T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/772 Esas
KARAR NO: 2024/479
DAVA: Ticari Şirket (Pay devrinin iptali/hükümsüzlüğü )
DAVA TARİHİ: 06/10/2022
KARAR TARİHİ: 07/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Anonim şirkette pay devrinin iptali/hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilİ -----------, Kredi Kartı Paylaşım Sistemi adıyla patentlenen ve ---------- yüz milyarlarca TL’ye, yurt dışında ise yüz milyarlarca Dolar’a hitap eden çok büyük ve kapsamlı bir proje geliştirdiğini, müvekkili projeyle ilgili yaptırdığı patent ön araştırmaları temiz çıktığını, profesyonel bir yazım dili gerekeceği için yatırımcı bulmadan patent başvurusu yapmadığını, müvekkilinin projeye “-----------” adını verdiğini ve bu şekilde projenin işleyişini anlatan kod yapısını da yazılımcılara yazdırdığını, --------- ile ilgili 2017 yılı içerisinde ---------- Bankası, ---------, ---------, --------- gibi kurum ve kuruluşlarla görüşmeler yaptığını, projeyle ilgili -------- /-------- bulunan -------- Üniversitesinde görev yapan -------- Profesör ----------- tarafından davet aldığını fakat müvekkilinin bu projeyi ülkesinde çıkarmak istediğinden kabul etmediğini ve projeyle ilgili yatırımcı bulması konusunda geçmiş dönemde ------- Parti----------- İl Başkanı olan ve kendisinin 1 yıl yardımcılığını yaptığı, aynı zamanda 2013 yılında ----------- Federasyonunu kurucu yönetim kurulu üyesi olduğu Av.-------- destek istediğini, ---------- de müvekkiline övgü dolu sözlerle ---------- tavsiye ettiğini, müvekkilinin, ----------- ile Aralık 2017 tarihinde --------- isimli fabrikasında görüştüğünü, kendisine projeyi anlattığını ve çok etkilendiğini ifade ettiğini, davalının aynı zamanda böyle bir proje aradığını belirttiğini ve titiz bir yatırımcı olduğu için araştırma yaptırmak istediğini söylediğini, birkaç gün sonra müvekkilini arayarak ve fabrikasına çağırdığını, projeye 40 milyon TL para harcayacağını ama hissenin çoğunun kendisinde olması gerektiğini söyleyip teklifini ilettiğini, böylelikle %75’e %25 hisse oranında ve verilen sözlere itibar ederek müvekkilnin anlaştığını, şirketin, --------- şirketi olarak 6 milyon TL sermaye ile kurulduğunu, ----------- kurulduktan sonra -----------ilçesinde bulunan ----------- isimli binada geçici olarak yazılımcılarla görev yapmaya başladığını, işler ilerlemeye başladıktan ve müvekkili tarafından --------- ödeme sistemi geliştriildikten sonra davalı ---------- tehdit ve baskı sonucu para vermeden önce müvekkiline ait %17 hisseyi yine ölümle tehdit ve baskı yoluyla noterlik sözleşmesi ile %8 hisseni gasp ettiğini, bu konuda gerek işlemi düzenleyen noter ve gerekse de ---------- hakkında ceza soruşturmasının devam ettiğini, olay anına ait kamera görüntülerinin de sunulacağını, bu görüntülerde,---------- Noterliği'ne ait hisse devir sözleşmesi, devralan ---------- imzası ve noter mührü olduğu halde ---------- mezarlığına müvekkilinin götürülmek suretiyle yakınlarına ve kendine tehditle imzalatıldığını, --------- müvekkilinin hayatını tehdit etmek suretiyle hisseleri zorla ele geçirdiğini, gerek noter ve gerekse de -------- hakkındaki şikayetinin --------- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın --------- ve --------- soruşturma sayılı dosyaları üzerinden devam ettiğini belirterek hisse devirlerinin ikrah ve butlanla sakat olması sebebiyle iptaline ve müvekkilinin kuruluş ana sözleşmesindeki gibi %25 hissedar sayılmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı --------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle