T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/566 Esas
KARAR NO: 2024/168
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/07/2022
KARAR TARİHİ: 27/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkiline sigortalı olan -------- plaka nolu aracın garanti süresi içerisinde 19/09/2020 tarihinde arızalanarak yanmaya başladığını ve aracın tamamen kullanılmaz hale geldiğini, yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda sigortalı ile 205.000,00 TL ödenmesi hususunda mutabakata varıldığını, sovtaj alıcısı tarafından sigortalıya 4.100,00 TL ödeme yapıldığını, sovtaj bedeli düşüldükten sonra geriye kalan 200.900,00 TL'nin müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödendiğini, araçta meydana gelen ayıptan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağını, müvekkilinin sigortalısına yapılan ödeme neticesinde halefiyet hükümleri uygulama alanı bulduğunu, aracın üretici firması ve ithalatçı firma hakkında-------- esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, borçlulara ödeme emrinin gönderildiğini, borçlular tarafından takibe itiraz edilerek takibin durdurulduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile -------- esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, yargılama giderlerini davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı -------- ARAÇLAR vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davacının kullanımındaki aracın üreticisinin müvekkili olmadığını, müvekkilinin ------- marka araçların ------- yalnızca distribütörlüğünü üstlenen ithalatçı firma olduğunu, ayıba karşı tekeffül hükümlerinin satıcı haricinde ithalatçı-dağıtıcıya yüklenmesinin mümkün olmadığını, davacının ihbar ve muayene yükümlülüğünün yerine getirmediğini, davacının ileri sürdüğü hakkın zaman aşımına uğradığını, yangın çıktığında 2 yaşında olan araçta eğer üretimden kaynaklı bir kusur olsaydı bu yangının çok önceden çıkması gerektiğini, araç teslimden sonra kaza geçirdiğini, bu kazadan veya başka bir kazadan sonra yetkisiz bir yerde onarım görmüş olabileceğini, dava konusu aracın satıldığını, 30/06/2018 tarihinden bu yana hiç yetkili servise getirilmediğini, bakım yaptırılmadığını, bakımlarının tam olduğuna dair -------- d.iş. tespit raporuna karşı çıktıklarını, dava konusu ile ilgili yaptırılan tespit raporunun iş bu davada delil olarak kullanılamayacağını, tramer kaydının dosyaya alınması gerektiğini savunarak; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. Davalı --------vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, --------- Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin --------- mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin iş bu davada taraf sıfatının bulunmadığını, 03.07.2018 tarihinde uyuşmazlık konusu aracı sıfır kilometrede iken -------- Şirketi'ne sattığını, müvekkil şirketin işbu davada taraf sıfatı bulunmadığını, müvekkil şirket aracın ne üreticisi ne de dağıtıcısı ne de ithalatçısı olmadığını, müvekkil şirket davacının kullanımındaki -------- marka aracın yalnızca satıcısı olduğunu davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacının taleplerinin açık olmadığını, ayıplı olduğu iddia edilen aracın teslim edildiğinden bu yana kaza geçirmiş ve yetkisiz bir yerde onarılmış olabileceğini, -------- D. İş sayılı dosyasından müvekkilinin bihaber olduğunu, ilgili dosyada müvekkil şirkete hiçbir tebligat yapılmamasından dolayı bu dosyaya ait bilirkişi raporunun işbu davada esas alınması mümkün olmadığını, dava konusu araçta davacı iddialarının aksine üretimden kaynaklanan ve hukuken ayıp olarak nitelendirilebilecek bir kusur bulunmadığını, müvekkilinin bahse konu hasara bir kusurunun bulunmadığından dolayı müvekkil şirkete başvurulmasının mümkün olmadığını, davacının aracını düzenli olarak yetkili serviste onarıldığını ispat edecek bir delil sunmadığını savunarak; davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME: -------- Asliye Hukuk Mahkemesi, -------- Müdürlüğü, ---------Şirketi, --------- Başkanlığı, -------- şirketi, -------- İcra Dairesine müzekkere yazıldığı görüldü. Mahkememizce alınan 19/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "> Dava konusu -------- plaka sayılı aracın -------- model --------- marka model araç olduğu,
> Söz konusu araçtayangının söndürülmesine yönelik müdahale edilmiş olmasına rağmen ciddi hasar meydana gelmiş olduğu,
> Dava konusu aracın ön bölümünde bulunan tüm motor aksamı, şanzıman aksamı, elektrik kabloları vb. tamamı yangın nedeniyle kullanılmaz durumda ve yanmış olduğu,
> Aracın ön göğüs kısmının, koltukların, direksiyon aksamının komple yanmış olduğu,
> Söz konusu aracın sadece sac aksamı kalmış olduğu,
> Bu kapsamda aracın komple kullanılamaz hale gelmiş olması nedeni ile dosya muhteviyatına sunulmuş olan eksper raporundaki 227.721,93 TL tutarındaki hasar tespitinin piyasa rayiçlerine uygun ve kadri marufunda bulunduğu,( Motor ve Şanzuman gibi ana fonksiyon parçaları komple yanmıştır.)
