T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/737 Esas
KARAR NO: 2024/251
ASIL DAVA DOSYASINDA
DAVA: Alacak (Yayımlama Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:06/01/2014
BİRLEŞEN ----- SAYILI DAVA DOSYASINDA
DAVA: İtirazın iptali
DAVA TARİHİ:17/01/2014
BİRLEŞEN ---- SAYILI DAVA DOSYASINDA
DAVA: İtirazın iptali
DAVA TARİHİ:24/01/2014
KARAR TARİHİ: 03/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ----- bulunan ve tapunun;------ parselinde kayıtlı taşınmazın maliki olduğunu, Müvekkili şirketin, bu taşınmaz üzerinde depo ve yönetim ofisi olarak kullanmak üzere bir yapı inşa etmeyi düşündüğünü ve davalı şirket ile anlaştığını, taraflar arasında ilk başta davalı şirket tarafından, sadece hafriyat dahil kaba inşaatın yapılacağı hususunda anlaşıldığını, daha sonra ( iki asansör hariç ) diğer tüm işlerin davalı şirket tarafından yapılmasında mutabık kalındığını, bu kapsamda taraflar arasında yeni anlaşmalar, yeni imalatlar, hakedişler, faturalar ve ödemelerin birbirini izlediğini ve işte, geçici kabul aşamasına gelindiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan kontrollerde; davalı şirketin hakedişlerinin hatalı - usulsüz olduğunu, buna bağlı olarak da faturalann gerçeğe aykın düzenlendiğini, hatalı ve eksik birçok imalat kaleminin bulunduğunun görüldüğünü, davalı şirketin müvekkili şirketten alması gerekenden fazla bedel tahsil ettiğini ve haksız olarak da yine yeni bedeller talep ettiğinin anlaşıldığını, davalı şirket ile bugüne kadar yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, müvekkili şirketin işbu dava dilekçesinde bahsedilen bir çok hatalı - usulsüz hakedişe ve faturaya, davalı şirketin açıklama getirememesi ve davalı şirketin hala alacaklı olduğunu iddia etmesi ve eksik - hatalı imalatları da gidermemekte diretmesi karşısında huzurdaki davanın açılmasında zaruret hasıl olduğunu, Mahkeme huzurunda görülecek davanın dört ana başlıkta toplandığını, bunların;
- Davalı şirketin hakediş ve faturalannın, yapmış olduğu imalatlar dikkate alındığında hatalı - usulsüz olduğunun tespiti ile müvekkili şirketin davalı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı,
- Davalı şirket tarafından yapılan imalat ve müvekkili şirket tarafından bugüne kadar gerçekleştirilen ödemeler dikkate alındığında, müvekkili şirketin davalı şirketten alacaklı olduğunun tespiti ile fazlaya dair haklan saklı kalmak kaydı ile şimdilik 15.000,00 TL'nin davalı şiıketten tahsili,
- Davalı şirketin edimlerini zamanında yerine getirememesi nedeniyle, sözleşme gereği ödemesi gereken cezai şartın tespiti ile fazlaya dair haklan saklı kalmak kaydı İle 5.000,00 TL'nin davalı şirketten tahsili,
- Davalı şiıketin yaptığı kusurlu ve eksik imalatların ve bu imalatların giderilme bedellerinin tespiti, ile ilgili olduğunu,Müvekkili şirketin davalı şirkete herhangi bîr borcunun olmadığının taapltl ila ilgili olarak;
Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ilk olarak, mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan taşınmazda onaylı projesine ve teknik özelliklere sahip olan hafriyat dahil kaba inşaatın yapımı için 17/01/2012 tarihli "..İnşaat Yapım Sözleşmesi.." nin düzenlendiğini,
Mezkur sözleşmede;
-İşin toplam bedelinin 6.321.560,00 TL + KDV olduğu,
-İşin sûresinin, yer tesliminden itibaren 210 takvim günü olduğu,
-Fiyat aıtışlan ile ilgili olarak; Demir ve beton fiyatla nnda sonradan ortaya çıkacak fiyat artışlarının müvekkili şirket tarafından davalı şirkete ödeneceği, ancak diğer malzemelerdeki fiyat artışı veya sözleşme eki keşif cetvelindeki imalat metrajlannda meydana gelecek fazlalıklar nedeniyle, davalı şirketin müvekkili şirketten ayrıca bedel istemeyeceği,
-Sonradan ortaya çıkacak ilave işler ile ilgili olarak; Proje tadilatı veya müvekkili şiıketin talebi doğrultusunda fazla iş yapılması durumunda yapılan fazla işin bedeli ile hafriyatta kırıcı gerekmesi halinde kırıcı bedelini müvekkili şirket tarafından davalı şirkete ödeneceği,
-Yapılan İşin muayenesi ve eksiklikler ite ilgili olarak, Müvekkili şirketin kontrol birimi tarafından mahallinde yapılacak İnceleme sonucunda düzenlenecek gaçlcl kabul tutanağıyla tespit »tBleceğl, tutanakla belirlenecek eksiklerin davalı şirket tarafından tamamlanacağının kayıt altına alındığını, sözleşme ekinde; özel Teknik Şartname, projeler, iş programı, yalıtım ve drenaj çizim detaylannın bulunduğunu,Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında, daha sonra inşaatın, alüminyum giydirme cephe ve cam işleri yapımı için 04.11.2012 tarihli sözleşmenin düzenlediğini,
-Sözleşme ekinde 255.028,95 USD bedelli keşif icmalinin bulunduğunu,MüvekkUi şirket ile davalı şirket arasında belirtilen bu iki sözleşme dışında yazıya dökülmüş herhangi bir sözleşme bulunmadığını,İki asansör dışındaki tüm imalatın yine davalı şirket tarafından yapıldığını,Sürecin, davalı şirketin yapılacak imalat İçin müvekkili şirkete teklif vermesi, müvekkili şirketin de bu teklifi kabul etmesi ile ilerlediğini,Davalı tarafından gerçekleştirilen imalatlar neticesinde, 11 adet hakediş ve fatura düzenlendiğini,Davalı şiıkef İle tanzim edilen sözleşmede imalatın ( 210 günde ) 17.09.2012 tarihinde tamamlanacağının davalı tarafından taahhüt edilmesi ile birlikte imalatın bu sûrede tamamlanmadığını, bunun üzerine kendileri tarafından, -------- yevmiye numaralı ihtannın keşide edildiğini, keşide edilen ihtarda; Davalı şirketin teslim taahhütlerine uymadığı, müvekkili şirketin bu sebeple zarara uğradığının belirtildiği, zarar ve cezai şarta İlişkin hakları saklı tutularak davalı şirkete üst katlar için 30, bodrum kat için 60 gün ek süre verildiğini, davalı şiıketinin bu ihtara cevap vermediğini,Sözleşmeye göre, hafriyat dahil kaba inşaatın yapımını kapsayan işlerin bedeli olan 6.321.560,00 TL + KDVnin sabit götürü bedel olduğunu, metrajlardaki (proje tadilatı üe yapılan ilave işler hariç) veya birim fiyatlardaki değişiklikler (demir ve beton fiyatlarında sonradan ortaya çıkacak fiyat artışları hariç) nedeni İle değiştirilemez nitelikte olduğunu,Sözleşmeden sonra yapılan tadilat projesine göre, binanın bodrum kat yüksekliğinin toplam 1 metre arttırıldığını, bu tadilatın da sözleşmedeki; Hafriyat beton, demir, kalıp, kaba yapı işçiliği, perde sürme izolasyon kalemlerinde artışa neden olmasının açık ve doğal olduğunu, zira bu hususun müvekkili şirketin de kabulünde olduğunu,Sözleşmede 85,00 TL / m3 olarak belirtilen C30 betonunun fiyatının, meydana gelen fiyat artışı nedeniyle 93,00 TL / m9 olarak hesaplandığını ve taraflarca mutabık kalınan bu fiyat artışının sözleşmeye uygun nitelikte olduğunu,Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere her ne kadar sabit götürü bedel olarak taraflar arasında anlaşma olmuş ise de, bunun Istisnalannın da sözleşmede düzenlendiğini ve bu istisnalar arasında yer alan proje tadilatı neticesinde meydana gelen artış ve beton fiyatındaki artışın, ödenecek bedellere yansıtıldığını, bu hususa da müvekkili şirketin itiraz etmediğini,Dava konusu İnşaatın hafriyat dahil kaba inşaatın yapımı için 17.01.2012 tarihinde davalı şirket ile ilk sözleşmenin yapıldığını, daha sonra kaba İnşaatın yapım çalışmalan bitmeden devamındaki İnce imalat işleri, mekanik ve elektrik tesisat işleri, dış cephe ve çatı kaplamatan ile çevre düzenleme işleri vb. işlerin teklif almak suretiyle parça parça aynı davalı şirkete yaptırıldığını,Davalı şirketin, yaptığı işler karşılığı olarak 11 adet ara hakediş düzenlediğini, kesin hesap niteliği taşımayan bu ara hakedişler karşılığında davalı şirketin KDV dahil toplam 14.696.440,37 TL + KDV hakediş düzenlediğini, buna istinaden de KDV ve stopaj dahil 16.352.070,16 TL (Davalı şirketin kesmiş olduğu 16.352.070,16 TL faturaların içinde 1.700.000,00 TL + KDV + Stopaj bedelli 12 nolu hakediş faturasının da bulunduğu) faturanın kesildiğini,-Davalı şiıket tarafından düzenlenen hakedİşlerin, kesin hesap niteliğinde olmadığını, ara - geçici ödeme niteliğinde olduğunu,Müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelerin, sözleşme ve teklif aşamasında bildirilen tutarlardan oldukça fazla olması ve davalı şirketin müvekkili şirketten hala alacaklı olduğunu iddia etmesi ve nihayetinde geçici kabul aşamasına gelinmesi üzerine müvekkil) şirket tarafından davalı şirketten kesin hesaplan talep ettiğini, zira davalı şirket tarafından müvekkili şirkete şu ana kadar sunulan hesaplann, kesin hesap niteliğinde olmadığını, hata, eksiklik, mükerrer ve fazla ödemeler içerdiğini,Müvekkili şirket İle davalı şiıket arasında düzenlenen ve hafriyat dahil kaba inşaatın yapımını içeren 17.01.2012 tarihli inşaat yapım sözleşmesine göre sözleşme eki keşif cetvelindeki imalat metrajlannda meydana gelecek fazlalıklar nedeniyle, davalı şirketin müvekkili şirketten yukarıda belirtilen iki istisna dışında ayrıca bedel istemeyeceğinin kayıt altına alındığını, Buna göre farklılık gösteren ve bunlarla sınırlı olamayan bazı kalemlerin aşağıdaki gibi olduğunu;Temel altına atılması gereken ve işin mütemmim cüzü niteliğinde oton, koruma şapı ve işçiliği olarak talep edilen toplam 95.281,29 71 TL'nin fazla ödeme niteliğinde olduğunu,Temel altına yapılan, ----- tesisatlarının, temel sırasında yapılması gereken ve İşin mütemmim cüzü niteliğinde olduğunu, talep edilen toplam 5.328,77 TL'nin fazla ödeme niteliğinde olduğunu,Ayrıca sözleşme keşfinde mekanik elektrik işleri için 20.000,00 TL bedel konduğunu, kaba inşaat sırasında yapılması zorunlu bütün mekanik ve elektrik imalatiannın bu fiyatın İçinde değerlendirilmesi gerektiğini,Su deposu İmalatı için hakedlşe toplam 27.423,00 TL bedel konduğunu, ancak statik projede bulunan ve ilk sözleşme kapsamında kaba İnşaatla birlikte yapılması zorunlu dan, if İn mütemmim cüzü niteliğindeki bu imalatın bedelinin fazla ödeme niteliğinde olduğunu,15,70 kotundakl İlave parapet yapılması İşi İçin hak edişe toplam 64.776,00 TL bedel konduğunu, ancak statik projede bulunan ve İlk sözleşme kapsamında kaba İnşaatla birlikte yapılması zorunlu olan, İşin mütemmim cüzü niteliğindeki bu İmalatın bedelinin fazla ödeme niteliğinde olduğunu,Davalı şirketçe bakedlşlere konan yaklaşık 98.901,24 TL bedelindeki, İskele yükseklik farkı ve kalıp farkının, kaba yapı İşçilik içinde olduğunu, mükerrer talep edildiğini,Davalı şirkete hakedişlere konan, ilave hafriyat, ilave demir ve C30 beton bedelinin yaklaşık 755.247,00 TL fazla hesaplandığını, bodrumun 1 metre yükseltilmesi İle ilgili hesapların yeniden yapılarak ekil listede sunulduğunu,Perde temel birleşim yerlerine konan --------- metre olması gerekirken 1.154,00 metre alındığını, bundan dolayı yapılan fazla Ödeme miktarının 13.848,00 TL olduğunu,İstinat izolasyon, temel, kalıp, beton ve demir İmalatları tutan olan 46.746,66 TL'nln fazla ödeme niteliğinde olduğunu,Çatı çelik konstrüksiyon imalatının projesi olmadığı İçin metrajının tespit edilemediğini, ancak benzer uygulamalar göz önüne alındığında metrajın fazla olduğunun açık olduğunu, davalı şirketin bu imalatın projesini müvekkili şirkete sunması gerektiğini,Yapılan hesaplarda çatı sandviç panel kaplamasının 2.900,00 m2 alana sahip olduğunun görüldüğünü, davalı şirketin bu İmalatı hakedlşe 3.400,00 m2 olarak koyduğunu, dolayısıyla bu İmalat İçin toplam 43.470,00 TL fazla ödeme yapıldığını.Bunun yanında İmalatın 27,00 USD olarak belirtilen birim fiyatının piyasa rayiç değerinin 20,00 - 23,00 USD aralığında olduğunu, m"slnde 4,00 - 7,00 USD arasında fazla Ödeme yapıldığını,
