T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/635 Esas
KARAR NO: 2024/513
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/08/2023
KARAR TARİHİ: 13/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı arasında levha üretimine esas olmak üzere sac alım satım işinden kaynaklanan bir ticari ilişki söz konusu olduğunu, alınan son parti sacların ayıplı çıkması üzerine taraflar arasında uyuşmazlık meydana geldiğini ve --------- D. İş sayılı dosyası ile-------- Esas sayılı dosyaları nezdinde ayıbın giderilmesine ilişkin hukuki işlemlere başlanıldığını, müvekkili şirket ile davalının, uyuşmazlığın çıktığı tarihe dek cari hesap sözleşmesi usulü ile çalıştığını, taraflar arasında uyuşmazlık çıkması üzerine henüz siparişi verilmemiş ürünlere esas olmak üzere önden gönderilen avansın iadesinin talep edilme zaruretinin ortaya çıktığını ve avansın iadesi amacıyla --------- İcra Müdürlüğünün-------- Esas Sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalının 07.12.2022 tarihinde vekalet ücreti ile icra dosyası giderleri yönünden borca kısmi itiraz dilekçesi sunduğunu, asıl alacak ve faiz yönünden ise ödeme yaptığını, alacaklının, ihtar çekmek yerine doğrudan borçluya karşı icra takibine girişebileceğini, bu durumda temerrüdün ne zaman gerçekleşeceği hususunun önem arz edeceğini, ödeme emrinin unsurları ihtarda bulunması gereken unsurları içerdiğinden ve ödeme emrinin muhatabı borçlu olduğundan, ihtar çekilmeksizin icra takibi açılması durumunda borçlunun temerrüdünün ödeme emrinin tebliğ edilmesiyle gerçekleşeceğinin kabulü gerekeceğini, aksini gösterir bir düzenleme bulunmamasının yanı sıra, yasa koyucu icra masrafları ve vekalet ücreti yönünden bir ayrıma gitmediğini, dosyaya ibraz edilen delillerle ve yapılacak yargılama ile davalının itirazını haklı gösterecek bir durumun olmadığının anlaşılacağını belirtmiş olup, davanın kabulüne, davalının icra takibine itirazının iptali ile 3095 sayılı kanunun 2/2.maddesi uyarınca avans faiz işletilmesi suretiyle icra takibinin devamına, 9020'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketle davacı arasında sac alım satından kaynaklanan bir ticari ilişki söz konusu olduğunu, bu ticari ilişki dolayısıyla davacı şirket tarafından müvekkili şirkete sipariş avansı ödemesi yapıldığını, tarafların ticari teamüldeki alışveriş usulü cari hesap ilişkisine konu olan davacıya ait bu avans ödemesinin müvekkili şirket kayıtlarında da mevcut olduğunu, davacı tarafça müvekkili şirkete avans ödemesinin iadesi için doğrudan icra takibi başlatıldığını, fakat işbu icra takibinden önce davacı tarafın müvekkili şirkete hiçbir şekilde avansın iadesini ihtar etmediğini, icra takibinin açılması akabinde taraflarınca asıl alacak kabul edilip, alacağın ferilerine karşı kısmi itiraz yoluna gidilerek ilgili icra dairesinden dosya hesabının yapılmasının talep edildiğini, ---------- İcra Dairesi tarafından 08.12.2022 tarihinde dosya hesabının çıkarılmasıyla takipte kesinleşen miktar 66.642,98 TL olarak belirlendiğini, bu rakamın takipteki asıl alacak olan 3.569,79 USD'nin karşılığı olduğunu, taraflarınca dosya hesabının alındığı aynı gün 66.790 TL ödeme yapıldığını, 6098 sayılı TBK'nın 117.maddesi gereğince, muaccel bir borcun borçlusunun, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olacağı, yani kanun uyarınca temerrüt için ihtarın şart olduğunu, takipten önce taraflarına hiçbir ihtar yapılmadığını, ayrıca bu kararda borçlunun takipten önce temerrüde düşürüldüğü kanıtlanamadığı durumlarda temerrüde düşürülmeyen borçlu yararına vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru görülmediği hususunun da açıkça belirtildiğini, davacı tarafın müvekkili şirketi takipten önce ihtar etmemesi dolayısı ile müvekkili şirketin temerrüde düşürülmemesi ve icra takibi açılması akabinde taraflarınca dosya hesabında belirtilen 66.642,98 TL asıl alacağın 66.790 TL olarak fazlasıyla ödenmesi göz önüne alındığında taraflarınca yapılan kısmi itirazın yerinde olduğunun açıkça ortada olduğunu, tüm bu hususlar gözetildiğinde