T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/461 Esas
KARAR NO: 2024/226
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/07/2021
KARAR TARİHİ: 26/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, davalı şirket çalışanlarının kendisine hesap açtırılması yönünde telkinleri neticesinde, ilgili kurum nezdinde görüşmelere başladığı, ------- tarihlerinde davacıya ait 1.200.000,00 TL nakdi bedelin yönetiminin, finansal danışmanlık ve aracılık şirketi olan davalı şirket tarafından üstlenilmesi hususunda mutabık kalındığı, işbu anlaşma gereğince, davacının, davalıya inançlı devir esasına göre yönetimini devrettiği portföyünün, davalı tarafından Tebliğ’de ve sözleşmede belirlenen esaslar çerçevesinde, özen ve sadakat yükümlülüğü altında yönetilmesi ve bu amaçla davacıya ait nakit paranın davacı adına ve hesabına alım ve satımı yapılan sermaye piyasası araçlarının yine davacının menfaatine, bir ücret karşılığında yönetilmesinin
üstlenildiği, bu kapsamda davacının sermayesinin, davalı şirket bünyesinde çalışan bireysel portföy yöneticisi ---- yönetimine devredildiği, davacının sermayesinin yarısı olan 600.000,00 TL’nin, davalı şirket portföyündeyken zarara uğradığı, davacının, bu süreçte birtakım kârdan da mahrum kaldığı; davalı şirketin basiretli bir iş adamı gibi hareket etmediği; taraflar arasındaki vekâlet ilişkisine aykırı olarak aydınlatma, özen ve sadakat yükümlülükleri başta olmak üzere, üzerine düşen yükümlülükleri yerine
getirmediği, bu sebeple ortaya çıkan zarardan davalı şirketin sorumlu olduğu açıklanan nedenlerden dolayı davacının, davalı şirkete önce iyi niyetli olarak ihtarname gönderdiği, daha sonra dava şartı arabuluculuğa başvurulduğu; ancak davalı şirket ile arabuluculuktan bir sonuç alınamadığı; davacı ile davalı taraf arasında usulüne uygun herhangi bir sözlü veya yazılı sözleşme yapılmadığı; bu kadar karmaşık ve uzmanlık gerektiren işlemler için ve her bir işlem için ayrı sözleşme gerekmesine rağmen usulüne uygun sözleşme yapılmadığı, davalı kurumun yazılı sözleşme yapmadığı ve üzerine düşen yükümlülükleri
yerine getirmediği, ilgili işlemlerin yapılmasına genel işlem şartları kuralına aykırı olarak sebebiyet verdiği, davacı ile davalı arasında bir sözleşme bulunsa dahi bunun, davalı tarafın aydınlatma yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı; davalının aydınlatma yükümünü yerine getirmediği, davacıya uygulanan yerindelik testinin mevzuata aykırı ve çelişkili olduğu, davalı şirket tarafından davacıya uygulanmış olan yerindelik testinin, sadece kanunen bir
zorunluluğun yerine getirilmesi için yapıldığı, davacıya yapılan yerindelik testinin yetkililer tarafından değerlendirilmediği ve imzalanmadığı, yapılan yerindelik testinin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu; çelişkili bilgilerle gerçekleştirilmiş olan yerindelik
testinin, devamında imzalanmış olan sözleşmeleri ve hatta tarafların portföy yönetim ilişkisi iradesini sakatlamış olduğu; risk profil analizinin çıkarılmadığı, davacının bu işlemlerde bulunabilecek yetkinlikte olup olmadığı (risk profil analizi) ve eğer bu yetkinlikte ise risk düzeyinin araştırılmadığı; davacıya imzalatılması gereken “sermaye piyasası işlemleri risk bildirim formunun” imzalatılmadığı, davalı şirketin, davacıya ait portföyde
