T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/849 Esas
KARAR NO: 2024/481
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/12/2021
KARAR TARİHİ: 05/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----------- Şti (Yüklenici) ve ---------Ş. (alt yüklenici) yaptıkları sözleşme ile ''--------- üretim, tedarik ve teslimi konusunda anlaştıklarını, bu sözleşmenin türü “ alt yüklenici sözleşmesi'' olup, sözleşmenin bir suretinin dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, müvekkili şirketin, işbu sözleşme uyarınca davalıdan 11.02.2021 tarihinde 1.012.471,04 TL +KDV bedel karşılığında aşağıda detaylı olarak marka ve özellikleri belirtilen ürünleri satın aldığını, proje --------- 25.08.2020 tarihli sözleşme kapsamındaki ürünlerin 7 adet ----------, 63 Adet -------------, Proje 2- ---------- sayılı -----------numaralı proje ve 11/02/2021 tarihli protokol kapsamında ürünlerin 6 adet --------, 2 adet -----------, 4 adet ----------, 4 adet-----------, 2 adet -----------, 3 adet ---------- olmak üzere toplamda 91 adet ----------, müvekkili şirket bu ürünleri davalı şirketten teslim alırken ''sözleşme hükümlerine uygun olarak imal edilip edilmediği hususundaki tespit ve itiraz hakkı saklı kalmak kaydıyla" teslim aldığını, akabinde de ürünlerde kusurun olduğu ve yapılan tespit ve incelemeler doğrultusunda alt yüklenici sözleşmesine ve yapılan protokollere aykırılığın olduğu tespit edildiğini, ürünlerde yapılan tespit ve incelemeler doğrultusunda --------- numaralı alt yüklenici sözleşmesine aykırılık tespit edildiğini, ------------ Teknik Üniversitesi 08.07.2021 tarihli Teknik İnceleme Raporunda “ Boya operasyonları
airless püskürtme sistemiyle uygulanmadığı boyama işleminin özensiz ve istenen teknik şartlar sağlanmadan yapıldığı, iş parçalarının belirli bölgelerinde sadece astar boyası tespit edildiği, boya kalınlıklarının istenen değerlerin çok üzerinde ya da çok altında çıktığı, kompansatörün iç kısımlarının boya uygulamasında büyük kalınlık farklılıkları bulunduğu, boyanmış yüzeylerde uygulamaya bağlı boya kalınlıkları, portakallanma yüzey kusuru ve boyada akma gibi olumsuzlukların tespit edildiği, boya katmanlarının astar ve son kat boya tamamen birbirini
kapatacak şekilde uygulanmadığı tespit edildiği, bu kusurların ---------- Firması tarafından da tespit edilip raporlandığı, teknik incelemeye not düşüldüğünü,. ayrıca iç boya sisteminde ürünler boyandıktan sonra tamir işlemi yapıldığı yapılan tamirlerde de renk uyuşmazlığının varlığı, bazı tamirlerde boya karışım hatası olduğu, iç sistemde boya yapılan kısımlarda yoğun miktarda overspray boya tozuması boya yüzeyinde portakallaşma ve damarlaşmanın meydana geldiği tespit edildiğini, boya uygulaması şartname ve yüklenici şirketle yapılan sözleşmeye bağlı olarak özel bir işlem sırasıyla uygulanması gerektiği ifade edilmekle birlikte, uygulama sırasında bu duruma dikkat edilmediği inceleme analizler sonucunda görüldüğünü, astar son kat boya uygulamasında doğrudan zemine yapışma değil de boya katmanları arasından ayrılma gözlenmiştir. “ ifadelerinin yer aldığını belirterek özetle davanın kabulüne, dava masraflarının ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafça davalı müvekkilinin imal ettiği ürünlerin ayıplı olduğu ve ürünlerin geç teslim edildiğinden bahisle, zarara ve müşteri kaybına uğradığı iddiası ile açılmış olan işbu dava hukuka ve yasanın amir hükümlerine aykırı bir dava olduğunu, işbu davanın taraflarının her ikisi de tacir olup, tacir olan davacı taraf 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun amir hükümleri uyarınca, yasada öngörülen hak düşürücü sürelerde, satın aldığı malları muayene yükümlülüğünü yerine getirmemiş ve süresinde, yasaya uygun olarak davalı müvekkiline ayıp ihbarında bulunmadığını, huzurdaki davanın öncelikle bu nedenle reddi gerektiğini, Türk Ticaret Kanunu uyarınca ticari