T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/398 Esas
KARAR NO: 2024/149
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 26/05/2023
KARAR TARİHİ: 21/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; -------- Şirketi ile müvekkili arasında --------- Esas sayılı dosyasında görülen tespit davasında şirketin ihyası için dava açılması için süre verilmesi kararı verildiğini, müvekkil ..., bahse konu şirket olan ----------- Şirketinin ortağı ve kanuni temsilcisi iken, 26.07.2021 tarihli 2021 yılına ait olağanüstü genel kurul toplantı tutanağından da sabit olmakla, --------- firmasındaki yönetim kurulu üyeliği temsil ve izam yetkisi sona erdiğini, ihyası talep edilen şirkete --------yönetim kurulu üyesi olarak atandığını ve şirketin tek yetkilisi -------- olduğunu, anılan bu genel kurul kararının ------- Noterliği tarafından 17.08.2021 tarihli -------- yevmiye numarasıyla tasdik edildiğini, yine ihyası istenen --------- şirketinin TTK'nun 338. maddesine göre tek pay sahipli olup 26.07.2021 tarihli, -------- sayılı ortaklar kurulu kararı ile tek pay sahibi -------- olduğunu, 26.07.2021 tarihli ve -------- sayılı ortaklar kurulu kararı --------- Noterliği tarafından 17.08.2021 tarihli -------- yevmiye numarasıyla tasdik edildiğini, müvekkilinin, ihyası istenen şirketten 27.06.2021 tarihinde ayrılmasına rağmen, Ticaret Sicili kontrol ettiğinde 27.06.2021 tarihli Olağanüstü Genel Kurulu kararının Ticaret Siciline tasdik edilmediğini görmesi üzerine 24.09.2021 tarihin bahse konu şirketin yönetim kuruluna yazı yazdığını ve işbu yazıyı şirketin yönetim kurulu başkanı elden teslim ettiğini, bahse konu şirketin 2021 yılında bu talepleri almasına rağmen herhangi bir işlem yapmadığını, müvekkilinin ihyası istenen şirketten ayrılığının tespiti için --------- Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açtığını, Mahkemenin, şirketin tasfiyesi gerçekleştiğinden ihya davası açılmasına karar verdiğini, müvekkilinin -------- kayıtlarında hala davalı şirketin yetkisi olarak gözüktüğünü, bu nedenle müvekkilinin şirketteki tüm yetkisini devrederek, ayrıldığının ------- tescili yapılmadan, şirket terkin edildiği için, alınan tasfiye kararının müvekkilinin açmış olduğu tespit davasını engeller mahiyette olduğunu, tüm bu nedenlerle -------- şirketinin ihyasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin TTK 32.maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği 34.madde hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, talebe ilişkin olarak yasal koşulları oluşmuş ise yapılan işlemle ilgili tescil kararı vereceğini, aksi halde tescil talebini gerekçe göstererek reddedeceğini, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memuruna ait olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerekmekte olduğunu, bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtıdığını ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Sicil Müdürlüğü’nün tespit etmesi mümkün olmadığını, Mahkememizin davanın esası ile ilgili vereceği karara müvekkili Sicili Müdürlüğünün uyacağını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünin tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapmış olduğunu, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesi kanuna aykırı olacağını, nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, (TTK m. 553) müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek müvekkili için yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, tasfiye sonucu terkin edilen şirketin ihyası taleplidir.Davacı, terkin edilmiş dava dışı ------- Şirketi'ne karşı temsilcilik görevinin sona erdiğinin tespiti istemli dava açmış, bu dava yönünden şirketin ihyasını talep etmiştir.UYAP üzerinden-------- Esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiş, davacının terkin edilen şirkete karşı dava açmış olduğu, davacının ihya talebinde hukuki yararının mevcut olduğu anlaşılmıştır.Tasfiye sonucu terkin edilen şirketin ihyası talep edildiğinde, yasal hasım konumunda olan sicil müdürlüğü ile son tasfiye memuruna husumet yöneltilmesi gerektiği, eldeki davanın da sicil müdürlüğü ile birlikte son tasfiye memuruna yöneltildiği görülmüştür.İhyası talep edilen şirkete ait sicil dosyası getirtilmiş, şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırları içinde kaldığı görülmüştür. Şirketin tasfiyesinin sona erdiği, 03/04/2023 tarihinde tescil edilerek sicilden terkin olduğu görülmüştür.Terkin edilen şirketin, devam eden dava yönünden ek tasfiyesinin gerektiği, davacının talebinin TTK 547 maddesi koşullarını taşıdığı görülmekle davanın kabulüne -------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün --------- sicil nosunda kayıtlı iken tasfiye sonucu sicilden terkin edilen -------- Şirketi'nin devam eden hizmet tespiti davası yönünden geçerli olmak üzere, bu dava sonuçlanıp kesinleşme ve infazına kadar geçerli olmak üzere ihyasına, şirketin ticaret siciline tesciline, bu işlemleri yürütmek üzere şirketin son tasfiye memuru ... tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın ticaret sicilinde tescil ve ilanına, karar verilmiş; davalı ... Sicil Müdürlüğü dosyada yasal hasım durumunda olduğundan yargılama giderinden sorumlu tutulmayarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Davanın mahiyeti, tasfiyenin şekli, temsil yetkisinin sona erdiğinin tespiti istemine konu dönemin, tasfiye sonucu terkin olunan dönem öncesine ait olması göz önüne alındığında, tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmamıştır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
2-------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ---------sicil nosunda kayıtlı iken tasfiye sonucu sicilden terkin edilen ------- ŞİRKETİ'nin, ------- Esas sayılı dosyası yönünden geçerli olmak üzere, bu dava sonuçlanıp kesinleşme ve infazına kadar geçerli olmak üzere TTK.nun 547. maddesi uyarınca İHYASINA,
3-Şirketin ticaret siciline tesciline, eski tasfiye memuru ... (T.C:...) tasfiye memuru olarak atanmasına; ücret takdirine yer olmadığına;
4-Kararın ticaret sicilinde tescil ve ilanına,
5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harcın toplamı olan 359,80 TL'nin davalı tasfiye memuru ... alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından sarfedilen toplam 31,75-TL yargılama giderinin davalı tasfiye memuru ... alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı Tasfiye memuru ... tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
9-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı tasfiye memuru ... alınarak davacıya verilmesine,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekillerinin yüzüne karşı davalının yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 21/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!