%55 zarar meydana gelene kadar herhangi bir denetim mekanizmasını devreye sokmadığı, alınan riskin yeterli şekilde dağıtılmadığı; davalı şirketin, basiretli bir işadamı gibi hareket
etme ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı, bu süreçte davalının, aydınlatma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği; 1.200.000,00 TL nakdi sermayesini davalı portföy
yönetim şirketine devreden davacının portföyü, %55 zarara uğramış olmasına karşın bu süreçte davalı şirket tarafından davacıya bilgilendirme yapılmadığı; davalının, davacı
portföyünde prim kazanma amacı güttüğü; davacının bilgisi dışında aşırı işlem yaptığı, sadakat yükümüne aykırı hareket ettiği; davacıya ait hesap ekstreleri incelendiğinde, davalı şirket tarafından prim kazanma amacı güdülerek davacının portföyünde aşırı işlem yapılmış olduğunun tespit edildiği, davacının yatırım işlemlerinde tecrübesiz olduğu ve bu durumun davalı tarafça suiistimal edildiği öne sürülerek davanın kabulüne, fazlaya dair
tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik kısmi dava olarak 34.000 TL zarar; ayrıca belirsiz alacak olarak 1.000 TL mahrum kalınan kârın ticari işlere uygulanan faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile imzalanan sözleşmelerin mevzuatın aradığı şartları taşımakta olduğu, davacı talimatı hilafına hiçbir işlem gerçekleştirilmediği, davacının mevzuatın aradığı şartlar dahilinde bilgilendirildiği; davalı şirket nezdindeki ----- davacı hesabında, ---- davacı arasında 13.03.2018 tarihinde
akdedilen ---- yürütülen---- gerçekleştirildiği; davacının, 21.08.2019 tarihinde hesap bakiyesini EFT talimatı ile sıfırladığı ve o tarihten sonra da davalı şirket ile çalışmadığı; 37.1 sayılı Yatırım
Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Tebliğ kapsamında, yetkili kuruluşların -----sunacağı yatırımcıya, çerçeve sözleşme imzalatmadan evvel yerindelik testi uygulaması, bu suretle yatırımcının mali durumu, deneyimi, yatırım
beklentisi hakkında doneler elde etmesinin zorunlu olduğu; 13.08.2018 tarihli yerindelik testi sonuçlarına göre,----ürün grubunun, ------ işlemlerine konu edilmesine Sözleşmenin cevaz verdiği; --- döneminde herhangi bir tarih itibarıyla davacı portföyünde limit/oran ihlaline müsaade edilmediği,31.05.2019 tarihinde enstrüman limit oranları ıslak imzalı davacı talimatı ile güncellendiği, bu suretle tüm ürün gruplarının portföy içindeki ağırlığının üst limit oranının %100 olarak revize edildiği, tebliğin, bireysel portföy yönetimi faaliyetinde bulunan kurumlara, ilgili
portföy getirisinin karşılaştırma ölçütü ya da eşik değer dikkate alınarak hesaplanan tutarın altında kalması durumunda müşteriye bildirimde bulunulması yükümlülüğünü yüklediği; -------adresine, Cari Hesap Ekstresi, Hisse Senedi İşlem Sonuç Formu, VİOP Ekstresi, Türev Araçlar İşlem Sonuç Formu dokümanlarının, portföy performansı ile karşılaştırma ölçütü getirisini betimleyen aylık performans raporunun düzenli olarak gönderildiği, davalı kurumun bildirim yükümlülüğünü karşıladığının tespit edildiği, Sözleşme’nin, “Risk Bildirim Beyannamesi ve Sorumluluk Taahhütnamesi” bölümünün, bireysel portföy yönetimi işlemlerinde
anapara ve getiri garantisi bulunmadığı hususuna yer vermekte olduğu; ------------ bölümlerinin ise kurumun sözleşme
kapsamında taahhüt ettiği veya garanti verdiği bir kazanç oranından söz edilemeyeceği vurgusunu içermekte olduğu; ----numaralı bireysel portföy yönetimi hesabında
