T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/672 Esas
KARAR NO: 2024/35
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 28/04/2008
KARAR TARİHİ: 17/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı -------- şirketinden alacaklı olduğunu, bu borç karşılığı bu davalının davacıya vermiş olduğu muhtelif çeklerin ödenmemesi üzerine muhtelif icra dosyalarından davalı -------- şirketi aleyhine icra takibi başlattıklarını, bu arada borçlu davalının ekonomik krize girerek alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla, -------- köyü -------- mevkii -------- pafta -------- ve -------- parselde kayıtlı olup üzerinde 18 adet villa bulunan taşınmazını -------- tarihinde diğer davalı kooperatife tapuda devrettiğini, davacının alacağını tahsil edebilmek için ---------sayılı, ----------.sayılı ve yine--------sayılı dosyaları ile her iki davalı aleyhine tasarrufun iptali davaları açmak zorunda kaldığını, yapılan yargılamalar sonucunda taraflar arasındaki taşınmaz devir işlemlerinin muvazaalı olduğuna karar verildiğini, iş bu tasarrufun iptali davalarında mahkemece yapılan tespitlerde, ---------- devir tarihi itibariyle, --------- parsel sayılı taşınmazın 31.570.000.000 (Eski) TL, --------- parsel sayılı taşınmazın 95.145.000.000.(Eski)TL değerinde olduğunun tespit edildiğini, mahkeme kararlarının kesinleşmesi üzerine taşınmazların ---------- İcra Müdürlüğünün ---------sayılı dosyalarından satışa çıkartıldığını, yapılan ihaleler sonucunda ----------- parsel sayılı taşınmazın 44.500.000.000 ETL'ye, --------- parsel sayılı taşınmazın 215.000.000.000 ETL'ye satıldığını, --------- parselle ilgili sıra cetvelinin 18.10.2005 tarihinde kesinleşerek davacının bu taşınmaz bedelinden 53.914,32 YTL alabildiğini, icra harç ve masrafları düşüldükten sonra 27.095,32 TL kaldığını, -------- parsel satışı sonrası sıra cetvelinin henüz düzenlenmediğini, davacıya yaklaşık olarak 179.000,00YTL düşeceğini, harç ve masraflar sonrası 159.310,00 TL olmasını tahmin ettiklerini; davalı -------- şirketinin çek bedellerini ödememesi nedeniyle davacının ticari faaliyetlerini sürdürebilmek için başka şahıs ve bankalara borçlanmak zorunda kaldığını, bu kredilere ilişkin sözleşme örneklerinin ekte olduğunu, davacının ---------- Bankasından kullanmış olduğu kredi karşılığı davalı -------- şirketinin çeklerini teminat verdiğini, bu çeklerin gününde ödenmemesi nedeniyle davacının bankaya karşı temerrüde düştüğünü, davacının kullanmış olduğu 49.980.629.587 ETL'lik bu krediyi işlemiş faiz ve masraflarıyla birlikte bankanın 104.264.263.664 ETL olarak ---------- E.sayılı dosyasıyla takibe koyduğunu, bu dosyadaki davacı borcunun 18.10.2005 sıra cetveli tarihinde 1.045.785,00 YTY'ye ulaştığını; davalı kooperatifin davalı borçlu ile birlikte teşekkül oluşturmak suretiyle alacaklılardan mal kaçırmak gayesiyle söz konusu tasarrufları yaptıkları hususunun kesinleşmiş tasarrufun iptali kararlarıyla sabit olmakla birlikte, davalı kooperatif yetkililerinin bu muvazaalı işlemleri bilerek ve isteyerek, alacaklılara zarar vermek kastıyla yaptıklarının belgelerle de sabit olduğunu, zira, davalı kooperatif başkanı ---------- kooperatif yetkilisi olduğu gibi, -------- şirketinin ve bu şirketlerle aynı grupta yer alan diğer şirketlerde denetçi ve şirket avukatı olarak görev yaptığını, Yine, davalı kooperatif yetkililerinden --------- ve--------- da davalı------- şirketinde ve aynı grupta yer alan şirketlerde ortak ve denetçi olarak yer aldıklarını, ---------- örneklerinin ekte olduğunu, davalı kooperatif yöneticileri olan bu kişiler tarafından düzenlenen 1997 yılı faaliyet raporunda da müteahhit şirket yetkililerinin 1998 yılı Hazıran başında inşaatı bitirme sözü verdiklerini, Temmuz-Ağustos aylarında kısa aralıklarla şirketle bu konularda görüşmeler yaptıklarını, 4 Eylül tarihli toplantıda da işlerin yavaş gittiğinin tespit edildiğini, böyle devam etmesi halinde ödeme yapmayacaklarını bildirdiklerini açıkladıklarını, bütün bu durumların, davalı kooperatif yöneticileri ile davalı --------- şirketinin iç içe olduğunu ortaya koyduğunu, kooperatif yetkilerinin davalı ------- mali sıkıntı içinde olduğunu bildiklerini, buna rağmen yapılan tasarruf işlemlerinin açıkça muvazaalı ve kötüniyetli olduğunu, davalıların bu eylemleri suç teşkil ettiğinden kooperatif ve şirket yetkilileri hakkında suç duyurusu yapmaları üzerine --------- E.sayılı dosyasıyla, alacaklısını zarara sokmak kastıyla mal varlığını eksiltme suçundan