Aynca çatıda kullanılan sandviç panelin üst kaplama sacının çok ince olduğunu, yer yer paslanmaya başladığının görüldüğünü, söz konusu çatı kaplamasının en fazla 2 yıl içinde büyük oranda paslanacağını ve çürüyeceğini, tadilat yapılmak zorunda kalınacağını,İnce alçıpan duvar İmalatı metrajının, hakedişte tek yüz yerine çift yüz olarak hesaba konulduğunu, dolayısıyla bu İmalat İçin 57.195,00 TL fazla ödeme yapıldığını,Binaya yapılan dış cephe mantolamasının m2 maliyetinin ortalama 37,50 TL/ m2 dolayında olduğunu, davalı şirketin 3 ayrı pozda toplam 55,27 TL / m2 birim maliyet çıkardığını, bu imalat için 255.359,69 TL fazla ödeme yapıldığını,Fosseptik çukurunun projesinin mevcut olmadığını, bu nedenle bu İmalat İle İlgili bir tespit yapılamadığını, davalı şirket tarafından verilen fosseptik hesabında özellikle hafriyatın, emsallerine göre çok büyük ( 2.026,000 m2/48.624,00 TL) görüldüğünü, projesinin sunulması gerektiğini,Bina içindeki dilatasyon İmalatlarının henüz tamamlanmadığını, bu nedenle, bu imalatlarla İlgili hesaplarda herhangi bir inceleme yapılamadığını,Davalı tarafından taahhüt edilen ve hokedifleri kabul edilen elektrik, mekanik ve asansör İmalatlarının taahhütlere aykırı, ayıplı ve eksik İmal edilmesinden kaynaklanan zararın bilirkişilerce ayrıca hesaplanması gerektiğini.Görüldüğü üzere çok kısa ve kaba bir incelemede dahi davalı şirketin hakediş hesaplarının güvenilir nitelikte olmadığının açıkça anlaşıldığını, davalı şirketin hakediş ve hesaplarında, yukanda ana hatlanyla belirtilen sorunlar dışında aynca metraj hatalannın da bulunduğunu, Mahkeme tarafından atanacak bilirkişiler tarafından teferruattı hesaplamalar yapılacak olmakla birlikte, kendileri tarafından tespit edilen imalatlara ilişkin hesap tablosunda metrajların yaklaşık olarak belirtildiğini,Ekli hesap tablosundan görüleceği gibi, dllatasyon imalatları hariç, davalı şirket tarafından yapılan tüm İmalatın, kendileri tarafından hesaplanan yaklaşık toplam maliyetinin 13.166.047,20 TL + KOV olduğunu, oysa müvekkili şirket tarafından davalı şirkete bugüne kadar 13.491.978,99 TL + KDV ödeme yapıldığını,
Davalı şirket tarafından düzenlenen faturaların hakedişiere uyduğu ve hakedişlerin de gerçekleşen imalatları yansıttığı inancı ve nihayetinde kesin kabul aşamasında tüm hesabın kontrol edilerek doğrunun belirleneceği düşüncesi ile faturaların müvekkili şirket kayıtlarına işlendiğini, Neticede çok kısa yapılan incelemede dahi davalı şirketin hakedişlerinin hatalı ve usulsüz olduğunun anlaşıldığını, bu tespite göre hakedişlere göre düzenlenen faturaların da düzeltilmesi - iptal edilmesi gerektiğini,Zira yukanda görüldüğü üzere her ne kadar tarafların defterlerinde davalı şirket alacaklı, mOvekkili şirket borçlu görünse de, bu durumun açıklandığı üzere davalı şirketin hatalı - usulsüz hazırlanan hakedişleri ne dayanılarak düzenlenen faturalardan kaynaklandığını,
Müvekkili şirket ile davalı şirketin defterlerinin de birbiri ile tam olarak örtüşmediğini, zira taraflar arasında tanzim edilen 17.01.2012 tarihli sözleşmenin'...Vergi, resim ve harçlar...' başlıklı 9. Maddesinde; "...Sözleşme ve taahhüdün tamamının yerine getirilmesiyle ilgili her türlü vergi, resim ve harçlar yükleniciye ( davalı şirkete) aittir..." düzenlemesinin yer aldığını,Bu düzenlemeye rağmen hafriyat toprağı İle İlgili olarak ------ tarihinde 6.060,00 TL ve davalı şirkete elektrik sözleşme bedeli, ------ elektrik teminat bedelleri toplamı olarak 9.884,00 TL olmak üzere toplam 20.802,00 TL'nin mOvekkili şirket tarafından ödendiğini,
Yapılacak İnceleme ve tespitlerden sonra müvekkili şirketin davalı şirkete hak etmediği halde fazladan ödeme yaptığı ve davalı şirketin ödemesi gereken bedelleri Ödediği, borçlu olmadığının aksine alacaklı olduğunun anlaşılacağını,Davalı şirket tarafından uygulama projelerinin tamamı ve kesin hesap verilmediği için yeterli İnceleme ve hesaplama yapılamadığını, bu nedenle dava konusu taşınmazın Mahkeme tarafından atanacak uzman mühendislerce kesin hesabının yapılması gerektiğini,Davalı şirket tarafından kusurlu yapılan imalatlar ve hiç yapılmayan eksik imalatlar bulunduğunu,Imalatlardaki eksik ve ayıpmı olan ancak yapılacak keşifte, detaylı teknik inceleme ile ortaya çıkarılabileceğini, bununla birlikte müvekkili şirket tarafından tespit edilen bir takım ayıplı ve eksik imalatlann şu şekilde olduğunu; Binanın tesisat şaftlarında yangın geçişine karşı önlem alınmadığını, önemli bir eksik İmalat niteliğinde olduğunu,İnce İmalatlarda yer yer İşçilik hatalarından kaynaklı hatalar bulunduğunu,Yapı İçindeki dllatasyon İmalatlarının henüz bitirilmediğini, yapılan imalatların bir kısmında İşçilik hatalarının bulunduğunu,Çatıda kullanılan sandviç panelin olduğunu, kısa süre sonra kullanılmaz hale geleceğini. Davalı şirket tarafından gerçekleştirilen imalatların testleri yapılmadığından, Özellide tesisatlara ilişkin imalatlann düzgün çalışıp -çalışmadığının bilinmediğini,
Mahkemenin bilirkişi ataması ve keşif karan vermesi halinde, bilirkişilerin yukanda belirtilen ve keşif sırasında tespit edeceği kusurlu ve eksik imalatlannın başka bir yükleniciye yaptırılması gerekeceğinden, bu imalatlann giderilme bedellerinin tespitinin de büyük önem taşıdığını,
Davalı şirketin edimlerini zamanında yerine getiremediğini,
Davalı şirket ile tanzim edilen 17.01.2012 tarihli sözleşmenin 5.maddesinde imalatın (210 günde) 17.09.2012 tarihinde tamamlanacağının düzenlendiğini,Aynı maddede davalı şirketin edimlerini süresi içerisinde yerine getirememesi halinde davalı şiıketin günlük 3.000,00 TL cezai şart ödeneceğinin düzenlendiğini,
Davalı şirket tarafından hazırlanan hakediş raporlarında kaba inşaatın, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete verilen üst katlar için 30, bodrum kat için 60 gün ek sürede de tamamlanmadığının açık olduğunu,
Mahkeme tarafından görevlendirilecek bilirkişiler tarafından kaba inşaatın hangi tarihte tamamlandığı ve davalı şirketin ne kadar geciktiği ve mezkur sözleşme gereği ne kadar cezai şart bedeli ödemesi gerektiğinin hakediş ve fatura içeriklerinin incelenerek tespit edileceğini,
Müvekkili şirketin, fazlaya dair haklarını saklı tutarak şimdilik 5.000,00 TL cezai şart bedelinin davalı şirketten tahsilini talep ettiğini,
-Müvekkili şiıketin daha fazla zarara uğramaması için dava konusu taşınmazı kullanması gerektiği, yukarıda da bir kısmına yer verilen kusurlu ve eksik imalatları gidermeden taşınmazı kullanma imkanı olmadığı ve bu eksiklikleri -kusurları gidermesi halinde bu imalatlann tespitinin mümkün olmadığı dikkate alınarak öncelikle tensip ile birlikte keşif kararı verilmesini,
-Alanında uzman bir inşaat mühendisi, bir elektrik mühendisi ve bir de makine mühendisi olmak üzere üç kişilik bilirkişi heyetinin atanmasını,
-Bilirkişilerden, eksik ve kusurlu imalatlann ve bu imalatların giderilme bedellerinin tespitinin istenmesini,
-Yine bilirkişi heyetine davalı şirket tarafından yapılan imalat ve düzenlenen hak edişlerin incelenerek, davalı şirketin usulsüz olarak düzenlediği hakediş ve faturaların tespitine,
Yapılacak inceleme ve tespitler neticesinde müvekkili şirketin davalı şirkete 285.474,96 TL borçlu olmadığının tespitine,
-Müvekkili şirketin davalı şirkete fazla ödediği bedelin tespiti ile fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, fazla ödenen bedelin şimdilik 15.000,00 TL'sinin faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline,
-Davalı şirketin geç teslim nedeniyle ödemesi gereken cezai şart bedelinin tespiti ile fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 5.000,00 TL'nin davalı şirketten tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; -İnşaat konusu fabrikanın, müvekkili tarafından davacıya sözleşmeye uygun şekilde eksiksiz teslim edildiğinj, davacının da bugüne kadar eksiklik, hata veya gecikmeye dair hiçbir talebinin, bildiriminin ve itirazının olmadığını, bu aşamada davacının dava açmasının tek sebebinin, müvekkilinin inşaat yapım bedelinden bakiye alacaktan olan ------sayılı dosyada talep olunan 306.836,97 TL olmak üzere) talep etmesinin, davacı aleyhine icra takibi yapmasının, davacının da bu alacakları ödemekten kaçınmaya çalışması olduğunu, ( Ek 1- davacı aleyhine yapılan icra takip talebi fotokopileri)
Mahkemedeki işbu davanın açılmasından önce müvekkili şirket tarafından daracı ---- aleyhine ----- bedelli icrai takibatta bulunulduğunu, davalının bu takibe itiraz etmesi üzerine itirazın iptali hususunda ---- sayılı dosyası İle itirazın iptali vs. hususlarda müvekkilince --- aleyhine davanın ikame edildiğini,Müvekkilinin davacıdan olan alacağının 2.117.200,66 TL'lik kısmının faturası daha sonra düzenlendiği için bu faturaya ilişkin olarak da (306.836,97 TL bedelli ilk icra takibi ve davadan sonra)------ dosyası ile 2.117.200,66 TL bedelli icra takibinde bulunulduğunu, davacı --- itirazı üzerine de ---- İle itirazın iptali vs. hususlarda müvekkilice -------- aleyhine ikinci bir davanın ikame edildiğini,-Müvekkili şirket tarafından inşaatın fabrika binasının eksiksiz ve hatasız şekilde zamanında davacıya teslim edildiğini, eksik - hatalı imalat veya gecikme iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacının da dilekçesinde belirttiği şekilde başlangıçta müvekkili ile davacı arasında kaba inşaat yapımı hususunda anlaşma yapıldığını, bilahare tüm inşaatın müvekkili şirketçe yapılması hususunda anlaşmaya varıldığını ve bunun dışında davacı tarafından ilave taleplerde de bulunulmuş olduğu halde, mutabakata varılan sürede herhangi bir gecikme olmaksızın inşaatın tamamlandığını, davacının haksız taleplerinin tamamen reddi gerektiğini,
Davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine ikame olunan işbu dava kapsamında beyan edilen eksik ve hatalı imalat ve geç teslim iddialarının hiçbirinin doğru olmadığını, bu iddialann davacının müvekkili şirketin alacağını ödememek veya geç ödemek için ileri sürdüğü asılsız ve gerçekdışı iddialar olduğunu, müvekkilinin yaptığı imalatlarda hiçbir eksiklik ve hatanın söz konusu olmadığını, müvekkili tarafından davacı aleyhine işbu davanın mesnedi olan icra takibinin yapılması aşamasına kadar, davacının eksik veya hatalı imalata ilişkin hiçbir itirazı olmadığı halde, müvekkilinin alacaklarının ödenmesini talep etmesi ve alacaklannın tahsili hususunda hukuki yollara müracaat etmesi üzerine bu şekilde mesnetsiz iddialar ileri sürmesinin müvekkilinin alacaklarını sürüncemede bırakmaya yönelik itirazlar olduğunu,
-Davacının talepleri haksız olmakla birlikte süresinde bildirimde bulunulmadığı için zamanaşımına uğradığını, davanın zaman aşımının itirazları nedeniyle de reddinin gerektiğini,Herhangi bir eksik, hatalı imalat ve geç teslim olmamakla birlikte, davacının bugüne kadar hiçbir itiraz ve beyanının olmaması karşısında, aradan bu kadar uzun bir süre geçtikten sonra bu türlü gerçekdışı iddialarda bulunmasının B.K. 476 ve 477. maddeleri gereğince de mümkün olmadığını, Borçlar Kanunu 476. maddesinde; "...Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın, iş sahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple iş sahibine yüklenebilecek olursa, iş sahibi eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullananua..." denildiğini ve devamında 477. maddede; "...Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; Ancak onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. tş sahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır..." denildiğini, müvekkili tarafından yapılan fabrika inşaatında herhangi bir eksiklik, hata ve gedkme olmadığını, yaklaşık 13 aydan beri fiilen fabrikayı kullanan, imalatlara İlişkin eksiklik veya hataya dair hiçbir itiraz beyanı olmayan davacının aradan bu kadar uzun zaman geçtikten sonra eksik - hatalı imalattan bahsetmesinin doğru olmadığı gbi hukuken de mümkün olmadığını,
-Müvekkili şirketin haricen edindiği bilgiye göre, davacı tarafından tayin edilen ---------- tarafından "İş Bitirme Tutanağı'nın düzenlendiğini, 16.08.2013 tarihinde müvekkili şirketin bilgisi ve izni dışında davalı---------- tarafından müvekkili şirketin ismi altında sahte imza atıldığını,Bu iş bitirme tutanağına ilişkin müvekkilinin hiçbir şekilde bilgisi ve izni olmadığı halde müvekkili şirket isminin altına davacı şirket yetkilisi --------tarafından imza atılmasının davalının kötü niyetinin açık bir delili olduğunu, müvekkili -------bu durumu haricen tespit ettikten sonra, suç unsuru olan evrakın kaybolması ihtimaline binaen ---- iş bitirme tutanağının aslını aldığını ve-------- tarihinde tasdikli suretini çıkarttığını ve belge aslını tekrar Belediye ye teslim ettiğini, bu surette imzalı belgeye dayalı olarak yasal müracaat haklarının saklı olduğunu,
