WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/576 Esas
KARAR NO: 2024/362
DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/07/2023
KARAR TARİHİ: 08/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; -------- Şti ünvanı ile faaliyet gösteren müvekkili şirketin, -------- şirketi ile birleşmiş ardından unvan değişikliğine giderek -------- şirketi olarak faaliyet göstermeye devam ettiğini, müvekkili şirketin davalı şirket ile ham madde alımı konusunda sözlü olarak anlaşma sağlandığı taraflar arasında konuya ilişkin mail yazışmalarının bulunduğunu, davalının, ----------- ithal edilerek Şubat sonunda gemiye yükleneceği vadedilen ham madde için avans ödemesi olarak davacı tarafından davalı şirkete 31.01.2022 tarihinde 205.000,00 USD ve 07.02.2022 tarihinde de 205.000,00 USD olmak üzere toplam 410.000,00 USD avans ödemesini yaptığını, taraflar arasında yapılan anlaşma uyarınca Şubat/2022'de davalı tarafından yapılması planlanan teslimatın Temmuz/2022'de yapılmaması üzerine davacının siparişi iptal ettiğini, davalı şirket yetkilisine bildirdiğini ve yapılan avans ödemesinin iadesini talep ettiğini, mail yazışmalarından görüleceği üzere müvekkili şirket sipariş iptaline ilişkin kararını davalı şirkete bildirdiğini, davalı da gecikmenin kendi tedarikçisinden kaynaklandığını mahcup olduğunu kabul ettiğini, taraflar arasındaki onca görüşmeye rağmen Ekim/2022'de halen ne mal teslim edildiğini ne de ödeme iade edilmediği, buna rağmen davalı şirketin aynı ürünü --------- temin edebileceğini söylemesi üzerine davacının piyasaya göre daha pahalı olmasına rağmen geçmişte yaptığı ödemeleri dikkate alarak davalıdan teslimi kabul ettiğini ancak tüm bu gelişmelere rağmen davalının ---------- gelen malın --------- hazır olduğunu söyleyecek kadar ileri gittiğini ancak teslimat istendiği zaman ne gemi bilgisini paylaşmış ne de malı teslime hazır hale getirmediğini, bunun davalıya yapılan avans ödemelerinin iadesine ilişkin öncelikle -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını ancak davalının haksız ve kötüniyetli itirazı sebebi ile takibin durduğu ve huzurdaki itirazın iptali davasının açıldığını beyan edilerek davanın kabulüne, takibin devamına, davalının %20den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada davalı şirketin aracı konumda olduğunu ve komisyon karşılığı iş yaptığından taraf sıfatı bulunmadığından husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, proforma faturanın davalı tarafından kesilmiş olması da kendisini aracı konumdan satıcı durumuna sokmadığını, proformanın niteliği gereği herhangi bir resmiyeti bulunmadığından ve hukuken alıcı tarafı bilgilendirme amaçlı sözleşme vasfında bulunduğundan davalının dava konusu ticari ilişkide aracı sıfatını değiştirmeyeceğini, huzurdaki davanın nakliyenin gecikmesi ve davacı şirketin bu nedenle alımdan vazgeçmesi üzerine ikame edildiğini, proforma faturada açıkça belirtildiği üzere bu konuda davalının herhangi bir sorumluluğu, kefaleti ve hatta dahli söz konusu olmadığını, davacının talep ettiği niteliklere sahip 1.000 mt PVC için malın tedarikçisi -------- şirketine ulaşmış, davacının kabulü ve peşinat ödemesini yapması akabinde siparişi geçmiş kısaca aracı firma olarak üzerine düşen sorumluluğu eksiksiz şekilde yerine getirdiği, davacı malların Şubat sonunda gemiye yükleneceğini ve Şubat 2022 de teslim edileceğine dair iddiasının çelişkili olduğu, zira gemi yüklense bile 40 günde ancak geldiği, taraflar arasında yapılan anlaşma gereğince %30 oranında avans ödemesinin yapılması