WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/640 Esas
KARAR NO: 2024/472
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/08/2023
KARAR TARİHİ: 06/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Kooperatifin, davalı borçlu ile aralarındaki ticari iş ilişkisi gereğince borçlunun taşıma işini yaptığını ve devamında bu iş karşılığı 23.05.2023 tarihinde 129.047,67 TL bedelli faturanın düzenlendiğini, davalının, davacıya karşı genel üslubunun ödemeleri geciktirmek olduğunu, işbu davaya konu icra dışında da birçok icra dosyaları bulunduğunu, icra koyu davalı tarafından ödenmemesi üzerine davalı aleyhine --------- İcra --------- E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalı aleyhine 23.06.2023 tarihinde saat 15:37'de 129.047,67 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlattıklarını, bu dosya borcuna istinaden davalı yanca, müvekkilinden icra takibinin öğrenilerek, icra takibinden sonra kötü niyetle diğer borçları ile birlikte toplam 661.381,22 TL olmak üzere, 23.06.2023 tarihinde ve 17:05'te bu dosya için haricen müvekkiline yalnızca 129.047,67 TL kısmi ödeme yapıldığını, diğer borçlarının icra takip dosyalarının farklı olduğunu, tek bir ödeme ile 3 ayrı dosya için asıl borç miktarları kadar kısmi ödemeler yapıldığını, araya bayram tatili girdiğinden taraflarınca 03.07.2023 tarihinde kısmi haricen tahsilatın icra dosyasına bildirildiğini, davalı tarafından dosya asıl alacağının haricen ödenmiş olmasına rağmen 05.07.2023 tarihinde icra dosyasına 129.047,67 TL daha ödeme yaptığını, her ne kadar borçlu tarafça asıl alacağın haricen ödenmiş olsa da feri alacaklar açısından takibin devam edeceği aşikar olmasına rağmen davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, her ne kadar davalı borçlu tarafından asıl alacağın haricen ödenmiş olsa da takip tarihinden itibaren işleyecek faiz, icra giderleri ve vekalet ücreti ödenmediğinden dava konusu icraya yapılan itirazın iptalini talep etmekte hukuki yararlarının mevcut olduğunu belirtmiş olup, davanın kabulüne, davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin ferileri açısından devamına, davalı borçlu aleyhine bakiye alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçlu üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, müvekkili şirket ile arasındaki ticari iş ilişkisi kapsamında 23.05.2023 tarihinde 129.047,67 TL bedelli fatura düzenlediğini, işbu fatura kapsamında ödemenin yapılması gerektiğinin müvekkili tarafça bilindiğinden 23.06.2023 günü saat 17:05'te alacağın tamamı olan 129.047,67 TL'nin eft yoluyla davacı tarafa eksiksiz ödendiğini, ancak davacının hiçbir şekilde davalı müvekkiline haber vermeden 23.06.2023 günü saat 15:37'de müvekkili aleyhine ---------- İcra Dairesinin ---------- E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, dolayısıyla icra dosyasının açılmasından yalnızca 2 saat sonra alacağın ödemesinin davacıya yapıldığını, ayrıca icra dosyasında düzenlenen icra emrinin müvekkili şirkete 05.07.2023 tarihinde e-tebligat yoluyla tebliğ edildiğini, 10.07.2023 tarihinde okundu sayıldığını, müvekkili şirketin, icra takibi başlatıldığını bilmeksizin davacıya ödemeyi eksiksiz yaptığını, davacının icra takibi başlattığını bilmeden asıl borcunu ödeyen müvekkili şirketin borcun ferilerinden sorumlu olmayacağının açık olduğunu, henüz tebliğ dahi yapılmadan ödemesi yapılan bir alacak için sırf ödeme emrinin düzenlenmesinin talep edilmiş olması nedeniyle alacaklının borcun ferilerine hak kazandığının kabulünün hak ve nefaset kurallarıyla bağdaşmadığım, ayrıca ödeme emri kendisine tebliğ edilmeyen borçlu tarafından dosya borcunun ödenmesi halinde tahsil harcı alınmasının mümkün olmadığını, icra dosyasının hesap raporunda tahsil harcı belirlenerek dosya borcu hesaplama yapılmışsa Yargıtay kararları ile de sabit olduğu üzere icra emri tebliğ edilmeden borç ödendiği takdirde tahsil harcının alınmasının mümkün olmadığını, davacının, müvekkili şirketten herhangi bir alacağı olmadığı halde kötü niyetle icra takibi başlattığını belirtmiş olup, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına göre davanın, davacı tarafından davalı aleyhine ---------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın iptaline ilişkin olduğu, dava konusu icra dosyasının incelemesinde takip alacaklısının mahkememiz dosyasının davacısı, takip borçlusunun mahkememiz dosyasının davalısı olduğu, fatura alacağına dayalı olarak toplam 15.473,36 TL'lik ilamsız icra takibine davalı borçlunun süresinde itirazı doğrultusunda takibin durduğu, davanın itirazın iptali ve takibin devamı istemi ile açıldığı görülmüştür. Taraflarca