T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/63
KARAR NO : 2023/963
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (Alacak)
DAVA TARİHİ : 16/01/2017
KARAR TARİHİ : 08/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde .
Müvekkili aleyhine -----İcra Müdürlüğü'nün -----esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, bu takipten dolayı banka hesaplarına haciz konulduğunu, banka tarafından müvekkiline bilgi verilmesi üzerine 12/01/2017 tarihinde müvekkilinin haberdar olduğunu, takip dosyası incelendiğinde müvekkilinin hiçbir bilgisi ve ilgisinin bulunmadığı---- metin içeren taahhütnameye dayanılarak 300.000 USD tutarlı icra takibine geçildiğini, müvekkilinin ikametgah adresine usulsüz tebligat yapılarak takibin kesinleştirildiği ve müvekkilinin hissesinin bulunduğu şirketlerdeki hisselerine adına kayıtlı araçlara ve tüm banka hesaplarına haciz tatbik edildiğini, usulsüz tebligat nedeniyle borca ve takibe itirazlarını içerir-----. İcra Müdürlüğü'nün----- esas sayılı dosyasına borca ve imzaya itirazlarını sunduklarını, icra müdürlüğünce reddi üzerine -----. İcra Mahkemesinin ----- esas sayılı dosyasıyla dava ikame ettiklerini, müvekkilinin davalı bankaya takibe konu ödeme emrinde belirtildiği şekilde bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin hiçbir zaman ----- gitmediğini, bu şekilde taahhütname imzalamadığını, velev ki imzalamış olsa bile zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin taahhütnamenin hiçbir sayfasında imzasının bulunmadığından bahisle icra dosyasından borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötüniyetli takipten dolayı alacaklı davalı hakkında %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesinde davalı olarak ... -- gösterildiği, ...-. vekilinin cevap dilekçesinde icra dosyasında alacaklı olarak ...--- bulunduğunu, bu sebeple pasif husumet itirazları bulunduğunu beyan ettiği görüldü.
Bunun üzerine davacı vekilinin vermiş olduğu dilekçe ile, düzeltme talebinde bulunmuş, husumet yöneltilen davalının ... --. olduğunu bildirmiştir.
Asıl davada ... ---. vekilinin 12/06/2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin ---- kurulu ve dünyanın en büyük finans kuruluşlarından biri olduğunu, huzurdaki davanın Davacısının ise, ağırlıklı olarak lojistik sektöründe faaliyet gösteren ----- Grubu’nun hâkim ortağı ve yöneticisi olduğunu, davacının----kurulu grup şirketleri olan ----- şirketleri üzerinden müvekkilinden kredi kullandığını ve bu kredi ile -----firması için ise ----- isimli gemilerin satın alındığını, gemilerin her ikisinin de anılan şirketler tarafından sonradan elden çıkarılarak 2012 yılında hurdaya gönderildiğini, bahsi geçen gemilerin finansmanı için ----- kurulu gemi maliki şirketler ile müvekkili arasında kredi sözleşmelerinin imzalandığını, bu kredi sözleşmelerinde davacı’nın hâkim hissedarı ve yöneticisi olduğu ------ garantör olarak yer aldığını, davacının da, 20.08.2007 tarihinde imza ettiği belge ile anılan şirketlerin borcunu 300.000 USD ile sınırlı olmak üzere tekeffül ettiğini, kredi borçluları ödeme yapmayınca 2011 yılında 4.401.382,32 USD ve 167,87 EURO alacak tutarı üzerinden borçlular aleyhine ----- Mahkemesi'nde yargısal işlemler başlatıldığını, kredi borçlusunun davacının hakim ortak bulunduğu şirketler olduğu ve krediden kaynaklı bakiye borcun faiz ve masraflar hariç 7,873,711.- USD olduğu ----Mahkemesince----- sayılı dosyadan verilen karar ile sabit olduğunu, davacının hakim ortağı olduğu şirket tarafından imzalanan kredi sözleşmesi uyarınca krediyi kullandıktan sonra davalı müvekkiline geri ödemelerini yapımadığını ve davalı müvekkilini kandırarak kredi sözleşmesinin teminatı niteliğindeki gemi ipoteklerinin usulsüz ve davalı müvekkillerinin rızası hilafında kaldırılmasına sebep olduğunu, sonrasında da söz konusu gemileri hurdaya sattığını, derdest davada da kredi ilişkisinin son iki teminatından biri olan, hem eşi hem de kendisi tarafından imzalanan borç ikrarını içerir garanti sözleşmesini inkar ettiklerini, davacının bu noktadan sonra artık söz konusu bilgilerin doğru olmadığı yönünde bir iddiası varsa veya -----Mahkemesince verilen kararda belirtilen meblağın ödendiği iddiasında ise davacı sıfatıyla bu iddiayı yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini, davacının söz konusu borç için öncelikle asıl borçlulara gidilmesi gerektiğini iddia ettiğini, davacının bu iddiasını hangi kanun maddesine veya sözleşmenin hangi hükmüne dayandırdığının belli olmadığını, davacının iddia ettiği gibi TBK 131. maddesinin uygulanabilmesi için bir ifadan söz edilmesi gerektiğini, davacının garantörü olduğu kredi sözleşmesinden bakiye borcun faiz ve masrafları hariç 7,873,711.