karşılaştırma ölçütünün altında kalan portföy getirisinin bir mevzuat veya Sözleşme ihlali doğurmadığı,---- numaralı hesapta işlemlerin ---- cephesinde yoğunlaşmış olduğu,------ kapsamındaki pay senetlerinin, --- dayanak varlık olduğu kontratların işlemlerde tercih edildiği, bu noktada, şirket kayıtlarında yer alan telefon görüşmelerinin tetkik edildiği; personel suiistimaline mahal veren, çelişki içeren, mesnetsiz bilgi ve açıklamaların sunulması yönünde herhangi bir olumsuzluğun bulunup bulunmadığının araştırıldığı; ----tarihinde ---- ait hattan davacıyı arayarak, portföy büyüklüğü ve portföyde taşınan ----- pozisyonunun ağırlığı üzerine bilgilendirmelerde bulunduğu, anılan portföy bilgilerinin davacıya okunması akabinde mutabakat tesis edildiği, 23.07.2019 tarihinde -----ve davacı ile gerçekleştirilen görüşmede ---çiftindeki uzun pozisyonların ağırlığının azaltılması hususunun salık verildiği; belirsizlik ortamında USD’den yana cephe alma yönündeki talebin bizzat davacı tarafından dile getirildiği; ilgili ----uzun pozisyon taşındığının tespit edildiği; talep çerçevesinde 290 Kontrat Temmuz vadeli kontratın Ağustos vadeli kontrata dönüştürüldüğü; 07.08.2019 tarihinde şirket kayıtlarına yansıyan görüşmede hesabın teminat tamamlama çağrısına konu olduğu; bu görüşmede ancak ve ancak sürdürme teminatına ulaşılabilmesine yetecek kadar, asgari sayıda açık kontratın kapatılması yönünde talepte bulunulduğu ve işlemlerin talebe paralel şekilde
sürdürüldüğü, 09.08.2019 tarihli telefon görüşmesinde,---pozisyonunun hesabın yeniden teminat tamamlama bildirimine konu olmasına zemin hazırladığının tespit edildiği; telefon görüşmesinde, davacıya bir kez daha, sürdürme teminatının hesaplanabilmesine olanak sağlayacak adette kontratın satılması, diğer açık pozisyonların muhafaza edilmesi yönünde bir eğilim gözlemlendiği; davacı portföyünde geriye kalan ----- tarihinde kayıtlı hatta davacı tarafından gerçekleştirilen görüşmede sözlü satış emri ile satıldığının tespit edildiği, sözleşmenin 5.2. maddesinde göre, risk-getiri tercihlerine ve portföyün oluşumunda esas alınacak risk grubunda değişiklik yapma hakkı bulunmasına rağmen, sözleşme süresince davacı tarafından böyle bir talepte bulunulmadığı; 20/21 Ağustos 2019 tarihlerinde toplam 656.403 TL tutarındaki EFT işlemi neticesinde davacı hesabındaki tüm
nakdin transfer edildiği, davacının ıslak imzası ile düzenlenen EFT talimatıyla müvekkil şirketin 21.08.2019 tarihine dek gerçekleştirilen tüm işlemler nedeniyle en geniş şekilde
ibra edildiği ve 21 Ağustos 2019 tarihli portföy bilgisine ilişkin olarak mutabakat verildiği, davacının kayıtlı e-posta adresine düzenli gönderilen ------- çerçevesinde hesapta gerçekleştirilen tüm
--- işlemlerinin davacıya iletildiğinin tespit edildiği; davacının ıslak imzasını havi 21.08.2019 tarihli talimatında davalı şirketi 21.08.2019 tarihine kadar olan tüm işlemler açısından ibra ettiği ve herhangi bir alacak talebi olmadığını beyan ve kabul ettiği, dava
dilekçesi muhteviyatında davacının söz konusu işlemler hakkında bilgi sahibi olmayan bir profil çizilmekte ise de davacının kamuya açık----- hesabı incelendiğinde, doktor derecesinde akademik unvana sahip olduğu, İstatistik alanında yüksek lisans derecesine
