WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/378
KARAR NO: 2024/260
DAVA: Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/09/2020
KARAR TARİHİ: 04/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhinde -------- İcra Müdürlüğü' nün --------- Esas sayılı icra dosyasıyla başlatılan ilamsız takibe konu kredi sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, kefalet şartlarının bulunmadığını, evli olan müvekkilinin eşinden icazet alınmadığını, kefalet tarihinin, kefil olunacak miktarın müvekkilinin el yazısı ile yazılmadığını, bu kredi sözleşmesinden dolayı asıl borçlu ya da kefil olma durumu olmadığından icra takibinin müvekkil açısından kesin olarak iptalini, takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkili borca yasal süresinde itiraz ettiği halde dünya genelinde yaşanan pandemi döneminde yaklaşık 8 kişi ile müvekkilinin ailesi ile birlikte yaşadığı evinde fiili haciz yapıldığını, haksız takip ve hukuka aykırı haciz işlemi nedeniyle; manevi açıdan müvekkilinin zor anlar yaşadığını, psikolojisinin bozulduğunu, kişilik haklarının ihlal edildiğini, haksız haciz yanında bir de salgın hastalığa yakalanma riskiyle de karşı karşıya kaldığını, haciz mahalline polisinde çağrıldığını, müvekkilinin hem ailesine, hem arkadaşlarına hem de çevrede bulunan komşularına karşı mahçup olduğunu, büyük bir elem duyduğunu, takibe konu icra dosyası incelendiğinde; davalının ne feragat talebi ne de vazgeçme talebi mevcut olmadığını, borcun tahsilinin halen imkan dahilinde olması bakımından müvekkilinin davayı açmada hukuki yararı bulunduğunu, davalı tarafın itirazın iptali davası için müvekkil aleyhine arabuluculuk başvurusu yaptığını, sonra vazgeçtiğini, davalının icra dosyasına sunduğu vazgeçme dilekçesi ile hakkın özünden feragat etmediğini beyanla fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalması kaydıyla, müvekkilimin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, davaya konu icra takibinin iptaline, icra tehdidi altında ödeme yapmak zorunda kalınırsa ödenen tutarın müvekkiline iadesine, haksız ve kötüniyetli icra takibi sebebiyle, alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, haksız takip ve özellikle pandemi sürecinde koronavirüsün etkili olduğu dönemde müvekkilinin evinde gerçekleştirilen haksız fiili haciz bakımından; müvekkilinin kişilik hakları da zedelenmiş olduğundan karşı taraf aleyhinde 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanca akdedilen kredi sözleşmesindeki imzaya itiraz edilmişse de imza davacıya ait olup, davacı tarafın imzayı müvekkil banka çalışanının huzurunda attığını davacı yanın dilekçesinde belirtmiş olduğu salgın hastalığa rağmen haciz yapıldığı, bu durumun müvekkillerini psikolojik anlamda çok etkilediği, bu sebeple uzun süre dışarı çıkamadıkları ve hatta bu işlemin müvekkilinin tüm hayatını etkilediği ve haciz işleminden sonra artık hayatına eskisi gibi devam edemediği beyanlarını hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte davacı tarafın bu beyanlarının yalnızca mahkemeyi yanıltma ve mağdur görünme çabası olduğunu, haciz işlemine karar veren icra müdürlüğü dosyada itiraz olup olmadığını kontrol etmeyerek görevinde ağır ihmal göstermiş olmakla birlikte salt haciz işleminin davacının hayatını bu kadar etkilediği beyanlarının hiçbir inandırıcılığının bulunmadığını, davacı tarafın iş bu davanın açılmasında hukuken korunmaya değer yararları olduğu iddialarına karşı usuli itirazlarını saklı tutarak, davacının iddiasının aksine icra dosyasına davacı hakkında açıkça takipten vazgeçildiği beyanında bulunulduğunu, davacı yanın kötüniyet tazminatı talebi haksız olup, talebin reddinin gerektiğini beyan ederek öncelikle davanın yetkisiz yer mahkemesinde açıldığının kabulü ile dosyasının yetkisizlik nedeniyle usulden reddine, davacının davayı açmakta hukuken korunmaya değer yararı bulunmadığından davanın usulden reddine, koşulları oluşmayan tazminat isteminin reddine, davacının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava,------- İcra Müdürlüğü'nün --------- esas sayılı icra takibinden dolayı borçlu olunmadığına dair menfi tespit ve haksız hacze dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. -------- İcra Müdürlüğü'nün---------- esas sayılı dosyasının incelenmesinde, ---------- tarafından ---------Şti. İle -------- aleyhine başlatılan ilamsız icra takibinde 10.04.2019 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi Alacağına dayalı olarak 49.927,65 TL Genel Kredi Sözleşmesi Alacağı , 4.103,46 TL Tkp.Önc.Faiz (Akdi Faiz) 2.636,69 TL İşlemiş Faiz, 123,90 TL İht. Haciz Masrafı ,606,00 TL İht. Haciz Vek. Ücreti , 223,20 TL Masraf ,205,17 TL Diğer Masraf olmak üzere toplam 57.826,07 TL alacağın tahsili istemiyle takip başlatıldığı, ödeme emrinin ---------- 20.