Yapı denetim firması adına 4 mühendis ve 2 mimar tarafından davacının yetkilisi ------ tarafından imzalanan 16/08/2013 tarihli bu iş bitirme tutanağına nağmen davalının hala eksik ve hatalı işlerden bahsetmesinin gerçekdışı bir İddia olduğunu, ------Davacı tarafın ticari şirket olduğunu, TTK. gereğince basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü olduğunu, inşaatın başlangıcından sonuna kadar gerek kendisi, gerekse yetki verdiği şantiye şefi ve mimarlar vasıtasıyla yapılan işleri denetleyen ve denetfsterı, faturaları resmi kayıtlanna, defterteme işleyen, vergi dairesine bildirililerini yapan davacının bugüne kadar eksfc - hatalı rnalat veya gedkmeye dair hiçbir talebi olmadığı halde, müvekkilinin alacaldannı talep etmesinden sonra asılsız iddialarla açtığı işbu davanın kabulünün mümkün olmadığını,Müvekkili ------- uzun zamandan beri İnşaat yapım işleri ve müteahhitlik İşi ile iştigal eden köklü bir firma olduğunu, davacı ------- kayıtlı bulunan arsasına malzemeli fabrika inşaat yapım işini üstlendiğini,Bu hususta davacı--------- tanzim tarihli kaba inşaat yapım sözleşmesinin imzalandığını, kaba inşaatın yapılması esnasında da karşılıklı mutabakatla inşaatın ince işleri de dahil edilerek ( malzemelerin müvekkili tarafından karşılanmak üzere ) tamamlanmasının müvekkili şirketçe gerçekleştirilmesinin kararlaştırıldığını,Müvekkili şirketin inşaatın başlangıcından tamamlanmasına kadar kendisine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini ve fabrika inşaatını tamamlayarak bitirdiğini, davacı şirketin inşaatın büyük bir kısmının tamamlanması üzerine 17.12.2012 tarihi itibarıyla fabrikaya yerleştiğini (inşaatın daha sonraki aşamada tamamen bitirildiğini), halen de fiilen fabrikayı kullandığını,
Davacının, fabrika inşaatının başlangıcından sonuna kadar yapılan inşaatı ve işlerini kendisi denetlediği gibi, şantiye şefine, proje mühendislerine ve yetkilendirdiği kişilere denetlettiğini, yapılan işlere ilişkin bugüne kadar eksiklik veya hataya dair hiçbir itirazının olmadığını, müvekkilinin yapılan inşaata ilişkin hiçbir yükümlülüğünün kalmadığını, ancak davacı şirketin ödeme yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmediği gibi işbu davayı açtığını,Davacının müvekkili tarafından yapılan inşaatın başından sonuna kadar yapılan İşlerden habeıdaf Olduğunu, diğer belirtileri hususların yanında ilave iş ve hakediş tutanaktanndan da anlaşıldığını, bu ilave iş ve hakediş tutanaklannın asıllarının mevcut olduğunu, herhangi bir itiraz olması veya Mahkemece gerekli görülmesi halinde dosyalanna evrak asıllarının sunulacağını,
Ekte fotokopilerini sundukları müvekkili ile birlikte kimi zaman davacı Şiıketin yetkilisi -----, kimi zaman da şiıketin yetkilendirdiği aynı zamanda şantiye şefi olan ------- tarafından karşılıklı imzalanan hakediş raporlarının, bu hakedişlere İlişkin faturalarının, metraj dökümlerinin ve cetvellerinin şu şekilde olduğunu;
------bedelli hakediş raporunun, fatura, metraj cetveli v.s. (Ek - 4)
----- bedelli hakediş raporunun, fatura, metraj cetveli v.s. (Ek - 5)
----- bedelli hakediş raporunun, fatura, metraj cetvel v.s, ( 3 nolu hakediş imzalı nüshasının davalı şirketin talebi ile tekrar iade almak üzere kendilerine teslim edildiği) (Ek - 6)
---- bedelli hakediş raporunun fatura metraj cetveli vs. (Ek-7)
------ bedeli hakediş raporunun, fatura metraj cetveli v.s, (Ek-8)
Beş nolu hakedişten sonra davalı şirket yetkilisi ---, şantiye şefi olan ---- yetkili olduğunu bildirerek, müvekkili şirkete ---- şantiyede yetkili olduğuna dair---- tarihli yetkili kişi tutanağı imzalayarak verdiğini ve bu tarihten sonraki hakediş tutanaklarının büyük bir kısmının davalı tarafından yetkilendirilen --- imzaladığını (Ek 9- Davalı şirket tarımdan ---- tarihli yetki tutanağı ve davalı tarafından daha önce ----tarihli vekaletname fotokopisi)-- nolu hatedişe kadar hakediş bedeli ile fatura bedeli btebir aynı iken, dahasonraki hakedişJerde davacı tarafın hakedişin tamamına bîr kerede fatura kesilmesini istemediğini, ödsyebfeoeğl kadar fatura kesilmesini talep ettiğini, bu nedenle hakedişten tam olarak karşılamayan parça parça faturalar kesildiğini ve en son kesilen faturalara da daha ence fatura kesilmeyen hakedişlerdeki bedellerin ilave edildiğini,
------ bedelli alçak gerilim elektrik tesisat işleri teklifi onayı. (Ek-10)
----bedelli trafo işleri dökümünün onayı, (Ek-11)
-----bedelli hakediş raporunun, fatura, metraj cetveli vs, ( Ek -12)
---- bedelli hakediş raporunun fatura, metraj cetvel vs. (Ek 13)
---- bedelli hakediş raporunun, fatura, metraj cetveli vs (Ek -14)
----nolu hakediş ve raporunun ve faturanın. (Ek-15)
----- nolu hakediş takibi ve faturanın, (Ek-16)
-------nolu hakediş ve faturanın, (Ek-17)
---- tarihli bugün itibariyle müvekkili şirketin bakiye alacağının 2.424.037,63 TL olduğunu gösteren ( Ek -18) ----- sayılı dosyada talep olunan 2.117.200,66 TL ve daha önce ----- sayılı dosyada talep olunan ---- olmak üzere ) kesin hakediş dükümü ------- bedelli faturanın düzenlendiğini,Müvekkili tarafından davacının talebi üzerine yapılan ilave işlerin bir kısmına ilişkin olarak müvekkili şirketin şantiye sorumlusu ---- ile davalı şirket proje kontrolörü ------tarafından (tutanakta belirtilen işler bedelinin 195.794,65 TL olduğunu ) birim fiyatlar vs. hususlarda 4 sayfalık tutanak düzenlendiğini, ekte fotokopisinin sunulduğunu, (Ek 19-dört sayfalık tutanak fotokopisi)Yine müvekkili şirket ile davacı şirketin yetkilendirdiği şantiye şefi------ tarafından ilave inşaatlara ilişkin aynntılann ve birim fiyatların düzenlendiğini;
-35.504,607 TL bedelli,
-18.174,289 TL bedelli,
-10.762,84 TL bedelli,
-63.212,60 TL bedelli,
-32.253,50 TL bedelli,
-97.202,46 TL bedelli,
-102.376,80 TL bedelli,
-97.360,00 TL bedelli.
-57.846,004 TL bedelli,
-131.266,268 TL bedelli,
-399.198,72 TL bedelli,
-129.081,65 TL bedelli,
-77.514,20 TL bedelli,
-45.233,35 TL bedelli,
-174.647,00 Tl. bedelli,
-58.858,80 Tl. bedelli,
-61.479,18 TL bedelli,
-36.903,91 TL bedelli,
-55.480.84TL bedelli,
-76.283,176 TL bedelli,
-42.388,67 TL bedelli,
-249.207,15 TL bedelli toplam 26 adet tutanak fotokopisinin de ekte sunulduğunu,
55,27 TL / m2 bedelli, 15.753 TL bedelli, 126.826,518 TL bedelli, 16.579,00 TL bedelli, fotokopisinden de görüleceği üzere ilave işlerin bir kısmı hususunda yazılı mutabakata vanldığını ( Ek 20- ilave işlere ilişkin toplam 26 adet tutanakfotokopisi)Davacı şirketin proje müelliflerinden Mühendis ---------- tarafından elektronik posta İle 04.02.2013 tarihinde ilave işlerden sonraki demir, beton statik sonuçlannın da gönderildiğini, bu husustaki hesaplamaların da davalı şirket tarafından gönderilen statik metrajına uygun olarak yapıldığını, Bunların dışında müvekkilinin hakedişlerine İlişkin ayrıntılan ihtiva eden hafriyat hesabı, metraj ve yeşil defter dökümü kayıtlanna ilişkin 1 adet CD*nin cevap dilekçelerinin ekinde son ek olarak sunulduğunu,
-Müvekkilinin dava konusu alacağına ilişkin olarak düzenlediği faturalann davacı şlıkete tebliğ edildiğini, karşılıklı hakediş ve ilave iş tutanaklarının düzenlendiğini ve davacı şirket tarafından bu hakedişlerin ve yapılan işlerin hiçbirine itiraz edilmediği halde, müvekkilinin hakkı olan bedeli talep etmesi üzerine işbu davanın açıldığını, müvekkilinin işleri tamamladığı, herhangi bir eksiklik ve hatalı imalat olmadığı, gecikmenin olmadığı, müvekkili şirketin halen davacıdan faiz, masraf ve vekalet ücretleri hariç 2.424.037,63 TL alacaklı olduğunun cevap dilekçeleri ekinde sunduktan tutanaklann, hakedişlerin, belgelerin, müvekkili şirkete ait ticari defterlerin ve mahaMinde yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ve birleştirilmesini talep ettikleri dosya münderecaflan ile açıkça ispatlanacağını,Müvekkilinin davacıdan halen alacaklı olduğunu, davacı şirketin yetki verdiği şantiye şefinin, mimarın ve bizzat şlıket yetkilisinin imzaladığı hakedişlerdeki ve ilave işlere ait tutanaklardaki birim fiyatlardan, toplam bedellerden açıkça hesaplanabileceğini, davacı şirketin inşaatın başlangıcından tamamlanmasına kadar geçen sürede düzenli olarak bilgi aldığını, hakedişlerini imzaladığını, ödemelerinin büyük kısmını yaptığını, imalat ve işlere ilişkin hiçbir dönemde itirazı olmadığı hakle, fabrikanın tamamlanıp faaliyete geçmesinden sonra müvekkili şirketin bakiye hakedişlerini ödememesi ve haksız itirazda bulunmasının yasaya aykırı olduğunu, Türk Ticari Kanununun 21/3 maddesinin; "...Telefonda, telgrafla, herhangi bir iletişim veya bilişim aracıyla veya diğer bir teknik araçla ya da sözlü olarak kurulan sözleşmelerle yapılan açıklamaların İçeriğini doğrulayan bir yazıyı alan kişi, bunu aldığı tarihten itibaren sekiz gibi içinde itirazda bulunmamışa, söz konusu teyit mektubunun yapılan sözleşmeye veya açıklamalara uygun olduğunu kabul etmiş sayılır..." şeklinde düzenlendiğini, müvekkilinin alacaklanna ilişkin tüm haked işlerden ve yapılan işlerden bilgisi olan, bugüne kadar hiçbir itirazda bulunmayan davalı şirketin bu aşamada yaptığı itirazın TTK 21/3 maddesine de aykın bir durum teşkil ettiğini,Müvekkilinin halhazırda (şu anda hesaplanamayan ilave işlerden kaynaklanan alacak hakları saklı kalmak üzere) davacıdan toplam 2.424.037,63 TL (2.117.200,66 TL + 306.836,97 TL) alacağının olduğunu,Müvekkili ---- ile davacı ------ arasında yapılan ilk sözleşmede kaba inşaat işlerinin yapılacağının hükme bağlandığını ve sözleşmede belirtilen şekilde kaba inşaatın yapımı halinde dikkate alınmak üzere de İşin bedelinin belirlendiğini,Sözleşmenin 6. maddesinde; "...Sözleşme Bedeli, Avans ve Ödemeler...' başlığı altında aynen; "...Yalnızca demir ve beton fiyatlarında ortaya çıkacak fiyat artışları işveren tarafından ayrıca ödenecektir. Diğer her türlü malzemenin fiyat artışı veya imalat metrajlarının sözleşme eki keşif cetvelindeki miktarlardan fazla çıkması gibi gerekçelerle yüklenici tarafından işverenden ayrıca herhangi bir bedel istenemez.Ancak sözleşmenin imzalanmasından sonra işveren tarafından projede tadilat yapılması veya proje dışı fazla iş yapılması talebi olursa işveren tarafından talep edilen fiyata inşaatın bedeli ayrıca ödenir. Proje onayından önce raâye temel üstü kotu -9,80 metre olarak belirlenmiş olduğundan sözleşme bedeli bu kota göre tamim edilmiştir. Bu kotun değişmesi halinde cradakl fark İşbu madde kapsamında yükleniciye ödenecektir. Yine son kat döşeme Üst kotu olan +15,70 metre kotundan sonra yapılacak imalatlar ayrıca yükleniciye ödenecektir..." şeklinde düzenlendiğini, ruhsat fotokopisinin ekte sunulduğunu, ilk projenin de Sancaktepe Belediye Başkanlığından celbini talep ettiklerini, (Ek 22- Müvekkili tarafından yapılan inşaata ilişkin ilk yapı ruhsatı ve proje fotokopisi)Sözleşmenin imzalanmasından sonraki aşamada davacının talebi üzerine aşağıda sıralanan tüm ilave işlerin ve imalatlann yapıldığını ve ilave bedellerin doğduğunu, bu hususlann taraflar arasında imzalanan ilave iş tutanakları, hakediş tutanakları ve fiili olarak da inşaatta yapılacak keşifle sabit olacağını;