- USD olduğunun dosyada mübrez mahkeme kararı ile ispat edildiğini, bu durumda davacının ödeme şeklindeki ifayı banka dekontu ile kanıtlamasının gerektiğini, ancak davacının bugüne kadar ödemeye ilişkin bir delil sunamadığını, kendi atıf yaptığı kanun maddesinin davacının iddiasını çürüttüğünü, davaya konu borç ikrarını içerir garanti taahhüdünün davacının ve hatta eşinin imzasını taşıdığını, davacının bu basit gerçeği dahi inkar ettiğini, davacının gerçeğe aykırı beyanlarının bununla sınırlı kalmadığını, garanti belgesinin ---- imzalandığını söyleyerek---- ben hiç gitmedim” iddiası olduğunu, davacının bu iddiasını ileri sürerken garanti belgesinin altında kendi el yazısı ile ----- düzenlendiğinin yazıldığını atladığını, bu gerçeğin davacı beyanlarına daha fazla itibar edilmemesi gerektiğini ortaya koyduğunu, davacının borç ikrarını havi garanti sözleşmesinin geçerli olabilmesi için eş muvafakatine ihtiyaç duyulduğunu iddia ettiğini, bu iddiasının dayanağı olarak da TBK m. 584’e atıf yaptığını, ancak bu iddiasının da itibar edilebilir olmadığını, davacının atıf yaptığı ----- numaralı TBK, 11.1.2011 kabul tarihli olduğunu, derdest davaya konu garanti sözleşmesinin ise 20 Ağustos 2007 tarihli olduğunu, davaya konu garanti sözleşmesine uygulanamayacağı izahtan vares olduğunu, garanti sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan borçlar kanununda eş rızasının arandığına dair hüküm bulunmadığını, mülga Borçlar Kanununda kefaletin geçerli olabilmesi için eş rızası aranmadığını, davacının imzaladığı belgenin kefalet değil, garanti sözleşmesi olduğunu, kefalet hükümlerine değil, üçüncü kişinin fiilini taahhüt, garanti hükümlerine tabi olduğunu, garanti sözleşmesinde davacının eşinin de imzasının olduğunu, icra takibine konu 300.000 USD bedelli taahhütname’nin 17. maddesinde söz konusu taahhütname’nin ----- hukukuna tabi olduğunun açıkça ifade edildiğini, buna göre, davada yabancılık unsuru bulunduğunun da dikkate alınarak Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (“MÖHUK”) m. 2(1) gereği davanın esasına ------ hukukunun uygulanmasını talep ettiklerini, davacının takip dosyasına sunulu belgede ----- yazılı olduğundan hareketle takip konusu borcun zamanaşımına uğradığını da iddia ettiğini, bu iddiasını herhangi bir yasal düzenlemeye dayandıramadığını, MÖHUK m. 2(1), m. 8(1) ve m. 24(1) hükümleri gereği zamanaşımı iddiasının takip konusu borcun dayandığı Taahhütname’de seçilen ----- hukukuna göre çözümlenmesi gerektiğini, Türk hukukunun uygulanması gerektiği varsayımında “üçüncü kişinin fiilini taahhüt” mahiyetindeki hukuki ilişkiden doğan borca, 818 sayılı (mülga) Borçlar Kanunu m. 125 gereği on (10) yıllık zamanaşımı süresisinin uygulanması gerektiğini, bu sürenin taahhüt içeren belgenin düzenlenmesi ile değil, davacıya ilk yazılı ihbarın gönderilip ödeme borcunun doğması ile işlemeye başlayacağını, zamanaşımı süresinin belge düzenlendiği anda (20.08.2007’de) başladığı varsayılsa bile, takip tarihi (11.10.2016) itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığını,-----. Asliye Ticaret Mahkemesi'in -----sayılı dosyası ile itirazın iptali davasının ikame edildiğini, söz konusu davanın devam etmekte olduğunu, davanın reddi ile, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
----. İcra Müdürlüğü'nün ---- esas sayılı dosyası incelendiğinde, alacaklısının ... --- borçlusunun ... olduğu, 20/08/2007 tarih ve 300.000 USD meblağlı ödeme taahhüdüne istinaden ilamsız takipte ödeme emri düzenlendiği görülmüştür.
----Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası ile birleştirildiği, mahkeme dosyasının incelenmesinde; davacı vekilinin dava dilekçesinde davacı olan ---- bankası ile davalının hakim ortağı bulunduğu ----- Şirketleri arasında 2008 yılı Ağustos ayında kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının hakim ortağı olduğu her iki şirkete de birer gemi almaları için 01/10/2007 tarihinde toplam 7.650.000 USD verildiğini; bu miktar yönünden kredi kullandırıldığını; davanın ise bu kredilere 300.000 USD "şahsen tekeffül" ettiğini; şahsen bu borçları üstlendiğini;-----Mahkemesince----- sayılı kararı ile alacaklarının tespit edildiğini; davalı aleyhine şahsen üstlendiği borcun ifası için----. İcra Dairesinin ----- sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını ancak davalının haksız bir itirazla takibi durdurduğunu belirterek; itirazın iptaline, takibin devamına ve davalıdan %20 icra inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir, davalı vekili cevap dilekçesinde zaman aşımı definde bulunmuş ayrıca alacağın bulunmadığını-----. İcra Hukuk Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiğini; davacınında teminat yatırması gerektiğini belirterek; davacı banka ile hem müvekkilinin hem de hakimi olduğu her iki şirketin ticari bir ilişkisinin bulunmadığını; davacınında söz konusu kefaletinin bulunmadığını bildirmiş; bu sebeple ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine menfi tespit davası açıldığını; dosyaların birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir, mahkemece 04/10/2018 tarih ve ----- Esas---- Karar sayılı ilamı ile mahkememiz dosyası ile birleştirildiği görülmüştür.
Mahkememiz 13/11/2019 tarihli celsede, "Dosyada bulunan----" başlıklı, ----cümlesiyle başlayan 3 sayfalık sözleşmedeki imzalar ve "----300.000 $ USD) ---." yazılarının davacı-birleşen dava davalısı ... ait olup olmadığının tespiti için mahkememiz kasasında bulunan sözleşme aslı ile ... mahkememizce alınan imza ve yazı örnekleri ve çeşitli yerlerden toplanan imza ve yazı örnekleri ASILLARININ --- Fizik İhtisas Dairesine gönderilmesine,--- tarafından belinlenmiş olan bilirkişi ücretinin davacı veya birleşen dava davacısının delil avansından karşılanmasına, taraf vekillerine eksik delil avansını tamamlamaları için iki haftalık kesin süre verilmesine, bu süre içerisinde eksik delil avansı tamamlanmadıkları taktirde ilgili tarafın bu delille dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağına" karar verilmiştir.