sahip olduğu, ------ üniversitede doktora yaptığı,------8 yıla yaklaşan üst düzey deneyime sahip olduğu, ---- şirkette 12 yıla yaklaşan üst düzey deneyime sahip olduğu hususlarının görüldüğü; dolayısıyla davacının sözleşme konusu işlemler hakkında bilgi sahibi olmayan, imzaladığı sözleşmelerin anlam ve
sonuçlarını kavrayamayacak bir kişi olduğu hususunun doğru olmadığı; dava dilekçesinde davalı şirketin Bankacılık mevzuatına tabi olduğu ve imzalanan sözleşmelerin de Bankacılık mevzuatı çerçevesinde değerlendirildiğinin görüldüğü; ancak davalı şirketin
----mevzuatına tabi olduğu, bankaların basiretli tacir yükümlülüğüne atıf yapan ve ağır sorumluluklar yükleyen içtihat ve görüşlerin davalı şirket açısından uygulanmasının söz konusu olmadığı, davacı tarafından doldurularak imzalanan Yerindelik Testinde davacının, risk oranı yüksek yatırım araçlarına yatırım yapmak isteğinde olduğunu ve bu getiri potansiyeli karşılığında anaparası dahil kaybetmeyi göze aldığını beyan ettiği; davacı
tarafından doldurulan Yerindelik Testi’nin, mevzuatın aradığı şartlara sahip olduğu, davacının Yerindelik Testi uygulanmadığı ve uygulandı ise de mevzuata uygun olmadığı yönündeki iddiasının doğru olmadığı; davacı tarafından-----yatırımcı risk bildirim
beyannamesi ve sorumluluk taahhütnamesinin imzalandığı, davacının riskler ve sonuçları hakkında bilgi sahibi olmadığı iddiasının doğru olmadığı; işlemler hakkında davacının
uyarılmadığı iddiasının doğru olmadığı; davacı işlemleri neticesinde zarar ederken düzenli olarak e-posta adresine bilgilendirme iletileri gönderildiği ve davalı şirket tarafından
telefonla aranarak USD'den yana pozisyon almaması yönünde tavsiyelerde bulunulduğu ancak davacının pozisyonunu korumayı tercih ettiği; davalı şirketin sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği iddiasının doğru olmadığı, davalının, davacı ile imzalanan sözleşmeler çerçevesinde hareket ettiği; davacı hesabında yapılan işlemler incelendiğinde hiçbir suiistimal olgusuna rastlanmadığı; davacının, vekalet akdine aykırı davrandığını iddia ettiği ----- çalışmaya devam ettiği, ---- davalı şirketten ayrıldıktan sonra davacının da davalı şirketi ibra ederek ----- yeni çalıştığı şirket olan --- çalışmaya ve --- işlem yapmaya devam ettiği, davacının, yoksun kalınan kâr adı altında 1.000 TL tazminat talebinde bulunduğu ancak hangi sebeple bu tazminat kalemini talep ettiğini açıklamadığı beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; hukuki niteliği itibariyle davacının davalı kusuru ile zarara uğradığı iddiasıyla açılan alacak davasıdır.Mahkememizce dosyanın nitelikli hesap uzmanı, ----- bilirkişiden oluşturulacak heyete tevdi edilerek rapor düzenlenmesine karar verilmiş, alınan 30/05/2022 tarihli raporun sonuç kısmında,
"1) Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ (III-37.1) kapsamında bireysel portföy yöneticiliği faaliyetinin gerçekleştirilebilmesi için elzem olan “Bireysel Portföy Yönetimi Çerçeve Sözleşmesi” ile anılan sözleşme akdedilmeden yapılması zorunlu olan Yerindelik
Testinin davacı tarafından doldurulduğu ve imzalandığı, anılan çerçeve sözleşmenin, ilgili mevzuat çerçevesinde bireysel portföy yöneticiliği faaliyeti kapsamında risk tercihleri de dikkate alınarak davalı kurumca sermaye piyasası işlemleri yapılması açısından yeterli olduğu, her bir işlem için ayrı ayrı sözleşme imzalanmasına lüzum bulunmadığı, bu hususa yönelik davacı iddialarının ilgili
