi üzerinden gönderilen itiraz dilekçe tarihinin 29.06.2020 olduğunu, İİK. 67 maddesi uyarınca alacaklının bir (1) yıl içerisinde itirazın iptalini isteme zorunluluğu bulunup bu süre hak düşürücü süre olduğunu, dolayısı ile süresi içerisinde açılmayan davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, bununla birlikte dosyada davacının rücüen tazminat talebinin zaman aşımı süresinin de dolduğunu, davacı vekilinin dava dilekçesinde meydana gelen zarar neticesinde yapılan ödeme tarihlerinin 04.07.2018, 18.07.2018, 19.07.2018 ve 15.10.2019 olarak belirttiğini, Türk Borçlar Kanununun 73/1 Maddesi açıkça: "Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." dendiğini, davacının 2 yıllık rücu zaman aşımı süresinin de dolduğunu, bu nedenle de davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin burada araç işleten konumunda olduğunu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğunun kabul edildiğini, motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edildiğini, kanun koyucu, 2918 sayılı KTK’nun 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirdiğini, hemen belirtilmelidir ki, işletenin sorumluluğunun hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğun da bu kapsamda değerlendirildiğini, öyle ise, hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp, çözümlenmesi gerektiğini, olayda araç işletenin sorumlu tutulabilmesi için, müvekkilin kazanın meydana gelmesinde gerekli yükümlülüklerini yerine getirmeyerek bir ihmalinin olması gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin de davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davalı tarafın süresinde cevap dilekçesi sunmadığını, davalı tarafın süresinde sunulmayan cevap dilekçesinde ileri sürdüğü hiçbir iddiayı, itirazı ve def'ii kabul etmediklerini, süresinde sunulmayan cevap dilekçesinin nazara alınmamasını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı tarafın zamanaşımı ve hak düşürücü süreye ilişkin iddialarının yerinde olmadığını, huzurdaki davanın itirazın iptali davası olduğunu, bu sebeple hak düşürücü süre gündeme gelebileceğini, itirazın iptali talep edilen ilamsız icra dosyasında borçlu / davalının itirazlarının müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, İİK Md.67'ye göre hak düşürücü sürenin itirazın tebliğinden itibaren başladığını, icra dosyasına yapılan itirazın müvekkili şirkete tebliğ edilmediğinden işbu sürenin başladığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, 2918 sayılı KTK nun 85 ve devamı maddelerinde araç işleteninin sorumluluğu düzenlenmiş olup davalı tarafın itirazın iptali talep edilen icra dosyasına konu alacak yönünden -------- plakalı aracın işleteni olarak sorumlu olduğunu, yukarıda anılan nedenlerle süresinde olmayan ve tamamen mesnetsiz davalı iddialarının reddi ile davalarının kabulünü talep etmiştir.Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde ileri sürdüğü hususları kabul etmenin mümkün olmadığını, cevap dilekçelerinde de belirtildiği üzere davacının gerek itirazın iptali davası açmasının zaman aşımı gerekse rücu zaman aşımı süreleri dolmuş olduğundan bu hususlardaki zaman aşımı itirazlarını yinelediklerini, yine cevap dilekçelerinde bahsetmiş olunduğu davanın esasına ilişkin beyanlarını da yinelediklerini, yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin de davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İcra dosyasında; Davaya konu ------- esas sayılı dosyası incelendiğinde, alacaklısının --------- Şirketi, borçlusunun ------- Şirketi olduğu, ilamsız takip yapıldığı, 578.660,00 TL rücuen tazminat istemi, 146.533,59 TL 04/07/2017 tarihinden itibaren işleyen reeskont avans faizi olmak üzere toplam 725.193,59 TL alacağın tahsilinin talep edildiği, takibin dayanağının --------- plakalı aracın 01/04/2018 tarihinde sebebiyet verdiği zarar kapsamında ödenen tazminatın rücuen tazminat kapsamında tahsilinden ibaret olduğu belirtilmiştir.Dosyanın konusunda uzman nöroloji, sigorta ve trafik kazası kusur tespitinde uzman makine mühendisi bilirkişilere tevdi ile dava konusu trafik kazasında davalı tarafa ait sürücünün alkollü olduğu göz önünde bulundurularak olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanmasına, bu çerçevede varsa davacı tarafın rücu alacağının belirlenmesinin