T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/211 Esas
KARAR NO: 2024/422cari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/03/2021
KARAR TARİHİ: 28/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ----------- Şti. ile davalı şirket arasında Teklif İsteme ve Satın Alma sözleşmesi gereği davacı şirketin davalı şirkete ----------- (emtia) temini-satımı gerçekleştirdiği, iş bu temin-satış nedeni ile davacı şirketin davalı şirkete 05.08.2020 tarihli, ----------nolu 951.182,55TL meblağlı fatura düzenlediği, davacının sözleşmedeki edimini yerine getirdiği, satışa konu emtiayı davalı şirkete teslim ettiği, tarafların iş bu takibe ve davaya konu faturayı ticari defterlerine işlediği, davalı şirketin iş bu faturanın 255.462,49TL kısmını süresinde ödemediği ve ödemekten imtina ettiği, davacı şirketin, ---------- Noterliği'nin 25 Kasım 2020 tarihli ---------- yevmiye nolu ihtarı ile alacağa konu faturanın kalan bakiyesi olan 255.462,49TL'nin ödenmesi için davalı şirkete ihtar gönderdiği, ihtarın 2 Aralık 2020 tarihinde muhatap şirkete tebliğ edildiği, davalı şirketin iş bu ihtara bir cevap vermediği ve kalan borcunu da ödemediği, davalı şirketin ihtara kayıtsız ve duyarsız kalması sonrasında davacı şirketin, faturayı dayanak yaparak ---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas nolu dosyası ile ilamsız takip yöntemi ile 255.462,49TL bakiye alacağının tahsili için davalı şirket aleyhine icra takibi başlattığı, davalı şirketin, vekili aracılığı ile 29.12.2020 tarihli dilekçesi ile 152.994,00TL asıl alacağa ve bu alacağın ferilerine olmak üzere kısmi itiraz ettiği, itiraz edilen kısım yönünden icra takibinin durduğu, Davalı şirketin, takip konusu 1 adet faturayı kabul ettiği, ticari defterlerine işlediği ve faturaya itiraz etmediği, takibe dayanak yapılan faturanın tarafların ticari defterlerine işlenmiş olması ve davalı şirketin yasal süresinde faturaya itiraz etmemesi hususlarının birlikte yorumlanmasıyla, davacı şirket alacağının varlığının HMK. 222. maddesi uyarınca ispatlanmış durumda olduğu açıklanan nedenlerle, davacı şirketin davalı şirketten (şimdilik harca esas değer: 20.000,00TL) toplam 152.994,00TL alacağının olmasından dolayı, davalı şirketin icra takibine yaptığı itirazın iptali ile icra takibinin devamına, davalının itirazında haksız olması nedeni ile 9420 inkâr tazminatına mahkum edilmesine, davalı şirketin üzerine kayıtlı menkul, gayrimenkul ve araçları ile banka hesapları üzerine İ.İ.K'nun 257.maddesi uyarınca ihtiyati haciz konulmasına, dava masrafları ve vekâlet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle, Davanın 152.994,49TL üzerinden kabulü ile --------- Noterliğinin 25 Kasım 2020 tarih ve ---------- yevmiye nolu ihtarı ile davalı şirketin 2 Aralık 2020 tarihinde tebliğ edildiği ve bu tarihte temerrütte düştüğü kabul edilerek, asıl alacağa uygulanacak, ticari faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, dava dilekçesinde taraflar arasında Teklif İsteme ve Satın Alma sözleşmesi gereği ----------- (emtia) temini-satımının gerçekleştiğini ve ---------- nolu 951.182,55TL meblağlı fatura düzenlendiğini, buna ilaveten sözleşmesinin edimi olan satışa konu emtiayı davalı tarafa teslim ettiklerini iddia ettiği, davaya konu siparişin teslimat tarihinin E-Tedarik sözleşmesi gereği 17.01.2020 olarak belirlendiği ancak davacının 16.01.2020 tarihli mailinde malzemenin gecikmeye gireceğini, Mart ayının son haftası sevke hazır