T.C.
İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/233 Esas
KARAR NO: 2024/506
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan),
DAVA TARİHİ: 05/04/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ, DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVADA;
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin tekstil izolasyon ve yalıtım işleri yaptığı, davalı ile kaynak bant işçiliği işiyle ilgili sözlü olarak sözleşme kurulduğu, müvekkilinin davalının kendisine vereceği malzemelere sadece kaynak bant işçiliği için parça başına 11,50 TL üzerinden anlaştıkları, müvekkilinin davalı firmaya 06.07.2020 tarih --------fatura ile 41.296,50, 07.07.2020 tarih --------- fatura ile 41.296,50, 14.07.2020 tarih -------- fatura ile 41.296,50, 25.07.2020 tarih --------- fatura ile 5.651,10 TL tutarında bant işçiliği yaptığı, müvekkilinin tüm iyi niyetine rağmen davalının hiçbir ödeme yapmadığı, hakkında başlatılan takibe de haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiği, takibi durdurduğu, belirtilen nedenlerle halen borcu devam eden davalının haksız itirazının iptali ile dava konusu takibin devamını, alacağın işleyen ve işleyecek değişken oranlarda yasal faiziyle birlikte tahsiline, alacağının likit olduğundan kötü niyetli, borçlunun aleyhinde % 20'den aşağı olmamak üzere ihtiyati tedbir talebinin kabulünü, dava masraflarıyla avukatlık vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde,
Müvekkili ile davacı arasında bir eser sözleşmesi olduğu, müvekkilinin imalatçı bir firma olduğu, müşterilerinden siparişler aldığı bu siparişlere bağlı olarak gerekli kumaş ve aksesuarı satın alarak fason dikim, yapıştırma vs. imalat desteği aldığı, müvekkilinin sağlık çalışanları için steril tulum üretimi yaptığı, dikilmiş tulumların dikiş yerlerinden hava, virüs, mikrop vs. girmemesi için bu dikiş yerlerine özel bir steril bir bant yapıştırılarak tulumun tamamen izole edildiği, davacının da bu steril bant yapıştırma sürecini yürüttüğü, yapıştırılan bantların dikişleri açıkta bırakacak şekilde yapıldığı, müvekkilin elinde kalan tulumlar incelendiğinde steril mavi bantlar dikiş yerlerini tutturamamış, dikiş yerleri dışarıda hava alır bir şekilde kaldığı, davacı firmaya müvekkili tarafından 25.09.2020 tarihinde gönderilen ihtarname ile maliyeti 16 USD + KDV üzerinden 16.675 adet tulumun imal edilerek davacıya iletildiği, ancak bu tulumların şeritlerinin yanlış dikilmesi sonucunda kullanılmaz hale geldiği, sağlığa uygun olmadığı belirtilerek 268.240 TL zarar ve davacıya yapılan 41.296 TL peşin ödemenin tazminini talep ettiği, ödenmiş ve kesilmiş faturalara istinaden reklamasyon faturaları kesilerek davacıya gönderildiği, ayıp ihbarının makul sürede yapıldığı, açıklanan nedenlerle itirazlarının ve süre uzatımı talebinin kabulü ile davanın reddini, dava masraflarının davacı üzerinde bırakılmasını, karşı taraf vekalet ücretinin avukat olarak adlarına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İcra Dosyası: --------- Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, alacaklısının ..., borçlunun --------- Şti. olduğu, 129.540,60 TL alacak için takip talebi ve ilamsız takiplerde ödeme emri düzenlendiği, borçlunun 14/10/2020 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunduğu ve takibin durduğu görülmüştür.