istenmesine karar verilmiştir.Bilirkişiler --------- tarafından sunulan 15/06/2023 tarihli raporda özetle; "Dosya muhteviyatında bulunan bilgi ve belgeler birlikte nazara alındığında, kaza yerinin konumu ve mahal şartlarda dikkate alınarak olayın değerlendirildiğini, sürücü --------- sevk ve idaresindeki -------- plakalı çekici ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı yönetmelikte belirtilen sürücülerin uyması zorunlu kurallara riayet ettiği bu kazanın oluşumunda alabileceği herhangi bir tedbir ve önlem bulunmadığından kendisine kusur izafe edilmesinin uygun görülmediği ve kazanın meydana gelişinde atfının kabil kusuru bulunmadığını, sürücü ---------- sevk ve idaresindeki -------- plaka sayılı lastik tekerlekli iş makinesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı yönetmelikte belirtilen sürücülerin uyması zorunlu kurallara riayet ettiği bu kazanın oluşumunda alabileceği herhangi bir tedbir ve önlem bulunmadığından kendisini de kusur izafe edilmesinin uygun görülmediği ve kazanın meydana gelişinde atfının kabil kusuru bulunmadığını, nörolojik acıdan kazanın münhasıran alkol etkisiyle oluştuğu kanaatine varıldığını, davacı şirket tarafından ölüm tazminatı ve maluliyet tazminatı ödenmiş olmakla, maluliyet tazminatı ve ölüm tazminatına ilişkin aktüer raporunun ibraz edilmesi gerektiğini, ibrazından sonra aktüer inceleme yaptırılması hususundaki takdirin mahkemeye ait olduğunu, davacı şirket tarafından ölüm tazminatı ve maluliyet tazminatı ödenmiş olmakla, maluliyet tazminatı ve ölüm tazminatına ilişkin aktüer raporunun ibraz edilmesi gerektiğini, yapılan ödemenin neye ilişkin olduğunu dair açıklama yapılmasından sonra var ise araç hasarı miktarının tespit edilebileceğini, davacı sigorta şirketinin alkollü araç kullanmaya dayalı olarak sigortalısına rücu edilebileceği hususundaki düşünce ve kanaatlerini içerir raporunu" sunmuşlardır.Davacı vekili tarafından bilirkişi raporunun 8. sayfasında geçen E ve F bentlerinde belirtilen eksikliklerin 2 hafta içerisinde giderilmesine, giderildiğinde heyete aktüer bilirkişi de eklenmek suretiyle bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler --------- tarafından sunulan 26/12/2023 tarihli raporda özetle; "Dosya muhteviyatında bulunan bilgi ve belgeler birlikte nazara alındığında, kaza yerinin konumu ve mahal şartlarda dikkate alınarak olay değerlendirilip, yukarıdaki hususlar muvacehesinde kaza tarihinde meydana gelen Maddi Hasarlı ve Yaralamalı Trafik Kazasında; sürücü-------- sevk ve idaresindeki ---------- plakalı çekici ile: 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda etkenlik arz ettiği için: 8/8 oranında %100 kusurlu olduğu, sürücü --------- sevk ve idaresindeki ---------- plaka aracı ile: 2918 sayılı Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı yönetmelikte belirtilen zorunlu kurallara riayet ettiği bu kazanın oluşumunda alabileceği herhangi bir tedbir ve önlem bulunmadığından kendisine kusur izafe edilmesinin uygun görülmediği ve kazanın meydana geldiğinde atfı kabil kusuru bulunmadığını, Sürücü --------- sevk ve idaresindeki -------- plaka sayılı lastik tekerlekli iş makinesi ile: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı yönetmelikte belirtilen sürücülerin uyması zorunlu kurallara riayet ettiği bu kazanın oluşumunda alabileceği herhangi bir tedbir ve önlem bulunmadığından kendisine kusur izafe edilmesinin uygun görülmediği ve kazanın meydana gelişinde atfı kabil kusuru bulunmadığı, --------- Lastik Tekerlekli İş Makinesinin hasarına ilişkin --------Şti. tarafından tanzim olunan 11.06.2018 tarih ve --------- numaralı ekspertiz raporu ile bir kısım hasar dosyasının sunulduğunu, söz konusu raporda hasar toplam miktarı 82.391,75 TL olduğu tespit edildiğini, bu itibarla, rücuya tabi tutulan ekspertiz raporundaki değerlendirmelere iştirak edildiğini, Nörolojik açıdan kazanın münhasıran alkol etkisiyle oluştuğu kanaatine varıldığını, davacı sigorta şirketinin alkollü araç kullanmaya dayalı olarak sigortalısına rücu edebileceğini, -------- şirketi tarafından dosya borçlusu ------- Şti. aleyhine olarak -------- Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinde; dosya borçlusu tarafından borca ve faize yapılan itirazın iptali ile 578.660,00 TL. asıl alacak ve 