olacağını bildirdiği, bunun üzerine teslim süresinin davalı tarafça 31.03.2020 tarihine dek uzatıldığı ve süre uzatımının davacı tarafa 20.02.2020 tarihinde bildirildiği, bunun üzerine davacının 24.02.2020 tarihli mailinde teslimatın 31.03.2020 tarihinde gerçekleşeceğini teyit ettiği, ancak davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığı ve teslim tarihlerine hiçbir şekilde uymadığı, davalı şirketin tüm ihtimamına rağmen teslimatı sürekli ertelediği ve davalı şirketi zor durumda bıraktığı, davacının üreticiden almış olduğu yazı ekinde sunduğu 27.03.2020 tarihli mailinde pandemi sebebi ile malzeme sevkiyatının Mayıs'ın 2. haftası olacağını bildirdiği ve işbu durumun mücbir sebep sayılması talebinde bulunduğu, davalı şirketin işbu maile cevaben, pandeminin ----------- Örgütü tarafından 11 Mart2020 tarihinde tanımlandığını, söz konusu malzemenin teslim tarihinin karşılıklı mutabakatlar sonucu 31 Mart 2020 olarak kararlaştırıldığını, dolayısı ile malzemenin imalatının pandemi tarihine kadar çoktan tamamlanıp test aşamasına geçmesi gerektiğini belirterek davacı tarafın mesnetsiz süre uzatım talebini reddettiği ve gecikme cezasının uygulanacağını bildirdiği, ayrıca imalatı yapacak firmanın faaliyetlerini durdurduğuna dair yetkili mercilerden onaylı resmi yazı talep edildiği ancak davacının 10.06.2020 tarihli mailinde söz konusu yazıyı alamadıklarını beyan ettiği, nihai olarak siparişe konu vananın 31.03.2020 tarihinde teslim edilmesi gerekirken davacı tarafından sebepsiz ve sözleşmeye aykırı şekilde 05.08.2020 tarihinde teslim edildiği ve 127 gün gecikme oluştuğu, bunun üzerine davalı şirket tarafından gecikme ve kur farkı tutarlarının bloke edilip bakiye miktarının davacıya ödendiği, akabinde davacının haksız ve mesnetsiz şekilde davalı şirket aleyhine icra takibine başvurmuş olup davalı tarafça icra takibine kısmi itiraz edildiği, malzemenin 05.08.2020 tarihinde teslim edilmesi ile 127 günlük bir gecikme meydana geldiği, davacı tarafa daha önceden gönderilen 25 Temmuz 2019 tarihli mailde gecikme ceza oranının açıkça bildirildiği ve hesaplamanın bu orana göre yapıldığı, 04.09.2020 tarihli mailde de görüleceği üzere gecikme cezasının 133,940,00TL olarak hesaplandığı, ancak davalı şirketin tamamen kendi inisiyatifi ile iyi niyet gösterdiği, gecikmenin tamamen davacı tarafının kusuru sebebiyle meydana gelmesine rağmen ceza gününü düşürmek suretiyle indirim yaptığı, davalı şirketin davacı tarafa gönderdiği 09.10.2020 tarihli maili ile ceza miktarında revize yapıldığı ve yeni tutarın 73.099,00TL olduğunun iletildiği, ancak davacının hiçbir şekilde bu maile geri dönmediği ve kötü niyetli olarak ceza miktarlarını dikkate almaksızın icra takibi başlattığı, bunun üzerine davalı şirketin icra dosyasına tekrar iyiniyetli bir şekilde hareket ederek 152.994,00TL'lik gecikme cezasını 255.462,49TL bloke alacaktan mahsup ederek 102.468,49TL tutarında ödeme yaptığı, davacının, söz konusu faturaya 8 gün içerisinde itiraz edilmediği, dolayısı ile fatura içeriğinin doğruluğunun davalı şirketçe kabul edildiğini iddia ettiği, ancak davalı şirketin siparişe konu faturaya bloke koyduğu (gecikme cezası ve kur farkı tutarları), bakiye miktarı üzerinden ödeme yaptığı, bu durumu da e-mailde karşı tarafa yazılı olarak belirttiği, faturanın içeriğine 8 gün içerisinde itirazda bulunulmadığı takdirde sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesi doğacağı, bu durumda faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabul edildiği anlaşılmayacağı, siparişe konu malzemenin sözleşmede kararlaştırılan tarihte teslim edilmediğinin hakim tarafından yapılacak incelemeler neticesinde sübut bulacağı açıklanan nedenlerle davacının itirazın iptali ve icra-inkâr tazminatı talebinin reddine, icra takibinin konusu olan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; hukuki niteliği itibariyle --------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı icra dosyasının davalı tarafça yapılan itirazın İİK 67 kapsamında iptali ve icra inkar tazminatı istemi iken daha sonra davacı davasını alacak davası olarak ıslah etmiştir.Mahkememizce alınan 25/01/2024 tarihli raporun sonuç kısmında,"Dava konusu ------------- emtianın taraflar arasında yapılmış YURT İÇİ E-TEDARİK SÖZLEŞMESİ kapsamında, müşteri tarafından tedarikçiye verilen siparişin teslimat tarihinin E-Tedarik sözleşmesi gereği 17.01.2020 olarak belirlendiği, pandemi koşulları sebep gösterilerek üretici firma kaynaklı olarak teslimatın 05.08.2020 tarihinde teslim edildiği, bu tarihte teslim edilmesinde, davalı tarafın herhangi bir sorumluluğunun olamayacağı, meydana gelen gecikmede davacı tarafın sorumluluğunun (17.01.2020 tarihinde teslim edilmesi planlanan ürünlerin davacı firmanın üretici konumunda olmadığı, üreticiden almış olduğu veri/bilgi/karar doğrultusunda üretici firma ile görüşülüp, teslimatın ona göre kararlaştırılmış olabileceği,» bulunduğu değerlendirmesi yapılmıştır.Teslimin gecikmesi halinde kur farkının sözleşmenin 9.2.maddesinde kararlaştırıldığı, bu halde ifa zamanı 31.03.2020 olarak belirlendiği, fiili teslimin ise 05.08.2020 tarihinde yapıldığı, sözleşmeye göre 31.03.2020 tarihinde kur üzerinden faturalandırmanın yapılabileceğini, bu durumda kur farkının 103.404,20 TL olarak hesaplanabileceği, ancak davalının 9 Ekim 2020 tarihli e-postada 79.895 TL olarak davacıya bildirdiği,Sözleşmede ifaya eklenen cezai şartın kararlaştırıldığı, sözleşmede ceza tutarının binde bir olduğu, oran üzerinden yapılan hesaplamada 127 gün için 12.376,15 Euro ceza hesaplandığı, davacıya gecikme cezası ilk defa 4 Eylül 2020 tarihli e-posta ile bildirildiği, bu tarih itibariyle 12.376,15Euro'nun TL karşılığı 108.689,82 TL hesaplandığı, ancak 9 Ekim 2020 tarihli e-postada gecikme cezası 73.099,00 TL bildirildiği,Pandeminin mücbir sebep olarak nitelendirilebileceği, ancak illiyet bağının kurulması gerekli olduğu, bu kapsamda delillerin değerlendirilmesi kapsamında nihai takdirin Sayın Mahkemeye bırakıldığı" Yönünde rapor tanzim edilmiştir.Talimatla alınan 01/09/2023 tarihli raporun sonuç kısmında," Taraflar arasında düzenlenen teklif isteme ve Satın Alma sözleşmesi gereği Davacı --------- Şti tarafından Davalı şirkete --------- SATIMI gerçekleştirdiği, satıma konu emtianın davalı şirkete teslim edildiği, 05.08.2020 tarihli ---------- nolu 951.182,55 TL fatura kesildiği, iş bu faturanın 255.462,49 TL kısmının Bloke edildiği, ve süresinde ödenmediğini,
- Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının ---------- E. Sayılı icra dosyasının davalı tarafça yapılan itirazın İİK 67 kapsamında iptali ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı, davalının gecikme cezası ve fiyat farkı uygulaması ile bakiye miktarı ödeme yapmamakla haklı olup olmadığı, davacının geç tesliminde kusurunun olup olmadığı mücbir sebebin var olup olmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmakta olup, Takdir yüce mahkemenindir.