BİRLEŞEN DAVADA;
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,
Müvekkilinin tekstil izolasyon ve yalıtım işleri yaptığı, davalı ile kaynak bant işçiliği işiyle ilgili sözlü olarak sözleşme kurulduğu, müvekkilinin davalının kendisine vereceği malzemelere sadece kaynak bant işçiliği için parça başına 11,50 TL üzerinden anlaştıkları, müvekkilinin davalı firmaya 20.07.2020 tarih -------- fatura ile 75.766,60, 28.07.2020 tarih--------- fatura ile 478,40 toplam bedeli 76.245,00 TL'nin 42.295,50 TL'nin davalı tarafından ödendiğini 34.948,50 TL'nin ödenmediği , davalının hakkında başlatılan takibe de haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiği, takibi durdurduğu, belirtilen nedenlerle davalı borçlunun haksız dayanaksız ve de kötü niyetle yapmış olduğu itirazın iptali ile --------- E.sayılı takibin devamına, alacağın işleyen ve işleyecek değişken oranlarda yasal faiziyle birlikte tahsiline, davalı borçlunun aleyhinde % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştirİcra Dosyası: -------- İcra Dairesi'nin -------- Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, alacaklısının ..., borçlunun ---------- Şti. olduğu, 42.139,27 TL alacak için takip talebi düzenlendiği, borçlu vekilinin 23/11/2021 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunduğu ve takibin durduğu görülmüştür.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Asıl ve birleşen dava itirazın iptali talebine ilişkindir.
Asıl dava, fatura alacağından kaynaklı ---------- İcra Müdürlüğünün --------- esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminat talebine ilişkindir.
Birleşen dava, fatura alacağından kaynaklı ---------- İcra Müdürlüğü'nün -------- esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminat talebine ilişkindir.Davada taraf teşkili sağlanmış asıl ve birleşen dava yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Asıl Dava İcra Dosyası: Davacı tarafından 11.11.2021 tarihinde fatura alacağına ilişkin ---------- İcra Müdürlüğü’nün --------- Esas sayılı dosyasından İlamsız Takipte Ödeme Emri ile icra takibi başlattığı, ilgili ödeme emrini borçlu/ davalı şirketin 23.11.2021 tarihinde tebliğ aldığı, borçlu/davalı şirket vekili tarafından takibin tamamına, borca, asıl alacaklara, faize, faiz oranına takibin bütün ferilerine itiraz ettiği ve takibin durduğu görülmüştür. Birleşen Dava Yönünden İcra Dosyası: Davacı tarafından 11.11.2020 tarihinde fatura alacağına ilişkin ---------- İcra Müdürlüğü’nün --------- Esas sayılı dosyasından İlamsız Takipte Ödeme Emri ile icra takibi başlattığı, ilgili ödeme emrini borçlu/ davalı şirketin 13.10.2020 tarihinde tebliğ aldığı, borçlu/davalı şirket vekili tarafından 14.10.2020 tarihinde takibin tamamına, borca, asıl alacaklara, faize, faiz oranına takibin bütün ferilerine itiraz ettiği ve takibin durduğu görülmüştür. Davalı Tarafından Gönderilen İhtarname; Davalı tarafından davacı adına gönderilen ----------Noterliği 25.09.2020 tarih ve ---------- yevmiye numaralı ihtarnamede özetle; Davacı firma ile şifahi olarak sağlık sektöründe kullanılan steril tulumların standartlara uygun üretilmesi için dikiş yerlerine mavi şeritlerin dikilmesi konusunda bir eser sözleşmesi akdettiklerini, maliyeti 16 USD+KDV üzerinden 16.765 adet mal iletildiği, mallara şeritlerin yanlış dikilmesi sonucunda kullanılmaz hale geldiği, ayıplı ifa sonucu malların bozulduğu, bozulmuş mallara ilişkin olarak 16.16.765=268.240 TL+KDV ve davacıya yapılmış olan 41.296 TL peşin ödemenin iş bu ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde ödenmesi huşunda davacıyı ihtar ettiği görülmüştür. MALİ DEĞERLENDİRME: Huzurdaki dava, davacı tarafından davalı şirkete fason olarak verilen kaynak bant işçiliği hizmeti karşılığında düzenlenen faturaların ödenmemesi nedeniyle alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takiplerine yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