146.553,59 TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 725.193,59 TL üzerinden icra takibinin devamı gerektiği, sonuç ve kanaatlerini" sunmuşlardır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen destekten yoksun kalma ve cismani zarar tazminatlarının rücuan tahsili istemine ilişkindir. Davalı adına kayıtlı --------- plakalı çekicinin davacı sigorta şirketi nezdinde 14/07/2017 - 14/07/2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali sorumluluk Poliçesi ve yine aynı tarihlerde geçerli olmak üzere -------- Poliçesi ile teminat altına alındığı, 01/04/2018 tarihinde davalı adına kayıtlı davacıya sigortalı aracın dava dışı -------- sevk ve idaresindeyken dava dışı sürücü ------- sevk ve idaresindeki -------- plaka sayılı lastik tekerlekli iş makinasına arkada çarptığı, savrulan iş makinasına arkadan gelen dava dışı sürücü -------- sevk ve idaresindeki ------- plakalı aracın çarptığı, kaza sonucu -------- ve -------- yaralandığı, ------- öldüğü, davacı tarafça poliçelerden kaynaklı -------- ve --------- cismani zarar tazminatı, -------- mirasçılarına ise destekten yoksun kalma tazminatı ödendiği, davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu ve yasal sınırın üzerinde 0,395 promil alkollü olduğu anlaşılmıştır. 2918 sayılı KTK'nun 48. maddesinde, alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1. maddesinde ise alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.20 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir.Dava, trafik sigortası ve kasko sigortası sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. ZMMS'de sigortacının rücu hakkı, TTK’nın 1301/2. maddesi, 2918 sayılı KTK'nın 95/2. maddesi ile ZMSS poliçesi genel şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. ZMSS Poliçe Genel Şartlarının 4. Maddesinin c) bendinde düzenlenen aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar halinde sigortacının sigortalısına rücu sebebi olarak sayıldığı görülmüştür. Kasko sigortası genel şartlarında ise, A.5. Teminat Dışında Kalan Zararlar Aşağıdaki hallerde araçta meydana gelen zararlar sigorta teminatının dışındadır: ... 5.5.Aracın, uyuşturucu madde veya Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar halinde sigortacının sigortalısına rücu sebebi olarak sayıldığı görülmüştür. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir .Somut uyuşmazlıkta, mahkememizce, kazanın meydana gelmesinde alkolün münhasıran etkili olup olmadığının tespiti hususunda içinde nöroloji uzmanı da bulunan bilirkişi heyetinden alınan raporda, sigortalı araç sürücüsü -------- 0,395 promil alkollü olduğu, kazanın münhasıran sürücünün alkol etkisi altında olmasından kaynaklandığı, davacı şirkete sigortalı aracı kullanan sürücü -------- asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edilmesi ve ödenen tazminat hesabının doğru olması karşısında davacı tarafın sigortalısına rücu şartlarının oluştuğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile davalı tarafın icra takibine itirazın iptaline, takip konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi sebebiyle davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1--------- İcra dosyasında davalı/borçlu --------Şirketi'nin yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin AYNEN DEVAMINA,
-Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 49.537,97 TL harcın davacı tarafından icra dosyasına yatırılan 3.625,97 TL peşin harç ve mahkememize yatırılan 8.758,53 TL peşin harç toplamı 12.384,50 TL'den mahsubu ile bakiye 37.153,47‬ TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan toplam 12.384,50 TL peşin harç ve 80,70 TL başvurma harcı ile davacı tarafından sarf edilen bilirkişi ücreti ve posta masrafı toplamı 14.223,00 TL yargılama gideri olmak üzere genel toplam 26.688,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilemesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 107.527,10 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddesi ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca --------- bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-HMK'nin 333.maddesi gereğince bakiye gider ve delil avanslarının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde -------- Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/02/2024