usuli olarak yetki itirazı ile zamanaşımı itirazında bulunduklarını, esasa ilişkin itirazlarına ilişkin olarak; Davacının iddialarının yersiz olduğunu, hisse devrinin tamamen tarafların kendi istek ve iradeleri ile gerçekleştiğini, taraflar arasındaki hisse devirlerinin davacının iddia ettiği gibi noter satış senetleri gereği değil taraflar arasında imzalanmış olan yazılı hisse satış sözleşmesi gereği gerçekleştiğini, davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacı, noter sözleşmesinin imzalandığı tarihte telefonunun --------- sinyal vermiş olması sebebiyle kendisinin--------- olduğunu oysa noter sözleşmesinin --------- imzalattırıldığının müvekkili tarafından iddia edildiğini beyan ettiğini, davacının, bunu önceden beri planlamış olduğu için kendisi ---------- gelmişken telefonunu--------- bizzat bırakmış olabileceğini, telefonunun ---------- olmasının davacının da aynı anda -------- olacağı anlamına gelmeyeceğini çünkü telefon kişiye organik olarak bağlı bir şey olmadığını, yani telefonun kişiden ayrı bir yerde olabileceğini, onun için, davacının telefonun bulunduğu yerde olması gerektiği gibi bir zorunluluk olacağı yöndeki kanaat ve iddiasını kabul etmediklerini, kaldı ki, kendisine imza için verilmiş olan belgeyi huzurda görülen davada kullanmak için kötüniyetli olarak çekmiş olan davacının davranışlarının onun telefonu bizzat bilerek ve isteyerek yanına almadan ------------ günü birlik gelip dönmüş olduğu yönünde kendilerinde kanaat bıraktığını belirterek özetle davacının, müvekkiline yönelik itham ve iddiaları tamamen gerçek dışı ve iftira olduğunu, müvekkili ile davacı arasında hisse satışına yönelik bir ticari ilişki olmadığını, bu ticari ilişki tamamıyla tarafların istek ve iradeleri ile ve yasanın aramış olduğu şartlarda gerçekleştiğini, bu sebeple davacının kötüniyetli işbu davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ---------Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Usule dair itirazlarına ilişkin olarak; zamanaşımı ve husumet itirazları bulunduğunu, esasa ilişkin olarak itirazlarında ise özetle; davacı ve davalı --------- müvekkili şirketin hissedarı olduklarını, taraflar arasında hisse devirlerine yönelik sözleşmeler yapıldığını ve bu devirlerin pay defterine işlenmesi için taraflarca müvekkili şirkete dilekçeler verilmek suretiyle müracaatlar yapıldığını, müvekkili şirketin, yapılmış olan pay devirlerinin yasanın aramış olduğu şartları taşımış olması sebebiyle tarafların talepleri doğrultusunda şirket pay defterine işlediğini, müvekkili şirketin, taraflar arasında yapılmış olan pay devri işlemlerinde taraf olmadığı için herhangi bir dahli olmadığını, davacı tarafından da dava açıldığı tarihe kadar, dava dilekçesinde iddia ettiği gibi hisse devirlerinin ikrah veya iradeyi fesada uğratan bir sebeple yaptığına dair herhangi bir başvuruda bulunmadığını, davacı ile diğer davalı ----------, süreç içerisindeki diyaloglarında da pay devirlerinden önceki durumdan farklı bir diyalog gözlemlenmediğini, bu sebeple davacının iddia ettiği gibi, pay devrine ilişkin sözleşmelerin yapılması ile ilgili davalı ---------- tarafından davacı ----------, ---------- satış iradesini fesada uğratacak bir baskı yapıldığını gösterir herhangi bir başvuru yapılmadığını belirterek öncelikle davanın usulden, aksi halde davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; yetkisizlik iddiasının dayanaktan yoksun olduğunu, zamanaşımı itirazının ise noterlik evrakının mutlak butlanla sakat olması sebebiyle hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı ---------- 2 kişiyi tanık gösterdiğini, tanık olarak gösterilen ---------, davalının hala çalışanı ve usulsüz noter evrakını--------- getiren kişi olduğunu, diğer tanık -------- ise müvekkiline yönelik asılsız iddialar sonucu başlatılan ve beraat ettiği şantaj davasında davalının, şimdi de davalı şirketin avukatı olduğunu, bu kişilerin tanıklık yapmasının mümkün olmadığını, davalıların hisse devir talebinin müvekkilinden geldiğine yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığını, noterin usulüne uygun işlem yaptığı ve evrakların -------- imzalandığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, %8'lik pay devrinin pay devri sözleşmesi ile yapıldığı iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek özetle hisse devirlerinin ikrah ve butlanla sakat olması sebebiyle iptaline, müvekkilinin hissesinin kuruluş ana sözleşmesindeki gibi %25 hissedar sayılmasına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, davacının, davalı --------- tehdit ve korkutma yoluyla önce 23/03/2018 tarihinde %17 lik payını, sonra yine tehit ve korkutma yoluyla 20/12/2018 tarihinde kalan %8 lik payını davalı ---------- devrinin iptali istemiyle açılmıştır.Davalı olarak şirket ve devralan ortak gösterilmiştir. Davalılardan devralan ortağın yetki itirazı varsa da , iki davalı gösterilmiş olup, davalı şirketin merkezi ---------- olduğu için davalı ----------- yetki itirazı yerinde görülmemiştir.Davalı şirketin bu davada husumeti yoktur. Zira hisse devrinin iptali davasının devralana karşı açılması gerekli ve yeterlidir.Davalı devralan oratk ---------- yönünden zamanaşımı itirazı mevcuttur.Dosyaya getirtilen evraklarda, her iki ortağın 22/12/2017 tarihinde ---------- merkezli, 6.000.000 TL sermayeli, %25 i davacının %75 i davalının olacak şeklinde davalı şirketi kurdukları sabittir. 6.000.000 TL sermayenin ¼ ünün peşin yatırıldığı görülmüştür.Anonim ortaklığın çıplak paylarının devri konusunda TTK bünyesinde bir hüküm bulunmamaktadır. Payın devredilebilirliği ilkesi uyarınca, çıplak payın da senede bağlanmış paylar gibi serbestçe devredilebileceği hususunda görüş birliği mevcuttur. Ancak payın serbestçe devredilebilirliğine getirilen kanuni ve iradi sınırlamalar kuşkusuz çıplak pay için de geçerlidir. Çıplak payın devri genel hükümler doğrultusunda yapılır. Uygulanacak hükümler payın bedelinin tamamen ödenmiş olup olmadığı hususuna göre değişir. Bedelinin tamamı ödenmiş çıplak payın devri genel hüküm niteliğindeki alacağın temliki hükümlerine göre gerçekleşir. Alacağın temliki tasarrufi bir işlem olduğu için, bununla çıplak pay devralana geçer. Şekil olarak bedeli tam ödenmiş çıplak payın devri, payın devredildiğini içeren yazılı bir temlik beyanının devralana verilmesi ile söz konusu olur. Anonim ortaklık payı bünyesinde çeşitli alacak hakları bulundurmaktadır. İşbu alacak haklarının devredilmesi eğer pay senede bağlanmamışsa, ancak BK'da düzenlenen alacağın temliki vasıtasıyla gerçekleşebilir. Alacağın temliki de yazılı şekilde yapılır. Bedeli hiç ödenmemiş veya kısmen ödenmiş çıplak payın devrinin hukuki niteliği bedelinin tamamı ödenmiş çıplak payın devrinden faklıdır. Zira, bedelinin tamamı ödenmiş pay tali yükümleri bir yana bırakacak olursak, pay sahibi açısından herhangi bir malvarlıksal borç içermediğinden sahip olduğu alacak hakkı niteliğindeki haklarından ötürü devri alacağın temliki hükümlerine göre gerçekleşecektir. Oysa, bedeli tam olarak ödenmemiş pay için aynı şeyi söylemek mümkün değildir. Çünkü bedeli tam ödenmemiş