alım satımlarda alıcının, açık ayıplar için iki (2), gizli ayıplar için ise sekiz (8) günlük olan yasal süreler içerisinde muayene külfetini yerine getirip, ayıp ihbarında bulunulması gerektiğini, bu hak düşürücü sürelerde muayene külfetini yerine getirmeyen alıcının ayıba bağlı haklarının ortadan kalktığını, Türk Ticaret Kanunu’nun 23. maddesinin (c) bendinde; “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda Türk Borçlar Kanunu’nun 223’üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.” düzenlemesinin mevcut olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 223’üncü maddesinin ilgili fıkrasında ise; “(1) Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. (2) Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır.” düzenlemesine yer verildiğini, ayrıca dava konusu iddialara ilişkin maddi gerçeklerin ayrıntılı açıklandığını, açıklamaya ilişkin delillerin dosyaya sunulduğunu, müvekkilinin uğradığı zarara karşı davacıya yönelik dava açma hakkının saklı olduğunu belirterek özetle haksız ve dayanaksız açılmış davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sipariş edilen ürünleri teslim alırken imzalamış olduğu teslim tutanağında açıkça "sözleşme hükümlerine uygun olarak imal edilip edilmediği hususundaki tespit ve itiraz hakkı saklı kalmak kaydıyla" ibaresi yer aldığını ve sonrasında müvekkilinin kanunen üzerine düşen kontrol yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında gerçekleşen sözleşmenin teslimat sürecine davalı şirketin uymamasından dolayı borçlu temerrüdü gerçekleştiğini, davalı tarafın da bunu açıkça kabul ettiğini, kendilerince delillerin kaybolmaması, değişmemesi adına mevcut ayıpları tespit ettikten sonra ivedilikle aldırdığımız teknik inceleme raporu geçerli bir rapor niteliğinde olduğunu, müvekkilinin ürünlerdeki ayıbı fark eder etmez eyleme geçtiğini, ürünlerin boyasının teslim edildiğinde ayıplı olduğuna ilişkin davalı tarafça yapılan itirazlar geçersiz olup, işbu iddialarının raporlarla kanıtlanmış ve sabit olduğunu, müvekkili şirketin boya için bir firmaya onay vermesi o firmanın ayıplı ifada bulunmasına da onay vereceği anlamına gelmediğini, davalı taraf sözleşmeye aykırı olarak yaptıkları ifayı kabul etmemek adına söz konusu ürünlerin müvekkilince depolanma ve muhafaza edilme şeklini eleştirse de söz konusu ürünlerde bir muhafaza kusuru bulunmadığını belirterek davanın kabulüne, davalının itirazlarının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Uyuşmazlık taraflar arasındaki eser sözleşmesi ilişkisi içinde iş sahibi davacının, yüklenici davalıdan, ayıplı edimi sebebiyle şimdilik 500.000 TL müspet, 500.000 TL menfi ve 500.000 TL munzam zararlarını talep ettiği tazminat davasıdır. Dava dilekçesinde miktar belirtilmemekle, davacı vekiline HMK.nun 31. maddesi uyarınca açıklama yapması için süre verilmiş, davacı vekili 07/03/2022 tarihli beyan dilekçesi ile şimdilik talep ettiği miktarları belirsiz alacak olarak açıklamıştır.Dava şartlarının tamam olduğu görülmüş, esasa geçilerek tarafların delilleri toplanmıştır. Tarafların 91 adet ------------ üretimi, tedariki ve tezlimi konusunda sözleşme imzaladıkları ve davalının 91 adet --------- davacıya teslim ettiği bellidir. Davacı ---------- boya uygulamasının ayıplı olduğunu ileri sürmüştür. Ayıplı ifa olup olmadığı, ayıbın varlığı, niteliği, süresinde ihbar edilip edilmediği, sözleşme ilişkisinin ayakta tutulup tutulmadığı, davacının menfi, müspet, munzam zarar kalemlerini isteyip isteyemeyeceği, isteyecekse ne kadar isteyebileceği hususlarında inceleme yapılması gerektiği açıktır. Davacının dayandığı---------- öğretim görevlilerince hazırlanmış rapor dosyaya konmuş, incelenmiştir. Yine davadan önce davacının tespit isteminde bulunması üzerine ---------- D. İş sayılı dosyası ve tespit raporu dosya içine getirtilmiş, incelenmiştir.Teknik şartnameye uygun üretim yapılıp yapılmadığı teknik incelemenin konusu olup, tanıkla ispatı mümkün görülmediğinden tanık istemi reddedilmiş; bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmasına karar verilmiştir. 