---- İhtisas Dairesi'nce hazırlanan 29/12/2020 tarihli raporda özetle, "İnceleme konusu belgenin 3.sayfasında matbu "..." isim yazısının üzerindeki isim yazısı, "---.." ile başlayıp "... --- ibaresi ile biten el yazıları ve ... adına atılı imza ile ... mukayese yazı ve imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu yazı ve imzaların ... eli ürünü olduğu inceleme konusu belgedeki----yazısı ile ... mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazının mevcut mukayese yazılarına kıyasla ...' eli ürünü olmadığı, tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; İnceleme konusu belgede ---- yazısı altında atılı imza ile ... mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği, inceleme konusu belgenin 1. ve 2. sayfası altında atılı imzaların teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit taklidi kolay imzalar olması nedeniyle söz konusu imzaların aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere ... eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği" bildirildiği görülmüştür.
Mahkememiz 03/02/2021 tarihli celseni---- nolu ara kararı gereğince "Davacı-birleşen dava davalısı vekilinin , davacının eşinin imzalarının davacının eşine ait olmadığına ilişkin savcılıkça alınmış bilirkişi raporu bulunduğundan, masrafı davacı, birleşen dava davalısı tarafınca karşılanması koşuluyla, dosyanın ---- Fizik İhtisas Dairesinin en az yedi uzmanının katılımı ile oluşan genişletilmiş uzmanlar heyetine tevdii ile dosyadaki yazı, rakam, imza ve parafların davacı ... ait olup olmadığının tespitinin istenmesine, heyette yönetmelik gereği ilk raporu veren uzmanların bulunmasına dikkat edilmesine" karar verilmiştir.
-----İhtisas dairesinin 26/04/2021 tarihli raporunda "İnceleme konusu belgenin aslının çıkmadığı, fotokopisinin çıktığı; fotokopi belgeler, bilgisayar ortamında hazırlanmış belgeler, faks çıktısı ve karbon suret belgelerde bazı tanı unsurları kayba uğrayabileceği gibi bu tür belgelerin sair usullerle elde edilebilme olasılığının da bulunduğu; ayrıca belgeye imza, yazı ya da artefakt gibi harici unsurlar eklenebileceğinden fotokopi belgeler üzerinde inceleme yapılması sakıncalı olup genel olarak belge asılları üzerinde inceleme yapılmasının gerekli olduğundan; inceleme konusu belge aslının temini, 03/02/2021 tarihli duruşma tutanağında " 24/06/2020 tarihli ----- raporu " olarak belirtilmiş olan raporda; tarafımızca istenilen hususlarla ilgili sonuç verilmiş olmadığı, ... ait mukayese yazı ve imza örneklerinin temini istenmiş olduğu, 29/12/2020 tarihli raporumuz ile istenilen hususlar ile ilgili rapor düzenlenmiş olduğu, adli dosya içerisinde tarafımızca yapılan inceleme doğrultusunda başkaca bir rapor bulunmayıp, 20/09/2019 tarihli Bilirkişi raporunda ----- hakkında rapor düzenlenmiş olduğu, dolayısıyla çelişen rapor bulunmadığından genişletilmiş uzmanlar kurulunca değerlendirme yapılamadığı" bildirildiği görülmüştür.
Mahkememiz 08/09/2021 tarihli celsesinin --- nolu ara kararı ile; "Davacı-birleşen dava davalısı ..., davaya konu taahhütnamenin 3. Sayfasındaki imzaların kendilerine ait olduğunu kabul etmediğinden ve eş rızası ile ilgili "Not 2: Garanti Eden evli ise ya da Garanti Eden'in ortaklığı tescil edilmişse, Garanti Eden'in eşi/ortağı şu cümleyi yazmalı ve imzalamalıdır. "Onay İçindir" anlamına gelen yazı altındaki imzanın ...'in eşi ----- ait olmadığına dair ----Sayılı dosyasında Prof. Dr. ---- tarafından düzenlenen rapor bulunduğundan ve bu nedenle belgelerin sıhhati hakkında şüphe oluştuğundan, davacı-birleşen dava davalısı ... vekilinin talebinin kabulü ile dosyanın ----- Bölümünde görevli üç grafoloji uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdiine, bilirkişilerin öncelikle bilirkişilik bölge kurulu listesinde olan 3 uzman var ise onlardan seçilmesine, yoksa üniversiteden sorularak uzmanların isimlerinin tespiti ile bilirkişilik bölge kurulundan atama için izin istenmesine," karar verilmiştir.