pay, pay sahibi dışından malvarlıksal borç niteliğindeki taahhüt edilen pay bedelinin ödenmesi borcunu içerir. Anonim ortaklıklarda pay sahibinin asli borcu, taahhüt ettiği payların karşılığını oluşturan edimin ifasıdır. Bu kural hem nakdi hem de ayni sermaye taahhüdü için geçerlidir. Pay sahiplerinin taahhüt ettikleri payların karşılığını oluşturan edimi ifa etme borçları, ortaklık dışında da bir alacak hakkı teşkil eder. Bu durumda, karşılığı tamamen ödenmemiş bir payın devri devralan kişi açısından bir borç yüklenmesi niteliğine sahip olacağından ötürü devir işleminin borcun üstlenilmesi hükümleri uyarınca, yani bir iç üstlenme sözleşmesi ve alacaklı konumundaki anonim ortaklığın onayı alınmak sureti ile yapılması gereklidir. İç üstlenme sözleşmesinin tabi olduğu şekil şartı hakkında hiç bir hüküm öngörülmemiştir. Bu nedenle, hukukumuzda hakim olan şekil serbestisi ilkesi uyarınca tarafların söz konusu nakil sözleşmesini herhangi bir özel şekle bağlı olmaksızın sözlü, yazılı veya resmi şekilde yapabilme hususunda serbest oldukları düşünülebilir. Ancak pay, sadece kendisine bağlanan borçların değil aynı zamanda hakların da kaynağını teşkil eder. Alacak haklarının devrinin alacağın devri hükümlerine tabi kılındığı düşünülecek olursa, taahhüt edilen payın karşılığını ödeme borcunun yanında, ortaklık haklarını da içeren bedeli tam ödenmemiş payın devri işleminin de yazılı şekilde yapılması zorunluluğu söz konusudur. Dolayısıyla bedeli tam olarak ödenmemiş çıplak payın devri yazılı bir devir beyanı ile birlikte anonim ortaklığın onayının alınması ile gerçekleşir. Anonim ortaklık adına devir işlemine onay vermeye eğer ana sözleşmede farklı bir düzenleme bulunmuyorsa yönetim kurulu yetkilidir. Bu açıklamalarla eldeki olayda, çıplak pay olduğu, sermaye bedelinin tamamının ödenmediği, devir için yazılı sözleşmenin ve şirketin de buna onay vermesinin yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Davacının %25 oranındaki hissesinin ilk olarak %17 lik kısmını 23/03/2018 tarihinde taraflar arasında düzenlenen adi yazılı sözleşme ile --------- devredildiği görülmüştür. İşbu “Anonim şirket hisse devir sözleşmesi” başlıklı sözleşmede ödenmiş sermayenin 1.500.000 TL olduğu, davacı ---------- 1.500.000lük (%25) paya karşılık gelen 1.020.000 paylık kısmını --------- devrettiği yazılmış, devralan ve devreden tarafından imzalanmıştır.Akabinde davacının kalan 480.0000 hissesini ( %8 lik hissesi) 19/12/20218 tarihinde “Pay devir sözleşmesi” başlıklı 5 maddelik sözleşme ile 375.000 TL sini banka yoluyla, 125.000 TL sini elden vermek suretiyle 500.000 TL üzerinden devrettiği görülmüştür. “Anonim şirket hisse devir sözleşmesi“ başlıklı 20/12/2018 tarihli bir hisse devir sözleşmesinde de, davacının davalıya 375.000 TL bedelle bakiye kalan %8 lik hissesini devrettiği yazılıdır. Bunda da her iki tarafın da imzası mevcuttur. Ayrıca bu ikinci devre ilişkin ---------- Noterliğinin 20/12/2018 tarihli ----------- yevmiye nolu “Senede bağlanmamış anonim şirket pay devri” başlıklı belgede davacının %8 lik 480.000 adet payını 375.000 TL ye davalıya devrettiği yazılıdır. Davacı ve davalı ile noter başkatibi ------------ tarafından imzalanmış, noter mührü vurulmuştur.Davacının dava dilekçesinde yer alan iddiası, her iki devrin de ölümle tehdit edilmek, korkutulmak suretiyle baskı ile yapıldığıdır. Devirlerin 23/03/2018 ve 20/12/2018 tarihlerinde yapıldığı, davacının da tehdit iddialarının yine bu tarihlerde olduğu, davacının ilk ------------- başvurusunun 26/05/2021 olduğu, savcılığa yağma