T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/69 Esas
KARAR NO: 2024/18
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/01/2022
KARAR TARİHİ: 16/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin, davalı taraf olan ---------isimli firma ile -------- tezgahi yaptırmak için anlaşma yaptıklarını, avans ödemelerinin zamanında yapılmasına rağmen işi zamanında teslim etmediğini,--------- tezgahının çalışması için gerekli malzemeleri zamanında teslim etmediğinden, müvekkilinin başka bir firmadan tedarik etmek zorunda kaldığını ve ciddi zarar ettiğini, davalı tarafın, müvekkilinden haksız yere aldığı 45.603,29 TL tutarındaki alacağını ödemediğini, davalı borçlu aleyhine --------- İcra Müdürlüğü'nde icra takibinin başlatıldığını, davalı tarafından 21.05.2022 tarihinde borca itiraz edildiğini, davalının dayanaksız ve kötü niyetli itirazı süresinde yapılmış olarak kabul edildiğinden itirazın iptali davacı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, müvekkili ile davalı arasındaki borcun faturaya dayalı cari hesap alacağının ödenmemesinden kaynaklardığını, takibe dayanak faturalar, cari hesap ve tarafların ticari defterleri incelendiğinde borcun sabit olduğunun görüleceğinden itirazın iptal edilerek takibin devamına karar verilmesini, %20'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin 15.02.2022 tarihli cevap dilekçesinde: Davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususların doğru olmadığını, müvekkilinin, davacı yana bir borcunun olmadığını, icra takibine haklı olarak itiraz ettiklerini, davacı tarafın dava ettiği şekilde müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkiline herhangi bir fatura teslim edilmediğini, davacı tarafın sunduğu cari hesap ekstresinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili ile mutabık kalınan bir cari hesap olmadığını, müvekkilinin kabul ettiği hiçbir belgenin olmadığını, davalının bahsetmiş olduğu şirketin sadece kağıt üzerinde müvekkili adına kayıtlı olduğunu, bu şirketi müvekkilinin boşanmakta olduğu eşinin yönettiğini ve makine tamir işinin onun işi olduğunu, müvekkilinin ev hanımı olduğunu, müvekkilinin, eşi kendisine karşı kötü muamelesi nedeniyle 15.03.2021 tarihinde çocuklarını da alarak canını kurtarmak için evden kaçtığını, 15.03.2021 tarihinde-------- Aile Mahkeme'sine başvurarak 2 ay süreli tedbir ve koruma kararı aldığını, 2 ay süre ile müvekkilinin adres ve kimlik bilgilerinin gizlenmesine karar verildiğini, bu dönemde mernis adresi değişikliğinin yapılamadığını, müvekkilinin 16.03.2021 tarihinde eşine boşanma davası açtığını, 13.04.2021 tarihinde boşandıklarını, boşanma protokolünde herkesin malvarlığının kendi üzerinde kalacağı konusunda anlaştıklarını, --------- bir yandan anlaşmalı boşanarak kendi üzerindeki malvarlığını koruyup diğer yandan müvekkilinin malvarlığını elinden hileli işlemlerle alabilmek için bir plan yaptığını ve bunu uygulamaya koyduğunu, planın ilk aşaması olarak boşanma kararını istinaf ettiğini, İkinci aşaması olarak da aynı tarihlere denk gelecek şekilde müşteri çevresinin, müvekkiline karşı icra takiplerinin yapılmasını ve bu tebligatlardan müvekkilini haberdar etmeyerek takiplerin kesinleşmesini sağladığını, davaya konu icra takibinin de o takiplerden birisi olduğunu, --------, kendi borçlarını müvekkiline ödettirerek haksız kazanç elde etmenin peşinde olduğunu, boşanma davasının karar bağlandığı 13.04.2021 tarihinden sonra -------- tarafından usulsüz tebliğ alınarak müvekkili aleyhine kesinleştirilen bu takipten sonra üç takibinde taraflarınca öğrenildiğini, müvekkili hakkında adeta tek bir merkezden düğmeye basarcasına, --------- müşteri çevresi olan firmalarca icra takiplerinin başlatıldığını, bütün bu icra takiplerinin aynı anda yapılmasının tesadüf olmadığını, -------- boşanma davasına sunmuş olduğu CD' de sözde alacaklı olan müşteri çevresiyle nasıl organize hareket ettiğini, tebligatların nasıl yapılacağını, hem bir avukatla hem de yaşadığı bölgenin posta memuru ile görüştüğünü, bu ses kaydında müvekkilini borçlandırmak için nasıl bir plan yaptıklarını, kendi ağzından anlattığını, müvekkilinin, eşinden ayrı yaşamaya başladığı anda şirketin kapanışını verdiğini, ---------- arkadaşı ve muhasebecisi olan muhasebecisini de azlettiğini, azilnmamede bütün kayıtlar istenilmesine rağmen,muhasebecisi tarafından müvekkiline belge verilmediğini, davanın reddine, davacı tarafın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını vekaleten talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava;---------- E sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. ------- E. sayılı dosyası,--------- Vergi Dairesinin cevabi yazısı, davalı tarafın Ticaret Sicil kayıtları dosyamız arasına alınmıştır.