---- bilirkişiler Dr. Öğretim üyesi ----tarafından düzenlenen 26/10/2021 tarihli raporlarında; inceleme konusu ----" başlıklı, "----cümlesiyle başlayan sözleşmedeki üçüncü sayfada yer alan "---=300.000 $ USD---- okunur yazıları ve ...atfen atılmış imza ile ...'e ait karşılaştırma belgelerindeki yazıları ve imzaları arasında işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler bulunması nedeniyle söz konusu imza ve yazıların ...'in eli ürünü olduğu, inceleme konusu sözleşmedeki üçünsü sayfadaki----yazısı ve bu yazının altındaki imza ile .. ait karşılaştırma belgelerindeki yazıları ve imzaları arasında işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uyumsuzluk ve farklılıklar bulunması nedeniyle söz konusu imza ve yazıların ...eli ürünü olmadığı kanaatine oy birliği ile varıldığı görülmüştür.
Mahkememiz 01/12/2021 tarihli celsenin-----nolu ara kararı ile; "dosyanın biri bankacı bilirkişi (mümkünse -----), diğeri ---Borçlar-Finans-Banka hukuku konusunda uzmandan oluşan iki kişilik bilirkişi heyetine tevdiine, bilirkişilik listesinde----- hukukunu bilen bilirkişi bulunmadığından, tespit edilen bilirkişiyle ilgili Bilirkişilik Bölge Kurulundan izin istenmesine," karar verilmiştir.
Mahkememiz 06/12/2022 tarihli ara kararı ile "1-Dosyanın, Mahkememizce yapılan görevlendirmeye istinaden daha önce ön rapor sunan bankacı bilirkişi ---- tevdii ile Mahkememizin 01.12.2021 tarihli duruşmasının----- numaralı ara kararında da belirtildiği şekilde rapor düzenlenmesinin istenmesine, 2-Dosyaya ----- Hukukçusu atanması talebinin bankacı bilirkişi ------ tarafından rapor sunulduktan sonra değerlendirilmesine," karar verilmiştir.
Bilirkişi -----tarafından sunulan 20/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle, "Asıl dava davalısı - birleşen dava davacısı ... -----tarafından, 27.07.2022 tarihli ön raporumun “Talep Edilen Belge, Ödeme Planı ve Kredi Ekstreleri başlıklı” ekinin 3. maddesinde talep edilen ------ şirketlerine kullandırılan kredilere ait, kredinin kullandırıldığı tarihten, bugüne kadar olan zaman dilimini kapsayan, borç, alacak, bakiye, faiz tahakkukları ve tahsilatları içeren kredi ekstreleri dosyaya sunulmamış olmakla birlikte, dosyaya sunulan diğer belgelerde, asıl dava davacısı - birleşen dava davalısı ... hakim ortağı bulunduğu ----- isimli gemilerin satın alınması amacıyla toplam 7.650.000 ABD Doları tutarında kredinin 01.10.2007 tarihinde kullandırıldığı, -----, 13 Ağustos 2007 tarihli Kredi Anlaşması ile -----şirketlerine, sirasıyla 4.050.000 USD ve 3.600.000 USD ABD Dolarında 5 yıl vadeli iki adet devirli kredinin verildiği (yapılandırma), kredi tutarlarının, 22 Temmuz 2008 ve 26 Ağustos 2008 tarihli Kedi Anlaşmaları ile 13 Ağustos 2007 tarihli Kredi Anlaşmasının tadil edildiği ve 26 Ağustos 2008 tarihli Kredi Anlaşması ile sırasıyla 3.230.000 ABD Doları ve 3.075.000 ABD Dolarına düşürüldüğü, 20 Temmuz 2009 tarihinde ------ 20.08.2007 tarihli Kurumsal Garanti Sözleşmesi'nden kaynaklanmış borç bakiyesinin 6.111.374,77 ABD Doları olduğu, Kredi Sözleşmeleri tahtında Kredi Alanlar, -----. şirketlerinin 31 Temmuz 2015 tarihine kadar işleyen faiz ile birlikte alacaklı Banka'ya toplam borcunun 7.873.711 Amerikan Doları olduğu,------Mahkemesi Medeni Hukuk Bölümü'nün 28.10.2015 tarıh ve -----Esas sayılı