şartı bulunduğunu ancak davacının bu ödemeyi tek seferde değil parça parça yaptığı, bu nedenle dilekçe ekinde dosyaya sunulan proforma değiştiğini ve gerçek proforma olmadığını, akabinde --------- yükleme limanı olan --------- Covid sebebi ile liman kapatıldığını, bu konuda davalı şirketin davacı tarafa ilettiği ---------- yazısı mevcut olduğunu, davacı firma 2022 yılı Mart ayında müvekkilden tekrar aynı miktarda mal talebinde bulunması üzerine bu aracılık görevini üstlenmek istemediğini davacıya bildirdiğini, aynı malı tedarikçinden kendilerinin almasını önerdiğini, -------- tedarikçi ile anlaşmaya vardıklarını ancak davacı tarafından akreditif açılmadığından siparişin iptal olduğu, davacı taraf anılan tutumu nedeni ile tedarikçiyi dava konusu olana ilave olarak 1000 mt PVC malla baş başa bıraktıklarını, böylelikle tedarikçiyi 2. Kez mağdur oldukları, davacı tarafından 5 Temmuz 2022 tarihli mail ile “YÖNETİM KURULUNUN KESİN KARARIDIR” diyerek alımı iptal ettiklerini beyan ettikleri davalı tarafa bildirildiğini, bu tarihte malın konişmentosu hazırdır ve yükleme gerçekleştirilebilir durumda olduğunu, proforma şartlarında “VAZ GEÇME HALİNDE AVANS İADESİNİN YAPILMAYACAĞI” ifade edilmiş olmasına rağmen davalı hiçbir zaman parayı iade etmeyeceğini belirtmediğini, özetle sipariş iptali malın konişmentosu çıktıktan sonra, davalıya atfedile bilinecek herhangi bir kusur bulunmadığı halde gerçekleştirildiğini, sipariş iptali halinde avans iadesi yapılmayacağı hususu anlaşma maddesi olmasına karşın müvekkil iade için elinden geleni yapmış bulunduğunu, tüm bunlara rağmen avans tutarının davalıdan talep edilmesi hukuken geçerli olmadığını, dava konusu söz konusu malın fiyatı, sipariş tarihinde 1640 U.S.D. iken yükleme tarihinde 900 U.S.D. ye düşmesi nedeniyle davacının malı almaktan vaz geçmesi fiyat düşüşü nedeni ile alakalı olup, davacı, bunu dava dilekçesinde yer alan 05.07.2022 tarihli mailinde bizzat beyan ettiğini, oysa davacı, gecikmeyi bahane ederek aslen ürün fiyatının düşmesi nedeni ile alımı iptal ettiğini, basiretli bir tacir gibi davranmadığını, tüm bu nedenlerle davanın husumetten reddine, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri harç ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, avans olarak gönderilen paranın iadesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.Davacı ile davalı arasında yazılı bir sözleşme olmaksızın hammadde temini için anlaşmaya varıldığı; davalının --------- hammadde temin etme yükümlülüğü altına girdiği, davacının da bu doğrultuda 410.000 USD ödeme yaptığı her iki tarafın da kabulündedir.Davacı, makul süre geçmesine rağmen davalının hammadde temini sağlayamadığını ileri sürerek avans ödemesinin iadesini talep etmiş; davalı da husumet itirazında bulunmuş, kusuru olmadığını ileri sürerek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.Davaya koni icra dosyası celp edilerek incelenmiştir. -------- İcra Müdürlüğü'nün -------Esas sayılı takip dosyasında, 24/02/2023 tarihli takip talebi ile 410.000 USD asıl alacak için takip başlatıldığı ve 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesi talebinde bulunulduğu; ödeme emrinin borçluya 24/04/2023 tarihinde tebliğ edildiği; borçlunun da 27/04/2023 tarihinde borca, faize, ferilerine itiraz ettiği görülmüştür. Davacı, iş bu itirazın iptali davasını 21/07/2023 tarihinde süresi içinde açmıştır.Dava şartlarının tamam olduğu, davadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna gidildiği ve anlaşılamadığı görülmüş; esasa geçilerek taraf delilleri