Sözleşmede -9,80 metre olarak belirlenen temel üstü kotunun; -10,80 olarak yapıldığını, İnşaatın tabanının çalışma payı ile 6.500,00 m2 ye oturduğunu ve ilave kot farkından dolayı sırf dikine değil, yatay olarak da ilave genişleme olmasının, tabana sözleşmeye ilaveten ( sözleşmede olmadığı halde ) koruma şapı atılmasının bu nedenlerle 14.096,00 m"lik ilave hafriyat çıktığını,Mevcut binada -10,80 temel kotun -2 bodrum içerisinde 3-4 ile 4-5 aksının s-r aksının çakıştığı noktada 1 adet su deposu, perde betonları ve -8,2 kotunda tabiiye betonu, su deposunun temel ve yan perdelerinin sürme izolasyonu ve seramik imalatlarının yaptırıldığını, 2. bodrum kat tavanının -4,40 kotunda kalıp planında o-p ve p ve p' aksı, tır giriş çıkışlarında asmolen kalıp sistemi, kirişli kalıp sisteminin yapıldığını ve m2 deki taşıyıcı (hareketli) yükün 500 kg'dan 4 tona çıkarıldığını, 1. bodrum kat tavanının +0.00 kotu kalıp planının tamamı tır giriş çıkışları açık olanlarda asmolen kalıp sistemi iken, hareketli yükün değişmesinden dolayı Idrişii kalıp sisteminde yapıldığını, m"deki taşıyıcı (hareketli) yükün 500 kg iken 2,5 ton yapıldığını, tabiiye betonu yerine 25 cm beton döküldüğünü, İnşaatta m2 bazında ilave 10 kg demir atıldığını, izolasyon detayını sonlandırmak için +0.00 kotu ile +1.00 kotu tahliyelerinin çakıştığı noktada hatıl kirişinin yapıldığını ve birleşme noktalarında şişen profil kullanıldığını, her soğuk dez (betonun yerleştirilmesinden zaman farkı) için şişen profil kullanıldığını, 0.00 kotunda p ve p aksı (trafonvn olduğu kısım) kısmının perdelerinin, kirişli kalıp tavanı imalatı yapıldığını ve dış kontur (toprakla temas) kısımlannın izolasyon imalatının yapıldığını, sözleşme dışı +0.00 kotunun p ve p aksı dahil +1.00 metre kolundaki iki adet iç bahçenin izolasyon imalatı üzerine 32 daire xps 5 cm ve 180 gr geotekstil keçe, çift kat çesan ve saha kırmızı kuvarslı ve saha kırmızı kuvarslı fırçalı saha betonlarının atıldığını, Ayrıca A blok C D aksının 1- 2 aksı ile çakıştığı noktada ve B blok l-J aksının 1-2 aksı ile çakıştığı noktada ek ilave iki adet asansörün (tadilat projesinde mevcut) imalatının yapıldığını, kaldı ki ilave talebinden önce bu kısımların ilk projeye göre tabiiye betonlarının atıldığını, bu ilave asansörlerin yapımını gerçekleştirebilmek için iki adet 5 kat kalıp tavanı ve iki adet temel betonlarının karot ile kesildiğini, A vb B blokta iki adet asansör kuyusu için -13,40 kotuna kadar hafriyat alındığını, tekrar drenaj ve 20 cm mıcır serimi ve C14 gro betonu izolasyon imalatlannın tekrar yapıldığını,Temelin dış konforunun playwood kalıp imalatının yerine 13,5 tuğlanın yatık örülmesinin dikey kadranlarının sıvanmasının, temel membranın oraya yapıştırılmasının gerçekleştirildiğini, geotekstil keçe üzerine 10 cm C30 koruma şapının atıldığını, projede olmayan deponun temizliği ve blokları değiştirilen tuvaletler için 150 ve 100'lük pis su tesisatının yapıldığını, 1. ve 2. bodrum katların yüksekliklerinin her katta 50 cm arttınidığını, bu artıştan dolayı her katta İlave 2.750,000 m1 iskele farkının (yükseklikten dolayı) ortaya çıktığını, asmolen kalıp sistemi kirişli kalıp sistemine dönüştürüldüğünden, kirişli kalıp sisteminde m"de 15,00 TL fiyat farkının çıktığını, 1. ve 2. bodrum ve temel koruma şapından doğan 1,10 cm ilave izolasyon farkının doğduğunu, Demir yoğunluğunun fazla olduğu yerlerde beton değişimine gidildiğini, 3 - 4 numara agrega ( mıcır ) yerine 1 - 2 numara mıcırlı betonun kullanıldığını, toplam İnşaat alanının 1335 m3 lük kısmı için m3 de 10,00 TL fiyat farkının ortaya çıktığını,15,70 kotunda İlaveten 16,25 ve 16,15 kotunda 17,00 cm genişliğinde iç ve dış konsol arasına parapet imalatının yapıldığını, iç ve dış konsol arasına 30,00 cm su gideri boşluğunun yapıldığını, çatının su giderinin burada toplanmasının sağlandığını, içine izolasyon imalatının yapıldığını, koruma amaçlı izolasyonu koruma şapının atıldığını, +19,70 kotunda 5 adet asansör makine dairesi imalatının yapıldığını ve tadilat projesinde mevcut olan 5 adet asansör imalatının yapıldığını, ilave 30,00 x 35,00 mm galvaniz şerit 1.792,26 m ve 122 adet birleştirici galvaniz klemens imalatının yapıldığını,Projede olmayan fosseptik çukuru ve su deposu imalatının yapıldığını, Projede ve antlaşmada olmayan mevcut arsanın içindeki bir adet bina yıkımının gerçekleştirildiğini, İlk projeye göre A blokta yapılmış olan tuvaletlerin davalının talebi üzerine yıkılarak C Bloka yeniden yapıldığını, Tam bu imalatlarla birlikte tadilat projesinde belirlenen imalatların vs. ilave imalatlann davacının talebi ile yapıldığını, bu imalatların da bedellerinin ödenmesi hususunda davacı ile mutabakat sağlandığını,Davacının talebi ile yapılan tüm bu ilave inşaatlannın yapımı hususunda tadilat projesinin yapıldığını ve tadilat ruhsatının alındığını, bu ilavelerin, tadilatlar ve yenilikler nedeniyle ilave imalat, malzeme ve işçilik oluştuğundan davacının talebi ile yapılan ilave inşaatlar dahil olmak üzere tüm inşaat bedelinin davacı tarafından müvekkiline ödenmesi gerektiğinin taraflar arasında imzalanan ilave işler tutanaldannın, hakediş tutanakları İle de sabit olduğunu,Sözleşmede yazılı olmayan bu ilave işlere ilişkin olarak tadilat projesinin hazırlandığını w tadilat ruhsatının alındığını, müvekkili şirket tarafından yapılan tüm inşaat ve imalatların ruhsatlara ve projelere uygun şekilde yapıldığını,
Bu hususun davacının müvekkili şirkete ödemesi gereken bugüne kadar ki hakediş toplamı olan 18.524.502,15 TL'nin büyük bölümünü (2.424,037,63 TL hariç) hiçbir itiraz ileri sürmeksizin müvekkiline ödemesinden de anlaşıldığını, yine inşaata ilişkin tadilat ruhsatının fotokopisinin ekte sunulduğunu, tadilat projesinin de -------Başkanlığından celbini talep ettiklerini, ( Ek 23- Müvekkili tarafından yapılan İnşaata İlişkin tadilat yapı ruhsatı fotokopisi)
Müvekkili şirket tarafından tamamlanıp davacıya teslim edilen fabrikanın uzun bir zamandan beri.davacı tarafından kullanılmakta olduğunu, teslimden sonra davacı tarafından kutanım nedeniyle ortaya çıkan hasarlar ve değişikliklerden müvekkilinin sorumluluğu olmadığını, bu şekildeki hasar ve eksikliklerin davacının kendi sorumluluğunda olduğunu,Cevap dilekçelerinde arz ettikleri hususlar dikkate alındığında, davacının iddialarının mesnetsiz olduğu, davacının müvekkili şirketten hiçbir hak ve alacağının olmadığı aksine müvekkili şirkete 2.424.037,63 TL borçlu olduğu görüleceğinden davacının haksız davasının reddine karar verilmesini talep ettiklerini,Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle,
Öncelikle Mahkemede ikame olunan bu dava ile (ilk açılan davanın işbu dava olması nedeniyle bu dosyada ) davacı aleytıine ikame ettikleri ----- davalannın birleştirilmelerine,
-Müvekkilce yapılan fabrika inşaatında herhangi bir eksik - hatalı imalat olmamakla birlikte, eksiklik ve hataya ilişkin sürelere de riayet edilmemesi nedeniyle sûresinde bildirilmeyen bu İddialar zamanaşımına uğradığından öncelkte zamanaşımı deflerinin dikkate alınmasına,
-Neticeten zamanaşımına ve esasa yönelik itiraz ve beyanlan doğrultusunda davacı tarafından ikame edilen haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
BİRLEŞİK ----- DOSYASINDA:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıya ait ------ kayıtlı bulunan arsasına malzemeli fabrika inşaat yapım İşini üstlendiğini, bu hususta taraflar arasında başlangıçta 17.01.2012 tanzim tarihli kaba inşaat yapım sözleşmesinin imzalandığını, kaba inşaatın yapılması esnasında İse karşılıklı mutabakatla inşaatın ifâe işleri de dahil olmak üzere müvekkili şirketçe gerçekleştirilmesinin kararlaştırıldığını, davalı şirketin inşaatın büyük bir kısmının tamamlanması üzerine 17.12.2012 tarihi itibariyle fabrikaya yerieştiğini, inşaatın daha sonraki aşamasında tamamen bitirildiğini, müvekkilinin yapılan inşaata ilişkin hiçbir yükümlülüğünün kalmadığını, ancak davalı şirketin ödeme yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmediğini, fabrika tamamlandıktan sonra davalının müvekkilinin bakiye hakedişlerini ödemeyerek oyalama ve erteleme yoluna gittiğini, bakiye alacaklarının bir kısmına ilişkin olarak davalı hakkında 306.836,97 TL asıl alacak İçin----- dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın haksız itirazda bulunduğunu İddia ederek davanın öncelikle, davalının müvekkiline karşı açtığı ----- dava dosyası ile birleştirilmesini, ---- parselde kayıtlı taşınmazın 3. şahıslara devir ve satışının önlenmesi hususunda tedbir kararı verilmesini, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, takip bedelinin % 20'si oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili tarafından dosyasına sunulmuş herhangi bir savunma dilekçesi bulunmadığı anlaşılmıştır.
BİRLEŞİK ------ SAYILI DOSYASINDA:
DAVA: Müvekkili -------- uzun zamandanken inşaat yapım işleri ue müteahhitlik işi ile iştigal eden köklü bir firma olduğunu, davalı------ bulunan arsasına malzemeli fabrika inşaat yapım işini üstlendiğini, bu hususta davalı ------------ arasında başlangıçta 17.01.2012 tanzim tarihli kaba inşaat yapım sözleşmesi imzalandığını, Kaba inşaatın yapılması esnasında da karşılıklı mutabakatla inşaatın ince İşleri de dahil olmak özere (malzemelerin müvekkili tarafından karşılanmak üzere) tamamlanmasının müvekkili şirketçe gerçekleştirilmesinin kararlaştırıldığını, Müvekkili şirketin inşaatın başlangıcından tamamlanmasına kadar kendisine ------- yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini ve fabrika inşaatını tamamlayarak bitirdiğini, davalı şirketin inşaatın büyük bir kısmının tamamlanması üzerine 17.12.2012 tarihi itibarıyla fabrikaya yerleştiğini, halen de fiilen fabrikayı kullandığını, davalının fabrika inşaatının başlangıcından sonuna kadar yapılan inşaatı ve işleri kendisi denetlediği gibi, şantiye şefine, proje mühendislerine ve yetkilendirdiği kişilere denetletmiş olduğunu, yapılan işlere İlişkin bugüne kadar eksiklik veya hataya dair hiçbir İtirazının olmadığını, müvekkilinin yapılan inşaata ilişkin hiçbir yükümlülüğü kalmadığını, ancak davalı şirketin ödeme yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmediğini, müvekkilinin alacağına ilişkin iki ayrı icra takibi yapılmasının nedeninin işbu dava konusu 2.117.200,68 TL bedelli faturanın sonraki tarihli olması, 306.836,97 TL alacağın mesnedi olan faturalann önceki tarihli olmasının neden olduğunu, müvekkilinin öncelikle 306.836,97 TL alacağına ilişkin olarak ------İcra takibi yaptığını, bakiye 2.117.200,66 TL bedelli faturanın kesilip tebliğ etokrasinden sonra da işbu dava konusu ------- sayılı icra takibini yaptığını, müvekkilinin dava konusu alacağına ilişkin olarak düzenlediği faturaların davalı şiıkete tebliğ edildiğini, karşılıklı hakediş ve ilave iş tutanaklarının düzenlendiğini ve davalı şirket tarafından bu hakedişlerin ve yapılan işlerin hiçbirine İtiraz edilmediği halde, dava konusu 2.117.200,66 TL bedelli faturanın davalı şirket tarafından haksız olarak iade edildiğini, bu faturada belirtilen işlerin yapıldığı ve müvekkili şiıketln takipte belirtildiği şekilde davalıdan alacaklı olduğu, dava dilekçeleri ekinde sunulan tutanakların, hakkedişlerin, belgelerin, müvekkili şirkete ait ticari defterlerin ve mahallinde yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile açıkça ispatlanacağını, Müvekkilinin davalıya ait fabrika inşaatına İlişkin olarak yaptığı kaba inşaat ve daha sonrasında İnşaatın ince İşler dahil tamamlanmasına kadar yaptığı işlerin bedelinin 16.524.502,15 TL olduğunu, ancak bu bedel dışında da şu anda hesaplanamayan İlave inşaattan doğan bedellerin mevcut olduğunu, bilirkişi incelemesinden sonra ortaya çıkabilecek fazlaya ilişkin talep haklannı saklı tuttuklarını, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle; Mahkemede ikame edilen işbu davanın, aralarındaki fiili ve hukuki irtibat nedeniyle davalının müvekkiline açtığı ----dava dosyası ve müvekkili şirketin davalıya açtığı ------dava dosyası ile birleştirilmesine,Davalının, müvekkilince inşa edilen fabrikayı satışa çıkardığının öğrenidiğini, telafisi imkansız zararlar doğmaması için dava sonuna kadar müvekkili tarafından inşa edilen (dava konusu alacağın mesnedi olan) --- parsefde kayıtlı taşınmazın 3. şahıslara devir ve satışının önlenme» hususunda tedbir karan verilerek taşınmazın kaydına tedbir konulmasına,Müvekkili --- tarafından, davalı ----- alacağın ödenmesi hususunda) başlatılan ------ dosyasına davalının yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, takfoin devamına, takip bedelinin % 20'si oranında (icra-inkar tazminatı) tazminatının dava masrafı ve öcreti vekaletle birlikte davalı ----- tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP:Davalı vekili tarafından dosyasına sunulmuş hertıangi bir savunma dilekçesi bulunmadığı anlaşılmıştır.
