WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/397 Esas
KARAR NO: 2024/495
DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/08/2020
KARAR TARİHİ: 11/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin, 27.06.2019 tarihinde iş konusu kapsamında yapacağı sevkiyatları teminat altına almak için davalı sigorta şirketi ile azama tazminat ödeme sınırı 1.500.000USD olan “kısa vadeli ihracat kredi sigortası” genel poliçesini imza altına edilen malların brüt fatura tutarını vade tarihinden sonra 4 ay içinde sigortalı/satıcıya ödeyememesi veya ödememesi” durumu zapt altına alındığını, bu kapsamda müvekkili şirketin taraflarca imzalanan poliçedeki genel ve özel şartlar “ şirketine 06.09.2019 tarihinde 13.056 66USD, olmak üzere toplam 19.820,66 USD kabul edilse de poliçe uyarınca 120 günlük vade süresi içerisinde ödeme yapılmadığını, banka ile bu süreçte yapılan şifahi görüşmeler yanında 30.04.2020 ve 21.05.2020 tarihinde noter aracılığıyla gönderilen ihtarnamelerden de sonuç alınamadığını belirterek fazlaya ve azami teminat limiti üzeri ile manevi tazminata limitleri kapsamında şimdilik 50,00USD bedelinin hesaplanacak vekalet ücreti, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar erilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 09.10.2020 tarihli cevap dilekçesinde: Davaya konu bedellere ilişkin olarak müvekkili banka tarafından alıcı firma nezdinde girişimlerde bulunulduğunu, alıcı firma yetkilisinin cevabınd sevk edilen ürünlerin hasarlı olduğunun, sigortalı firmanı bu konuda bilgilendirildiğinin, konuyla ilgili bir çok yazışma olduğunun ve --------, --------, ------- isimli ürünlerin toplam bedeli için indirim faturası düzenlenmesinin talep edildiği hususlarının ifade edildiğini, bu beyanlar üzerine sigortalı firmanın görüşlerine başvurulduğunu ve sigortalının aynı ürünlerin farklı alıcılara da gönderildiğini ancak böyle bir problem yaşanmadığını ve alıcı firmaya uzun süredir ulaşılamadığının bildirildiğini, bunun üzerine alıcı firmaya tekrar girişimde bulunulduğunu ve alıcı firmanın önceki cevaplarını yinelediğini, müvekkilince sigortalı firmaya daha önce firmalarından ihtilafa yönelik yazışmaların talep edildiğini, ancak gönderilen yazışmaların vadesi geçmiş alacak başvurusuna konu sevkiyatlarla ilgisi olmayan faturalarla ilgili anlaşmazlıklar üzerine olduğunun görüldüğünü, davacı firmanın bankaya tazminat başvurusunda bulunması sonrasında alıcı firma ile ivedilikle iletişime geçildiğini ve hem alıcı firma ile yapılan görüşmelerde hem de davacı tarafın alıcı firması ile yapmış olduğu yazışmalarda malların bedelinin ödenmemesinin nedeninin söz konusu ürünlerin hasarlı olmasından kaynaklandığının açıklık kazandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; Hukuki niteliği itibariyle, davacı tarafça satılarak ihracatı yapılan emtia bedelinin dava dışı alıcı tarafından ödenmemesi dolayısıyla bu tutarın kısa vadeli ihracat kredi sigortası genel poliçesi kapsamında davalıdan tahsili şartlarının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu belirlendi.
Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere dosya mali müşavir, sigortacı ve sözleşme uzmanı bilirkişiye tevdii edilerek, rapor alınmıştır. 21/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacı ile davalı arasında 27.06.2019 tarihli Sigorta Sözleşmesi akdedilmiştir.Bu sözleşme ile davalı/sigortacı, davacı/sigortalının yurt dışındaki müşterilerine yapacağı satışlarla (ihracatlarla) ilgili risklerin gerçekleşmesi halinde uğrayacağı zararları, sözleşmede belirlenen şartlarla tazmin etmeyi üstlenmiştir. Davacı/satıcıya ödenmemesi halinde, bu riskin gerçekleşmesi nedeniyle davacı/satıcının (sigortalının) uğrayacağı zararı davalı/sigortacı tazmin etme yükümlülüğü altına girecektir. Davacı/satıcı (sigortalı) tarafından yurt dışındaki davadışı/alıcıyı bir takım mallar satılıp gönderilmiş (ihraç) edilmiş ve bedellerini içeren faturalar da düzenlenip gönderilmiştir. Fakat bu malların bedelleri, vade tarihinden itibaren 4 ay içinde ödenmemiştir. Bunun