kamu davası açıldığını, kamu davası derdest iken 21.12.2000 tarihli 4616 sayılı kanunla getirilen cezaların ertelenmesine dair hükümlerin uygulanması sonucu sanıklar hakkında erteleme kararı verildiğini; tüm bu delillerin davalıların kasten ve birlikte hareket ettiklerini ortaya koyduğunu, davacının yıllarca davalarla uğraşmak zorunda kaldığını, davalı borçlu şirket taşınmazlarının zamanında satışını engellenmeleri nedeniyle müvekkilinin ekonomik olarak zor durumda kalıp çeşitli şahıs ve bankalara borçlanmak zorunda kaldığını, eğer davalıların bu muvazaalı haksız eylamlari olmasaydı taşınmazların haciz sonrası derhal satılacağını ve davacının o tarih itibariyle alacağının 95.145.000.000 ETL'lik bölümünü tahsil etmiş olacağını, böylece bankalara borçlanmak zorunda kalmayacak olduğunu, davacının borçlarının büyümeyeceğini, davalı şirket ve kooperatifin bu eylemlerinin haksız fiil olup BK.41/2.maddesi uyarınca davalıların bu zararı müştereken ve müteselsilen ödemek zorunda olduklarını belirterek sonuçta, davalıların muvazaalı ve hukuka aykırı haksız eylemleri sonucunda davacının uğradığı zarar nedeniyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 915.000,00 YTL tazminatın, davalı ---------şirketi yönünden temerrüde düştüğü tarihten itibaren, davalı kooperatif yönünden ise danışıklı tasarruf tarihinden itibaren işleyecek banka temerrüt faizi ile birlekte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı kooperatif vekili savunmasında özetle: Husumetin müvekkili kooperatife yöneltilemeyeceğini belirterek husumet itirazında bulunmuş, yasal süresi içinde dava açılmadığı gerekçesiyle zamanaşımı definde bulunmuş, esas yönünden ise; davalı borcunun doğum tarihinin dava dilekçesinden anlaşılamadığını, icra dosya numaralarının bildirildiğini, burada önemle üzerinde durulması gereken hususun borcun doğum tarihleri ile davacının kullandığını iddia ettiği kredi kullanım tarihlerinin karşılaştırılmasını sağlayak bilgilere ulaşılması olduğunu, bu konuda gerekirse yazışmalar yapılmasını talep ettiklerini, eski kooperatif yöneticileri aleyhine açılan ceza davalarının kesin hükümle sonuçlanmaması nedeniyle davacının bu yöndeki beyanlarının kabul edilemeyeceğini, davacının basiretli bir tacir gibi davramadığını, -------- şirketinden olan alacağını bir teminata bağlasaydı iddia ettiği zararın ortaya çıkmayacak olduğunu, davacının kooperatif faaliyet raporlarından davalı --------ekonomik durumunu bilmesine rağmen önlem almadığını, zarardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, tapudaki devir tarihleri ile davacının alacaklı olduğu tarihler karşılaştırıldığında müvekkilinin zarar verme kastının bulunmadığının ortaya çıkacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı -------- şirketi davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :Dava, hukuki niteliği itibari ile iptale tabi tasarruflar yapmak suretiyle işlenen haksız fiil sonucu uğranılan munzam zararların BK.41 vd.maddeleri uyarınca tazmini istemiyle açılmış bir tazminat davasıdır. Mahkememizin ------- Esas ve --------- Karar sayılı ilamı, ---------sayılı kararı ile bozularak Mahkememiz --------- Esas sırasına kaydı yapılmıştır. Davacı tarafından 12/01/2024 tarihinde Mahkememizce görülen işbu davada tarafların anlaşması sebebiyle feragat ettiklerine dair dilekçe sundukları görüldü.Davalı kooperatif vekilince 12/01/2024 tarihli dilekçede davacı tarafın feragati nedeniyle davacı taraftan yargılama gideri, mahkeme masrafı, avukatlık ücreti dahil olmak üzere her türlü alacak haklarından vazgeçtiklerine dair yazılı dilekçe sunduğu görüldü. 6100 Sayılı HMK.'nın 309. maddesinde "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." düzenlemesi bulunmaktadır. Bu itibarla, davacının açılan davadan feragat etmiş olduğu gözetilerek yukarıda açıklanan hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere ;
1-Davanın feragat sebebiyle REDDİNE;
2-Harçlar Kanunu m.22 uyarınca 2/3 oranında hesaplanan 285,06-TL harcın, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 12.366,80 TL harçtan mahsubu ile kalan 12.081,74 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Taraflar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Tarafların karşılıklı vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Artan gider avansı bulunması halinde gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Temyiz Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 17/01/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!