> Bu nedenle aracın onarımının ekonomik olmayacağı için -------- olarak değerlendirilmesi gerektiği,
> Bu kapsamda dava konusu araçtaki gerçek zararın 205.000,00 TL — 5.050,00 TL=199.950,00 TL olduğu,
> Dava konusu araçta ilk bakışta yangını başlatan nedenin gevşeyen bir kablo bağlantısı veya kablo izolasyon kaynaklı kısa devre olması muhtemel ise de dosya muhteviyatına sunulmuş olan bilirkişi raporunda ark oluşmadığı yönünde tespitte bulunulmuş olduğundan bu kapsamda elektrik tesisatında sorun bulunduğu yönünde değerlendirme yapılamayacağı, (menfi)
> Dava konusu aracın motor bölümünde meydana gelmiş olan hasarın büyüklüğü dikkate alındığındaturboşarj kısmından kaynaklanan yakıt kaçağının sürtünme veya ısı nedeni ile parlamasından kaynaklı olarak ateşi hızlandırarak, yangının büyümesine katkı sağlamış olabileceği,
> Bu aşamada araçta üretimden kaynaklı ayıp bulunduğu yönünde değerlendirme yapılamayacağı,
> Dava konusu aracın maliki/ işleteni konumundaki -------- firması tarafından dava konusu aracın atın alınmış olduğu tarihten dava konusu olayın meydana gelmiş olduğu tarihe kadarki tüm periyodik bakım , muayene formları, varsa hasar onarım belgeleri, km bilgisi vb. dokümanların doya muhteviyatına sunulması durumunda yangının çıkış nedenine yönelik davalılar yönünden tekrar değerlendirme yapılması gerektiği," hususları tespit edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, davacıya kasko sigortası ile sigortalı -------- plakalı aracın 19/09/2020 tarihinde yol üzerinde arızalanarak yanması suretiyle tamamen kullanılmaz hale gelmesinden sonra dava dışı sigortalısına 200.900,00 TL ödeme yapan davacının TTK 1472 uyarınca halefiyet nedeniyle davalı satıcı -------Şti ve davalı ithalatçı ------- Şti'nden ayıplı ifa nedeniyle müteselsilen tazminat talebine ilişkin başlattığı, -------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır. 19/04/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:
> Dava konusu araçtaki gerçek zararın 205.000,00 TL - 5.050,00 TL = 199.,950,00 TL olduğu,
> Dava konusu araçta ilk bakışta yangını başlatan nedenin gevşeyen bir kablo bağlantısı veya kablo izolasyon kaynaklı kısa devre olması muhtemel ise de dosya muhteviyatına sunulmuş olan bilirkişi raporunda ark oluşmadığı yönünde tespitte bulunulmuş olduğundan bu kapsamda elektrik tesisatında sorun bulunduğu yönünde değerlendirme yapılamayacağı,
> Dava konusu aracın motor bölümünde meydana gelmiş olan hasarın büyüklüğü dikkate alındığında turboşarj kısmından kaynaklanan yakıt kaçağının sürtünme veya ısı nedeni ile parlamasından kaynaklı olarak ateşi hızlandırarak, yangının büyümesine katkı sağlamış olabileceği,
> Bu aşamada araçta üretimden kaynaklı ayıp bulunduğu yönünde değerlendirme
yapılamayacağı,
> Dava konusu aracın maliki/ işleteni konumundaki --------- firması tarafından dava konusu aracın atın alınmış olduğu tarihten dava konusu olayın meydana gelmiş olduğu tarihe kadarki tüm periyodik bakım , muayene formları, varsa hasar onarım belgeleri, km bilgisivb. dokümanların doya muhteviyatına sunulması durumunda yangının çıkış nedenine yönelik davalılar “yönünden tekrar değerlendirme yapılması gerektiği,Mahkememizce dava konusu aracın maliki/işleteni dava dışı --------- "--------- plakalı aracın satın alınmış olduğu