toplanmıştır.Bir mali müşavir bir nitelikli hesap uzmanı marifetiyle tarafların defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmıştır. Bilirkişiler, 19/03/2024 tarihli raporda, davacının her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş ve eksiksiz olduğunu, davacının davalıya 31/01/2022 tarihinde 205.000 USD ve 07/02/2022 tarihinde 205.000 USD olmak üzere toplam 410.000 USD havale ettiğini, bu avans ödemesinin davalı defterlerinde de kayıtlı olduğunu, hukuki yönden yapılan değerlendirmede, davalının TTK.nun 103 -------- merkez veya şubesi bulunmayan yabancı tacirler ad ve hesabına ülke içinde işlem yapan olarak acentelik hükümlerine göre sorumlu olacağını, somut olayda davalının TTK.nun 102 m. gereği pasif husumetinin olmadığını, davacının doğrudan -------- --------- şirketine karşı dava açması gerektiğini; bu davanın -------- şirketine izafeten davalıya açılmışsa bile kararın davalıya karşı infaz edilemeyeceğini mütalaa etmiştir.Rapor taraflara tebliğ edilmiş, davacı itirazlarını sunmuştur.Hukuki vasıflandırma mahkememize ait olmakla, tekrar rapor alınmasına gerek görülmemiştir.Davacı ile dava dışı --------- firması arasında bir sözleşme ilişkisi olduğu davacı tarafça beyan edilmediği gibi davalı tarafça da cevap dilekçesinde ve devamında ileri sürülmemiştir. Bilirkişinin davalının acente gibi sorumlu olacağına dayanak gösterdiği TTK.nun 102 ve devamı maddelerinin somut olayda uygulanırlılığı bulunmamaktadır. Davacı hammadde ithal etmek istemiş; davalı yurtdışındaki bağlantıları sebebiyle tedarik hizmeti verebileceğini taahhüt etmiştir. Taraflar arasındaki mail yazışmalarından davalının gerekli girişimlerde bulunmasına rağmen ----------- yaşanan kimi sıkıntılar sebebiyle tedarik borcunu yerine getiremediği anlaşılmaktadır. Mal tedarik borcu altına giren -------- firması değil davalıdır. Davalı, kendi ad ve hesabına bu taahhüt altına girmiş ve avans ödemesini almıştır. Bu sebeple davalının pasif husumeti vardır. Dosyada mübrez, taraf yetkilileri arasındaki yazılı görüşmelere göre makul sürenin geçtiği, gecikmenin varlığının davalı tarafça da kabul edildiği açıktır. Bu durumda akde tahammül süresinin de geçtiği ve davacının avans olarak verdiği parayı iade istemekte haklı olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan sebeplerle davacının haklı olduğu kanaati ile takibin aynen devamına karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE;
2-------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı takibe yapılan itirazın iptali ile takibin 410.000 USD alacak üzerinden aynen DEVAMINA;
3-Asıl alacağa takipten tahsil tarihine kadar 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine;
4-Asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine;
5-Alınması gerekli 755.721,18-TL harçtan davacı tarafından Mahkememiz dosyası (93.673,22 TL) ile icra dosyasına (38.780,06 TL) peşin harç olarak yatırılan 132.453,28-TL harcın mahsubu ile bakiye 623.267,90-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 269,85-TL başvurma harcı, 132.453,28-TL peşin harcın toplamı olan 132.723,13-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından sarfedilen toplam 8.334,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
10-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden HMK 312. maddesi uyarınca A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 436.484,94-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile e-duruşma yolu ile celseye katılan davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 08/05/2024