WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/559 Esas
KARAR NO: 2024/281
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/08/2021
KARAR TARİHİ: 02/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirket davalıya 19/09/2017 tarihinde -------- ELLEÇLEME işi yapmış olup işin bedeli 35.718.60 TL’dir. Müvekkil Bu iş karşılığında davalı tarafa 19/09/2017 tarihinde --------- nolu faturayı kesmiş olup davalı tarafından yapılan iş karşılığında herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Davacı müvekkil alacağının istemiş olmasına rağmen ödeme yapılmamasına istinaden ve işin ticari iş olması sebebiyle müvekkil tarafindan Arabulucuya başvurulmuş, 08/02/2021 tarih ve -------- Arabuluculuk Dosya Nolu Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Anlaşamama Son Tutanağı düzenlenmiş ve davalı tarafça arabuluculuk aracılığıyla da ödeme yapılmamıştır. Bu nedenle dava açma zarureti hasıl olmuştur. Yukarıda ifade ettiğimiz üzere müvekkil şirket yapmış olduğu hizmet karşılığı olup 35.718,60 JfL’yi bugüne kadar alamamış olup yapmış olduğu tüm yasal başvurularda sonuçsuz kalmıştır. Mahkemenizce yapılacak yargılama sonucunda davamızın kabulüne karar verilerek hizmet karşılığı olan 35.718.60 TL’nin davalıdan alınarak tarafımıza verilmesine hükmedilmesini talep etmekteyiz. Mahkemece yapılacak yargılama esnasında bilirkişilerce tarafların ticari defterlerinin incelenmesi ve mahkemeniz tarafından yapılacak araştırmalarda da haklılığımız ortaya çıkacaktır. Yukarıda arz ve izah ettiğimiz ve mahkemenizce yapılacak araştırma ve bilirkişilere hazırlattırılacak raporlar sonucunda Davamızın kabulüne karar verilerek 35.718,60 TL alacağın 19/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek,ticari.faiziyle birlikte davalıdan alınarak tarafımıza ödenmesine, Yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin davalının üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Usulüne uygun çağrı kağıdı tebliğine rağmen davalı taraf davaya cevap vermemiş , duruşmalara katılmamıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; hukuki niteliği itibariyle faturaya dayalı olarak alacağın tahsili istemli alacak davasıdır. Mahkememizce davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, alınan 13/09/2023 tarihli raporun sonuç kısmında,"1-Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı HMK’nun 222. Maddesindeki düzenlemeye göre, Bilanço esasına göre tutulmuş olduğu, Bu nedenle de davacının tacir sıfatının olduğu anlaşılmaktadır. Tacir olan davacının dosyaya sunulan 2017-2018-2019 ve 2020 yılı Ticari defterlerini Bilanço esasında tutmuş olduğu defterlerin Noter açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde usulüne uygun olarak yapılmış olduğu, 2021 yılı ticari defterlerini e defter olarak tutmuş olduğu, e defter kayıt ve beraatlarının olduğu e defter beraatlarının süresi içinde alınmış olduğu, bu nedenle Davacının ticari defterlerinin sahipleri lehine delil niteliğinin olduğu anlaşılmaktadır. Dosya içeriğinde davalıya ait ticari defterlerin ise bulunmadığı,2- Dosya içeriğindeki -------- gönderilmiş olan Ba ve Bs kayıtlarında davacının davalıya düzenlemiş olduğu, 19/09/2017 tarihli --------- seri nolu 35.718.60 TL faturaya ait Bs Formunda bahse konu faturanın Bs formunda beyan edilmiş olduğu,
3-Davacı tarafından incelemeye sunulan davacı ticari defterlerinde, davacının davalıya düzenlemiş olduğu, 19/09/2017 tarihli --------- seri nolu 35.718.60 TL faturayı ------ yevmiye maddesinde Davalı ------- firmasına satış faturası olarak, --------- Hesap kodunda kaydettiği, fatura bedelinin tahsil edildiğine dair herhangi bir kayıt bulunmadığı,4- Davacının usulüne uygun olarak tutulmuş ve delil niteliği olan ticari yevmiye defterlerindeki kayıtlara göre, takip tarihi itibari ile davacının, davalıdan talep edebileceği alacak 35.718.60 TL olarak gözükmektedir" Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK`ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı ticari defterlerini sunmuş ve iddia ettiği alacağın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür. Davalı taraf davaya cevap vermediğinden defterlerini de sunmamıştır. Bilirkişi tarafından dosyay sunulan 13.09.2023 tarihli raporda davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu ayrıca davacı tarafça davaya konu faturanın BS formunun da ilgili vergi dairesine bildirdiği buna rağmen davalı tarafça davacıya ödeme yapılmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacı taraf her ne kadar fatura tarihi olan 19/09/2017 tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasını talep etmiş ise de faturanın düzenlenmesinin karşı tarafı temerrüte düşürmeyeceği, TTK m 18 maddesinde belirtilen usullerde davalı tarafı temerrüte düşürdüğüne yönelik davacı tarafça bir belge de sunulmadığından, dava tarihinden itibaren her iki taraf da tacir ve işin de ticari işletme ile ilgili olması dolasıyla avans faizine hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın KABULÜ İLE ; 35.718,60 TL faturadan kaynaklı alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek Ticari Avans Faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli 2.439,94-TL harcın peşin alınan 609,99-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.829,95-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından harç dahil harcanan 1.997,29-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 Sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ------- tarafından karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
6-Tarafların artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yokluklarında verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 02/04/2024