-------- esas sayılı dosyasının uyap sureti dosyamız arasına alınmıştır.Ödeme emrinin borçluya 22.05.2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından 22.05.2021 tarihli dilekçe ile “Müvekkili şirketin dosya alacaklısı olduğunu iddia eden şirkete hiçbir borcunun bulunmadığını, tüm yasal haklarının saklı kalmak üzere ödeme emrine, borca, faize, ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini, itirazlarının kabulü ile takibin durdurulmasını, müvekkili aleyhine konulan tüm hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir. Yapılan itiraz neticesinde duran takibin devamını sağlamak için itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere dosya mali müşavir bilirkişiye tevdii edilerek, rapor alınmıştır. 27/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle: davacının ticari defterlerinin e defter yöntemine göre tutulduğu için açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içinde yapıldığı, davacı yanın dosyaya sunmuş olduğu bilgi ve belgeler incelendiğinde; davalı ile arasındaki ticari ilişkiyi ispatlayamadığı görülmüş olup ispat yükü davacı yanın üzerinde olduğu, dava dilekçesinde, davalının--------- tezgahının çalışması için gerekli malzemeleri zamanında teslim etmediğinden, müvekkilinin başka firmadan tedarik etmek zorunda kaldığını beyan etmiştir. Ancak davacından istenmesine rağmen tarafıma bu konuda belge sunulmaddığını, davacının ticari defterleri incelenmiş olup ticari defterlerine göre davacıdan 45.603,29 TL alacaklı gözüktüğü, 28.04.2021 tarihli icra takibinde talep etmiş olduğu tutar ile aynı olduğu, defter kayıtlarının, dosyaya sunulan dekontlar ile uyuştuğu, davacının ticari defterleri ve banka dekontları dikkate alındığında davalıdan 45.603,29 TL alacaklı olduğu, davalı vekili 15.02.2022 tarihli dilekçesinde; davacı tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını iddia ettiği, banka dekontları incelendiğinde ödemelerin davalının şahsi hesabına gönderildiği tespit edildiğinden davalının bu iddiasının gerçeği yansıtmadığı, soyut kaldığı, davalı ----------, TTK, V.U.K ve Borçlar Kanunlarına göre işveren (tacir) sıfatıyla asıl sorumlu olup davacının avans olarak ödemiş olduğu 45.603.29 TL tutarı davacı yana ödemekle yükümlü olduğunun tespit edildiği, ---------, eşi --------- kendi şahsi banka hesaplarını kullanabilmesi, üçüncü şahıslarla sözleşme yapması için eşine vekaletname verip vermediği, davalının şahsi banka hesaplarına gönderilen 45.603,29 TL tutarı kimin kullandığı konusunda dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı, davacı tarafından, tarafıma sunulan ve davalının eşi olan --------- tarafından hazırlanmış olan “Teklif Formu” incelendiğinde; “Teklifimiz işçilik bedellerini içermediği, kullanılacak malzemeler teklife dahil edilmemiştir.” İbaresinin yer aldığı görüldüğü, bu ifadeye göre 5.600,00 Eur ve Kdv neyin bedeli olarak istendiği, bu bedele malzeme ve işçilik bedeli olarak kaç Eur ekleme yapıldığı, yani iki makinanın bakım onarımı için kaç Eur anlaşıldığı konusunda belge sunulmamış olup bu hususun davacı yan tarafından belgeleri ile ispatlaması gerektiği, davacı takip tarihinden, alacağın tahsili tarihinde kadar işleyecek %16,75 oranında avans faizi talep ettiği görüldüğü, davacının talebinin yasal faiz oranı ile uyumlu olduğu, şeklinde raporunu sunmuştur.