WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/270 Esas
KARAR NO : 2024/523
DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/04/2022
KARAR TARİHİ:25/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı taraf ile müvekkil arasındaki anlaşmaya aykırı hareket edilmesi nedeniyle müvekkilce fazla olarak ödenmek zorunda kalınan araç bedeli olarak şimdilik, 50.000,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi birlikte davalıdan tahsili talep edildiğini, faaliyet konusu her türlü otomobil ve yedek parça alım satım ve kiralama işi olan müvekkili şirket ile ----bayisi dava dışı------- satımı konusunda anlaşmaya varıldığını, anlaşma doğrultusunda müvekkil tarafından ---- olan dava dışı ----- araç başı 20.000,00-TL olmak üzere ----- tarihlerinde kaparo ödemesi yapıldığını, davalı -------- tarafından bildirilen "Peşin Ödemeli Fiyat Sabitleme Aksiyonu kampanyası kapsamında; araç başına en az 100.000,00-TL peşinat ödenmesi halinde araç fiyatının 267.500,00-TL'ye sabitlenmesi hususunda tarafların anlaşmaya varmış olduklarını, varılan anlaşma gereği bilahare müvekkil tarafından araç başı fiyatının 267.500,00-TL'ye sabitleneceği inancıyla her araç için 100.000,00-TL olmak üzere 10 araç için davalıya 15.11.2021 ve 16.11.2021 tarihlerinde toplam 1.000.000,00-TL kampanya kapsamında ön ödeme daha yapıldığını, davalı tarafından yapılan açıklama ile; son günlerde döviz kurlarında büyük hareketlilik yaşandığı, fabrika üretim maliyetlerinin arttığı gibi sebeplerden bahisle araçların en başta anlaşılan ve kampanya gereği sabitlenen fiyattan (267.500,00-TL) satılamayacağı bilgisi verildiğini, bu kapsamda haksız ve mesnetsiz bir şekilde bazı araçların fiyatları 341.775,00-TL'ye, bazı araçların fiyatları 343.150,00-TL'ye ve bazı araçların fiyatları da 379.750,00-TL'ye yükseltildiğini, müvekkil de söz konusu bedelleri ödemek zorunda kalarak araçları satın almış olduğunu, diğer bir deyişle müvekkil tarafından, davalı tarafından uygulanan kampanya kapsamında taahhüt edilen tutarın üstüne yaklaşık 1.000.000,00-TL fazla ödeme yapıldığını, davalı tarafından bildirilen kampanya kapsamında, Kasım ve Aralık ayında üretilecek ithal araçlara ve Kasım ve Aralık ayında üretilecek yerli araçlara, peşin satış ve orfin kredili olmak üzere 2 kampanya özelinde fiyat sabitlemesi yapılacağı, kampanyaya katılım için 100.000,00-TL peşinatın zorunlu olduğu, kampanyadan bireysel ve ticari müşterilerin tekli/çoklu araç alımlarında faydalanabileceği belirtilmiş olduğunu, söz konusu kampanyaya ilişkin evraklar da bilahare mahkemenize sunulacağını, bu kapsamda müvekkil tarafından 15.11.2021 ve 16.11.2021 tarihlerinde satın alacağı 10 araca ilişkin her araç için 100.000,00-TL olmak üzere toplam 1.000.000,00-TL ödeme yapıldığını, daha sonra davalı tarafından Euro kurundaki hareketlilik ve araç üretim maliyetlerinin artması dolayısıyla ÖTV matrahının da artması sonucu sabitlenen 267.500,00-TL'den satılamayacağının bildirildiğini, söz konusu açıklamaların hiçbir hukuki geçerliliği bulunmadığını, davalının piyasadaki döviz kuru hareketliliğine ve belirtilen dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, kampanya başlangıcında müvekkil tarafından 10 araç için 20.000'er TL kaparo ödemesi olmak üzere 200.000,00-TL ödemeyi --- bayii dava dışı-------- yaptığını ve akabinde araç başı 100.000'er TL olmak üzere toplam 1.000.000,00-TL daha ödeme yaptığını, kampanya kapsamında öncelikle araç başına 120.000,00-TL ödenmiş olmakla