WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/582 Esas
KARAR NO:2024/234
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 07/08/2022
KARAR TARİHİ: 26/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının araç kiralama işi yaptığı ve sahibi olduğu----- plakalı otomobile park halindeyken davalıların sürücüsü, sahibi ve-----plakalı otomobilin 24.04.2019 tarihinde çarptığı, sürücü -----kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, --- plakalı otomobilin ekspertiz incelemesi ile toplam hasar tutarının KDV dahil 16.313,78 TL olduğunun tespit edildiği ve 257,18 TL ekspertiz bedeli ödendiği, hasar tutarının ve ekspertiz bedelinin davalı sigorta şirketinden talep edildiği ancak ödenmediği; hasar tutarının ve ekspertiz bedelinin davalılardan tahsili için başlatılan icra takibinin haksız itirazları ile durdurulduğu, arabuluculuk görüşmelerinin uyuşmazlıkla sonuçlandığı açıklanan nedenlerle ----- dosyası ile --- plakalı otomobilin 16.360,96 TL hasar tutarı ve ekspertiz bedeli ile 5.156,73 TL işlenmiş
avans faizinin toplamı 21.517,69 TL tazminatın tahsili için 04.04.2021 tarihinde başlatılan icra takibine itirazın iptali ve %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatı talep edilmiştir.Davalı--- vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan ---- plakalı aracın KZMSS teminatları altında olduğu; davacının--- plakalı otomobili için 23.10.2020 tarihinde 10.061,00 TL değer kaybı ödendiği; ekspertiz ücreti talep edilemeyeceği, yasal faiz talep edilebileceği açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ----vekili cevap dilekçesinde özetle, Davalı sigorta şirketinin müvekkili şirkete ait aracın zorunlu trafik sigortacısı olduğunu, ----- karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına alındığını, dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedelinin gerçek zarar kalemleri arasında olduğunu açıklanan nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; hukuki niteliği itibariyle 04/04/2019 tarihinde---- plakalı araç ile ----plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazası sonucu ----- plakalı araçta meydana gelen hasar ve yaptırılan ekspertiz ücreti nedeniyle başlatılan ------- icra dosyasının davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.Mahkememizce dosyanın kusur ve hasar konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor tanzim edilmesine karar verilmiş, alınan 06/03/2024 tarihli raporun sonuç kısmında,
"1) Sürücü ---- idaresindeki ---- plakalı kamyoneti ile
seyrederken yeterince dikkatli ve tedbirli olmadığı; yol kenarında normal park halindeki ----- plakalı otomobile sürttüğü için KTK 47/d ve KTY 95/d maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu;
2)------ plakalı otomobil normal park halindeyken kontrolsüz seyreden----sürtmesi sonucu kazaya karıştığı için sürücüsünün kusurundan söz edilemeyeceği;
3)Tazminata konu ------ tarihinde kazaya karışmış, ---adına tescilli kiralık ticari otomobilin hasar tutarının KDV dahil 16.313,78 TL olduğu;
4) Davacı ------- tarafından,
a) ----- tarihli 4.436,28 TL tutarındaki faturası
karşılığı 16.09.2019 tarihinde 4.436,28 TL ödendiği;
b) ----tutarındaki faturası karşılığı 07.08.2019 tarihinde 11.677,50 TL ödendiği;
c) Hasar tutarı karşılığı 4.436,28 + 11.677,50 = 16.313,78 TL ödendiği;
5) Davalı ---- numaralı ---- tarihleri arasında kazanın meydana geldiği 24.04.2019 tarihini de kapsayacak şekilde sigorta teminatı altında ve kaza tarihinde maddi teminat limitinin araç başına 39.000 TL ve hasar tutarının ödenmesi için yeterli olduğu; KZMSS Genel Şartların A.3 maddesi gereğince mağdur aracın hasar tutarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitine kadar sigorta teminatı altında olduğu;
6) ----- plakalı otomobilin hasar tutarının işlenmiş avans faizi ile tahsili için 04.04.2021 tarihinde icra takibi yapıldığı; davacı tacir ve dava konusu ---- plakalı kiralık otomobil ticari araç olduğundan 16.313,78 TL hasar tutarı için,
a) --------- hasar tutarı için kaza tarihi 24.04.2019 ile takip tarihi 04.04.2021 arasındaki süreye denk işlenmiş avans faizi talep edilebileceği;