Verilen yetki ile, davacı tarafın ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2020-2021 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin TTK VE VUK hükümlerine göre süresinde alınmış olduğu, 2021 dönemine ilişkin kapanış tasdikinin Türk Ticaret Kanunu’nun 64/3 maddesi gereğince 30.06.2022 tarihine kadar yapılabileceği şeklinde düzenlemenin olduğu; düzenleme gereği süre bulunması nedeniyle kapanış tasdikinin rapor tarihi itibariyle bulunmadığının görüldüğü, Davalı tarafın ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun --------- sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile e-defter kullanan mükellef olduğu, dava konusu 2020-2021 Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerinin açılış ve kapanış --------- onaylı beratlarını ile Envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin TTK VE VUK hükümlerine göre süresinde alınmış olduğunun görüldüğü, Kural olarak; Satışın yapılıp malın/hizmetin teslim edildiğini ve satışın veresiye yapıldığını davacının ispatlaması gerekir. Bir başka anlatımla bir alacak davasında mal ve hizmet edimini yerine getirdiğini iddia eden taraf karşı tarafın kabulünde değilse ispat külfeti öncelikle bu iddiayı öne sürendedir. İspatın konusu ise malın teslim edilmesidir. Malın teslim edildiği ispat edilememiş ise davalı borçlunun herhangi bir ispat külfeti altında olduğu söylenemez. Eğer alacaklı davalı malın teslimini sevk irsaliyesi ya da başkaca borçlunun imzasının içerir bir belge ile ispat ettiğinde bu kez teslim edilen malların bedelinin ödendiğini ispat külfeti davalı borçluya geçecektir. Davacının incelenen 2020-2021 ticari defter kayıtlarında icra takibine konu ettiği faturaların kendi defterlerinde kayıtlı olduğu, asıl dava yönünden taleple bağlılık gereği takip tarihi (28.09.2020) itibariyle 129.540,60 TL, birleşen dava yönünden taleple bağlılık gereği takip tarihi (11.11.2021) itibariyle 34.948,50 TL olmak üzere davalıdan 164.489,10 TL ALACAKLI gözüktüğü, Davalının incelenen 2020-2021 ticari defter kayıtlarında davacının asıl dava ve birleşen dava yönünden takibe konu ettiği faturaları ticari defterlerine kaydettiği, Asıl dava yönünden takip tarihi (28.09.2020) itibariyle davacıya 164.489,10 TL BORÇLU gözüktüğü,
Davalının asıl dava takip tarihinden sonra 12.10.2020 tarihinde 2 adet fatura ile toplamda 419.239,80 TL reklamasyon faturası, yine 12.10.2020 tarihinde 76.245,00 TL 1 adet satış faturası ile toplamda 495.484,80 TL davacı adına fatura düzenlediği, bu faturaların davalının kendi defterlerinde kayıtlı olduğu, 12.10.2020 tarihli 3 adet faturanın davacıda kayıtlı olmadığının görüldüğü, Davalının birleşen dava yönünden takip tarihi (11.11.2021) itibariyle 12.10.2020 tarihinde düzenlediği faturaların kendi defterlerinde kayıtlı olması nedeniyle davacıdan 330.995,70 tl alacaklı gözüktüğünün görüldüğü,Birleşen dosyada mübrez davacıya ait alemdağ vergi dairesi tarafından gönderilen 2020 yılı babs bildirimlerinin incelenmesi neticesinde davalı adına 6 adet belge karşılığı 193.257 tl (kdv hariç) mal ve hizmet satımı bildiriminde (bs) bulunduğu, davalı ile ilgili herhangi bir ba bildiriminin olmadığının görüldüğü,
Birleşen dosyada mübrez davalıya ait --------- vergi dairesi tarafından gönderilen 2020 yılı babs bildirimlerinin incelenmesi neticesinde davacı adına 6 adet belge karşılığı 193.257 tl (kdv hariç) mal ve hizmet alımı bildiriminde (ba) bulunduğu, davacı adına 3 adet belge karşılığı 461.497 tl (kdv hariç) mal ve hizmet satımı bildiriminde (bs) bulunduğunun görüldüğüne ilişkin kanaat belirtilmiştir.