müvekkilin araç başı 147.500,00-TL borcu kalmış olması gerekirken davalı tarafından haksız ve mesnetsiz yapılan fiyat artışı sonrası; 1 araç için 221.775,00-TL daha, 3 araç için 223.150,00-TL daha, 6 araç için 259.750,00- TL daha ödenmek suretiyle 10 araç için toplam 3.649.725,00-TL daha ödenmiş bulunduğunu, diğer bir deyişle müvekkil, kampanya kapsamında ödemesi gereken bedelden toplam 974.725,00-tl fazla ödeme yapmak zorunda kaldığını, izah edilen nedenler ile, davalının kampanya taahhüdüne aykırı davranması nedeniyle müvekkil tarafından ödenmek zorunda kalınan şimdilik 50.000,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının da belirtmiş olduğu gibi ödemelerin -------- şirkete yapılmış olduğunu, buna rağmen yapılan ödemelerin müvekkil şirketten talep edilmesinin kabul edilemez olduğunu, ödemenin yapıldığı şirkete dava açılması gerekirken araçların distribütörü olan müvekkil şirkete dava açması nedeniyle husumet itirazının kabulünü, araç faturalarının düzenlenme tarihi 20.12.2021 olup, dava tarihi 13.04.2022 olduğunu, Türk Ticaret Kanunu m.23 gereği, 8 günlük kesin sürede itiraz edilmeyen fatura kesinleştiğini, 4 ay sonra yapılan şikayet, zamanaşımına uğramış olduğundan zamanaşımı ve hak düşümü yönünden reddi gerekmekte olduğunu, davacının faturalara süresi içinde itiraz etmemiş ve şerhsiz olarak ödeme yapmış ve şerhsiz olarak teslim tesellüm belgesini imzalayarak aracı teslim almış olduğunu, Türk Ticaret Kanunu Madde 21/2'ye göre; "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." Kanundan da anlaşılacağı üzere davacı taraf süresi içinde faturaya itiraz etmeyerek faturayı kabul etmiş sayılmakta olduğunu, davacı faturayı ve ek ödemeyi “ihtirazi kayıtsız" ödemiştir; davacı aracını şerhsiz olarak teslim almıştır; ihtirazi kayıtsız şekilde faturayı ödedikten ve yine itirazı kayıtsız bir şekilde aracı teslim aldıktan sonra dava açılmasının samimi olmadığını, sipariş Ve Faturalama Formunda Yazan Uyarının her şeyi açıkladığını: "nihai fatura tarihinde üretici tarafından yapılacak fiyat artışları ve vergi değişiklikleri otomobilin anahtar teslim fiyatına yansıtılacaktır" yazılı olduğunu, nihai fatura tarihinde üretici tarafından yapılacak fiyat artışları ve vergi değişiklikleri, otomobilin anahtar teslim fiyatına yansıtılacağını, davacının iddiasının aksine ortada 267.500,00 TL bedelli sözleşmeler bulunmadığını, başvurucunun, henüz "üretilmemiş" olan otomobil için ileri teslim kampanyasından yararlanmış olduğunu, henüz üretilmemiş olduğu için otomobilin nihai satış bedelinin ne olacağı da belli olmadığından, ortada bir fiyat sabitleme sözleşmesi bulunmadığını, ----- bir müzekkere yazılmasını ve satılan araçlara ilişkin ----------hangi tarihte doğduğunu sorulmasını talep ettiklerin, basiretli tacir davacı faturaya süresi içinde itiraz etmemiş ve şerhsiz olarak ödeme yapmış ve şerhsiz olarak teslim tesellüm belgesini imzalayarak aracı teslim almış olduğunu, Türk Ticaret Kanunu Madde 21/2'ye göre; "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” Kanundan da anlaşılacağı üzere davacı taraf süresi içinde faturaya itiraz etmeyerek faturayı kabul etmiş sayılmakta olduğunu, davacı faturaları "ihtirazi kayıtsız" ödemiştir; ihtirazi kayıtsız şekilde faturayı ödedikten ve yine ihtirazi kayıtsız bir şekilde aracı teslim aldıktan sonra dava açılmasının samimi olmadığını, fatura ödendikten sonra dava ikame edilmiş ve bu durumda T.T.K. md. 23'te öngörülen süreye uyulmamış olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kur farkından dolayı ortaya çıkan ------ farkını müvekkil şirketin değil devletin tahsil etmekte olduğunu, davacının fazladan ödediğini iddia ettiği fark ---- düzenlemesinden kaynaklanmaktadır ve bu farkı devlet tahsil etmiş olduğunu, otomobilin imalatçısı tarafından yapılan fiyat artışıyla firmalarının ilgisi olmadığını, devlet tarafından belirlenen kur farkları nedeniyle meydana gelen mecburi artışlar olduğunu, Ek ödemeyi şerhsiz şekilde gerçekleştiren davacının devlete ödemiş olduğu----- farkını tarafımızdan talep etmesinin kabul edilemez olduğunu, açıklanan nedenlerle, davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Hukuki niteliği itibariyle, tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere dosya hesaplama uzmanı, sözleşme uzmanı ve mali müşavir bilirkişi heyetine tevdii edilerek, rapor alınmıştır. 30/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacı ile davalı/-----durumundan olan davadışı/------- adet otomobilin davacıya satımı hususunda anlaşmaya varıldığını, öncelikle, anlaşma doğrultusunda davacı/alıcı tarafından araç başına 200.000 TL (toplam 200.000 TL) peşinat ödemesinin yapıldığını, sonrasında davalı/----------- tarafından yapılan Kampanya doğrultusunda, araç başına en az 100.000 TL peşinat ödemesi yapıldığı takdirde araç fiyatının 267.500 TL'den sabitleneceğinin taahhüt edildiğini, davacı/alıcının da bu Kampanya Taahhüdünü kabul etmesi üzerine taraflar arasında bu konuda anlaşmaya varıldığını, bunun üzerine davacı tarafından, araç başı 100.000 TL (toplam 1.000.000 TL) daha peşinat ödemesi yapıldığını, fakat daha sonra davalının, döviz kurlarında ve üretim maliyetlerinde meydana gelen artış sebebiyle, araçların başlangıçta anlaşmaya varılan araç başına 267.500TL'den satılamayacağını, araç fiyatlarında artış yapılacağını bildirdiğini, davalının bu bildiriminden sonra araç fiyatlarında artış yapıldığını, dolayısıyla da araçların, başlangıçta anlaşmaya varılmış olan 267.500 TL'den daha yüksek fiyatlara davacıya satıldığını, kampanya kapsamında başlangıçta anlaşmaya varılmış olan 267.500 TL'nin üzerinde davacıdan tahsil edilmiş olan satış bedellerinin davacıya iadesi gerektiğini, iddia etmekte ve davalının Kampanya Taahhüdüne aykırı davranması nedeniyle davacı tarafından ödenmek zorunda kalınan fazla satım bedeli tutarının, şimdilik 50.000 TL'lik kısmının, ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte iadeten tahsiline karar verilmesini talep etmektedir. Davalı ise özetle; Taraflar arasında, otomobillerin 267.500 TL'den satıldığına dair bir sözleşme bulunmadığını, kaldı ki “Sipariş ve Faturalama Farmları”nda, “nihai fatura tarihinde üretici tarafından yapılacak fiyat artışların ve vergi değişiklikleri otomobilin anahtar teslim fiyatına yansıtılacaktır” hükmünün yer aldığını; davacının bu da bu hükmü bilerek dava konusu otomobillerin satımı hususunda davalı ile anlaşmaya vardığını, ayrıca davacının otomobillerin nihai satım bedellerini içeren faturalara yasal süresi içinde itiraz etmediğini ve fatura bedellerini “ihtirazi kayıt” ileri sürmeden ödediğini, bu sebeplerle davacının bu davadaki iddia ve talebinin yerinde olmadığını, iddia etmekte ve davanın reddine karar verilmesini talep etmektedir. Davalı/--------- yapılmış olan Kampanya ilanında, 100.000 TL peşinat ödemesinin yapılması halinde, satın alınacak otomobilin fiyatının faturanın düzenleneceği ve otomobilin teslim edileceği tarihte değişmeyeceği yönünde açık bir