İLK KARAR;Mahkememiz------- karar sayılı ilamında; Asıl davanın reddine, birleşik davaların kabulüne karar verilmiştir.
YARGITAY İLAMI; --------sayılı ilamında; Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, iş sahibi tarafından açılan asıl davada; davalıya fazla ödenen bedelin iadesi, gecikme nedeni ile cezai şart alacağının ve ayıp ve eksik iş bedellerinin tahsili, davalı yüklenici tarafından açılan birleşen davalarda ise bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan takiplere yapılan itirazın iptâli ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin talep edilmiştir. Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davaların kabulüne ve icra inkâr tazminatının reddine dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.6100 sayılı HMK'nın 186/1. maddesine göre; mahkeme, tahkikatın bitiminden sonra, sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder. Taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilir. Somut olayda; mahkemece, tarafların 2. ek rapora karşı beyanları alınmış ve akabinde duruşmaya son verildiği bildirilerek yargılama sonlandırılmıştır. HMK'nın 186. maddesi gereğince tahkikat aşamasının bitirildiği bildirilmeden ve sözlü yargılama için ayrı bir yargılama günü verilmeden, böylece usuli işlemler tamamlanmadan esas hakkında karar verilmesi doğru olmamıştır.Bununla beraber, mahkeme kararı belli bir şekle uygun olarak yazılmalıdır. Kararın nasıl yazılacağı konusundaki şekil 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesinde gösterilmiş olup, bunlar arasında en önemlilerinden biri de kararların gerekçeli olmasıdır. Kararın açık ve gerekçeli olması, hukuki dinlenilme hakkının sağlanması açısından önemlidir. Tarafların ileri sürdüğü iddia ve savunmalar ve bunların dayandıkları deliller, kararda tartışılıp gerekçeleri açıklandığı ölçüde, karar hukuki dinlenilme hakkına uygun olacaktır. İddia ve savunmaların kararda tartışılması, gösterilen delillerin incelenmesi, neden bir kısmının diğerine üstün tutulduğunun belirtilmesi ancak gerekçeyle mümkün olacaktır. Mahkeme kararının gerekçeli olması hususu 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesinde belirtildiği gibi aynı zamanda Anayasa'nın 141. maddesinin de amir hükmü gereğidir. Bu nedenlerle, mahkeme kararları tarafların iddia ve savunmalarının özetlerini, tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri mutlaka kapsamalıdır. Gerekçe sayesinde kararların doğru olup olmadığı denetlenebilir. Gerekçesiz bir kararın ---------- tarafından denetlenmesi de mümkün değildir. Gerekçe doyurucu olmalı, kararın neden, nasıl hangi hukuki gerekçeyle ve hangi deliller değerlendirilmek suretiyle verildiği hususlarını içermelidir. Bu hususları içermeyen kararların gerekçeli olduğundan bahsedilemez. Ayrıca kararda maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiği, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığı ortaya konulmalı, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantı açıklanmalıdır. Tarafların o dava yönünden hukuk düzenince hangi nedenle haklı ya da haksız olduğunu anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimi yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle verilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçenin bulunması bu yasal ve anayasal düzenleme karşısında zorunludur. Aksi halde, kararın gerekçeli olduğundan bahsetmek mümkün değildir. Yeri gelmişken maddi olgular ile hüküm arasındaki bağlantıyı açıklamayan sadece yapılan yargılamayı özetleyen gerekçenin de yeterli olmadığı ve doktrinde zahiri gerekçe (gözönünde gerekçe) olarak adlandırıldığı unutulmamalıdır. Tüm bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere tarafların mahkemece hükmün hangi maddi ve hukuki sebebe dayandırıldığını anlayabilmeleri ve Yargıtay'ın kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığının denetlenmesi ancak kararın gerekçeli olmasıyla mümkündür. Gerekçesi olmayan ya da görünürde gerekçeli olan kararların Yargıtay'ca denetimi yapılamaz.
Bu anlatımlar ışığında somut olaya gelince; mahkeme kararının gerekçe bölümünde mahkemece alınan rapor ve 2 ek rapor aynen yazılmış, gerekçe olarak da sadece asıl ve ek raporun birbirini doğruladığı, raporun gerekçeli ve denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu bildirilmiştir. Raporda belirtilen hususların neden doğru kabul edildiği ve hükme esas alındığı gerekçeli olarak açıklanmadığı gibi raporlarda davacının asıl davadaki eksik ve ayıplı iş ile cezai şart taleplerine yönelik herhangi bir inceleme yapılmamasına rağmen mahkemece reddedilen bu taleplerin ret gerekçeleri de ayrıca kararda açıklanmamıştır. Bu nedenlerle; Anayasa ile teminat altına alınan yargılamanın açıklığı, adil yargılanma hakkı prensibine ve kararların gerekçeli olması gerektiğine dair Anayasa ve Yasa hükümleri açıkça aykırı şekilde bir gerekçe içermeyen kararın mahkeme ilâmı niteliğinde olduğunda söz edilemez. Gerekçesi olmayan bu kararın temyiz incelemesi de yapılamaz.) gerekçesi ile mahkememiz kararı bozularak yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE:Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, iş sahibi tarafından açılan asıl davada fazla ödenen bedelin iadesi nedeniyle cezai şart alacağının ve ayıp ve eksik iş bedellerinin tahsilil, yüklenici tarafından açılan birleşen davalarda ise bakiye iş bedelinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptali davasıdır.Taraf delilleri toplanıp bilirkişi rapor ve ek raporları alınarak uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmiştir.Bilirkişi kurulunun kök ve ek raporlarında ve davalı birleşik davacının iddialarında belirtildiği üzere müteahhitliğini ------- yapmış olduğu inşaatta, ----yetkili ve sorumlu olduğuna dair davacı----, davalı birleşik davacı----------- davacının yetki verdiği yetkili kişi----- tarihli yetkili kişi tutanağı ile ---- davacı tarafından yetki verilmiştir. Bilirkişi kurulu tarafından hazırlanmış raporlarda görülen hakediş tutanakları yetkili kişi ----tarafından imzalanmış ve bu kişinin yetkisinin sona erdirildiğine, sona erdirilmenin davalı birleşik davacı ---- bildiirm yapıldığı yönünde dosyaya aksini ispat eden belge dvaacı tarafından sunulamamıştır. Bu nedenle davacı kendisinin yetkili kişi tayin ettiği --- tarafından imzalanan hakediş tutanakları ile sorumludur.Bilirkişi kurulunca raporlarda, birkaç defa mahallinde keşif yapıldığı ve yapılan işlerin mahallinde tespit edikldiği belirtilmiştir. Bu yapılan tespitlerde bilirkişi kurulu nca ayıplı ve eksik iş olduğuna dairde bir tespit olmayıp yapılan işler sıralanmış ve bedelleri belirtilerek davalının alacağı olan toplam bedel tespit edilmiştir. Bu sebeple eksik yada ayıplı iş olduğuna dair dosyada bir delil ve belge yoktur. Davacı tarafından davalıya ayıplı ifa iddiaları şle ilgili olarak yasada beliritlen sürelrde yazılı bildirim yapılmadığı ve eksik iş iddiası ile ilgili olarak bir bildirim de yapılmadığı bu hususa dair kaydadeğer herhangi bir belge sunulmadığı görülmüştür.Bilirkişi kurulu raporunda değinildiği üzere, davalı birleşik davacının dilekçelerindede belirtilen -------- Soruşturma nolu dosyaya şüpheli davacı ---------- tarihli olarak sunulan dilekçede “iş bitirme tutanağı içeriğinin doğru olduğu inşaatın %100 seviyesinde tamamlanmış olduğu” beyan edildiğinden bu beyan karşısında eksik işten sözedilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. Bu savcılık dosyasına aiti belgelerden anlaşıldığı üzere davaya konu inşaata ilişkin iş bitirme tutanağını davalı birleşik davacı ------- imza eden kişi davacı ---- tarafından imzalanan ---------- tutanaktada “yukarada özellikleri belirtilen yapı 29.7.2013 tarihinde %100 seviyede tamamlanmıştır” şeklinde ifade bulunduğundan bu ibarelerde davacı açısından bağlayıcı ve ikrar mahiyetindedir. Davacının kök raporla ek rapor arasında çelişki olduğu iddiası bilirkişi kurulunca düzenlenen raporlar ve raporlardaki denetime elverişli tespit ve değerlendirmeler karşıısnda yerinde görülmemiştir. Kararımızda belirtilen ve tarafların kök rapora itirazlarından sonra bu itirazların değerlendirilmesi için alınan 6.11.2015 tarihli bilirkişi ek raporunda 42. Sayfada “… dolayısıyla davalı vekilinin kök raporda hakedişler ve imalat metrajları dikkate alınarak yapılan hesaplamaya itirazının yerinde olduğu ve taraflar arasında düzenlenmiş bulunan 17.02.2012 tarihli İnşaat Yapım Sözleşmesi eki olan ve yukarda yazılan keşif özetinde yer alan imalat miktarlarının dikkate alınması gerektiği tespit edilmiş olup aşağıda tabloda 17.02.2012 tarihli İnşaat yapım sözleşmesi eki keşif özetinde yer alan imalat miktarları dikkate alınarak yeniden hesaplama yapılmış ve bu hesaplama sonucunda, davalı firma tarafından birleşen dosya kapsamında yapmış olduğu imalatlar nedeniyle talep edebileceği tutar tespit edilmiştir. Diğer taraftan davacı vekili tarafından yapılan itirazda mükerrer ödemeden bahsedilmektedir. Oysa ilave imalat olarak dikkate alınan tutanaklardaki tespitler “.. sözleşme bedeline ilave edilmesi gereken işlerin metraj ve bedelleri aşağıdaki gibidir..” yazılmak suretiyle tutanakların düzenlendiği, buradan da taraflar arasında düzenlenmiş olan sözleşme ile yapımı kararlaştırılan ve bedelinin sabit olduğu öngörülen imalat kalemlerinn dışındaki imalatlar olduğu görülmektedir. Bu tespitler nedeniyle tutanaklarda belirtilen imalat kalemlerinin sözleşme bedeline ilave edilecek imalat kalemleri olduğu anlaşıldığından, tutanakla belirlenen imalat miktarlarında herhangi bir mükerrer ödeme sözkonusu olmadığı görülmektedir. Yapılan bütün bu tespit ve incelemeler neticesinde taraf itirazları da dikkate alınarak, yeniden yapılan hesap ve değerlendirme sonucunda, davalı firma tarafından yapılan imalatların kesin hakediş tutarı aşağıdaki tabloda ayrıntılı olarak yazılmak suretiyle gösterildiği şekilde hesaplanmış olup, bu hesaplamada davacı itirazlarıda değerlendirirlmiştir” şeklinde açıklayıcı tespitlerde bulunulduğu görülmüş ve bu tespitin dosyadaki belgelerle kayıtlarla uyumlu olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir. Bilirkişi kurulu 2. Ek raporunda davacı vekilinin itirazları ile ilgili olarak “52 sayfalık ek raporun 42 sayfası tarafların beyanlarından ibarettir 10 sayfalık raporun “tespit – değerlendirme” kısmının 7 sayfası tablolardan ibarettir. Aslında sayfadan ibaret olan ek raporda kök rapora yapmış olduğumuz imalatlarla ilgili beyan ve itirazlarımıza ilişkin “bir cümleyle dahi cevap verilmemiştir…” şeklindeki beyan üzüntü ile karşılanmıştır. Zira: 7 sayfa halinde yazılan tabloların her bir satırı ayrı bir emek ve ayrı bir hesap ve ayrı bir değerlendirme sonucunda ortaya çıkmış olup, 7 sayfalık tablonun hazırlanmasında en az binlerce sayfalık emek bulunmaktadır. Bu emeğin ancak konusunda uzman kişilerce görülebileceği hususunun takdiri mahkemeye aittir” ifadesi belirtilmiştir. Kararımızda özeti belirtilen Bilirkişi kurulu 2. Ek raporunun devamında “.. Mahkemece verilen keşif ve inceleme kararı doğrultusunda gerek keşif günü ve gerekse müteakip günlerde tarf vekilleri ile birlikte davaya konu imalatların yapılmış olduğu inşaatın bulunduğu yer olan;----------- işyeri olarak kullanılan binada gerekli tespit ve incelemeler yapılmış olup gerek taraf anlatımlarından ve gerekse keşif sırasında yerinde tespit edilen hususlar aşağıdaki şekilde belirlenmiştir” şeklinde yazılarak mahalline birden fazla gün gidilerek yerinde gerekli tespitlerin yapıldığı belirtilmiş olup daha önce davacı- karşı davalı vekilinin kök rapora mahallinde yeterli ve gerekli incelemelerin yapılmadığına dair herhangi bir itirazı olmamıştır. Kaldı ki taraf vekillerinin huzurunda yapılan keşif ve incelemede dava konusu edilen imalat kalemlerine ilişkin tespitler tek tek görülerek yazılmış bu yönde gerekli tespit ve değerlendirmeler ile hesapları rapora aktarılmıştır. Şeklinde tespit yapılmış ve aynı raporda “davalı firma tarafından yapılan imalatların gerek taraflar arasında düzenlenmiş bulunan 17.01.2012 tarihli sözleşemeye esas proje kapsamında ve gerekse tadilat projesi ile daha sonra taraflarca imzalanmış olan “Fiyat Teklifleri” kapsamında yapılmış olan imalatların cins, miktar birim fiyat ve tutarları dosyasında bulunan tüm tutanaklar, projeler, ataşmanlar, yeşil defterler, metrajlar ile diğer bilgi ve belgeler ile keşif sırasında yerinde yapılan tespitler ile davacı firma yetkilisi Mimar------------ tarafından yapıldığı tespit edilen ve sözleşme harici imalat olarak onaylanan ve yukarda yazılana tutanaklar da incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle her iki tarafın kabulünde