bildirilen tüm deliller toplanmış, -------- İcra Müdürlüğü’nün--------- esas sayılı icra dosyasının mahkememiz dosyasına eklendiği, mahkememiz 25/01/2024 tarihli celse, 1 nolu ara kararı gereği, dosyanın 1 hesap bilirkişisine tevdi edildiği, 26/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...davacı şirket tarafından 129.047,67 TL tutarlı fatura alacağının tahsili amacıyla 23.06.2023 tarihi, saat 15:37'de icra takibinin başlatıldığı, davalı şirketin ise aynı gün 17:05'te takibe konu asıl alacak tutarının ödenmiş olduğu, “e Ödeme emri tebliğ edilmeden borçlunun yaptığı ödemelerden icra tahsil harcının alınmaması, icra vekâlet ücretinin de 3/4 oranında alınması gerektiği, TBK m.100 kapsamında, takip tarihinden sonra icra dosyasına yapılan ödemelerin öncelikle faiz, masraf ve diğer ferilerine mahsup edileceğinden, ödeme tarihli kapak hesabı yapıldığında 23.06.2023 takip tarihi itibariyle, davacının 15.508,96 TL daha alacağının bulunduğu, Dava Tarihli Davacı Alacağı: Sayı mahkemece harca esas dava değerinin belirlenmesi bakımından, Davacının talep edebileceği takip tarihli 15.508,96 TL asıl alacağına 23.06.2023 tarihinden 21.08.2023 dava tarihine kadar faiz hesabı yapıldığında, davacının 21.08.2023 dava tarihi itibariyle alacağının 15.928,87 TL hesaplandığı, davalı Şirket Tarafından İcra Dosyasına Sehven Yatırılan Tutar Yönünden: Davacı vekilinin dava dilekçesinde belirtmiş olduğu üzere, davalı şirket tarafından 23.06.2023 tarihinde 661.381,22 TL tutarında yaptığı ödemeden sonra, 05.07.2023 tarihinde 129.047,67 TL daha ödeme yapıldığı, işbu ödemenin icra dosyasının uhdesinde tutulduğunun dava dilekçesinde belirtilmiş olduğu.." şeklinde rapor sunulmuştur.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalı borçlu her ne kadar takibe konu borcu ödediğini belirtmiş ise de, yapılan incelemede davalının takipten sonra ödeme yaptığı anlaşıldığından davacının takip başlatmakta haklı olduğu gözetilerek değerlendirme yapılmıştır.İcra takiplerinde takip çıkışı üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarifenin B/l- 3. fıkrasında belirtilen ve takip safhalarına göre tahsil harcı alınır ancak bu tahsil harcının doğabilmesi için takibin o safhasının yerine getirilmesi gerekir. Ödeme veya icra emrinin tebliği, haciz işleminin yapılması veya satış işleminin kesinleşmesi gibi ödeme emri veya icra emrinin tebliğe çıkarılması fakat tebliğ edilmesinden önce yapılan ödemelerden ve icra takibinden vazgeçme halinde tahsil harcı almak mümkün değildir. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nda harç alacağının doğması için ödeme veya icra emrinin tebliği gereklidir. Ödeme emri veya icra emrinin tebliğinden önce yapılan ödemelerden tahsil harcı alınmaz. 492 Sayılı harçlar kanuna ekli I sayılı tarifenin icra iflas harçları B bölümünün 1-3 maddesindeki tahsil harcının ancak ödeme emri veya icra emri tebliğinden sonraki işlemler nedeniyle alınacağı öngörülmüştür. Somut olayda ödeme emri tebliğinden önce 27.517,00 TL ödeme yapıldığından bu ödeme yönünden tahsil harcı alınması mümkün değildir. itiraz süresi içerisinde ödeme yapıldığından AAÜT 11/4 maddesi gereğince icra vekalet ücretinin ¾ oranında uygulanacağını anlaşılmıştır. Bu hesaplamaya göre icra vekalet ücretinin 15.267,86 TL olacağı, 241,10 TL masraf yapıldığı, takipte kesinleşen miktarın 144.556,63 TL olduğu, davalının 23.06.2023 tarihinde yaptığı 129.047,67 TL’nin takipte kesinleşen miktardan mahsubu halinde asıl alacağın 15.508,96 TL kaldığı, bu miktar yönünden davacının itirazın iptalini talep edebileceği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacak likit olduğundan kabul edilen kısım yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; -------- İcra Müdürlüğü’nün--------- E. sayılı icra dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin 15.473,36 TL asıl alacak üzerinden devamına,
2-Alacak likit olduğundan kabul edilen 15.473,36 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 1.056,99 TL harçtan davacı tarafından dava açılırken yatırılan 269,85 TL nin mahsubu ile bakiye 787,14 TL 'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç toplamı olan 539,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 3.095,00 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatıran tarafa iadesine,
7-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca -------- tarafından karşılanan 3.120,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan davacı vekili için takdir olunan 15.473,36 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, miktar itibariyle KESİN olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 06/06/2024