taahhüde rastlanmamış olduğu gibi; ayrıca dava dosyası içeriğinde, dava konusu otomobillerin davacıya 267.500 TL bedelle satılacağı hususunda davalı şirketin “açık bir taahhüdüne” ve bu taahhüt doğrultusunda taraflar arasında yapılmış “açık bir anlaşmaya” da rastlanmamıştır. Dolayısıyla da, taraflar arasında, 10 adet otomobilin otomobil başına 267.500 TL değişmez (sabitlenmiş) fiyatla satılacağı ve davacıya teslim edileceği hususunda taraflar arasında anlaşmaya varıldığı yönünde bir kanaat ve sonuca ulaşılamamıştır. Takdiri tamamen Mahkemeye aittir. Kampanya kapsamında davacı adına başlangıçta düzenlenmiş olan --------- altında, “Nihai fatura tarihinde üretici tarafından yapılacak fiyat artışları ve vergi değişiklikleri, otomobilin anahtar teslim fiyatına yansıtılacaktır” hükmü almaktadır. Otomobillerin davacıya teslimi aşamasında (teslim sırasında) düzenlenmiş olan Sipariş ve Faturalama Formlarında, otomobillerin nihai satım bedellerinde, yukarıda açıklanan hüküm doğrultusunda artırım (artış) yapılmış olduğu ve bu Formlarda nihai satım bedellerinin 267.500 TL'den daha yüksek olarak belirlenmiş olduğu görülmektedir. Ayrıca bu Formların alt kısmında da, “Nihai fatura tarihinde üretici tarafından yapılacak fiyat artışları ve vergi değişiklikleri, otomobilin anahtar teslim fiyatına yansıtılacaktır” hükmünün yer aldığı davadışı/--------tarafından, otomobillerin davacıya teslimi aşamasında(teslim sırasında) davacı adına düzenlenmiş olan faturalarda da, otomobillerin nihai satım bedellerinin (fatura bedellerinin), yukarıda açıklanan hüküm doğrultusunda arttırılmış olduğu ve bu nihai satım bedellerinin (fatura bedellerinin) 267.500 TL'den daha yüksek olarak belirlenmiş olduğu görülmektedir. Davacının da bu fatura bedellerine, 8 günlük yasal süresi içinde itiraz etmediği ve bu fatura bedellerini “ihtirazi kayıt” ileri sürmeden ödediği anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan bütün bu durumlar karşısında, davacının bu davadaki “bedel iadesi” talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmakta olup, şeklinde raporunu sunmuştur. Bilirkişi raporu gerekçeli ve denetlemeye açık hazırlanmış olup mahkememizce hükme esas alınmıştır.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Dava, davacının, araç satış sözleşmesinde fiyat artışı yapılması nedeniyle uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.Davacı tarafından araç fiyatlarının döviz kurlarında ve üretim maliyetlerinde meydana gelen artış sebebi ile aracın yüksek fiyatla satıldığı belirtilse de, davacının imzaladığı sipariş formunda dava konusu otomobillerin davacıya 267.500,00 TL bedelle satılacağı hususunda davalı şirketin açık bir taahhüdün ve bu taahhüt doğrultusunda taraflar arasında yapılmış bir anlaşmanın olmadığı, Sipariş ve Faturalama formlarının alt kısmında da, “Nihai fatura tarihinde üretici tarafından yapılacak fiyat artışları ve vergi değişiklikleri, otomobilin anahtar teslim fiyatına yansıtılacaktır” hükmünün açıkça yazıldığı, davacının aracın faturası düzenlenirken fiyat yükselmesinden her şekilde etkileneceği anlaşılmakla, davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 853,88-TL peşin harcın mahsubu ile fazla yatan 426,28‬- TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6325 sayılı Kanunun'un 18-A/13. bendi uyarınca ---------- tarafından karşılanan 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazine adına irad kayına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/06/2024