Dosya kapsamında tarafımca yapılan inceleme sonucunda;
a) Davalının Ticari defterlerin tasdik ettirilmesi zorunlu olanlardan olduğu, zamanında tasdik işleminin yapıldığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde yapıldığı,
b) Ticari defterlerin yasaya uygun olarak tutulduğu,
c) Tarafların BA-BS bildirimlerinin uyumlu olduğu,
d) 05.08.2020 tarihli ---------- nolu faturaya dayalı olarak ihtilafa konu(Davalı tarafından Bloke edilen tutar) 255.462,49 TL alacağın anaparaya isabet eden 102.468,49 TL'lik kısmının --------- İcra Müdürlüğü ---------- E. Sayılı takip dosyasına ödendiği ve kalan miktarın 152.994,00 TL olduğu" Yönünde rapor tanzim edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen teklif isteme ve Satın Alma sözleşmesi gereği Davacı ---------- Şti tarafından Davalı şirkete ---------- SATIMI gerçekleştirdiği, ancak yurt dışından tedarik edilecek bu emtianın teslimatta gecikme yaşandığı husunda yanlar arasında ihtilaf yoktur. İhtilaf gecikmenin covid 19 pandemisi nedeni ile mücbir sebep kapsamında kalıp kalmadığı, yaşanan gecikmenin mazur görülüp görülmeyeceği bu şekilde davalı tarafça eksik yapıldığı kabul edilen 152.994,00 tl kur farkı ile gecikme cezası kesintisinin haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.-------- Sayılı içtihadında mücbir sebep; “Mücbir sebep, sorumlu veya borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen, genel bir davranış normunun veya borcun ihlâline mutlak ve kaçınılmaz bir şekilde yol açan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olaydır . Deprem, sel, yangın, salgın hastalık gibi doğal afetler mücbir sebep sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. -------- Örgütü tarafından pandemi ilan Covid-19 un salgın hastalık olduğu ve belirtilen -------- kararında belirtildiği üzere salgın hastalığın mücbir sebep sayılması gerektiği hususunda herhangi bir kuşku yoktur. -------- Sayılı içtihadında yer alan mücbir sebep tanımına dayanarak, --------Örgütü tarafından pandemi ilan edilen Covid-19 un salgın hastalık olduğu dikkate alınarak, mahkemece, somut olayda,------- kararında da tanımlandığı üzere mücbir sebebin varlığının kabulü isabetlidir." şeklindeki kararı somut olay bakımından değerlendirildiğinde Davacı tarafın tedarikçi ile yaptığı mail yazışmalarını davalı tarafa iletmesi,tedarikçi firmanın pandemi nedeni ile tahhütlerini yerine getirememesi ve talep edilen emtianın bir kısım parçalarının --------, ---------- gibi global pazarlardan elde edilmesi, davacını sırf bu sebeple ürünlerin ithalatını sağlayamadığında teslimi geciktirmesi ve ürünün yurt dışına girere girmez teslimi sağlaması gibi husular bir arada değerlendirildiğinde gecikmeye covid salgının sebep olduğu, pandemiden kaynaklandığı mücbir sebeb kapsamında kalması gerektiği bu nedenle davalı tarafça gecikme cazası ve kur farkı uygulamasının haksız olduğu değerlendirlerek davanın kabulüne karar vermek gerekmişrie.Diğer taraftan dava itirazın iptali olarak açılmıştır. Ancak itirazın iptali davasını ıslah ile alacak davasına dönüştürlmesi hususunda yasal engel bulunmamaktadır. (---------,-------- sayılı ialamları da bu yöndedir. Davacı taraf 28.02.2022 tarihli dilekçesi ile davayı miktar yöninden ıslah ederek alacak davasına dönüştürmüştür. Bu halde yeniden dilekçe vermesinin gerekmemektedir.Bununla birlikte 25.11.2020 tarihli davacı tarafça çekilen noter ihtarnamesi 02.12.2020 de davalı tarafa tebliğ edilmiş ve ihtarnamede dava konusu borcun 3 iş günü içerisinde ödenmesi talep edilmiştir. Bu halde davalı 08.12.2020 tarihinde temerrüde düşmüştür. Her iki taraf tacir ve uyuşmazlık da ticari işletme ile ilgili olduğundan avans faizine hükmedilmiştir.İtirazın iptali davası, alacak davasına dönüştürüldüğünden icra inkar tazminatına hükmedilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kabulü ile 152.994,00 TL alacağın 08.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine
2-Alınması gerekli 10.451,02-TL harçtan 59,30-TL peşin harç, 2.271,21-TL ıslah harcı toplamından oluşan 2.330,51-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.120,51-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 59,30-TL başvurma harcı, 59,30-TL peşin harç , 2.271,21-TL ıslah harcı toplamı olan 2.389,81-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarfedilen toplam 1.553,70-TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 24.479,04-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ---------- tarafından karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
7- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 28/05/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!