TEKNİK DEĞERLENDİRME: Dava konusu edilen tulumların sağlık sektöründe kullanılacak standartta olup olmadığı, davacı tarafından yapılan işin ayıplı olup olmadığı (kaynak bant işçiliğinin olması gerektiği gibi yapılıp yapılmadığı)…” konularının değerlendirilmesi amacıyla görevlendirildiğimiz dava dosyası içeriği itibariyle davacı ile davalı arasında sağlık çalışanları için üretilen steril tulumların dikiş yerlerinin üzerinin steril şartlarda kullanımını sağlamak amacıyla çeşitli gaz, sıvı, hava, virüs, mikrop vs. geçirgenliğini engellemek maksadıyla özel steril bir bant yapıştırılarak kapatılması ve bu sayede tulumların bu noktalardan oluşabilecek geçirgenliğe engel olarak steril hale getirilmesi işleminde bu steril özel bantların yapıştırma süreci konusunda aralarında sözlü bir mutabakat kurulduğu ve davacı tarafından bu işin üstlenildiği anlaşılmaktadır. Dosya içeriği itibariyle davalı taraf sözlü olarak anlaşılan dikiş yerlerini kapatacak şekilde bant yapıştırma işinin, sterilizasyonu sağlayacak şekilde yapılmadığını, dikiş yerlerinin açıkta kaldığını, bu şekilde kendi müşterilerine sağlık tulumlarını teslim etmesinin mümkün olmadığını belirtmiştir. Sağlık sektöründe kullanılan tek kullanımlık steril tulumların imalatında dikiş yerlerinde oluşabilecek ve sterilizasyona engel oluşturabilecek geçirgenliğin önüne geçmek amacıyla dikiş yerlerinin üzerini özel bantlarla kapatılması alışılagelmiş bir yöntemdir. Bu uygulamada bantların tam yapışması, kalkmaması, dikiş yerlerinin üzerini tam örtmesi, dikişler boyunca uzanması ve açıklık boşluk bırakmaması istenir. Bu şekilde sterilizasyon oluşturulur. ---------Mahallesi -------- Sokak No: -------- -------- adresinde bulunan ------- Şti.’de mevcut bulunan dava konusu ürünler taraf avukatlarının da katılımıyla beraber yerinde incelenmiştir. İncelemede davacı taraf vekili müvekkilinin adreste mevcut ürünlerin dava konusu ürünler olmadığını belirttiğini aktarmıştır. İnceleme taraf vekilleri gözetiminde her biri 35 adet ürün içeren mevcut koliler içerisinden rastgele 5 koli seçilerek ve bu koliler içerisinden de rastgele 3’er ürün seçilerek yapılmıştır. Toplam 15 adet ürün bütün dikiş yerleri dikkatlice incelenerek ve bantların şekli ve kapatıcılığı kontrol edilerek yapılmıştır. İncelenen 15 adet üründen 13 üründe bantların dikişleri çeşitli noktalarda kapatmayacak şekilde düzensiz çekildiği veya kısa bırakılarak dikişleri örtmediği tespit edilmiştir. Uygulamanın özensiz olduğu sterilizasyonu sağlayamayacak yapıda imal edildiği gözlemlenmiştir. Ayrıca çuvallar içerisinde mevcut davacının ifadesiyle 2800 adet ürünün bant uygulaması sırasında zarar görerek delik, yırtık vb. şeklinde kullanılamaz halde olduğu neticeten Tulumların dikiş yerleri üzerine uygulanan izolasyon bantlarının --------- bantlar olduğu,
- -------- bantların dikiş yerlerini kapatacak şekilde uygulanmadığı, yer yer örtmediği, açıklıklar kaldığı,
- Bazı bölgelerde bantların kısa kalarak dikişlerin tamamen açık kaldığı,
- Yapılan uygulama ile dikişlerin üzerinden olası geçirgenliğin önlenemeyeceği,
- Bant uygulaması ile beklenen izolasyonun sağlanamayacağı,
- Ürünlerin bu hali ile AÇIK AYIPLI olacağı,