davacı vekilinin icra-inkar tazminatına hükmedilmesi isteminin mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, davacı vekilinin dava dilekçesinin birinci kısmında --------- Sulh Hukuk Mahkemesi ve --------- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen farklı davalardan bahsedildiğini, işbu davanın konusunun ise huzurdaki avans ödemesinin istirdadıyla ilgili başlatılan icra takibine yapılmış kısmi itirazın iptali talebinden bağımsız olduğunu, yani taraflar arasında ayıp iddiasından dolayı bir davanın olması müvekkili şirket nezdindeki davacıya ait avansın iadesi sonucunu doğurmayacağını, çünkü davacı tarafın, taraflar arasındaki ayıp iddiasına dayalı davadan bağımsız olarak müvekkili şirket nezdindeki avansını satış siparişine dönüştürmesinin her zaman mümkün olduğunu, müvekkili şirket ile arasında böyle bir davanın olmasının avansın iadesi için ihtar niteliğine gelmediğini belirtmiş olup, davacı tarafın itirazın iptali ve icra-inkar tazminatı istemlerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafta bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına göre davanın, davacı tarafından davalı aleyhine --------- İcra Müdürlüğü’nün ---------- E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın iptaline ilişkin olduğu, dava konusu icra dosyasının incelemesinde takip alacaklısının mahkememiz dosyasının davacısı, takip borçlusunun mahkememiz dosyasının davalısı olduğu, toplam 3.569,79 USD tutarlı ilamsız icra takibine davalı borçlunun süresinde itirazı doğrultusunda takibin durduğu, davanın itirazın iptali ve takibin devamı istemi ile açıldığı görülmüştür. Taraflarca bildirilen tüm deliller celp edilerek dosya içerisine alınmış, mahkememiz 19/02/2024 tarihli 1 nolu ara kararı gereği, dosyanın bir nitelikli hesaplama uzamanı bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmesi istenilmiş, 03/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "..18.08.2023 dava tarihi itibariyle davacı şirketin talep edebileceği alacak tutarının 766,46 USD olarak hesaplandığı .." şeklinde rapor sunulmuştur.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde;------- İcra müdürlüğü -------- Esas sayılı icra dosyasında, davalı borçlunun 08/12/2022 tarihinde yapmış olduğu ödemenin TBK 100 md gereğince öncelikle işlemiş faiz, masraf ve ferilerinden düşüldükten sonra kalan ödemenin ödeme günündeki efektif satış kuru üzerinden asıl alacaktan USD olarak düşülmesi sonucu ne kadar asıl alacağın kaldığının belirlenmesinin gerektiği, 18.08.2023 dava tarihi itibariyle davacı şirketin talep edebileceği alacak tutarının 766,46 USD olarak hesaplandığı anlaşıldığından bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş harç alınırken takip tarihindeki kur üzerinden, vekalet ücreti hesaplanırken karar tarihindeki kur üzerinden değerlendirme yapılmıştır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; --------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- E. sayılı icra dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin 739,37 USD üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının USD cinsi para için açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte devamına,
2-Alacak likit olduğundan (739,37 USD * 18,65 TL ) = 13.789,25 TL üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 941,94 TL harcın davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 672,09 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 269,85 TL peşin harç ve 269,85 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 539,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından harç dışında harcanan 1.706,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Kanun m. 18/A-13 uyarınca --------- tarafından karşılanan 3.120,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
7-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Tarafların artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, miktar itibariyle KESİN olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 13/06/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!