WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/805 Esas
KARAR NO: 2024/221
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 20/10/2020
KARAR TARİHİ: 19/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, dava dilekçesinde: Müvekkili --- maliki bulunduğu ----plakalı aracın,---- tarihinde davalı şirket nezdinde ----vade tarihli, --- sayılı------- sigortalı bulunan ------- plakalı kamyonet ile 23/12/2019 tarihinde karıştığı çift taraflı maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası sonucu hasarlandığını, resmi memurlar tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında kazaya karışan---- plakalı araç sürücüsü --------kazanın meydana gelmesinde 2918 sayılı KTK'nın 52/1A maddesinde belirtilen "kavşaklara yaklaşırken hızını azatlma zorunluluğu kuralını " ihlal ettiğinden kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza tespit tutanağında müvekkli -------- kusur izafesi yapılmış sa da müvekkiline izafe edilen kusuru kabul etmemekle birlikte yargılamada alınacak birlikişi raporuyla kazaya karışan sürücülerin kusur oranlarının ortaya çıkacağını, müvekkili davacının davaya konu kaza nedeniyle aracında oluşan ve pert totalle sonuçlanan maddi zararının yanısıra kaza tarihinden bugüne değin aracını kullanamadığı için araçtan yoksun kalma nedeniyle de zarara uğradığını, müvekkillerine vekaleten taraflarınca davalı---- karşı hasar ödemesine ilişkin yapılan başvuruları karşılıksız kaldığından davalı şirket aleyhine ---- sayılı dosyası ile teminat limiti olan 39.000TL asıl alacak ve 03/04/2020 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizinin 730,85TL olmak üzere 39.730,85TL tutarlı ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından ilamsız icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belirterek, davalı borçlunun ---dosyasına vaki haksız menetsiz kötü niyetli itirazının iptali ile icra takibinin devamına, %20den aşağı olmamak üzere icrainkar zaminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde:------- dosyasından alınan bilirkişi raporu incelendiğinde iddia olunan hasara ilişkin hiçbir teknik ve bilimsel inceleme yapılmadığı, piyasa araştırmaları neticesinde tespit edildiği iddia edilen birtakım tespitlerde bulunulduğunu, lakin bu tespiğtlerin hangi kanal yolu ile hangi veriler doğrultusunda elde edildiğinin açıklanmadığının görüldüğünü, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların tamamına dayanak teşkil eden bilirkişi raporunun bilimsel ve teknik açıdan yetersiz, denetime ve hüküm kurmaya elverişsiz olduğunu, takip konusu borcun yargılamaya muhtaç olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER-------- Müdürlüğü,----yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür.Görevsizlik kararı veren---- dosyasına bilirkişiler---- tarihli heyet raporunun ibraz edildiği görülmüştür. Bilirkişiler ------- tarihli heyet raporunun ibraz edildiği görülmüştür. Bilirkişi-------tarihli ek raporunun ibraz edildiği görülmüştür--- tarihli raporunun ibraz edildiği görülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, davacının maliki olduğu ---- plakalı araç ile davalının zmms sigortacısı olduğu ----plakalı aracın karıştığı 23/12/2019 tarihli trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen maddi hasara ilişkin tazminat alacağının tahsili için başlatılan ----Esas sayılı takibine vaki davalı itirazının iptali davasıdır. Dava konusu alacağın 23/12/2019 tarihli trafik kazası nedeniyle kaynaklandığı, alacağın KTK 109 maddesi uyarınca zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, zamanaşımının TBK 154/1-b.2 uyarınca 18/06/2020 tarihinde ----- Esas sayılı takibinin yapılması ile kesildiği ve yeniden işlemeye başladığı, yine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 16/2 maddesi uyarınca zamanaşımının ----- tarihleri arasındaki arabuluculuk sürecinde durduğu, -- tarihinde davanın açılmasıyla TBK 154/1-b.2 uyarınca zamanaşımının yeniden kesildiği, bu sebeplerle dava tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleşmediği kanaatine varıldığından davalının zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir. Kusur durumuna ilişkin olarak;
1-Kolluk tarafından düzenlenmiş Trafik Kazası Tespit Tutanağında “kazanın oluşumunda; --- plakalı kamyonet sürücüsü---2918 sayılı KTK’ nun 52-1/a maddesinde belirtilen (kavşaklara yaklaşırken hızını azaltma zorunluluğu) kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğu,----- plakalı araç sürücüsü --- ise aynı Kanunun 57-1/a maddesinde belirtilen (kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadır) kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğu kanaatine varıldığı” ifade edilmiştir.