tespit edilmiştir. Davacı vekilince inceleme yapılan tulumların müvekkilinin yaptığı tulumlar olmadığı müvekkilinin mavi bant işçiliği yaptığı beyanı karşısında mahkememizce keşfen de inceleme yapılmıştır. Somut olayda; Taraflar arasında ticari ilişkinin 2020 yılında başladığı, tarafların açık hesap hareketleri incelendiğinde alış, satış, ödeme hareketlerinin asıl dava takip tarihi (28.09.2020) itibariyle örtüştüğü, davacı tarafından düzenlenen bölümünde detayları gösterilen asıl ve birleşen dava nedeniyle takibe dayanak olarak gösterilen faturaların tamamının davacının ve davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından düzenlenen faturaların tamamının her iki tarafça da ba-bs formlarında bildirime konu edildiğinin görüldüğü bu yönüyle takip dayanağı “fason kaynak bant işçiliği” hizmeti karşısında düzenlenen faturaların davalıya teslimi ve tesellümü yönünde bir ihtilafın taraflar arasında olmadığı, davacı tarafından da ürünlerin teslim edildiği, uyuşmazlığın teslim edilin bu ürünlerin ayıplı olup olmadığı ve davacının davalıdan bir alacağı olup olmadığı noktasında toplandığı,
Davalı vekilince davaya verilen cevapta; Müvekkilinin imalatçı bir firma olduğu, müşterilerinden siparişler aldığı bu siparişlere bağlı olarak gerekli kumaş ve aksesuarı satın alarak fason dikim, yapıştırma vs. imalat desteği aldığı, müvekkilinin sağlık çalışanları için steril tulum üretimi yaptığı, dikilmiş tulumların dikiş yerlerinden hava, virüs, mikrop vs. girmemesi için bu dikiş yerlerine özel bir steril bir bant yapıştırılarak tulumun tamamen izole edildiği, davacının da bu steril bant yapıştırma sürecini yürüttüğü, yapıştırılan bantların dikişleri açıkta bırakacak şekilde ayıplı yapıldığı iddiasında bulunulduğu, Mahkememizce keşfen de yapılan incelemede sağlğk sektöründe kullanılacak olan tulumların bulunduğu mevcut koliler içerisinden rastgele kolilerde bantların dikişleri çeşitli noktalarda kapatmayacak şekilde düzensiz çekildiği veya kısa bırakılarak dikişleri örtmediği ve Ürünlerin açık ayıplı olduğu ve bakıldığında hemen görülebileceği tespit edilmiştir. Davalı tarafından davacı adına ---------Noterliği 25.09.2020 tarih ve --------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sağlık sektöründe kullanılan steril tulumların -------- şeritlerin dikilmesi konusunda sözleşmesi akdettirdiği , mallara şeritlerin yanlış dikilmesi sonucunda kullanılmaz hale geldiği, ayıplı ifa sonucu malların bozulduğundan yapılan ödemenin iadesi istenilmiştir. Eser sözleşmesi ilişkisinde ayıp, yüklenicinin meydana getirip iş sahibine teslim ettiği eserde bulunan sözleşme ve fenne aykırılıklardır. Başka bir ifadeyle ayıp, sözleşme ve eklerinde kararlaştırılan ve iş sahibinin beklediği amaca göre eserde bulunması gereken bazı vasıfların bulunmaması ya da olmaması gereken bazı bozuklukların bulunması şeklinde tanımlanmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) 474- 478. maddeleri ayıplı işler hakkında uygulanır. Bu maddelerde yer alan düzenlemelere göre yüklenicinin ayıp nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için eserin teslim edilmiş olması ve teslim edilen eserin ayıplı olması, ayıbın iş sahibinden kaynaklanmamış olması, iş sahibinin eseri muayene ve ayıbı ihbar yükümlülüğünü yerine getirerek eseri açık ya da zımnen kabul etmemiş olması gerekir. Eserin ayıplı yapılması sözleşmeye aykırılık teşkil etmekte olup; ayıp, açık ve gizli olabileceği gibi maddî ve hukukî ayıp şeklinde de olabilir. Açık ayıp, eserin teslimini müteakip makul süre içinde yapılan kontrol ve muayene sonucu görülüp tespit edilecek ayıptır. iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre mümkün olduğunca en kısa sürede eseri gözden geçirip muayene ederek varsa açık ayıpları tespit etmek ve bu ayıpların neler olduğunu tek tek açıklamak suretiyle gecikmeksizin sözlü veya yazılı olarak yükleniciye