b) ------gereğincetemerrüt tarihi 06.04.2020 ile takip tarihi 04.04.2021 arasındaki süreye denk işlenmiş avans faizi talep edilebileceği;
7) Davalıların birinden yapılan tahsilatın diğerinin borcundan da mahsup edilmesi kaydıyla ---- plakalı otomobilin,
a) 16.313,78 TL hasar ile 4.673,67 TL işlenmiş avans faizinin toplamı 20.987,45 TL tazminatın ------
b) 16.313,78 TL hasar tutarı ile 1.964,02 TL işlenmiş avans faizinin toplamı 18.277,80 TL tazminatın----- itibariyle talep edilebileceği;
8) Davacı tarafından ------ tarihli, KDV dahil
257,18 TL tutarında faturası sunularak talep edilen ekspertiz bedelinin,----uygun ve yargılama gideri
kapsamında mahkemenin takdirinde olduğu" Yönünde görüş bildirmiştir.Davanın dayanağını haksız fiil sorumluluğu oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumlusu olarak sürücünün sorumluluğu TBK’nın 49. maddesinde düzenlenen kusur sorumluluğudur. Madde; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” belirlemesi ile kusur, haksız fiilin kurucu bir unsuru olarak düzenlemiştir.Bir motorlu aracın işletilmesinden doğan sorumluluk ise tehlike sorumluluğudur. İşletenin sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 85. maddesinde düzenlenmiştir. 85. maddeye dayalı sorumluluktan bahsedebilmesi için sorumlu olacak kişinin öncelikle KTK’nın 3. maddesinde tanımlanan “işleten” sıfatına haiz olması gerekmektedir.Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. maddesine göre, "İşleten, araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet ve rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesi, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni bu zarardan sorumlu olur." hükmü ile KTK, zarara, motorlu aracın işletilmesinin sebep olması hâlinde, işleten hakkında tehlike sorumluluğunu öngörmüştür. Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesine göre, işletenin, aracın işletilmesinin sebep olduğu zararlardan doğan sorumluluğu, kusur sorumluluğu olmadığı gibi, objektif özen ödevinin ihlâline dayanan olağan sebep sorumluluğu da değildir. Bu itibarla, işleten hiç bir kusuru bulunmasa bile, aracın işletilmesinin sebep olduğu zararları tazmin etmek zorundadır. Sorumluluk kusura dayanmadığı için, kendisi veya eylemlerinden sorumlu olduğu kimseler, temyiz kudretine sahip olmasalar da işleten, doğan zarardan sorumludur. Karayolları Trafik Kanunu’nun 86. maddesinde, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma şartlarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hâkim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin takdirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de bu husus kabul edilmektedir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası -------- yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukukî nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla birlikte, işletenin hukukî sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğunun ise, sözleşmeye dayalı bir sorumluluk olduğu tartışmasızdır. Sorumluluk sigortasının konusu, sözleşmede aksine bir hüküm yoksa sigortacının, sigorta sözleşmesinde öngörülen bir olayın gerçekleşmesi nedeniyle zarar görenlere karşı sigortalının sorumluluk riskinin üstlenilerek zarar gören üçüncü kişiye sigorta sözleşmesinde öngörülen miktarda tazminat ödenmesidir. Sorumluluk sigortası bir yandan sigorta ettirenin üçüncü kişilere verebileceği zararlardan ötürü bu zararların giderilmesi için sigorta ettirenin malvarlığındaki azalmyı önlemeyi amaçlarken, diğer yandan da sigorta ettirenin eyleminden zarar gören üçüncü kişilerin zararlarının giderilmesini hedeflediğinden sorumluluk sigortası, sigorta ettiren ile onun eylemlerinden zarar görenlerin menfaatlerini dengeleyen suigeneris bir sigorta türü olarak kabul edilmelidir --------Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” ifadesi ile karayolları motorlu araçlar malî sorumluluk sigortası işletenin KTK’nın 85/1. maddesinden kaynaklanan sorumluluğunu poliçe teminatı kapsamında karşılamak amacıyla yapılması zorunludur. Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde işletenin hukukî sorumluluğunu üstlenen ve sigorta sözleşmesi teminat kapsamında olan tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dâhilinde karşılamakla yükümlü olan sigortaya karayolu motorlu araçlar malî sorumluluk sigortası denilmektedir. Sigorta hukuku, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6. Kitabında 1401. maddesi ilâ 1520. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu düzenlemede sigorta hukukunun genel hükümleri, zarar sigortalarından mal sigortaları ve sorumluluk sigortaları ile can sigortaları düzenlenmiştir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 1483. maddesi gereği, sigortacılar, diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak üzere, faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamazlar. Türk Ticaret Kanunu’nun 1425/1. maddesine göre; “Sigorta poliçesi, tarafların haklarını, temerrüde ilişkin hükümler ile genel ve varsa özel şartları içerir, rahat ve kolay okunacak biçimde düzenlenir.” ifadesiyle sigorta poliçesinin, mutlaka genel şartları, taraflar isterlerse özel şartları içereceği belirtilmiştir. Bu maddeye göre, her sigorta dalında sigorta poliçesinin temel şartlarını oluşturan genel şartların düzenlenmesi zorunluluğu getirilmiştir. Genel şartların nasıl belirleneceği ise Sigortacılık Kanunu’nun 11/1. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; “Sigorta sözleşmelerinin ana muhtevası, Müsteşarlıkça onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir.” ifadesiyle, sigorta sözleşmesinin ana muhtevasını içeren genel şartlar ------- tarafından belirlenecektir. Ayrıca sigorta sözleşmeleri (poliçeleri) genel şartlara uygun olarak düzenlenecektir. Bir başka deyimle sigorta sözleşmesi (poliçesi) düzenlenecekse mutlaka o dalda --------- tarafından belirlenen ve sözleşmenin ana ilkelerini içeren genel şartlar bulunması zorunludur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 11. maddesinin 4. bendine göre; “Sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış riskler açıkça belirtilir. Belirtilmemiş olan riskler teminat kapsamında sayılır.” Bu maddeye göre genel şartlarda sigorta poliçesinin kapsam dahilinde olan rizikolar ile sigorta poliçesi kapsam dışı yani teminat dışı rizikolar açıkça belirtilmek zorundadır. Kapsam dışında sayılmayan rizikolar teminat kapsamında sayılmaktadır. Sigorta genel şartlarını diğer sözleşme şartlarından ayırt eden en önemli özellik, sözleşmenin her iki tarafının da bu şartlara uymak zorunda olmasıdır. Bu durum Sigortacılık Kanunu’nun 11. maddesinde açık bir şekilde hükme bağlanmıştır. Taraflar, istese de bu sözleşme şartlarının dışına çıkamamaktadır. Özellikle de sigorta şirketleri tarafından aynı şekilde uygulanması emredici bir hükme bağlanmıştır. Sigorta genel şartlarının emredici olduğu, birçok genel şartta da açıkça belirtilir. Aslında diğer bir yorumla, Hazine taraf menfaatlerini genel şartlarla dengelemekte, bu dengenin de özel şartlarla sigorta ettiren aleyhine bozulmasını istememektedir. 01.06.2015 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 12.08.2003 tarihli Genel Şartları yürürlükten kaldırılmış ve birçok yeni düzenleme getirmiştir. Genel Şartların “Tanımlar” başlıklı A.2. maddesinin (d) bendinde zarar; “Motorlu bir aracın işletilmesi ile oluşan bir trafik kazası sonucunda üçüncü şahısların ekonomik değeri olan mal varlığında doğrudan azalma olmasına veya vücut bütünlüğünde eksilmeye, sürekli sakatlığa veya ölümüne sebebiyet verilmesi nedeniyle ilgililerin uğradıkları bu Genel Şartlar ile içeriği belirlenen maddi kayıpları” olarak tanımlanmıştır. Bu tanıma göre zorunlu malî sorumluluk sigortasının sorumlu olduğu zarar, motorlu bir aracın işletilmesi ile oluşan trafik kazasında üçüncü bir şahsın ölmesi veya bedensel zarara uğraması yahut malına bir zarar gelmesi durumunda ortaya çıkan zarardır. Sigortanın kapsamı ise A.3 maddesinin 1. fıkrasında “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukukî sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” ifadesi ile düzenlenmiştir. Bu maddeye göre zorunlu malî sorumluluk sigortasının kapsamı, motorlu aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişinin ölümüne veya yaralanmasına veya malına zarar gelmesi ile