2-Görevsizlik kararı veren-------- sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporuna göre
"1---- plakalı araç sürücüsü -------- 2918 sayılı KTK da yer alan Madde 57/a ve 57/b5 kurallarını ihlal ettiği, trafik kazasına sebebiyet verdiği, %70 oranında KUSURLU davrandığı,
2 ----- plakalı araç sürücüsü ----; 2918 sayılı KTK da yer alan Madde 52/a kuralını ihlal ederek trafik kazasına sebebiyet verdiği, %30 oranında KUSURLU davrandığı,"tespit edilmiştir.
3-Mahkememizce alınan 11/02/2023 tarihli makine bilirkişisi raporunda--- sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracı ile kavşağa gelerek kavşak çıkışında bulunan “DUR” levhasına uyarak durması ve anayoldaki trafiği kontrol etmesi, anayoldan gelen araçların geçişini beklemesi ve ancak yol müsait olduğunda geçişe başlaması gerekirken, böyle davranmayarak --------- plakalı kamyonetin geçişini beklemeden, ona ilk geçiş hakkını vermeden, tali yoldan ana yola kontrolsüz şekilde çıkarak, dikkatsiz ve özensiz davranmak suretiyle kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun Madde 57 — “a) Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkân vermek zorundadırlar” ve b)5. Tali yoldan anayola çıkan sürücüler anayoldan gelen araçlara, Geçiş hakkını vermek zorundadırlar.” ve Madde 47 —“Karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre; c) Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara, uymak zorundadırlar.” kurallarını ihlal ettiği için kazanın meydana gelişinde TAM ve ASLİ KUSURLUDUR.---, sevk ve idaresindeki ----- plakalı kamyoneti ile ----seyir halinde iken öncelikli geçiş hakkına sahip olduğu kaza mahalli kavşak bölgesine giriş yaptığı esnada dikkatsiz ve özensiz bir sürüşle tali yoldan kavşağa giren ---- plakalı araç sürücüsü----davranışı karşısında alacak, yapacak bir önlemi olmaması nedeniyle kazanın meydana gelişinde atfı kabil kusuru bulunmamaktadır"tespitinin yapıldığı görülmüştür.
4-Anılan tüm raporların çelişkili olması nedeniyle, çelişkinin giderilmesi için dosya ---sevk edilmiştir.----- tarihli raporunda "Trafik kaza tespit tutanağında olay mahallindeki yolun 2 şeritli 6 m genişliğinde çift yönlü yol olduğu, bu yolda zeminin asfalt-kuru, vakitin gündüz, havanın bulutlu, yatay ve düşey güzergahın düz, mahallin meskun dışı ve hız limitinin 50 km/saat olduğu, kaza noktasına 170 m mesafede hız limiti levhası ile anayol-tali yol levhasının olduğu, 10,60 m mesafede "DUR" levhasının olduğu belirtilmiştir.Otomobil sürücü olan davacı sürücünün istikamet yönüne kavşak girişinde "DUR" levhasının bulunduğu, çarpışmanın kavşak müşterek alanında işaretlendiği, her iki aracın kamyonetin seyir yönü doğrultusunda savruldukları ve çarpma noktasının 25,70 m ilerisinde yol içerisinde otomobilin konumlandığı, kamyonetin ise çarpma noktasının 27 m ilerisinde soldan yol dışı kalmış şekilde son konumunu aldığı gösterilmiştir.---- sayılı dosyası için düzenlenen bilirkişi raporunda; otomobil sürücüsünün %70 oranında kusurlu olduğu, kamyonet sürücüsünün ise %30 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.11/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda ise; otomobil sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu belirtilmiştir.Tüm dosya kapsamı, dava dilekçesi, kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporları ile tüm beyanlar incelendiğinde; kazanın, yukarda ‘’OLAY’’kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmıştır. Araçların çarpıştıkları konumlar ile çarpışmadan sonra savruldukları yön ve almış oldukları son konumlar mahalde uygulanan hız limiti dahilinde dikkate alındığında; olay mahalli kavşakta ilk geçiş hakkına sahip olan kamyonet sürücüsünün, hızını asgari hadde düşürerek kavşağa dikkatli ve kontrollü bir şekilde yaklaşması gerekirken anılan bu hususa riayet etmeksizin seyrettiği anlaşıldığından kusurlu sayılması gerekeceği, fakat kazanın yerleşim yeri dışında olması ve mevcut işaretlemeler dikkate alındığında kamyonet sürücüsüne bilirkişi tarafından izafesi yapılan %30 oranındaki kusur heyetimizce fazla bulunarak aşağıdaki kanaate varılmıştır.