üzerine davacı/satıcı (sigortalı), sigortacısı durumun olan davalı/sigortacıdan, aralarında akdedilmiş olan sigorta sözleşmesine istinaden, söz konusu fatura bedellerinin davadışı/alıcı tarafından ödenmemesi nedeniyle uğramış olduğu zararın tazminini (sigorta tazminatının ödenmesini) talep etmiştir. Davalı/sigortacı ise; söz konusu malların bedellerinin davacı/satıcıya (sigortalıya) ödenmemesinin sebeplerini öğrenmek için davadışı/alıcıya başvurulduğunu; davadışı/alıcının, davacı/satıcı tarafından kendilerine gönderilmiş olan malların kusurlu (ayıplı) olduğunu bildirdiğini; dolayısıyla davacı/satıcı ile davadışı /alıcı arasındaki satıştan dolayı taraflar (satıcı ve alıcı) arasında ihtilaf bulunduğunun anlaşıldığını; bu nedenle de davalı ile davacı arasındaki sigorta sözleşmesinin 2/m maddesinde yer alan hüküm uyarınca davalı/sigortacının, davacı/sigortalıya sigorta tazminatı ödememe hakkına sahip olduğunu, iddia etmiştir. Şu halde dava konusu uyuşmazlık; davalı/sigortacının, söz konusu satış bedelinin davadışı/alıcı tarafından davacı/satıcıya (sigortalıya) ödenmemiş olması nedeniyle davacı/satıcının uğramış olduğu zararı, davacı/sigortalı ile davalı/sigortacı arasında akdedilmiş olan sigorta sözleşmesinin 2/m nolu maddesinde yer alan hükme göre; davadışı/alıcının, davacı/satıcının (sigortalının) kusurundan kaynaklandığını iddia ettiği gerekçelerlerle, kendisine davacı/satıcı tarafından gönderilmiş olan malları kabul etmemesi veya bedellerini (fatura tutarlarını) ödememesi halinde, bundan dolayı davacı/satıcının (sigortalının) uğrayacağı zarardan davalı/sigortacı sorumlu olmayacaktır. davadışı/alıcının, teslim alınan malların kalitesi ve miktarı ile ilgili şikayetleri nedeniyle malların bedelini ödememesi halinde de davalı/sigortacı sorumlu olmayacaktır. Ancak davacı/satıcının (sigortalının) bu bent kapsamında uğradığını iddia ettiği zararla ilgili olarak davadışı/alıcının ülkesinde kesinleşmiş ve tenfiz kararı verilmiş bir mahkeme veya hakem kararını davalı/sigortacıya ibraz etmesi halinde, mahkeme veya hakem kararı ile belirlenen zarar, sigorta kapsamında kabul edilecektir. Davalı/sigortacı; söz konusu malların bedellerinin davacı/satıcıya (sigortalıya) ödenmemesinin sebeplerini öğrenmek için davadışı/alıcıya başvurulduğunu, davadışı/alıcının, davacı/satıcı tarafından kendilerine gönderilmiş olan malların kusurlu (ayıplı) olduğunu bildirdiğini; dolayısıyla davacı/satıcı ile davadışı/alıcı arasındaki satıştan dolayı taraflar (satıcı ve alıcı) arasında ihtilaf bulunduğunun anlaşıldığını; bu nedenle de davalı ile davacı arasındaki sigorta sözleşmesinin 2/m maddesinde yer alan hüküm uyarınca, davalının, davacıya sigorta tazminatı ödememesi hakkına sahip olduğunu; davacı/satıcının (sigortalının) uğradığını iddia ettiği zararla ilgili olarak davadışı/alıcının ülkesinde kesinleşmiş ve tenfiz kararı verilmiş bir mahkeme veya hakem kararını davalı/sigortacıya ibraz etmesi halinde, mahkeme veya hakem kararı ile belirlenen zararın sigorta kapsamında olacağını (ve ödeneceğini) iddia etmiştir. Ancak dava dosyası içeriğinde; söz konusu malların bedellerinin davacı/satıcıya (sigortalıya) ödenmemesinin sebeplerini öğrenmek için davalı/sigortacı tarafından davadışı/alıcıya başvurulduğunu; davadışı/alıcının, davacı/satıcı tarafından kendilerine gönderilmiş olan malların kusurlu (ayıplı) olduğunu bildirildiğine; dolayısıyla davacı/satıcı ile davadışı/alıcı arasındaki satıştan dolayı taraflar (satıcı ve alıcı) arasında ihtilaf bulunduğunu gösteren (ispata yönelik) delilere rastlanmamıştır. Bu nedenle, davalı/sigortalının dava dosyasındaki deliller itibariyle bu iddiasını ispat edemediği, davacı/satıcının (sigortalının) davadışı/alıcıya göndermiş olduğu malların bedellerini ödememesi nedeniyle uğramış olduğu zararı, sigorta teminatı kapsamında tazmin etmekle yükümlü olduğu kanaatine varılmıştır. Ancak davalı/sigortalının davacı/sigortacıya ödemekle ükümlü olduğu sigorta tazminatının (davacının dava konusu sigorta minatı alac ın) tutarının hesaplanması