T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/220
KARAR NO: 2024/123
DAVA: Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)
DAVA TARİHİ: 21/01/2015
KARAR TARİHİ: 14/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekilinin ---------Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş oldukları dava dilekçesinde özetle; 29/10/2001 tarihinde vefat eden babalarının "... ------Ş"nin 1974 yılında kurucu ortağı olduğunu, 10 adet 1.000,00 TL nominal değerli 10.000 TL sermaye hisseleri bulunduğunu, babalarının vefatından dolayı hisse senetlerinin zayi olduğunu ifade ettiklerini, bu sebeple şirketteki hisse payı ile ilgili ellerindeki 24/07/1991 tarih ve -----------nolu iştirak taahhütnamesi bedelli sermaye artırımı 12/09/1995 tarihinde -------nolu iştirak taahhütnamesinin, bedelli bedelsiz sermaye artırımı ve -------- Bankası dekontu ile bedelli sermaye artımı payı karşılığı olan parayı yatırdığına dair dekont fotokopisi bulunduğunu, bunun dışında şirketin bedelli ve bedelsiz olarak sermaye artırımında bulunup bulunmadığı hakkında bilgi sahibi olmadıklarını, babalarının kurucu ortağı bulunduğu ... ------- şirketindeki hisse senetleri miktarının tespiti ve adlarına tescil işlemi yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve davacıların dilekçesinde, bahse konu olan--------- isimli şahsın, müvekkili şirkette kurucu ortak olup olmadığının, müvekili şirket nezdinde sermaye hissesinin bulunup bulunmadığının tespiti için şirket kayıtlarının geçmişe dönük olarak tetkik edilmiş ise de, anılan şahsa ilişkin şirketin kurucu ortaklarından olduğuna dair bir kayda rastlanılmadığı, ayrıca davacıların dilekçelerinde ileri sürdükleri belgelerin hiçbirinin dosyada yer almadığı ve taraflarına tebliğ edilmediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE; Dava, davalı ... şirkette (veraseten) sahip olunan hisse miktarının tespiti ile pay defterine kaydı istemine ilişkin olup, mahkememizin görevli ve kesin yetkili olduğu anlaşılarak esasa geçilmiştir.Mahkememizce ------- E, ------- K sayılı dosyada yapılan yargılama neticesinde davacı murislerinden dolayı veraseten davalı şirkette hissedar oldukları, ancak hisse miktarının tespit ve tesciline karar verilemeyeceği gerekçesiyle davacıların hissedar olduklarının tespitine dair hüküm tesis edilmiştir.Bu karar, -------- sayılı kararla, “Davacılar tarafından, murislerinin davalı şirketteki hisselerine ilişkin olarak alınan senetlerin zayi olduğu, ancak sunulan 24.07.1991 ve 12.09.1995 tarihli iştirak taahhütnameleri ile sermaye artırımında murislerinin payına düşen kısma dair yapılan ödemeye dayanak banka dekontu nazara alınarak, murislerine veraseten davalı şirkette hissedar oldukları iddia olunmakla, belirtilen belgeler dışında murislerine ait herhangi bir pay senedi ibraz edilmemiştir. 6102 sayılı TTK’nın 489. maddesi (6762 sayılı mülga TTK md. 415), hamiline yazılı pay senetlerinin devrinin, şirket ve üçüncü kişiler hakkında, ancak zilyetliğin geçirilmesiyle hüküm ifade edeceği hükmünü haiz olup bu kapsamda, devrin şirkete bildirilmesine veya kaydedilmesine gerek yoktur. Hamiline yazılı pay senedinin devri, senedin teslimi ile hem şirkete hem de üçüncü kişilere karşı hüküm ifade edeceğinden bu çerçevede, hamiline yazılı pay senedini elinde tutan, onun malikidir. Buradan hareketle, hamiline yazılı pay senedine dayalı olarak hissedarlığa dair iddia, ancak dayanak olan hamiline yazılı pay senetlerine malik sıfatıyla zilyet olunduğunun ispatıyla mümkündür. Somut olay bakımından, iddia, savunma, sunulan deliller, ticaret sicil kayıtları ve şirket kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle yapılan incelemeler uyarınca; davacıların murisinin, davalı şirket kayıtlarındaki hissedarlığına dair son kaydın, davalı şirketin 21.10.1999 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısına ait hazirun cetvelinde yer aldığı, anılan kayda göre davacıların murisinin 893 adet hisseye sahip olduğu, söz konusu tarihten sonrasında davacıların murisinin hissedarlığına ilişkin olarak herhangi bir kaydın bulunmadığı, bu durumun aksini kanıtlar nitelikte dosya kapsamında bir delilin de bulunmadığı, ayrıca davalı şirketin çıkardığı pay senetlerinin hamiline yazılı olduğu, önceki döneme ilişkin pay bedellerinin ödendiği, çıkarılan pay senetlerinin --------- kaydında yer aldığı anlaşılmaktadır. Bu hususlara ek olarak davalı şirketin ana sözleşmesinde; şirket tarafından düzenlenen hamiline yazılı pay senetlerinin alınıp satılmasının hiçbir kayıt altında olmadığı, pay senetlerinin devir ve teslimi ile kesinleşeceği düzenlenmiştir. Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında, 6102 sayılı TTK’nın 489. (6762 sayılı mülga TTK’nın 415.) maddesi ile davalı şirketin pay senetlerinin niteliği ve devrine ilişkin ana sözleşmedeki düzenlemeleri nazara alınıp yapılacak olan değerlendirme sonucu hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar göz ardı edilerek davacıların miktarı belirli olmamakla beraber davalı şirkette veraseten hissedar olduklarının tespitine dair hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir” gerekçesiyle bozulmuştur.Davacı mirasçılardan ... yargılama sırasında vefat ettiği anlaşılmakla TMK nun 640/3 Maddesi uyarınca 15/0+9/2021 tarihli celse ara kararıyla mirasçılarının davaya katılımları sağlanmak istenmiş, akabinde atanan tereke temsilcisine dava bildirilmiştir.Taraf teşkili sağlandıktan sonra, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılan bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Bozma ilamında ayrıntısı ile belirtildiği üzere, davalı şirkete ait hisse senetlerinin hamiline yazılı olduğu, davacıların da pay sahibi olduklarını ispatlamaları için mirasbırakana ait hamile yazılı pay senetlerini ibraz etmeleri gerekmekte olup, yargılama sırasında bunların ibraz edilemediği, bu durumda davacıların hisse sahibi olduklarını ispat edemedikleri anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 89,85-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 112,00 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Temyiz Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 14/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!