mevzuat hükümleri çerçevesinde yerinde olmadığı,
2) Yerindelik test sonuçlarına göre davacının kabulü ve iradesi ile risk tercihleri dikkate alınarak, davalı şirket tarafından bireysel portföy yöneticiliği hizmeti için “Çok Yüksek Riskli” ürün grubunun davacı müşteriye uygun bulunduğu,
3) Çerçeve Sözleşmesi ve eklerinden, davacı yatırımcının BPY çerçevesinde gerçekleştirilen işlemler nedeni ile üstlendiği riskler ve sonuçları hakkında bilgi sahibi olduğu ve işlemler hakkında uyarıldığı,
4)Tebliğ md. 41/1-ğ hükmünde, yetkili kuruluşların, portföyün önceden saptanmış belirli bir getiriyi sağlayacağına dair herhangi bir sözlü veya yazılı garanti veremeyeceği ve ilan ve reklamlarında bu anlama gelebilecek ifadeleri kullanamayacağının hükme bağlandığı, davacının imzaladığı ---- de davacıya, anılan Tebliğ
hükmüne paralel şekilde bireysel portföy yönetimi işlemlerinde anapara ve getiri garantisi bulunmadığının bildirildiği,
5) Bireysel portföy yöneticiliği faaliyetinin yürütülmesine ilişkin ilke ve esasların düzenlendiği Tebliğ’in 41’inci maddesinde yetkili kuruluşların, portföy yönetiminde gerekli dikkat ve özeni göstermeleri, basiretli hareket etmeleri, çıkar çatışmasına meydan vermemeleri, müşteri varlıklarını amaç dışında kullanmamaları, müşterinin risk-getiri tercihleri doğrultusunda hareket etmeleri gibi ilkelerin belirlendiği; anılan ilkeler kapsamında yapılan incelemede davalı şirketin davacıya ait Portföyü ilgili Tebliğ ve taraflar arasında münakid Çerçeve Sözleşmede belirlenen esaslar ve kısıtlar altında yönettiği kanaatinin heyetimizde oluştuğu, dosya münderecatındaki belgeler ve taraflar arasındaki ses kayıt deşifrasyonlarının da bu kanaatimizi teyit ve tasdik ettiği,
6) Dava dilekçesinde her ne kadar davalı şirketin, davacıya ait portföyde %55 zarar meydana gelene kadar herhangi bir denetim mekanizmasını devreye sokmadığı; alınan riskin yeterli şekilde dağıtılmadığı; davalı şirketin, basiretli bir işadamı gibi hareket etme ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı; bu süreçte davalının
aydınlatma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği ve davacı portföyünde prim kazanma amacı güderek aşırı işlem yaptığı ve sadakat yükümüne aykırı hareket ettiği iddiaları dermeyan edilmiş olsa da, anılan soyut iddiaları destekleyecek bir delile heyetimizce rastlanmadığı, bu çerçevede, portföyün mevzuata aykırı ve
özensiz yönetildiği gerekçesiyle husule geldiği iddia olunan zarar ile davalı kurumun (çalışanlarının) faaliyetleri arasında bir illiyet bağı kurulamadığından ve yukarıda yer verilen sermaye piyasası mevzuatına aykırılık teşkil edebilecek bir fiile rastlanmadığından, anılan zarar nedeniyle davalı kuruma atf-ı kabil bir kusurun bulunmadığı Yönünde görüş bildirmiştir.Mahkememizce davalı tarafından sunulan ses kayıtlarının çözümünün yapılması için CD çözümü alanında uzman bilirkişiye tevdine karar verilmiş, CD çözümü yapılıp dosyaya sunulmuştur.Davacı vekili özet olarak aracı kurum olarak görev yapan davalının müvekkiline ait portföyü işletmesi konusunda müvekkili ile anlaştığını ancak müvekkili adına yapılan işlemlerin müvekkilini zarara uğrattığını, bankacılık ve SPK mevzuatından doğan sözleşmelerin imzalanmadığını, TBK m 25'de belirtilen genel işlem şartına aykırı olarak çerçeve sözleşme