yöneltilecek tazminat talepleri ile sınırlıdır. Ayrıca bu maddeye göre zarar gören üçüncü şahıslar ancak sigortalının KTK’nın 85/1. maddesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortacıdan tazminat talep edebileceklerdir. Bir başka deyimle zarar gören üçüncü şahıslar KTK’nın 85/1. maddesi kapsamında sigortalıya başvurabileceği tazminatları sigortacıya karşı ileri sürebilecekler, sigortalıya karşı ileri süremeyecekleri tazminat taleplerini sigortacıya karşıda ileri süremeyeceklerdir. Başka bir ifade ile Sigortacı, kendisinden sigorta tazminatı talep edenlere karşı işletenin yapabileceği tüm savunmaları ileri sürebilir. Yani sigortalı işleten hangi oranda sorumlu ise sigortacıda aynı oranda sorumludur.Yukarıda belirtilen yasal mevzuat hükümleri uyarınca somut olay değerlendirildiğinde; davacı taraf ait ---- Plaka No’lu araç ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ----- tarihinde park halindeki davacıya ait raca sürtmesi şeklinde gerçeklerşen kazada aldırılan bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere kazanın oluşumunda her hangi bir kusuru olmayan ---plakalı araç sürücüsünün aracında maddi zarar oluştuğu anlaşılmıştır.Aldırılan bilirkişi raporunda kazaya karışan ------ nolu araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu saptandıktan sonra kazaya karışan ve kusursuz olan davacıya ait ---- plakalı araçta kaza nedeni ile toplam 16.0313,78 TL'lik hasar meydana geldiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafın aracında meydana gelen hasarı karşılamak için tamirat masrafı olarak da bu tutarda ödemeler yaptığı dosya arsındaki dekontlardan anlaşılmıştır.---- plakalı aracın kaza tarihini de kapsar şekilde ---- tarihleri arasında davalılardan ----- poliçesi ile sigortalandığı, aracın kaza tarihinde diğer davalı ---- tarafından sevk ve idare edildiği, araç malikinin ise -------olduğu anlaşıldığından yukarıda açıklanan yasal mevzuat uyarınca ortaklaşa kazaya sebebiyet verdiklerinden dolayı müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre meydana gelen zarardan ortak sorumlu oldukları değerlendirilerek, tahsilde tekerrüre yol açmayacak şekilde ve kazaya karışan sigortalı araç ticari olduğundan dolayı avans faizine hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıdaki açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE ;
1-Davalılardan birinden yapılacak tahsilatın diğer borçluların borcundan mahsup edilmek kaydı ile borçlular tarafından ------sayılı takip dosyasında yaptıkları itirazın kısmen iptali ile;
A-)16.313,78 TL asıl alacak 4.673,67 TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 20.987,45 TL alacak üzerinden borçlulardan ------ bakımından takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine
B-) 16.313,78 TL asıl alacak 1.964,02 TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 18.277,80 TL alacak üzerinden borçlulardan ------- bakımından takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine
2-)Ekspertiz Ücretinin yargılama gideri olarak değerlendirilmesine,
3-Alınması gerekli 1.433,65-TL harcın 171,82-TL peşin harç, 80,00-TL tamamlama harcı toplamı olan 251,82-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.181,83-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından harcanan 171,82-TL peşin harç, 80,70-TL başvuru harcı, 80,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 332,52-TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen 2.995,18-TL (257,18-TL ekspertiz ücreti dahil) yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesap edilen 2.956,84-TL 'nin ( davalı -------- 2.574,95-TL'sinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla)davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
9-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 1.360,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin kabul ret oranına göre hesaplanan 1.342,59-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 17,41-TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
10-Tarafların artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda verilen karar KESİN olmak üzere açıkça okundu, usulen anlatıldı.26/03/2024