kararında, ------ 31.07.2015 tarihi itibariyle, 20.08.2007 tarihli Kurumsal Garantı Sözleşmesi'nden kaynaklanmış borcunun 7.873.711 USD olduğunun, belirtilmekte olduğu, tarafların dava, cevap ve tüm dilekçelerindeki iddia, savunma ve talepleri ile dosyaya sunulan ----- Raporları ile Uzman Görüşlerinin ve işbu Garantı Sözleşmesi'nden kaynaklanan alacağa ----- Hukukunun uygulanmasının gerekip gerekmediği vb. Konuların hukuken değerlendirilmesinin ve takdirinin Sayın Mahkeme'nin uhdesinde olduğu, birleşen davanın kabulü ve asil davanın reddi ve işbu raporumun Sayın Mahkemece denetlenerek kabul görmesi halinde, asıl dava davalısı - birleşen dava davacısı ...asıl dava davacısı-birleşen dava davalısı ...'den, 20.08.2007 t. Garanti Sözleşmesi'nden kaynaklanmış, a) ----- İcra Müdürlüğü'nün -----sayılı, 11.10.2016 takip tarihi itibariyle, 300.000 USD asıl alacak ve 87,50 USD akdi faiz olmak üzere; toplam 300.087,50 USD alacağının bulunduğu, ... ---- takip tarihi itibariyle 300.087,50 USD alacağı olduğunu. b)------. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -----Esas sayılı, 16.01.2017 dava tarihi itibariyle, 300.000 USD asıl alacak ve 2.827,75 USD faiz olmak üzere; toplam 302.827,75 USD alacağının bulunduğu, ... - takip tarihi itibariyle hesaplanan alacağının 302.827,75 USD olduğunu, tahsilde tekerrür oluşturmamak ve Türk Borçlar Kanunu'nun 100. maddesi uyarınca; dava tarihinden sonra yapılabilecek kısmi tahsilatların öncelikle faiz, masraf ve borcun ferilerine mahsubu sağlanmak kaydıyla, 20.08.2007 tarihli Garanti Sözleşmesi'nden kaynaktanmış 300.000 USD asıl alacağa, takip/dava tarihinden itibaren, asıl alacağın tamamen ödendiği tarihe kadar (talep gibi) 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre; kamu bankalarının ABD Doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranları üzerinden, temerrüt faizi hesaplanımak suretiyle, takibin bu takamlar üzerinden devam edeceği" kanaatine varılmıştır.
Mahkememiz 12/04/2023 tarihli celsenin ----nolu ara kararı ile "----hukuku konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmasına, bilirkişinin dava konusu kefalet sözleşmesinin geçerliliği, zamanaşımı ve eş rızası konularında inceleme yapmasına," karar verilmiştir.Bilirkişi ----- tarafından sunulan 10/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle, "Taraflar arasındaki kefalet sözleşmesinde eşin rızasının gerekip gerekmediğinin takdirinin -----Hukukuna göre hakimin takdirinde olduğu, takdir yetkisi kullanılırken kefalet sözleşmesinin ticari işin normal seyrinde bir sözleşme olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, alacak hakkının ----- Hukukuna göre beş yıllık zamanaşımına tabi olduğu, bankanın kredi sözleşmesini 21/7/2009 tarihli yazı sonlandırmış olduğu, 18/4/2011 tarihli yazı ile ... ihtar gönderilmiş olduğu, 21/11/2011 tarihli ihtar ile borçlulardan ödeme talep edildiği ve dava ikame edildiği, Mahkemenin 28/10/2015 tarihinde karar vermiş olduğu, 11/9/2015 tarihinde ---- ve 10/8/2016 tarihinde----- noterliğinin ihtarı ile davacı ...ödeme talep edildiği, bu tarihler nazara alındığından zamanaşımı konusunda takdirin Sayın Mahkemede olduğu," kanaatine varılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :
Asıl dava menfi tespit, birleşen dava itirazın iptali davasıdır.
