T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/36 Esas
KARAR NO: 2024/218 GEREKÇELİ KARA
DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ: 12/01/2023
KARAR TARİHİ: 21/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı -------- plakalı araç, davalı -------Şti'ye ait ------- plakalı aracın kusuruyla meydana gelen kaza sebebiyle hasara uğradığını, işbu olay sebebiyle müvekkili şirket, eksper marifetiyle hasar tespiti yaptırarak müvekkili şirket sigortalı ilgilisine sigorta tazminatı ödediğini, ekspertiz raporuna göre, ------- plakalı aracın sebep olduğu kaza neticesinde sigortalı araç hasar gördüğünden, davalı araç maliki sürücü işbu olayın oluşumunda kusurlu olduğunu, açıklanan nedenlerden dolayı davanın kabulüne, yargılama giderler ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalılar vekiline dava dilekçesi ile duruşma davetiyesi tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle; Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise; DAVACI sigorta şirketine sigortalı -------- plakalı araç ile davalı -------Şti'ye ait -------- plakalı aracın 14/11/2020 tarihinde karışmış olduğu kaza nedeniyle davacı sigorta şirketine kasko sigortalı araçta meydana gelen hasar tutarı olan 58.880,00 TL'nin davalının sigortalısının kusuru oranında tahsili istemi ile açılan maddi tazminat davasıdır.
Taraflarca bildirilen tüm deliller toplanmış, trafik kayıtları, poliçe, hasar dosyası, tramer kayıtları, icra dosyası vs tüm belge ve dokümanlar dosyaya celp edilerek mahkememiz 25/05/2023 tarihli celse, 2 nolu ara kararı gereğince dosyanın makine mühendisi bilirkişiye tevdine karar verilmiş, 07/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "..------- plakalı araç sürücüsü ------- %100 kusur oranı ile asli ve tam kusurlu olduğunu, dava konusu kazanın ------- plakalı araç sürücüsünün asli kusur sayılan arkadan çarpma şeklinde meydana gelmiş olması nedeni ile ------- plakalı araç maliki sürücülerinin kusursuz oldukları.." şeklinde rapor sunulmuştur.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 1472. maddesi gereğince rücuen tazminatın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.Halefiyet ilkesi doktrinde ''zarar gören sıfatı ile sigorta ettiren rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle meydana gelen zararlar için üçüncü şahsa karşı herhangi bir hukuki sebebe binaen tazminat alacağına sahip ise, bu hakkı ödenen sigorta tazminatı miktarınca kanun icabı sigortacıya geçmesi hali'' şeklinde tanımlanmıştır.2918 sayılı KTK'nın 88/1 maddesinde “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” şeklinde düzenlenmiştir. Müteselsil sorumluluk, zarara birden çok kişinin birlikte neden olması veya çeşitli nedenlere bağlı olarak birden çok kişinin aynı zarardan sorumlu bulunmaları halini ifade etmektedir. Trafik kazasında sürücü haksız fiil faili olarak TBK 49. madde ve ayrıca işleten 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85 inci maddesi gereğince, işletenin sorumluluğunu üstlenen zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi ise yine aynı kanunun 91 inci maddesi gereğince sorumludur. Zarar gören veya onun halefi sıfatıyla zararı talep edenler davalarını müteselsil borçlulardan yalnız birine veya hepsine karşı yöneltebilir. TBK'nın 163 üncü maddesinde “Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir” denilmek suretiyle zarar görene seçimlik bir hak verilmiştir.Her ne kadar , Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın Hasar ve Tazminatın Sonuçları başlıklı 4.3. maddesinde rücu talebinin öncelikle trafik sigortacısına yöneltilmesi gerektiği belirtilmiş ise de; bilindiği üzere Anayasa’nın 138. maddesinde de yer alan, "Normlar hiyerarşisi" ilkesi uyarınca, hukuk kuralları yukarıdan aşağıya doğru "Anayasa", "Kanun", "Kanun Hükmünde Kararname", "Tüzük", "Yönetmelik" ve "Diğer alt düzenleyici işlemler (Yönerge, Genelge vb.)" şeklinde sıralanmakta olup, alt kademede yer alan bir normun üst kademedeki norma aykırı olması ya da onun kapsamını aşan düzenlemeler içermesi mümkün bulunmamaktadır. Bu durum, “Genel kurallar, usulü dairesinde değiştirilinceye veya kaldırılıncaya kadar, düzenleyici işlem tesis etme yetkisi olan makam ve kurumları da bağlar” şeklinde ifade edilen “--------”prensibi ile izah olunmaktadır. Bu ilkenin doğal sonucu olarak, normlar hiyerarşisinde üst kademede yer alan yasal kurallara aykırı düzenleyici tasarrufların idare tarafından yürürlüğe konulmasının hukuka aykırı olacağı şüphesizdir.Somut olayda, halefiyete dayalı olarak dava açan davacının, karşı aracın sürücüsü ve işletenine karşı Karayolları Trafik Kanunu 88 ve müteselsil sorumluluğa ilişkin BK. 61 ve 163. maddeleri uyarınca talepte bulunma hakkının kanunen düzenlendiği, işbu yasal düzenlemelerden kaynaklı zarar görenin dilediği zarar sorumlusuna müracaat etme hakkının genel şart düzeyindeki bir idari düzenleme ile sınırlandırılamayacağı, dolayısıyla davalıların trafik sigortacısına karşı dava açmadan davalılara karşı dava açılamayacağına ilişkin işbu dava engeli niteliğindeki idari düzenlemenin kanuna aykırı olduğu anlaşıldığından, bu düzenleme hükmü dikkate alınmamıştır. Ayrıca somut uyuşmazlıkta davacı tarafından ilk önce davalı aracın zorunlu trafik sigortası olan -------- şirketine başvuru yapıldığı ve poliçe limiti tükendiği için ödeme yapılmadığına ilişkin belgeyi sunduğu anlaşılmıştır. Somut olayda --------- plakalı araç sürücüsünün yağışlı havada aracını yol ve aracın teknik özelliklerine uygun kullanmaması, etkin fren uygulaması yapmaması ve arkadan çarpması nedeniyle kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilmiş, davacı sigorta tarafından kasko sigorta poliçesi kapsamında --------- plakalı araç için 58.880,00 TL ödeme yaptığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere davacının yapmış olduğu ödemenin kaza ve hasarla uyumlu olduğu, kadri maruf olduğu, davacının yapmış olduğu ödemeyi davalı araç işleteninden ve sürücüden talep edebileceği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının KABULÜ ile; 58.880,00 TL’nin 17.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli 4.022,09 TL harcın peşin alınan 1.005,53 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.016,56 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 1.005,53 TL peşin harcın toplamından oluşan 1.185,53 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı şirket tarafından harç dışında harcanan 2.223,75 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Tarafların artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde kendilerine iadesine,
7-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca -------- tarafından karşılanan 1.600,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. 21/03/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!