A)-Sürücü -------- idaresindeki kamyonet ile olay mahalli kavşağa yaklaşırken hızını her an emniyetli tedbir alabileceği asgari hadde düşürerek yaklaşması gerekirken anılan bu hususa riayet etmeksizin kavşak mahalline yaklaştığı anlaşılmakla, meydana gelen olayda; kusurlu bulunmuştur.
B)-Davacı sürücü----- idaresindeki otomobil ile olay mahalli kavşak girişinde istikamet yönüne konumlandırılmış "DUR" levhasını dikkate alarak durması ve yolun her iki yönünden yaklaşan araçların hız ve yakınlığına ilişkin gerekli ve yeterli kontrolleri yapıp ilk geçiş hakkını solundan yaklaşan diğer sürücü idaresindeki kamyonete vermesi gerekirken anılan bu hususlara riayet etmeksizin kavşak müşterek alanına hatalı bir şekilde girip geçiş yapmak istediği anlaşılmakla meydana gelen olayda; kusurlu bulunmuştur." gerekçeleriyle "A)-Sürücü ---- %10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu, B)-Davacı sürücü ---%90 (yüzde doksan) oranında kusurlu olduğu" tespitinin yapıldığı görülmüştür. Mahkememizce yapılan değerlendirmede, kolluk tarafından düzenlenmiş Trafik Kazası Tespit Tutanağında belirlenen şekliyle vuku bulan olayın şartları dikkate alındığında, davacının olayın gerçekleşmesinde tamamen kusurlu olduğunun kabul edilemeyeceği, olay mahalli kavşakta ilk geçiş hakkına sahip olan kamyonet sürücüsünün, hızını asgari hadde düşürerek kavşağa dikkatli ve kontrollü bir şekilde yaklaşması gerekirken anılan bu hususa riayet etmeksizin seyrettiği anlaşıldığından kusurlu sayılması gerekeceği, fakat kazanın yerleşim yeri dışında olması ve mevcut işaretlemeler dikkate alındığında kamyonet sürücüsüne görevsizlik kararı veren ---- sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile izafe edilen kusur oranının da hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmış, tüm bu sebeplerle----- raporuna itibar edilerek davacının olayın gerçekleşmesinde %90, davalının sigortalısı olan araç sürücüsünün ise %10 kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Hasar durumuna ilişkin olarak;09/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda
"a)------ plaka sayılı araçta meydana gelen hasarın eksper gözetiminde ve uygun bir serviste yapılacak inceleme sonucunda net olarak belirlenmesinin mümkün olabileceği,
b)Ancak keşfe binaen düzenlenen Bilirkişi Raporundaki tespitler ve bu rapordaki kazalı araç fotoğraflarından hareketle, araçta kaza nedeniyle oluşan hasar tutarının 40.000 TL ve üzerinde olabileceğinin değerlendirildiği,
c)Aracın kaza tarihindeki onarım bedelleri, araçtaki değer kaybı ve aracın hasarlı durumu itibariyle piyasa rayiç bedeli toplamı, aracın muhammen bedelini geçtiği anlaşıldığından, aracın TAM-HASARLI (PERT-TOTAL) DURUMA AYRILMASI gerekebileceği,
d)Yapılan piyasa araştırmasında kaza tarihinde aracın piyasa değerinin ortalama 70.000,00 TL olabileceği,
e)Dava konusu araçla benzer gövde hasarı olan emsallerinde sovtaj değerinin kaza tarihinde ortalama 20.000-TL olabileceği,
f) Araçta tespit edilen gerçek hasar bedelinin 50.000,00 TL olabileceği,
g) Bu hasar bedelinin ------ plaka sayılı araç sürücüsünün kusuru oranındaki kısmının tazmine konu olabileceği,
h) PERT TOTAL olarak ayrılan araç için değer kaybı tazmininin söz konusu olmadığı"tespitinin yapıldığı görülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473/1 maddesi uyarınca "Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder."6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1478 maddesi uyarınca "(1) Zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla, doğrudan sigortacıdan isteyebilir."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."
Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesi uyarınca "(1)Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabidir. (...) Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanunda ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanındavacının maliki olduğu ---- plakalı araç ile davalının zmms sigortacısı olduğu --- plakalı aracın karıştığı ---- tarihli trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen maddi hasara ilişkin tazminat alacağının tahsili için başlatılan---- takibine vaki davalı itirazının iptali davası olduğu, davanın davalı sigorta şirketi yönünden --- poliçesi kaynaklı olduğu, davalı sigorta şirketinin de hasarın sigorta poliçesi kapsamında kalması durumunda---- plakalı araç sürücüsünün kusuru oranında zarardan sorumluluğunun olacağı, davacının dava açılmadan önce KTK 97 uyarınca davalı sigorta şirketine 24/03/2020 tarihinde başvuru yaptığı, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, özel dava şartının somut olayda yerine getirildiği, yukarıda açıklandığı üzere davacının olayın gerçekleşmesinde %90, davalının sigortalısı olan araç sürücüsünün ise %10 kusurlu olduğu, yine 09/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere dava konusu aracın perte ayrılması gerekmesi nedeniyle gerçek zarar miktarının 50.000,00 TL olduğu, ancak davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olması nedeniyle zararın 5.000,00 TL'sinden sorumlu olduğu, sigorta şirketi yönünden temerrütün somut olayda başvuru tarihinden (24/03/2020 günü) sekiz iş günü sonrası olan 04/04/2020 tarihinde gerçekleştiği, bu tarihten takip tarihine kadar işlemiş faiz miktarının 92,47 TL (temerrüt tarihi 04.04.2020 ve takip tarihi 18.06.2020 arasındaki 75 gün için yıllık %9 faiz uygulanmıştır) olması gerektiği, yine alacağın miktarının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatının şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı borçlunun------sayılı takibine yaptığı itirazın 5.000,00 TL asıl alacak ve 92,47 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 5.092,47 TL yönünden İPTALİNE, takibin takip tarihi itibariyle 5.000,00 TL asıl alacak ve 92,47 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 5.092,47 TL yönünden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2- Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (5.092,47 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin olarak alınan 500,22 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 72,62 TL harcın hükmün kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
4-Davacı tarafça yapılan 489,80 TL dava açma masrafı (iadesine hükmedilen harç tenzil edilmiştir), 16,30 TL vekalet harcı ve 5.603,35 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 6.109,45 TL yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına (5.092,47/39.730,85) göre 783,07 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan vekalet harcına ilişkin 7,80 TL yargılama giderinin ret/dava değeri oranına (34.638,38/39.730,85) göre 6,80 TL’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (5.092,47 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 5.092,47 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (34.638,38 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/dava değeri oranına (5.092,47/39.730,85) göre 169,18 TL’sinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.150,82 TL’sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ---------- Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/03/2024