Merkez ofisi----- bulunan -----ile dava dışı şirketler----- kurulu-----arasında, 20.08.2007 tarihinde, 3.625.000 USD ve 3.605.000 USD limitli Borç Çevirme Kredisi Sözleşmeleri imzalandığı, borçlu şirketler adına, işbu sözleşmeleri tek yetkili asıl dava davacısı ve birleşen dava davalısı ...' ---- Konsolosluğu huzurunda imzaladığı, bu sözleşmenin güvencesi olarak asıl dava davacısı ve birleşen dava davalısı ... 20.08.2007 tarihli faiz ve masraflar hariç 300.000 USD meblağında tekeffül senedi alındığı, davacı ... tekeffül senedindeki yazı ve imzayı inkar etmiş ise de, yaptırılan inceleme sonucu, ----başlıklı, ------ cümlesiyle başlayan sözleşmedeki üçüncü sayfada yer alan----300.000 $ USD ----- okunur yazıları ve ... atfen atılmış imza ile ... ait karşılaştırma belgelerindeki yazıları ve imzaları arasında işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler bulunması nedeniyle söz konusu imza ve yazıların ..eli ürünü olduğu ortaya çıkmıştır. Bankacı bilirkişiye yaptırılan inceleme sonucu, 20.08.2007 tarihli Garanti sözleşmesi'nden kaynaklı alacağın ---- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyasında takip tarihi itibariyle 300.000 USD asıl alacak ve 87,50 USD akdi faiz olmak üzere toplam 300.087,50 USD olduğu tespit edilmiştir.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde uygulanacak hukuk başlıklı 24 üncü maddesi "(1) Sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tâbidir. Sözleşme hükümlerinden veya hâlin şartlarından tereddüde yer vermeyecek biçimde anlaşılabilen hukuk seçimi de geçerlidir. (2) Taraflar, seçilen hukukun sözleşmenin tamamına veya bir kısmına uygulanacağını kararlaştırabilirler. (3) Hukuk seçimi taraflarca her zaman yapılabilir veya değiştirilebilir. Sözleşmenin kurulmasından sonraki hukuk seçimi, üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla, geriye etkili olarak geçerlidir. (4) Tarafların hukuk seçimi yapmamış olmaları hâlinde sözleşmeden doğan ilişkiye, o sözleşmeyle en sıkı ilişkili olan hukuk uygulanır. Bu hukuk, karakteristik edim borçlusunun, sözleşmenin kuruluşu sırasındaki mutad meskeni hukuku, ticarî veya meslekî faaliyetler gereği kurulan sözleşmelerde karakteristik edim borçlusunun işyeri, bulunmadığı takdirde yerleşim yeri hukuku, karakteristik edim borçlusunun birden çok işyeri varsa söz konusu sözleşmeyle en sıkı ilişki içinde bulunan işyeri hukuku olarak kabul edilir. Ancak hâlin bütün şartlarına göre sözleşmeyle daha sıkı ilişkili bir hukukun bulunması hâlinde sözleşme, bu hukuka tâbi olur." hükmünü düzenlemiştir.Asıl borçlu taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin Yetki ve uygulanacak hukuk başlıklı 24 üncü maddesi --- 10. Maddesi esasen ----- Hukuku uygulanmakta olup,----Mahkemesi bu davaya bakmaya yetkilidir" hükmünü düzenlemiştir. Kefalet sözleşmesinin geçerliliği yönünden -----Hukuku bakımından yapılan incelemede;
---- Hukukunda eşin rızasının gerekli olduğu işlemler listesinin Medeni Kanunu 1:88 maddesinde düzenlendiği buna göre hükmün 1. Fıkrasının, c bendine göre, eşlerden birinin mesleki veya işi dışındaki kefalet sözleşmelerinde diğer eşin rızası arandığı, davaya konu ihtilafın davacı ... mesleki ve ticari faaliyetleri nedeniyle imzaladığı kefalet sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşıldığından eş rızası aranmayacaktır. Kefalet sözleşmesinin geçerliliği için eş rızası aranması gerektiği yönündeki savunmaya itibar edilmemiş olup bu yönüyle kefalet sözleşmesi geçerlidir.