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 23.05.2019 tarihinde icra müdürlüğüne giderek borca, faiz ve ferilerine itiraz ettiği, 23.05.2019 tarihli karar tensip tutanağı ile borçluya gönderilen ödeme emri tebliğ parçası dönmediğinden dönmesinin beklenilmesine, dönmesine müteakip itirazın süresi içinde olması halinde takibin itiraz eden borçlu yönünden durdurulmasına karar verildiği, ---------İcra Müdürlüğünün ----------Talimat dosyası ile 08.07.2020 tarihinde --------- adresinde nakliye aracı ile haciz işlemine gidildiği, haciz tutanağına göre borçlunun bir kısım eşyalarının fiilen haczedildiği, alacaklı vekilinin muhafaza talebinden vazgeçerek eşyaların borçluya yediemin olarak bırakılmasını kabul ettiği, haczin bu haliyle sonlandırıldığı,26.08.2020 tarihinde dosyanın vazgeçme/feragat nedeniyle kapatılmasına karar verildiği görülmüştür.Mahkememizce takibe konu Genel Kredi Sözleşmesi ve eklerinin örneği dosya kapsamına alınmış, davacının imza örnekleri alınarak, ıslak imzasının bulunduğu belge asılları ilgili yerlerden celp edilerek grafoloji uzmanı bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda özetle;'' incelenen dosyaya konu 11.05.2017 tarihli ------ Tüzel Taksitli Kredi Ödeme Planı'nda --------- atfen atılmış imzaların elde mevcut mukayese imzalarına kıyasla --------- eli ürünü olmadığı, takliden atılmış imza niteliğinde olduğu'' yönünde kanaat bildirmiştir.Tarafların rapora itirazı üzerine davacının imza ve yazı örnekleri ile celp edilen mukayese imza örneklerinin, davaya konu Genel Kredi Sözleşmesindeki müteselsil kefil bölümündeki imza ve yazılar ile Tüzel Taksitli Kredi Ödeme Planındaki imza ile mukayese edilmek üzere --------- Dairesine gönderilmesine karar verilmiş, ---------- raporunda ; '' İnceleme konusu GENEL KREDİ 'SÖZLEŞMESİNDE 'Müşterek Borçlu/Müteselsil Kefil(ler)" bölümünde -------- adına atılı imza ile ---------- mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ---------- eli ürünü olduğu, Söz konusu bölümde bulunan ''-------- -------- Mah.--------- Cad. No:------- Kat ------ ---------'' yazıları ile ---------- mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu yazıların --------- eli ürünü olduğu, Söz konusu bölümde bulunan diğer yazılar ile --------- mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla -------- eli ürünü olmadığı İnceleme konusu 11/05/2017 TARİHLİ ÖDEME PLANINDA -------- adına atılı imza ile --------- mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla -------- eli ürünü olmadığı,'' mütalaa edilmiştir.Tüm dosya kapsamına göre; davaya konu Genel Kredi Sözleşmesinin müşterek borçlu/müteselsil kefil bölümünün davacı tarafından imzalandığı, ancak kefalet bölümü gerekli geçerlilik şartlarını taşımadığından davacının geçerli bir kefaletinin olmadığı anlaşılmış, ancak davacı yanca kredi sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığı ileri sürülerek menfi tespit isteminde bulunulduğundan ve yapılan imza incelenmesinde sözleşmedeki imzanın davacının elinin ürünü olduğu belirlendiğinden davacının menfi tespit istemi yönünden ispatlanamayan davasının reddine karar verilmiştir. Davacı yanca süresinde bu sözleşmeye dayalı olarak aleyhinde başlatılan icra takibine yasal süresi içinde itiraz edildiği ve takip durduğu halde, ailesi ile birlikte yaşadığı konutunda hukuka aykırı haciz işlemi yapıldığı, davacının bir kısım eşyalarının fiilen haczedildiği, sonrasında yediemin olarak davacıya bırakıldığı anlaşılmıştır.Haksız icra takibi veya hacze dayalı manevi tazminat istemi 6098 sayılı TBK'nun 58. maddesinden kaynaklanan bir sorumluluk olup, kusura dayanan bir sorumluluk türüdür. Bu sebeple de takip yaptıran davalının haciz işleminde kusurlu olduğu, davacının 2020 yılı pandemi döneminde yapılan bu haksız hacizden üzüntü ve stres yaşamak, komşuları nezdinde rencide olmak suretiyle olumsuz etkilendiği, somut olayda manevi tazminat isteme şartlarının oluştuğu kanaatine varılarak davacının tazminat isteminin kısmen kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Menfi tespit istemli davanın REDDİNE,
2-Şartları oluşmayan kötü niyet tazminat isteminin REDDİNE,
3-Davacının manevi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ ile, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
4-Menfi tespit talebi yönünden, Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60-TL harçtan, davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 1.670,63-TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına,
5-Manevi tazminat talebi yönünden, Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 683,10-TL harcın davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan (menfi tespit harcın mahsubundan kalan 1.243,03-TL) harçtan mahsubu ile arta kalan 559,93-TL'nin talep halinde davacı tarafa iadesine,
6-Menfi tespit talebi yönünden, Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
7-Manevi tazminat talebi yönünden, Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT göre hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
Reddedilen kısım yönünden davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT göre hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 1.609,25- TL (posta, müzekkere, bilirkişi ücreti) ile 6.600,00-TL (ATK fatura ücreti) yargılama giderinin davanın kabul - red oranına göre hesaplanan 841,74-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul - red oranına göre hesaplanan 135,34-TL'sinin davalıdan, kalan 1.184,66‬-TL'sinin davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
10-Dosyada arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı asil ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 04/04/2024