suçundan şikeyetçi olmasının ise 26/05/2021 tarihli şikayet dilekçesi ile olduğu görülmüştür. ---------- CBS nin---------- sor nolu dosyasında 14/11/2022 tarihinde davalı hakkında KYOK kararı verilmiştir. BU soruşturma dosyasnıda 15/11/2022 tarihinde -------- ve ---------- (noter başkatibi) hakkında soruşturma tefrik ile --------- soru numarasına kaydedilmiş, sonrasında ----------- hakkındaki soruşturma tefrikle--------- nolu sor. Dosyasına kaydedilmiş,---------- hakkında ----------Ağır ceza mahkemesine --------- E sayılı dosyada görülen dava açılmıştır. Bu ceza dosyası celp edilerek incelenmiştir. Birinci devir 23/03/2018, ikinci devir 19/12/2018 tarihinde yapılmış ve tamamlanmıştır. Eldeki dava ise 06/10/2022 tarihinde açılmıştır.Davacı taraf irade fesadı hallerinden (ölümle tehdit edilmek suretiyle) korkutmaya dayanmış durumdadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 39/1. Maddesine göre, yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır. Davacı taraf süresinde sözleşmeyle bağlı olmadığın bildirmediğine ve verdiğini geri istediğine göre sözleşmeyi onaylamış sayılır. Eldeki davada, davacının 1 yıllık sürede hiçbir ihtar veya bildirimde bulunmadığı grülmüş; artık bu haliyle hisse devri ile bağlı olduğu anlaşılmıştır. Linkedin sitesinden davalıya yazlıan mesajlar (04/01/2021,20/02/2021), ---------- yazılan ihbar (26/05/2021), savcılığa verilen şikayet dilekçesi (26/05/2021), davalıya “ilk devirle ilgili hiçbir bedel ödenmediğinden hisse bedelinin ödenmesi, ikinci devrin yokluğunda usulsüz yapılmış olması sebebiyle geçersiz olduğuna” dair 16/11/2021 tarihli ---------- nolu ihtarname, TBK nın aradığı bir yıllık süreden çok sonradır. İkinci devir 19/12/2018 tarihinde tamamlanmış olup 20/12/2018 tarihli noter devrinin geçersiz olmasının eldeki davada sonuca etkisi yoktur. Keyfiyetin sicile tescili kurucu değil bildirici mahiyette olup, sicile bildirimde noter evrakına dayanılmış olması da sırf bu sebeple hisse devrinin iptalini gerektirmez.Davacının, TBK'nın 39. m. ne göre bir yıllık sürenin geçirilmesine dair davacı savunmalarında yer alan eşinin riskli gebeliği, sorunları dava açmadan çözme gayreti göstermesi de yine sürenin başlamasını önler mahiyette esasa etkili değildir.Açıklanan sebeplerle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalılar yönünden red sebebi farklı olduğu için davalılar yararına ayrı ayrı vekalet ücreti hükmedilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı--------- yönünden davanın hak düşürücü süre nedeniyle REDDİNE;
2-Davalı --------- ŞİRKETİ yönünden davanın husumet yokluğundan REDDİNE;
3-Alınması gerekli 427,60-TL harçtan, davacı tarafından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan 23.825,78 TL harçtan mahsubu ile bakiye 23.898,18 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ---------- tarafından yapılan 137,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ----------- verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
7-Davalı --------- kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen kısım yönünden A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
8-Davalı şirket -----------Ş kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen kısım yönünden A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ---------Ş'ye verilmesine,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı asil, davacılar vekili, davalı --------- vekili ile davalı ---------- vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 05/06/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!