----Hukukunda kefalet sözleşmelerinde geçerli zamanaşımı bakımından yapılan incelemede kredi sözleşmesinin ve kefalet sözleşmesi 2007 tarihli olduğu,---- Medeni Kanunu m. 3:307, 308 uyarınca alacak hakkının muaccel olmasından itibaren beş yıl içinde zaman aşımına uğradığının düzenlendiği, Kefalet sözleşmesi m. 7:855 uyarınca asıl borçlunun kredi sözleşmesinden doğan borcunu yerine getirmemesi ile kefilin borcunun muaccel hale geldiğinin düzenlendiği, aynı maddenin 2. fıkrasında Medeni Kanununun 6:82 maddesi uyarınca asıl borçludan ifayı talep ettiğine dair resmi bildirimde bulunan alacaklının, aynı zamanda kefili de bu konuda bilgilendirmek zorunda olduğunun düzenlendiği, aynı Kanunun 6:82 maddesinde ise resmi şekilde yapılması gereken temerrüt ihtarının düzenlendiği, davalı bankanın 21/7/2009 tarihli yazı ile borçludan geri ödeme planına uygun ödeme yapılmamış olması nedeniyle kredinin tamamının ödenmesini istediği (kredi sözleşmesinin kat edildiği), 18/4/2011 tarihli yazı ile ... ihtar gönderilmiş olduğu, 21/11/2011 tarihli ihtar ile borçlulardan ödeme talep ettiği, sonrasında borçlular aleyhine dava ikame ettiği, Mahkemenin 28/10/2015 tarihinde karar vermiş olduğu, 11/9/2015 tarihinde---- ve 10/08/2016 tarihinde ----- Noterliğinin ihtarı ile davacı ... ödeme talep edildiği nazara alındığında, asıl borçlulardan ödeme talep edilen 21/11/2011 tarihi itibariyle temerrütün gerçekleştiği, temerrüt tarihinden itibaren 5 yıllık zaman aşımı süresinin işlemeye başladığı, sürenin 21/11/2016 tarihinde dolacağı, kefil ... hakkındaki icra takibinin 11/10/2016 tarihinde yapılmakla alacağın zaman aşımına uğramadığı anlaşıldığından bu yöndeki savunmaya da itibar edilmemiştir.
Geçerli bir kefalet sözleşmesi kapsamında alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik asıl dava ile istenilen menfi tespit talebinin reddine, birleşen dava ile istenilen itirazın iptali davasının bankacı bilirkişi tarafından tespit olunan 300.000 USD asıl alacak ve 87,50 USD akdi faiz olmak üzere toplam 300.087,50 USD üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.Birleşen davada, davalı olan kefil ... likit ve bilinebilir borca ödeme yapmadığı halde haksız olarak takibe itiraz ettiğinden icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın REDDİNE,
A- Asıl dava yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 269,85 TL harçtan, davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 15.694,23 TL harcın mahsubu ile fazladan yatırılan 15.424,38 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
B-Asıl dava yönünden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
C-Asıl dava yönünden davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 131.013,89 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
2-Birleşen -----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı davanın KISMEN KABULÜ ile,
---- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyasında davalı/borçlu ... yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin 300.000,00 USD asıl alacak ve 87,50 USD geçmiş gün faizi olmak üzere toplam 300.087,50 USD üzerinden AYNEN DEVAMINA,
-Asıl alacak 300.000,00 USD nin takip tarihi itibariyle TL karşılığı olan 918.000,00 TL üzerinden hesap edilen % 20 icra inkar tazminatı 183.600,00 TL'nin davalı/borçlu ... alınarak davacı/alacaklıya verilmesine,
Davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin talebinin reddine,
A- Birleşen dava yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 77.988,35 TL harçtan, davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 14.906,41 TL harcın mahsubu ile bakiye 63.081,94 TL harcın davalı ... alınarak Hazineye irat kaydına,
B-Birleşen dava yönünden davacı tarafından yapılan 300,00 TL yargılama giderinin 299,99 TL'sinin davalı ... alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
C-Birleşen dava yönünden davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 155.585,12 TL vekalet ücretinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
Ç-Birleşen dava yönünden davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 50,14 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
3-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgilisine iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!