olan imalat miktar ve tuatrları da dikkate alınarak işin kesin hakediş tutarının hesaplanmasına “ geçilmiştir.Davacının cezai şart talepleri eksik ve ayıplı iş olmaması nedeniyle yerinde görülmemiş ve gecikmeye ilişkin somut bir ispat vasıtası sunulamadığı için işin geciktirildiği iddiası ve gecikmeye ilişkin cezai şart talebi de yerinde görülmemiştir. Bunun yanında sözleşmeye ilaveten sözleşme dışı başkaca imalatlar yapıldığı ve bu imalatlara ilişkin olarak süre konulmadığı bilirkişi raporlarıyla sabit olduğundan ilave işler de dikkate alındığında ilk sözleşme ile kararlaştırılan sürenin belirsiz hale geldiği, somut bir sürenin varlığından sözedilemeyeceği kanaatine varılmıştır.Davacı ve birleşik davacı itirazlarının bilirkişi kök ve ek raporlarında tartışıldığı ve değerlendirildiği ve denetime elverişli bir rapor oluşturulduğu kanaatine ulaşıldığından ek raporlarla çelişkiler giderilmiş olduğundan davacının bu yöndeki iddiaları yerinde görülmemiştir. Dosyada mevcut bilgi ve belgelerle, konusunda uzman bilirkişi kurulunun kök raporu, ek raporu ve 2. Ek raporu ile davalı birleşik davacının sözleşmede belirtilen kaba inşaat işi ile ilave ince işleri yaptığı, bu yapılan işlerde herhangi bir eksik ve ayıplı imalat olmadığı, asıl davada davacı ----------- herhangi bir alacağının olmadığı, birleşik davalarda ise davacı -------- davalı------------ icra dosyalarında belirtilen miktarlarda alacaklı olduğuna ilişkin mahkememizce verilen -------- karar sayılı ilam taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine ------------------ sayılı bozma ilamı ile; "1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilâmı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-birleşen dosyalar davacısı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Davacı-birleşen dosyalar davalısı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Asıl dava, 6100 sayılı HMK'nın yürürlükte olduğu -------------tarihlerinde açılmıştır. 6100 sayılı HMK'da ilk derece yargılamasında yazılı yargılama usulü beş aşamadan oluşacak şekilde düzenleme yapılmıştır. Bunlar; 1-Davanın açılması ve dilekçeler aşaması (Madde 118,126-136), 2-Ön inceleme (Madde 137-142), 3-Tahkikat (Madde 143-293), 4-Sözlü Yargılama (Madde 184-186) ve 5-Hükümdür (madde 294). 1086 sayılı HUMK zamanında yazılı yargılama usulü 4 aşama (ön inceleme aşaması hariç) olarak düzenlenmiş ve bu aşamaların her biri bir diğerinin içine geçmiş şekilde olduğundan gereksiz işlem yapılmasına ve yargılamaların uzun sürmesine sebebiyet vermekte iken kanun koyucu bu sakıncaların önüne geçmek için bu aşamaları sıkı kurallara bağlamış ve bir aşama bitirilmeden diğer aşamaya geçmeyi engellemek istemiştir. Somut olayda; bozmadan sonra yapılan 21.06.2017 tarihli ilk celsede, mahkemece HMK'nın 184-186. maddesi gereği tahkikatın bitirilerek sözlü yargılama aşamasına geçilmesine karar verilmiş, 12.07.2017 tarihli 2. celsede sözlü yargılama aşamasından dönülmesine karar verilerek bilirkişilerden alınan tüm raporlar çelişkili ve açığa kavuşturulmayan hususlar olduğundan ve taraflarca sunulan beyan ve itirazları karşılamadığından mahkemece de yetersiz görülen raporlara dayanılarak hüküm verilemeyeceği anlaşılmakla bu defa yeniden oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyeti vasıtası ile inceleme yaptırılıp rapor alınması şeklinde ara karar kurulmuş, 20.09.2017 tarihli celsede ise Yargıtay bozma ilâmının içeriğine ve bilirkişi raporlarının içeriklerine göre dosyanın geçirdiği safahatta göz önüne alınarak 12.07.2017 tarihli ara kararından dönülmesine karar verilmiştir. Açıklamalarda belirtildiği üzere; yargılama aşamalarının sıkı kurallara bağlanmasının amacı, bir aşama bitirilmeden diğer aşamaya geçmeyi ve yargılamanın uzamasını engellemektir. Bu amaç dikkate alındığında; mahkemece sözlü aşamaya geçilmiş olsa dahi tahkikat aşamasının bitirilmemesi gerektiğinin anlaşılması ve araştırılması gereken durumun ortaya çıkması halinde tahkikat aşamasına tekrar dönülmesi, aşamanın tamamlanmasının sağlanması ve araştırılması gereken durumlar için ara karar kurulması mümkündür. Mahkemece de 12.07.2017 tarihli 2. celsede, bilirkişilerden alınan tüm raporların çelişkili olduğu, raporlarda açığa kavuşturulmayan hususlar olduğu ve taraflarca sunulan beyan ve itirazlar raporlarda karşılamadığından mahkemece de yetersiz görülen raporlara dayanılarak hüküm verilemeyeceği belirtilerek tahkikat aşamasına geçildikten sonra gerekli araştırmalar yapılmadan yetersiz görülen ve taraf itirazlarını gidermeyen raporlara göre karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Ayrıca, mahkemece, yapılan keşif üzerine 05.01.2015 tarihli makine mühendisi, inşaat mühendisi, mimar ve elektrik mühendisinden oluşan bilirkişi kurulundan bir kök rapor alınmıştır. İtirazlar üzerine bozmadan önce yapılan yargılamanın 25.03.2015 tarihli celsesinde; rapora itirazların karşılanması için bilirkişi kuruluna hukukçu ve mali müşavir bilirkişi eklenerek ve bilirkişilere ek inceleme yetkisi verilerek ek rapor hazırlanması yönünde ara karar kurulmuştur. Tarafların talepleri ve kök rapora yaptıkları itirazları teknik incelemeyi gerektirmektedir. Hâkim, uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları yardımıyla bulunduğu yerde veya mahkemede inceleme yaparak bilgi sahibi olmak amacıyla keşif yapılmasına karar verebilir. Hâkim gerektiğinde bilirkişi yardımına başvurur (HMK 288/1). Keşif kararı, mahkemece, taraflardan birinin talebi üzerine veya resen alınır (HMK 288/2). Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir (HMK 266/1). Kanunda belirtilen haller dışında, deliller davaya bakan mahkeme huzurunda, mümkün olduğunca birlikte ve aynı duruşmada incelenir. Bu kural doğrudanlık ilkesinin bir sonucudur. Bu yasa hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece hükme dayanak alınan ek rapor usul hükümlerine aykırı olarak yapılan inceleme sonucu alınmıştır. Mahkemece, tarafların kök rapora yaptıkları itirazlarının yerinde inceleme ile hazırlanacak ek rapora göre giderileceğine kanaat getirildiğine göre hakim gözetiminde keşif yapılması ve ek bilirkişi raporu alınması gerekirken, bu yola başvurmadan bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi vermesi delillerin mahkeme huzurunda toplanacağına dair HMK’nın 197. maddesine aykırı olmuştur. Hakimin doğrudan inceleme yaptırma yetkisi bulunmadığı gibi hakimlik yetkisinin bilirkişilere devri de mümkün bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle kanuna uygun olarak alınmayan ek rapora göre hüküm kurulması da hatalı bulunmuştur. Bununla birlikte, davacı dava dilekçesinde; ayıp ve eksik işler olduğunu iddia etmiş, dava açılması ile de ayıp ihbarını yerine getirdiğini savunmuştur. Mahkemece alınan kök raporda ayıp ve eksik işler ile ilgili hiçbir inceleme yapılmamış, ek rapor da ise eksik imalat konusunda herhangi talep olmadığı belirtilmiş, ayıp iddiası ile ilgili yine herhangi bir değerlendirme yapılmamış, mahkemece de raporlarda ayıp ve eksik işe dair tespit yapılmadığı ve ayıp ihbarının süresinde yapılmaması nedeni ile taleplerin reddine karar verilmiştir. Ayıp, eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. İlk bakışta görülebilen veya basit muayene ile anlaşılabilen neviden olan ayıplar açık ayıp; ilk bakışta görünemeyen veya basit muayene ile hemen anlaşılamayan, sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olarak nitelendirilmektedir. Ayıplı iş ile eksik işi karıştırmamak gerekir. Ayıplı iş yukarıda belirtildiği gibi vasıf noksanlığını ifade ettiği halde, noksan iş yapılmayan işi ifade eder. TBK'nın 474-477. maddeleri ayıplı işler hakkında uygulanır. Eksik işler bu maddelerin kapsamında olmadığından bu hükümler eksik işlere uygulanamaz. Eser sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda ayıplı imalât halinde açık ayıplarda 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesinde iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin doğal akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, 477. maddenin 1. fıkrasında eserin açıkça veya örtülü kabulünden sonra yüklenicinin her türlü sorumluluktan kurtulacağı, gizli ayıplarda da aynı maddenin son fıkrasında eserdeki ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde iş sahibinin gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, bildirmezse eseri kabul etmiş sayılacağı hükmü getirilmiştir. Bu açıklamalar dikkate alındığında; mahkemece keşif yapılarak konusunda uzman bilirkişiden rapor alınıp ayıplı işler var ise ayıplı işlerin ve ayıpların açık ya da gizli ayıp olup olmadığının ve sonucuna göre ayıp ihbarının kanunda belirtilen sürelerde yapılıp yapılmadığının tespiti ile sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5. maddesi 3. fıkrasında; işin zamanında bitirilmemesi halinde yüklenicinin günlük 3.000,00 TL cezai şart ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Bu düzenleme, 6098 sayılı TBK'nın 179/II. hükmünde ifade edilen "ifaya ekli cezai şart" niteliğindedir. Bu cezanın talep edilebilmesi eser teslim alınırken anılan cezayı isteme hakkının saklı tutulması veya sözleşmede ihtarazı kayda gerek olmaksızın cezai şart istenebileceğine dair bir hüküm bulunması gerekir. Mahkemece işin ne zaman teslim edildiği araştırılmadan ve teslim tarihine göre ceza isteme hakkının saklı tutulup tutulmadığı, saklı tutuldu ise ek işler de dikkate alınarak teslim edilmesi gereken tarih ile teslim edildiği tarih arasındaki cezai şart miktarı araştırılmadan gecikmeye ilişkin somut ispat sunulmadığı ve sözleşme dışı işler yapıldığı için sözleşmede belirlenen sürenin süresiz hale geldiği gerekçeleri ile talebin reddi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Davacı-birleşen dosyalar davalısı dava dilekçesinde, davalı-birleşen dosyalar davacısına ait-------------- borçlarını ödediğini iddia etmesine rağmen mahkemece aldırılan kök ve ek raporda bu husus hiç incelenmemiş, mahkemece de değerlendirilmemiştir. Eksik inceleme nedeni ile kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. Ayrıca birleşen davalar itirazın iptâli davası olup bilindiği üzere itirazın iptâli davası müddeabihi, takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. Bu davanın takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı olarak ele alınması gerekir ve sonucu itibarıyla takibin devamına etkili bir davadır. Bu nedenle takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Davada her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. Bunun sonucu olarak takip ve dava konusu olmayan taleplerin bu davada dikkate alınamayacağı hakimin iddia ve savunmayla bağlı olduğu kuralının bir gereğidir ---------Somut olayda, davalı-birleşen dosyalar davacısı tarafından -------takip dosyasında ------ tarihli faturadan kaynaklanan alacak, ----- takip dosyasında ise -------------arasında kesilen 9 adet fatura ile muavin defter fotokopisinde görülen bakiye alacak dayanak gösterilerek icra takibine başlanmasına rağmen hükme esas alınan raporda takip dayanaklarına yönelik olarak inceleme yapılmaması da doğru bulunmamıştır. Bu durumda mahkemece 6100 sayılı HMK'nın 281/3. maddesi gereğince öncekiler dışında yeniden oluşturulacak konusunda uzman bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif de yapılmak suretiyle sözleşme kapsamında yapılan işler ile ek işlerin ve ek işlerin taraflarca düzenlenen hakedişlere dahil edilip edilmediği, ödemelerin ne kadar olduğu, teslim tarihinin tespit edilerek eksik ve ayıplı iş olup olmadığı ve var ise ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, işin geç teslim edilip edilmediği, edildi ise cezai şart hakkının teslim tarihine göre saklı tutulup tutulmadığı, davacı-birleşen dosyalar davalısı tarafından davalı-birleşen dosyalar davacısına ait ---------- borçlarının ödenip ödenmediği sonucuna göre asıl, birleşen davalarda ise takip dayanakları da dikkate alınarak değerlendirme yapılacak ve taraf itirazları da giderilecek şekilde ---------- denetimine elverişli rapor almak, gerekirse ek raporlarla itirazları gidererek sonucuna göre hüküm kurmaktan ibarettir. Eksik araştırma ve hatalı değerlendirme ile yetersiz bilirkişi raporu hükme dayanak alınarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup hükmün açıklanan nedenlerle bozulması uygun görülmüştür." gerekçesiyle bozularak mahkememize gelmekle, mahkememizin yeni bir esasını almış, bozmaya uyularak açık yargılamaya devam olunmuştur.--------- davalı-birleşen dosyalar davacısına ait ----- borçlarını ödeyip ödemediği sorulmuş, gelen ---- tarihli cevap yazısından ----------itibariyle borcu bulunmadığı bildirilmiştir.
Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda sözleşme kapsamında yapılan işler ile ek işlerin ve ek işlerin taraflarca düzenlenen hakedişlere dahil edilip edilmediği, ödemelerin ne kadar olduğu, teslim tarihinin tespit edilerek eksik ve ayıplı iş olup olmadığı ve var ise ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, işin geç teslim edilip edilmediği, edildi ise cezai şart hakkının teslim tarihine göre saklı tutulup tutulmadığı, davacı-birleşen dosyalar davalısı tarafından davalı-birleşen dosyalar davalısına ait ------ borçlarının ödenip ödenmediği sonucuna göre asıl, birleşen davalarda ise takip dayanakları da dikkate alınarak değerlendirme yapılacak ve taraf itirazları da giderilecek şekilde --- denetimine elverişli rapor alınması için mahallinde keşif yapılmıştır. Mahkememiz ------- tarihli duruşma tutanağının 2 nolu "Kesin hesap uzmanı inşaat mühendisi bilirkişi ------ günü saat 11:00'de yerinde inceleme yapılmasına" ara kararı uyarınca inşaat mühendisi bilirkişi ---- tarafından sunulan -------- tarihli bilirkişi raporunda özetle, "Taraflar arasında düzenlenmiş bulunan 17.01.2012 tarihli sözleşmeye esas proje, tadilat projesi, fiyat teklifleri kapsamında yapılmış olan imalatların cins, miktar, birim fiyat ve tutarları dosyasında bulunan tüm projeler, tutanaklar, ataşmanlar, metrajlar ile diğer bilgi ve belgeler ile keşif sırasında yapılan tespitler çerçevesinde incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle işin kesin hak ediş tutarı yapılan hesaplama sonucu kesin hakediş toplam tutarının 14.800.897.61 TL olarak hesap edildiği," ve itiraz üzerine inşaat mühendisi bilirkişi ---- tarafından sunulan 04/12/202 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle, "... kesin hakediş toplam tutarının 14.947.169,63 TL olarak hesap edildiği," bildirilmiştir. Keşif sonucu bilirkişiler inşaat mühendisi ----, Makine Mühendisi -----Elektrik Mühendisi ----- Mali Müşavir---- Hesap Uzmanı ---- tarafından sunulan ----- tarihli bilirkişi raporunda özetle, "asıl dava yönünden, davacı alacağının 91.696,42 TL olarak hesap edildiği---- Birleşen ------sayılı dosyası yönünden, birleşen dosya davacısının,-------dosyasındaki alacağının 306.836,97 TL olarak hesap edildiği(talep:306.836,97 TL), Birleşen ----sayılı dosyası yönünden, birleşen dosya davacısının, --------- dosyasındaki alacağının 1.410.287,99 TL olarak hesap edildiği(talep:2.117.200,66 TL) sonuç ve kanaatine varılmıştır" bildirilmiştir.Mahkememiz 20/10/2021 tarihli duruşma tutanağının ------1-Öncelikle kesin hesap uzmanı --------- dosyaya atanmış bilirkişi olup, tüm raporlar da bu bilirkişinin incelemesi ve imzasının bulunması gerektiği anlaşıldığından, 4.9.2021 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmamasına, bundan sonra düzenlenecek raporda bilirkişi-------- dahil, bütün bilirkişilerin imzasının bulunması gerektiğinin ihtarına, bu nedenle aşağıda eksiklikleri bildirilen raporun tümüyle yeniden yazılması, 04/09/2021 tarihli rapora atıf yapılmaması gerektiğinin ihtarına, 2-Yeni düzenlenecek raporda mali müşavir bilirkişi ---- hesap uzmanı bilirkişi ----(dosya önce ----- verilecek)------ bozma ilamında "...Somut olayda, davalı-birleşen dosyalar davacısı tarafından ---- takip dosyasında ---- kaynaklanan alacak,--------- tarihleri arasında kesilen 9 adet fatura ile muavin defter fotokopisinde görülen bakiye alacak dayanak gösterilerek icra takibine başlanmasına rağmen hükme esas alınan raporda takip dayanaklarına yönelik olarak inceleme yapılmaması da doğru bulunmamıştır." şeklinde belirtildiği üzere, birleşen davaların dayanağı olan iki ayrı icra takibine konu faturalara ilişkin inceleme yapılarak, birleşen davalardaki icra takiplerindeki alacak kalemlerinin nelerden ibaret olduğunun saptanmasının istenmesine, Bu amaçla yukarıda yazılı icra dosyasına konu faturalarla ilgili tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına," ara kararı uyarınca bilirkişiler inşaat mühendisi -----Makine Mühendisi---, Elektrik Mühendisi -----Mali Müşavir ---- Hesap Uzmanı --- İnşaat Mühendisi ------- tarafından sunulan -----tarihli bilirkişi raporunda özetle, "Asıl dava yönünden, eksik ve gizli ayıplı imalattan kaynaklı davacı alacağının 91.696,42 TL olarak hesap edildiği---- birleşen-----dosyası yönünden, birleşen dosya davacısının, ----- dosyasındaki alacağının 306.836,97 TL olarak hesap ediliği(talep: 306.836,97 TL), birleşen---- Mahkemesi'nin----sayılı dosyası yönünden, birleşen dosya davacısının,----- dosyasındaki alacağının 1.273.886,75 TL olarak hesap edildiği(talep: 2.117.200,66 TL) sonuç ve kanaatine varılmıştır." bildirilmiştir.Mahkememiz 25/05/2022 tarihli duruşma tutanağının 2 nolu "Asıl dava davacısı-birleşen davalar davalısı --------- vekilinin bilirkişi raporuna karşı cevap süresinin Mahkememizin 21.4.2022 tarihli ara kararı ile uzatıldığı ve davacı-birleşen davalar davalısı vekilinin itiraz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşılmakla, ek bilirkişi ücretinin asıl dava davacısı-birleşen davalar davalısı --------- tarafından karşılanması koşuluyla talebin kabulü ile dosyanın asıl dava davacısı-birleşen davalar davalısı----- tarihli ve asıl dava davalısı-birleşen davalar davacısı----- tarihli dilekçesindeki itirazlarının karşılanması için bilirkişiler ----- tevdiine," ara kararı uyarınca bilirkişiler İnşaat Mühendisi -----Hesaplama Bilirkişisi -------- tarihli bilirkişi raporunda özetle "Asıl Dava Yönünden, davacı vekilinin rapora itiraz dilekçesinde sunduğu resimler dikkate alınarak ifaya ekli ceza bedeli yönünden kısmen görüş değişikliğine gidilerek davacının gecikmeden kaynak ceza alacağının; 15 gün(gecikilen süre) x3.000,00TL/gün:... 45.000,00TL hesap edildiği, eksik ve gizli ayıplı imalattan kaynaklı davacı alacağının 91.696,42 TL olarak hesap edildiği, ancak bu bedel yüklenicinin bir önceki raporda hesaplanan total alacağından mahsup edildiğinden asıl davadaki davacı alacağına ilave edilemeyeceği, Birleşen ------ dosyası yönünden, birleşen dosya davacısının, -------dosyasındaki alacağının 306.836,97 TL olarak hesap edildiği(talep:306.836,97 TL) Birleşen -----sayılı dosyası yönünden, birleşen dosya davacısının, ----- dosyasındaki alacağının 1.273.886,75 TL olarak hesap edildiği(talep: 2.117.200,66 TL) Taraf itirazlarının, bir önceki rapordaki görüş ve tespitlerimizden ayrılmamızı gerektirmediği, sonuç ve kanaatine varıldığı" bildirilmiştir. Mahkememiz 12/04/2023 tarihli duruşma tutanağının ------- nolu ------ yazı yazılarak dava konusu inşaatın tadil edilmişse onaylı son mimari projesi edilmemişse onaylı mimarı proje, tadil edilmişse onaylı son statik projesi edilmemişse onaylı statik proje ve tadil edilmişse onaylı son foseptik projesinin edilmemişse onaylı foseptik projesinin istenmesine, davacı vekiline bu konuda elden takip yetkisi verilmesine, davacı vekiline müzekkereyi takip için 2 haftalık kesin süre verilmesine ve 1 nolu ara karar yerine geldiğinde bilirkişilerin 1 nolu ara karar ile getirtilen evrak davacı vekilinin itirazları ve dosyaya son olarak sunduğu teknik rapor, davalı vekilinin itirazları ve tüm dosya kapsamı ile ------ bozma ilamında belirtilen hususlar ayrı ayrı değerlendirilmek, özellikle ----borçlarıyla ilgili hususa değinilmesi, itirazın iptali davalarındaki hususlar açık ve net şekilde belirtilmek suretiyle ek rapor alınmasına, tüm bilirkişilerden ortak ek rapor alınmasına," ara kararları uyarınca bilirkişiler inşaat mühendisi -----, Makine Mühendisi ----, Elektrik Mühendisi---- Mali Müşavir ------, Hesap Uzmanı--- İnşaat Mühendisi ---- tarafından sunulan ----tarihli bilirkişi raporunda özetle, "Asıl Dava Yönünden, yeniden yapılan değerlendirmede davacının toplam alacağının 158.058,43 TL hesap edildiği ( talep:305.474,96 TL), Birleşen----sayılı dosyası yönünden, birleşen dosya davacısının,-----dosyasındaki alacağının 306.836,97 TL olarak hesap edildiği (talep: 306.836,97 TL), Birleşen ----sayılı dosyası yönünden, birleşen dosya davacısının, -------- dosyasındaki alacağının 1.365.583,17 TL olarak hesap edildi talep:2.117.200,66 TL sonuç ve kanaatine varıldığı" bildirilmiştir. Mahkememiz 21/02/2024 tarihli duruşma tutanağının ------- nolu "Dosya kapsamı, bilirkişi raporu, hukuki değerlendirmelerin mahkememizce yapılacak olması sebebiyle davacı tarafın ek rapor veya yeni rapor alınması talebinin reddine, Davacı tarafa HMK 107/2.maddesi uyarınca dava değerini tam ve kesin olarak belirlemesi için 2 haftalık kesin süre verilmesine, belirlemediği taktirde dosyadaki mevcut talep sonucuna göre karar verilebileceğinin ihtarına," ara kararları uyarınca süre verilmiştir.
Davacı--------vekilinin 04/03/2024 tarihli dava değerinin artırılması talepli dilekçesinde özetle, "Davalının eksik ve ayıplı imalat, ifaya ekli cezai şart ve yüklenici adına ödenen bedele yönelik dava tarihinde toplam 15.000 TL olarak belirtilen bedelin 158.058,43 TL olarak arttırdıklarını, menfi tespite yönelik dava dilekçelerinde belirttikleri 285.474,96 TL’lik taleplerinde değişiklik olmadığını, dava değerini 305.747,96 TL’den 448.806,39 TL’ye artırdıklarını, karşı tarafın alacağını kabul etmemekle birlikte bir an için alacak hakkının mevcut olduğu söylense bile müvekkili şirketin de alacağının bulunduğunu ve takas haklarını kullandıklarını, müvekkili şirketin alacağının davalının şayet alacaklı olduğu kanaatinde olunması halinde öncelikle -----sayılı dosyasındaki alacağından, şayet bu dosyada alacağı olmadığı ve fakat-----sayılı dosyasından alacaklı olduğu kanaatinde olunması halinde ise bu dosya alacağından takas edilmesine karar verilmesini talep" etmiştir.