tarihten dava konusu olayın meydana gelmiş olduğu 19/09/2020 tarihine kadarki tüm periyodik bakım, muayene formları, varsa hasar onarım belgeleri, km bilgisi vb. dokümanların celbi" için yazılan müzekkerelerin gönderilemediği, aynı hususta davacıya verilen sürelere ve kesin süreye riayet edilmediği görülmüştür. Ayıplı ifada alıcının seçimlik haklarını düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227/2 maddesi uyarınca "Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 112. maddesi uyarınca "Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 114/2. maddesi uyarınca "Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50/1. maddesi uyarınca "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davacıya kasko sigortası ile sigortalı -------- plakalı aracın 19/09/2020 tarihinde yol üzerinde arızalanarak yanması suretiyle tamamen kullanılmaz hale gelmesinden sonra dava dışı sigortalısına 200.900,00 TL ödeme yapan davacının TTK 1472 uyarınca halefiyet nedeniyle davalı satıcı ---------- Şti ve davalı ithalatçı --------- Şti'nden ayıplı ifa nedeniyle müteselsilen tazminat talebine ilişkin başlattığı,------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, davacının TTK 1472 uyarınca dava dışı sigortalısının yerine geçtiği, bu sebeple dava dışı sigortalısının hukuki durumuna tabi olduğu, bu sebeple davacının alacağının dava dışı sigortalı ile davalı satıcı arasındaki satım sözleşmesine dayandığı, alacağın temelinin de ayıplı ifadan kaynaklanan tazminat talebi olduğu, yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca davacının ayıplı ifa bulunduğunu (yani kötü ifayı/borca aykırılığı) ispatlamakla yükümlü olduğu, yukarıda atıf yapılan bilirkişi heyet raporu incelendiğinde davalıların ayıplı ifasının bulunduğuna ve zararın bundan doğduğuna dair herhangi bir tespit yapılamadığı, bu hususta delillerin celbinin davalının sigortalısından mümkün olmadığı, yine davacının bu delillere ulaşma imkan ve yükümlülüğünün bulunduğu, davacıya bu delilleri sunması için verilen kesin süreye riayet edilmediği, bu sebeple davacının davalıların ayıplı ifasını/borca aykırılığını ispatlayamadığı kanaatine varılmış, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin olarak alınan 2.349,39 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.921,79 TL’nin hükmün kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ----------ŞİRKETİ tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 61,40 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı -------- ŞİRKETİ'ne verilmesine,
4-Davalı ----------- ŞİRKETİ tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 37,10 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı -------- ŞİRKETİ'ne verilmesine,
5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
6-Davalılar yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiklerinden ve ret sebebi ortak olduğından reddedilen dava değeri (200.900,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 3/2 ve 13/1 uyarınca hesaplanan 32.135,00 TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak her biri eşit hak sahibi olmak üzere davalılara verilmesine,
7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı --------- vekilinin ve davalı --------- vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!