bildirmesi gerekir. Davaya konu olayda ürünlerin açık ayıplı olduğu bakınca görülebileceği, Ürünler için kesilen son faturanın 25.07.2020 tarihli olduğu, ürünlerin teslimi konusunda uyuşmazlığın olmadığı, davalının çektiği ayıp ihtarnamesinin 25.09.2020 tarihli olduğu, iş sahibi tarafından makul sürede ayıp ihbarının yapılmadığı ve eseri zımnen kabul etmiş olacağı ve davacının davalıdan alacağını talep edebileceği değerlendirilmekle, şartları oluşan icra inkar tazminatının ve asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
ASIL DAVADA;
Davanın KABULÜNE,
1---------- esas sayılı icra takip dosyasına davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin 129.540,00 TL üzerinden Devamına,
2-129.540,00 TL nin %20 icra inkar tazminatının Davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
BİRLEŞEN DAVADA;
Davanın KISMEN KABULÜNE
1--------- esas sayılı icra takip dosyasına davalının itirazının Kısmen iptali ile takibin 34.948,50 TL üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine,
2-34.948,50 TL nin %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
3-Asıl dava yönünden, Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 8.848,87 TL harcın davacı tarafından dava açılırken peşin yatırılan 1.564,52 TL harç ve icra dosyasına yatırılan 647,70 TL harç olmak üzere toplam 2.212,22 TL harçtan mahsubuyla 6.636,65 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Asıl dava yönünden, davacı tarafından dava açılırken peşin yatırılan 1.564,52 TL harç ve icra dosyasına yatırılan 647,70 TL harç olmak üzere toplam 2.212,22 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Asıl dava yönünden, davacı tarafından sarf edilen 5.250,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Asıl dava yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 20.726,40 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Asıl dava yönünden Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ---------- bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Birleşen dava yönünden, Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.387,33 TL harcın davacı tarafından dava açılırken peşin yatırılan 508,94 TL harç ve icra dosyasına yatırılan 210,70 TL harç olmak üzere toplam 719,64 TL harçtan mahsubuyla 1.667,69 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
9-Birleşen dava yönünden, davacı tarafından dava açılırken peşin yatırılan 508,94 TL harç ve icra dosyasına yatırılan 210,70 TL harç olmak üzere toplam 719,64 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Birleşen dava yönünden, davacı tarafından sarf edilen 1.251,20 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul kısmen ret oranına göre hesaplanan 1.037,69 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan 213,51 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
11- Birleşen dava yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
12 Birleşen dava yönünden red edilen kısım yönünden 7.190,77 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
13-Birleşen dava yönünden, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca --------- bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kısmen kabul kısmen ret oranına göre hesaplanan 1.094,75 TL'sinin davalıdan, 225,25 TL'sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
12-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,
Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde --------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/06/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!