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından;Dava, davacı tarafından davalıya yapılan ödemenin iadesi istemiyle başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 102. maddesinde “Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel bir borç için yapılmış sayılır.” hükmü düzenlenmiştir. Bu hüküm gözetilerek değerlendirme yapıldığında, havale kural olarak ödeme aracı olup, aksini yani ödeme yapılmayıp paranın borç olarak gönderildiğini ispat külfeti davalı alacaklıdadır. Zira kural olarak havale bir ödeme aracı olup, havale belgesinde paranın borç olarak gönderildiğinin belirtilmesi gereklidir. Aksi halde gönderilen havalenin bir borcun ödenmesi amacıyla gönderildiği karine olarak kabul edilmelidir. Oysa davalı tarafından icra takibine dayanak yapılan banka makbuzunda paranın borç olarak gönderildiğine dair bir açıklama bulunmamaktadır. Hal böyle iken ispat külfeti davalıda olmasına rağmen, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.Davacı, kendisine ait iki adet makinanın revizyonu için davalı yan ile anlaştıklarını ve buna istinaden avans ödemelerini zamanında yaptığını beyan etmiştir. Davacının ticari defterleri incelendiğinde; 20.12.2019 tarihinde -------- Bankası hesabından davalı ------- hesabına -------- yapıldığı ve süreç içerisinde 07.02.2020 tarihinde --------- Bankası hesabından 3.294,00 TL, 05.06.2020 tarihinde ise ----------- Bankası hesabından 2.530,00 EUR karşılığı 19.180,94 TL olmak üzere toplam 45.603,29 TL tutarında ödeme yaptığı görülmüş olup davalı yandan 45.603,29TL alacaklı olduğu, davacının ticari defterlerinden tespit edilmiştir. Davalı yan edimini yerine getirmediği için davacı ödemiş olduğu 45.603,29 TL avansın geri iadesini talep etmektedir.Davacı tarafından, davalı adına bankadan göndermiş olduğu ödemelere ait dekontların listesinde davacı yan 3 adet dekont karşılığında 45.603,29 TL tutarında davalı yana ödeme yaptığı görülmüştür. Davacı tarafından yapılan ödemelerin, davacı tarafından ticari defterlerine işlenmiş olduğu görülmüştür.Davacı tarafından, tarafıma sunulan teklif formu incelendiğinde; --------- adına ---------- tarafından, davacı ---------- şirketi adına hazırlanmış olan teklif formunda; davacı yana ait iki adet ---------- küçük ve büyük makinaların revizyonunun 5.600,00 EUR + KDV' ye yapılması konusunda teklif sunulmuş ancak teklifin kabul edilip edilmediği hususunda bir belge sunulmadığından davacı yan ticari ilişkinin varlığını ispatlayamamıştır. Benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda --------- tarafından davacı tarafa teklif formu sunulduğu, ancak taraflar arasında teklif formuna binaen sözleşme ilişkisinin kurulduğunu ispatlanamadığı, davacı tarafından yapılan ödemelerin 20/12/2019, 07/02/2020 ve 05/06/2020 tarihli olduğu, tarihlerin birbirinden uzak olduğu, teklif formundaki teslim süresiyle de uyuşmadığı, 20/12/2019, 07/02/2020 tarihli ödemelerin açıklama olmadan yapıldığı bu nedenle borç ödemesine istinaden yapıldığının kabul edildiği, 05.06.2020 tarihli 2.530,00 EUR karşılığı 19.180,94 TL bedelli ödemenin açıklamasında ise Makina Peşinat yazdığı, ödemenin aksinin davalı tarafça ispatlanamadığı görülmekle takibin bu miktar üzerinden devamına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİ ile;
1---------- E. sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 19.180,94-TL asıl alacak ve ferileri üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen 19.180,94-TL’nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- Alınması gerekli 1.310,25-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 550,78-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 759,47- TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4- a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 80,70-TL. başvurma harcı, 550,78-TL peşin harcın toplamı olan 631,48-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b) Davacı tarafından sarfedilen toplam 1.145,50-TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 481,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
7- Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 19.180,94- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca -------- tarafından karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına(%42,06-57,94) göre hesaplanan 764,80-TL'nin davalıdan, 555,20TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/01/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!