24/12/2024 tarihli kök raporda ve davacı itirazları üzerine alınan 22/04/2024 tarihli ek raporda bilirkişiler özetle, " 91 ----------- 70 adedinin ihraç edildiğini, elde 21 adet kaldığını, bu 21 adet ürün incelendiğinde sözleşmeye göre ayıp olmadığını, sadece 1 üründe iç boyasında portakallaşma görünümü olduğunu, bunun teknik şartnamenin M11 ve M21 başlığı altında giderilebileceğini, esaslı bir ayıp olmadığını" belirtmiştir. Yine bilirkişiler, "davacının dayandığı----------- teknik raporunda sadece bir adet----------- üzerinde tek bir ölçüm noktası ile inceleme yapıldığını, bu sebeple esas alınamayacağını; dosya içinde mevcut olan bağımsız firma ----------- nolu gözetim raporda, gözetim tarihi olan 22-27 ocak 2021 tarihleri arasında kontrol işlemi yapıldığını, davalının kalite şefi ile davacı kalite müdürünün ve ---------- ---------- elemanının katıldığı ölçümlerde, üretimin teknik şartnameye ve sözleşmeye uygun olduğunu , sertifikalı denetçi tarafından rastgele seçimle ---------- kuru film kalınlığının kabul edilebilir ölçülerde olduğunu" belirtmiştir. Ayrıca dosyada mevcut davacı kalite müdürünün ve ------------- seviye sertifikasyonuna sahip bağımsız boya kontrol inspektörünün imzalarının bulunduğu raporlarda, her bir ------------- için 7 farklı yerden ölçüm alınıp ortalamasının, teknik şartnameye uygun olduğu ve onay verildiğini belirtmiştir. Teknik bilirkişi heyetinin dosyadaki tüm delil ve itirazları karşılar teknik inceleme ve değerlendirmeler yaptığı görülmüş, teknik rapor usul ve yasaya uygun bulunarak mahkememizce de benimsenmiştir. Esaslı ayıp ispatlanamadığından mali inceleme (munzam zarar vs) yapılmasına gerek görülmemiştir. Zira munzam zararın varlığını ortaya koyan delil de mevcut değildir. Özetle, ---------- farklı yerlerinden ölçüm alınmadan yapılan kontrollerin sağlıklı sonuç vermeyeceği ve davacı kalite müdürünün imzasının bulunduğu üretimin şartnameyi uygun yapıldığına dair raporlar nazara alındığında, davacının ayıbın varlığını ortaya koyamadığı kabul edilmiştir. Davacı 500.000 TL müspet, 500.000 TL menfi, 500.000 TL munzam zararın tazmini isteminde bulunmuştur. Sadece 1 adet -------------- (portakallanma görünümü) giderilebilecek türde bir kusur olarak tespit edilmiş, bunun onarım bedeli de 5.000 TL olarak takdir edilmiştir. Bu onarım bedeli davacının müspet zararı kapsamında kalır. Kalan istemlerin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; Davacının 5.000,00 TL zararının davalıdan alınarak davacıya verilmesine; fazlaya ilişkin müspet zararların, menfi zararların ve munzam zararların reddine;
2-Alınması gerekli 427,60-TL harçtan davacı tarafından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan 25.675,55-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 25.247,95-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 59,30-TL başvurma harcı, 59,30-TL peşin harcın toplamı olan 118,60-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarfedilen toplam 20.320,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren (%0,33 kabul %99,67 ret oranında) olmak üzere 67,73-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından sarfedilen toplam 189,20-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren (%0,33 kabul %99,67 ret oranında) olmak üzere 188,57-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen kısım yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-6325 Sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ------------ tarafından karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin 1.315,60-TL'sinin davacıdan tahsiline, kalan 4,40-TL'nin davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 05/06/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!