DAVANIN TESPİTİ, DAVA ŞARTLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ NEDENLER VE SONUÇ:Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, iş sahibi tarafından açılan asıl davada; davalıya fazla ödenen bedelin iadesi, gecikme nedeni ile cezai şart alacağının ve ayıp ve eksik iş bedellerinin tahsili, davalı yüklenici tarafından açılan birleşen davalarda ise bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan takiplere yapılan itirazın iptâli ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin talep edilmiştir.Yargıtay bozma ilamında belirtildiği gibi mahallinde keşif yapılarak bilirkişilerden "sözleşme kapsamında yapılan işler ile ek işlerin ve ek işlerin taraflarca düzenlenen hakedişlere dahil edilip edilmediği, ödemelerin ne kadar olduğu, teslim tarihinin tespit edilerek eksik ve ayıplı iş olup olmadığı ve var ise ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, işin geç teslim edilip edilmediği, edildi ise cezai şart hakkının teslim tarihine göre saklı tutulup tutulmadığı, davacı-birleşen dosyalar davalısı tarafından davalı-birleşen dosyalar davacısına ait --------- borçlarının ödenip ödenmediği sonucuna göre asıl, birleşen davalarda ise takip dayanakları da dikkate alınarak değerlendirme yapılacak ve taraf itirazları da giderilecek şekilde" rapor ve ek raporlar alınmıştır. Sonuç olarak taraflarca üzerinde mutabık kalınan kesin hesap çalışması bulunmadığı, bilirkişiler tarafından yapılan çalışma sonucu yüklenici davalı-birleşen dosyalar davacısı tarafından kesin hak ediş toplam tutarı KDV hariç ---------olarak hesaplanmıştır. Davacı-birleşen dosyalar davalısı tarafından yapılan ödeme ise KDV hariç 13.491.978,99 TL ve KDV'li hali 15.920.535,20 TL olarak bulunmuştur. Bu durumda hesaplanan kesin hak edişten yapılan ödeme düşüldüğünde ( 17.592.955,34 TL - 15.920.535,20 TL = 1.672.420,14 TL ) davacı-birleşen dosyalar davalısının bakiye 1.672.420,14 TL borcu kaldığı bir başka deyişle asıl davada davacı tarafın 285.474,96 TL borçlu olmadığının tespiti talebinin yerinde olmadığından reddine karar verilmiştir. Bilirkişiler tarafından 47.263,30 TL eksik işler bedeli ve 44.433,12 TL ayıplı iş bedeli olmak üzere davacı-birleşen dosyalar davalısının talep edebileceği toplam 91.696,42 TL eksik ve ayıplı imalat bedeli hesaplandığı, teslime ilişkin yazılı bir belge bulunmadığından ihbar sürelerinin aleyhe değerlendirilemeyeceği, asıl davada davacı tarafın 91.696,42 TL eksik ve ayıplı işler bedelini talep edebileceği anlaşıldığından işbu bedel üzerinden talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bilirkişilerce gecikme cezai şart yönünden yapılan incelemede, taraflar arasında, söz konusu yapıya ilişkin hafriyat dahil kaba inşaat yapımı sözleşmesinin 17.01.2012 tarihinde imzalandığı, sözleşmenin 5.maddesinde iş yeri teslimi yapıldığı tarihten itibaren 210 günlük süre içerisinde yapının teslim edileceği, gecikilmesi halinde günlük 3.000,00 TL ceza şartı kararlaştırıldığı, yine, taraflar arasında imzalanan 04.11.2012 tarihli ikinci sözleşmede, kaba inşaat haricinde yapılacak işler için 90 günlük süre kararlaştırıldığı, gecikilmesi halinde herhangi bir cezai şart bedeli sözleşmede belirtilmediği, taraflar arasında yapılan birinci sözleşmede, inşat bitim süresi, iş yeri teslimi ile 210 gün olduğu, dosya kapsamında işyeri teslim tutanağına ilişkin bir belge görülemediği, ilk sözleşme taraflar arasında 17.01.2012 tarihinde imzalandığı, 17.02.2012 tarihinde yürürlüğe girdiği, yapılacak binaya ait ilk yapı ruhsatı da 13.01.2012 tarihinde belediyece verildiği, yapı ruhsatına göre de yapı sahibi -------- olup, yapı müteahhidi ise------ şirketi olduğu, bu duruma göre işin başlangıcı, davacının ihtarında da belirtilmiş olduğu üzere 17.02.2012 tarihi kabul edildiği, belediyece tanzim edilen yapı ruhsatlarına göre de ilk yapı ruhsatında yapı inşaat alanı 19.798.63m2, tadilat ruhsatında ise yapı inşaat alanı 22,116.53m2 olduğu, tadilat ruhsatı 24.04.2013 tarihinde alındığı, bu duruma göre iş bitim süresi sözleşme yürürlülük tarihine ilave edilen 210 günlük (7 ay) süre sonu olan 17.09.2012 tarihi olduğu, davacı noter ihtarında, davalı --------- bodrum katlar için 60 gün, A ve B Blok olarak belirtilen üst katlar için 30 günlük ek süre verdiği, taraflar arasında, işyerinin davacıya teslim edilmiş olduğuna ilişkin bir yazılı belge dosya kapsamında görülemediği, bu duruma göre iş bitim süresi sözleşmenin geçerlilik tarihi olan 17.02.2012 tarihine işin bitim süresi olan 210 gün eklenmesi ile 19.09.2012 tarihi olduğu, davacı noter ihtarında 60 ve 30 günlük süre vermiş olup, 17.09.2012 tarihine 60 gün (2 ay) ilave edilmesi ile iş bitim tarihinin 17.11.2012 tarihi olduğu, taraflar arasında ince işlere ilişkin iş yapım sözleşmesi 04.11.2012 tarihinde imzalandığı, bu durumda, kaba yapım işlerine ilişkin işler bitirilmiş bulunacağından, davalı ------------- bir gecikmesinin söz konusu olmayacağı sonuç ve kanaatine varıldığı ancak davacı -------vekilinin, bilirkişi raporuna yapmış olduğu 09.05.2022 tarihli itirazında, bu hususa ilişkin olarak, yeniden anlaşılır şekilde tarihsiz 2 adet fotoğraf sunduğu, fotoğrafın tetkikinden A ve C Blok kaba inşaatı bitirilmiş olmasına karşın B Blok adlı kısmın temel seviyesinde bulunduğu belirlendiği, davaya konu edilen yapı birbirine bitişik ve benzer vaziyette A, B ve C Blok 22.116.53m2 olarak inşa edilmiş, yapım süresi de 210 gün olduğu, süresi içinde inşa edilmeyen B Blok kaba yapı alanı toplam yapı alanının takribi 1/3 oranında olup, iş süresi 210 gün olduğu, ayrıca davacı tarafça davalıya gönderilen ihtarla davalıya 60 gün ek süre verildiği, üç blok da takribi benzer yapı alanına sahip bulunup, her bir blok için gerekli süre (270/3) 90 gün olduğu, sunulan resimlere göre gecikilen B Blok yapıya ait temel hafriyatı büyük oranda tamamlanmış bulunduğu gözetilerek B Blok kaba inşaatı için gerekli sürenin 75 günün yeterli olacağı, davacı tarafça davalıya inşaatın bitirilmesi için ilave 60 günlük süre verilmiş olup, ilave süre, B Bloğun yapımı için yukarıda taktir edilen 75 günlük süreden çıkarıldığında; 75-60 gün = 15 günlük bir gecikme söz konusu olduğu değerlendirilmiş, sözleşmede gecikilen gün için günlük 3.000,00 TL ceza kesilmesi kararlaştırılmış, bu duruma göre davalı yüklenici -------------------gecikmeden dolayı ödemesi gerek cezai miktar: 15 gün (gecikilen süre) x 3.000,00 TL/gün = 45.000,00 TL hesap edildiği, diğer yandan, taraflar arasında ince işlerden sayılan “Alüminyum giydirme cephe ve cam işleri” yapımına ilişkin sözleşme 04.11.2012 tarihinde imzalandığı, söz konusu ince işler sözleşmesinin 3.maddesinde iş süresi 90 gün olarak kararlaştırılmış, herhangi bir gecikme cezai şartına da yer verilmediği, bu sebeple de ikinci sözleşme şartlarında bir gecikme cezai şart hesabı yapılmadığı, bu kabul karşısında davacı-birleşen dosyalar davalısının talep edebileceği toplam 45.000,00 TL gecikme cezası hesaplandığı, asıl davada davacı tarafın 45.000,00 TL cezai şart talep edebileceği ancak talep artırımda bulunmadığı anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak 5.000,00 TL cezai şart miktarı üzerinden talebinin kabulüne karar verilmiştir. Davacı-birleşen dosyalar davalısı tarafın ticari defter kayıtlarında yer almadığından, davacı-birleşen dosyalar davalısı tarafından davalı-birleşen dosyalar davacısına ait ----- borçlarının ödenmediği sonucuna varılmıştır. Yukarıda yapılan hesaplamalar sonucu davacı-birleşen dosyalar davalısının bakiye 1.672.420,14 TL borcu kaldığı hesaplandığı göz önünde bulundurulduğunda birleşen dosyalar yönünden yapılan inceleme sonucu: Birleşen ---- dosyasında,---------dosyasına yapılan itirazın iptalinin talep edildiği, borcun sebebi olarak ---- tarihli (fazlaya dair alacakları saklı kalmak üzere) ----- tarihleri arasında kesilen faturalardan kaynaklanan ve ekteki muavin defter fotokopisinde görünen (9 adet faturadan) bakiye alacakları 306.836,97 TL'nin talep edildiği, birleşen ----- dosyasında,------sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalinin talep edildiği, borcun sebebi olarak Diğer Alacak Bilgisi: 2.117.200,66 TL tutarında (Borçluya ait ---- müvekkilce yapılan inşaat bedeline ilişkin) ------ tarihli faturadan kaynaklanan alacak talep edildiği, birleşen dosyalar davacısı tarafından sözleşme sonucu kesilen tüm faturaların takiplere dayanak yapıldığı, dışarıda ihtilaf olabilecek bir alacak bırakılmadığı, bir başka deyişle takiplere konu bakiye alacak / alacakların birleşen davalar takip dayanakları içinde kaldığının anlaşıldığı, Birleşen -------dosyasında dava değeri 306.836,97 TL olup bakiye borç içerisinde bulunduğundan Birleşen ----- sayılı davanın tam kabulüne, alacak likit ve bilinebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, Birleşen ------ davanın 1.365.583,17 TL bakiye alacak üzerinden ( 1.672.420,14 TL - 306.836,97 TL = 1.365.583,17 TL ) kısmen kabulüne, alacak likit ve bilinebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, asıl ve birleşen davalarda farklı tarihlerden faiz işletileceğinden takas uygulanmamış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile,
- 91.696,42 TL eksik ve ayıplı imalat bedelinin dava tarihi olan 06/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ----- alınarak davacı ----- verilmesine,
- 5.000,00 TL ifaya ekli cezai şart alacağı bedelinin davalı -----alınarak davacı ----- verilmesine,
Davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE,
2-Birleşen ----- Esas sayılı dosyasında davanın KABULÜ ile,
- Davalı/borçlu ------ Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 306.836,97 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont avans faiz oranları uygulanmak suretiyle devamına,
- Davacı alacağı likit olmadığından koşulları oluşmayan inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Birleşen----Esas sayılı dosyasında davanın KISMEN KABULÜ ile,
- Davalı/borçlu ---------dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 1.365.583,17 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont avans faiz oranları uygulanmak suretiyle devamına,
- Davacı alacağı likit olmadığından koşulları oluşmayan inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
Davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE,
4- Asıl dava yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 6.605,33 TL harcın, davacı ----- dava açılırken peşin olarak yatırılan 5.216,75 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.388,58 TL harcın davalı ------- alınarak Hazineye irat kaydına,
5-Asıl dava yönünden davacı ---- tarafından yatırılan 5.216,75 TL harcın davalı ---- alınarak davacı ---- verilmesine,
6-Asıl dava yönünden davacı ---- vekili lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ----tahsili ile davacı ---- tarafına ödenmesine,
7-Asıl dava yönünden davalı ----- vekili lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 55.566,50 TL vekalet ücretinin davacı ---- alınarak davalı ---- ödenmesine,
8-Asıl dava yönünden davacı ---- tarafından sarf edilen 75.008,30 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul kısmen ret oranına göre hesaplanan 15.982,66 TL'nin davalı ---- alınarak davacı ---- verilmesine, geriye kalan 59.025,64 TL'nin davacı ---- üzerinde bırakılmasına,
9-Asıl dava yönünden davalı ----- tarafından sarf edilen 5.800,00 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul kısmen ret oranına göre hesaplanan 4.564,15 TL'nin davacı ---- alınarak davalı ---- verilmesine, geriye kalan 1.235,85 TL'nin davalı ---- üzerinde bırakılmasına,
10-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
11-Birleşen ------- esas sayılı dava yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 20.960,03 TL harcın, davacı ----- dava açılırken peşin olarak yatırılan 3.705,95 TL peşin harç ile icra müdürlüğüne yatırılan 1.534,10-TL peşin harç olmak üzere toplam 5.240,05 TL harçtan mahsubu ile bakiye 15.719,98 TL harcın davalı---- alınarak Hazineye irat kaydına,
12-Birleşen ----- esas sayılı dava yönünden davacı tarafından yatırılan 5.240,05 TL harcın davalı---- alınarak davacı ---- verilmesine,
13-Birleşen------- esas sayılı dava yönünden davacı ... vekili lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 48.025,55 TL vekalet ücretinin davalı ----- tahsili ile davacı ----- ödenmesine,
14-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
15-Birleşen ----- esas sayılı dava yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 93.282,98 TL harcın, davacı ---dava açılırken peşin olarak yatırılan 25.570,50 TL peşin harç ile icra müdürlüğüne yatırılan 10.586,00.-TL peşin harç olmak üzere toplam 36.156,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye 57.126,48 TL harcın davalı ----- alınarak Hazineye irat kaydına,
16-Birleşen ---- esas sayılı dava yönünden davacı ------ dava açılırken peşin olarak yatırılan 25.570,50.-TL peşin harç ile icra müdürlüğüne yatırılan 10.586,00.-TL peşin harç olmak üzere toplam 36.156,50 TL harcın davalı ---- alınarak davacı-- verilmesine,
17-Birleşen ----- esas sayılı dava yönünden davacı ----lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 180.214,15 TL vekalet ücretinin davalı ---- tahsili ile davacı ----- ödenmesine,
18-Birleşen -----esas sayılı dava yönünden davalı---- vekili lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 111.226,45 TL vekalet ücretinin davacı --- alınarak davalı-----ödenmesine,
19-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı-birleşen davalar davalısı vekili ve davalı-birleşen davalar davacısı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK geçici 3/2. maddesi uyarınca --------adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı HUMK'nun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam edileceğinden HUMK 432/1. Maddesine göre kararın tebliğinden itibaren 15 günlük yasal sürede Yargıtay temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/04/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!