T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/626 Esas
KARAR NO: 2024/56
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 26/08/2022
KARAR TARİHİ: 25/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete sigortalı -------- plakalı araç ile 31/01/2017 tarihinde, davalılardan ... sevk ve idaresinde bulunan -------- plakalı araç ile kazaya karıştığını, söz konusu kazaya ilişkin olarak müvekkili şirket tarafından kazada hasarlanan sigortalı araç için ekspertiz incelemesi sonucunda tespit edilen 15.287,55 TL hasar bedeli müvekkili şirket tarafından 15.110,55 TL 17/02/2017 tarihinde -------- şirketine ve 24/02/2017 tarihinde 177,00 TL ------- şirketine ödeme yapıldığını, söz konusu kazada kusurlu -------- plakalı araç sürücüsünün olduğunu, müvekkili şirket tarafından ödenen bedelden -------- plakalı araç sürücüsü ve malikinin müştereken sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin davalılardan tahsili amacıyla takip başlattığını, ancak davalılar süresinde itiraz ederek takibi durdurduğunu, açıklanan nedenlerden dolayı davamızın kabulü ile %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalılara usulüne uygun şekilde dava dilekçesi ile duruşma davetiyesinin tebliğine rağmen süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadıkları anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına göre davanın, davacı tarafından davalılar aleyhine ------ E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalılar tarafından yöneltilen itirazın iptaline ilişkin olduğu, dava konusu icra dosyasının incelemesinde takip alacaklısının mahkememiz dosyasının davacısı, takip borçlularının mahkememiz dosyasının davalısı olduğu, toplam 16.550,83 TL tutarlı ilamsız icra takibine davalı borçluların süresinde itirazı doğrultusunda takibin durduğu, davanın itirazın kısmen iptali ve takibin devamı istemi ile açıldığı görülmüştür.Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise; 31/01/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ------- plakalı araç için hasar ödemesi yapan davacı kasko sigortacısının kazaya karışan diğer araç olan -------plakalı araç sürücüsü ve işletenine rücu şartlarının olup olmadığı, var ise miktarı, kusur durumu hususlarında uyuşmazlık olduğu, ------- E sayılı takibi davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı itirazın iptali gerekip gerekmediği buna ilişkin itirazın iptali davası olduğu tespit edilmiştir.Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, araçların kaza tarihli trafik kayıtları, ------- kayıtları, sigorta, tramer ve hasar kayıtları, ------- E sayılı icra dosyası, poliçe ve hasar dosyası vs tüm bilgi ve dokümanlar toplanmış, mahkememiz 15/06/2023 tarihli 1 nolu ara kararı gereği dosya makine mühendisi ile birlikte sigorta uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek 19/09/2023 tarihli bilirkişi raporu dosyaya alınmıştır. Raporda özetle; " ..-------- plakalı araç sürücüsü ... %100 kusurlu olduğu, -------- plakalı araç sürücüsü------- kusurunun bulunmadığı, davaya konu aracın parça, işçilik ve KDV dahil toplam hasar bedelinin 15.287,61 TL olduğu, davalı ..., kusuru oranında sürücüsü ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen talep edilecek tazminattan sorumlu olduklarını, davacının talep edebileceği icra takibine konu tazminat miktarının toplamda 16.550,41 TL olduğu.." şeklinde rapor sunulmuştur.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 1472. maddesi gereğince rücuen tazminatın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.Halefiyet ilkesi doktrinde ''zarar gören sıfati ile sigorta ettiren rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle meydana gelen zararlar için üçüncü şahsa karşı herhangi bir hukuki sebebe binaen tazminat alacağına sahip ise, bu hakkı ödenen sigorta tazminatı miktarınca kanun icabı sigortacıya geçmesi hali'' şeklinde tanımlanmıştır.2918 sayılı KTK'nın 88/1 maddesinde “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” şeklinde düzenlenmiştir. Müteselsil sorumluluk, zarara birden çok kişinin birlikte neden olması veya çeşitli nedenlere bağlı olarak birden çok kişinin aynı zarardan sorumlu bulunmaları halini ifade etmektedir. Trafik kazasında sürücü haksız fiil faili olarak TBK 49. madde ve ayrıca işleten 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85 inci maddesi gereğince, işletenin sorumluluğunu üstlenen zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi ise yine aynı kanunun 91 inci maddesi gereğince sorumludur. Zarar gören veya onun halefi sıfatıyla zararı talep edenler davalarını müteselsil borçlulardan yalnız birine veya hepsine karşı yöneltebilir. TBK'nın 163 üncü maddesinde “Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir” denilmek suretiyle zarar görene seçimlik bir hak verilmiştir.Her ne kadar, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın Hasar ve Tazminatın Sonuçları başlıklı 4.3. maddesinde rücu talebinin öncelikle trafik sigortacısına yöneltilmesi gerektiği belirtilmiş ise de, müteslsil sorumlukluk kanunla düzenlenmiş olup, idarenin düzneleyici işlemi ile sadece ZMMS’nin sorumluluğuna ilişkin düzenleme ile bu müteselsil sorumluluk kaldırılamayacağından davacının diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu talebinde bulunabileceği kanaatine varılmıştır. Bu açıklamalar ışığında somut olayın değerlendirilmesinde; davacının sigortalısı olan-------- plakalı araç ile 31/01/2017 tarihinde davalılardan ... sevk ve idaresinde bulunan -------- plakalı araç ile kazaya karıştığı, söz konusu kazaya ilişkin olarak davacı tarafından kazada hasarlanan sigortalı araç için ekspertiz incelemesi sonucunda tespit edilen 15.287,55 TL hasar bedelini ödeme yapıldığı, söz konusu kazada kavşak içerisinde geçiş önceliğini vermeyen davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu, davacı tarafından ödenen bedelden -------- plakalı araç sürücüsü ve malikinin müştereken sorumlu olduğu, davacının ödeme yaptığı tarihten itibaren faiz talep edebileceği, işlemiş faizin 1.262,80 TL olduğu ve takibin toplam 16.550,41 TL üzerinden devam etmesi gerektiği anlaşılmış olup, bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;------ E. sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 15.287,61 TL asıl alacak ve 1.262,80 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.550,41 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine,
3-Alınması gerekli 1.130,56 TL harcın peşin alınan 199,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 930,66 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 199,90 TL peşin harcın toplamından oluşan 280,60 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından harç dışında harcanan 4.340,75 TL tebligat ücreti ile bilirkişi ücreti yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki esaslara göre belirlenen 16.550,41 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Tarafların artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde kendilerine iadesine,
8-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca -------- tarafından karşılanan 1.600,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair; davacı vekili ile davalı asilin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/01/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!