yapıldığının, bu durumu davalı tarafı aydınlatma yükümlülüğünden kurtarmayacağını, basiretli bir tacir gibi davranmadığını bu nedenle müvekkilini zarara uğrattığını iddia ederek bu zararın karşılanmasını talep etmiş, davalı ise davacı ile aralarında imzalanan sözleşme yükümlerine göre işlemler gerçekleştirdiğini, davacının kendilerini ibra ettiğini davacının risk bildirim beyannamesi ve sorumluluk taahhütnamesi imzaladığını, herhangi bir kusurlarının bulunmadığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı --------davacı arasında 6362 Sayılı yasa ve bu yasaya dayanılarak çıkarılan tebliğ hükümlerine istinaden 13/03/2018 tarihinde bireysel portföy yönetimi çerçeve sözleşmesi imzalandığı anlaşılmaktadır. Bu bakımdan davacı tarafın davalı taraf ile aralarında herhangi bir sözleşme imzalanmadığı yönündeki iddiasına itibar edilmemiştir. Uyuşmazlık asıl olarak bu çerçeve sözleşmesinin TBK 25. Maddesi anlamında genel işlem şartı içerip içermediği ve davacıya ait portföyün ---- tarihleri arasında işleten davalı şirketin kendisine verilen talimatlara aykırı hareket edip etmediği, davalı tarafı zarara uğratıp uğratmadığı var ise miktarı ile davalının savunmalarında geçtiği şekli ile davacının davalıyı ibra edip etmediği noktalarında toplanmaktadır. Taraflar arasında imzalanan--------hükümlerine göre aynı tarihte yerindelik testinin yapıldığı test sonuçlarına göre davacının "Çok Yüksek Riskli" ürün grubu içerisinde değerlendirildiği, aynı zamanda bireysel portföy yönetimi risk bildirimi beyannamesi ve sorumluluk taahhütnamesininde davacı tarafça imzalandığı anlaşılmıştır. Bu bildirime göre bireysel portföy yönetimi işlemlerinin ana para ve getiri garantisinin bulunmadığı ayrıca ve açıkça belirtilmiştir. Davacı tarafından imzalanan ve 10 maddeden oluşan risk bildirim formunda yine bireysel portföy sonucunda kar elde edilebileceği gibi zarar riskininde bulunduğu açıkça belirtilmiştir. Bu bakımdan davacı ile davalı arasındaki fon yönetimi sözleşmesinin kar garantili olmadığı hatta zarar içerme riskini barındırdığı anlaşılmıştır.Davacı taraf her ne kadar davalı şirket yetkililerini portföy yönetimi konusunda kendisi ile gerekli iletişimi kurmadığını iddia etse de dosyaya sunulan ve davacı tarafça verildiği ve davalı şirket yetkililerince de uygulandığı anlaşılan talimat ve yatırım işlemleri ile ilgili olarak davacının çeşitli tarihlerde şirket portföy yöneticisi olarak ----- görüşmeler yaptığı, bu görüşmelerde davacı şirket yetkililerinin davacının alması gereken portföyüne ilişkin pozisyonlar konusunda uyarıların yapıldığı da anlaşılmıştır. Sonuç olarak, bireysel portföy yönetimi çerçeve sözleşmesi ile yerindelik testini davacı tarafından doldurulduğu ve imzalandığı , gerekli risklerin kendisine bildirildiği, portföy işlemlerinde ana para ve getirisi garantisinin bulunmadığı, sermaye piyasası mevzuatına aykırılık teşkil edecek davalı tarafın herhangi bir kusurunun bulunduğunun davacı tarafça kanıtlanmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60-TL harçtan peşin alınan 597,72-TL harcın mahsubu ile artan 170,12-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca -------- tarafından karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
7-Tarafların artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 26/03/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!