kurulumuzun uzmanlığına girmediğinden, bu hususta bir hesaplama yapılamamıştır, şeklinde raporunu sunmuştur.Mahkememiz 21.12.2021 tarihli ara kararı gereği nitelikli hesap uzmanı bilirkişi eklenerek hazırlanan heyet raporunda: Davacı ile davalı arasında 27.6.2019 düzenleme tarihli, Azami Tazminat Ödeme Sınırı 1.500.000,00 USD, Poliçe numarası ------------ olan ----------- Poliçesi düzenlendiği, 14.11.2019 tarihli Prim bildirim formunda ------------ yapılacak olan 6.764,00 USD Tutarlı faturaya konu sevkiyat ile 28.11.2019 tarihli Prim bildirim formunda ----------- yapılacak olan 13.056,66 USD Tutarlı faturaya konu sevkiyatın da sigortalandığı, sigorta poliçesi prim bedellerinin yapılacak olan ihracatlara göre belirlendiği ve davacı tarafından prim bedellerinin davalıya ödendiği, davacının, 06.09.2019 tarihli 13.056,66 USD bedelli ve 11.10.2019 tarihli 6.764,00 USD bedelli fatura alacakları toplamı 19.820,66 USD” nin ---------- adlı firma tarafından 120 günlük vadede ödenmediğini beyanla davalı sigortadan tazmin talebinde bulunduğu, davalı sigorta şirketi, taraflar arasında yapılan yazışmalar ve bizzat alıcı ile yaptığı yazışmalara dayanarak mallarda ayıp olduğu gerekçesiyle dava dışı alıcının ödeme yapmadığını, bu ihtilafa istinaden tazmin talebinin sigorta kapsamı dışında olduğunu ancak bu iddiaları iten bir mahkeme veya hakem kararının sunulması halinde zararı tazmin edebileceğini bildirdiği, davalı sigorta şirketinin kök rapora itiraz dilekçesi ekinde sunduğu ----------- e-postalardan davalı sigorta şirketinin davacıya yazdığı 15.05.2020 tarihli e-postadaki beyanlarından alıcının ----------ürünlerinin ayıplı olmadığını beyan ettiği ve bu durumun davalı sigorta şirketinin de bilgisi dahilinde olduğu davalının davacıya yazdığı ----------- e-postadan anlaşıldığı, dosya kapsamında davacının ayıp iddiasına konu olmayan ve davalının da davacıya yazdığı 15.05.2020 tarihli e-postada kabulünde olan ------------ ürünlerin bedeli olan 3.400,00 USD” nin poliçe kapsamında tazmin edilmesi gerektiği, dava ve sigorta poliçesine konu 06.09.2019 tarihli 13.056,66 USD bedelli ve 11.10.2019 tarihli 6.764,00 USD bedelli faturalardaki ayıp iddiasına konu malların bedellerinden ihtilaflı olmayan 3.400,00 USD' nin mahsubu ile 9.656,66 USD ve 6.764,00 USD toplamı 16.420,66 USD' lik bedelin dava dışı alıcının ödemeyi yapmama gerekçesine göre poliçe kapsamında tazmin edilip edilemeyeceği ancak yabancı dildeki e-posta yazışmalarından anlaşılabileceği, sigorta poliçesinin madde 1 Ticari Riskler b bendi kapsamında “alıcı'ya sevk edilen ve alıcı tarafından kabul edilen malların brüt fatura tutarını vade tarihinden sonraki 4 ay içinde Sigortalı/Satıcı 'ya ödeyememesi veya ödememesi” klozuna istinaden, poliçenin 13. maddesi zararın tazmin oranı başlıklı maddesindeki “...------------ bu poliçe ile sigorta kapsamına aldığı ticari ve politik risklerden kaynaklanan zararların *090'ını ödemeyi taahhüt eder.” şartı kapsamında 3.400,00 USD *100 x 90 - 3.060,00 USD bedelin ödenmesi gerektiği, davalının cevap dilekçesindeki beyana göre davacının 27.01.2020 tarihinde tazmin başvurusunda bulunduğu, 06.09.2019 tarihli 13.056,66 USD bedelli faturanın alıcı tarafından ödenmesi gereken 120 günlük vadesinin 04.01.2020 tarihi itibariyle dolduğu, 11.10.2019 tarihli 6.764,00 USD bedelli faturanın alıcı tarafından ödenmesi gereken 120 günlük vadesinin ise 08.02.2020 tarihi itibariyle dolduğu, bu kapsamda davalının ihtilafa konu olmayan 3.060,00 USD tazminat bedeli sözleşmenin 15. maddesi (f) bendi kapsamında 4 ay sonrası olan 05.05.2020 tarihi itibariyle aynı maddenin (g) bendinde yer alan dört aylık veya bir aylık ortalama ---------- üzerinden faizi ile birlikte ödemesi gerektiği, poliçenin 16. maddesinin (b) bendine göre tazminat ödemesinin yapılacağı gün geçerli olan ----------- döviz alış kuruna göre TL bazında ödeme yapılması gerektiği, dosya kapsamında dava dışı alıcının ayıp iddiası olduğu gerekçesiyle ihtilaflı olduğu ve poliçe tazmin sorumluluğu kapsamında olmadığı iddia edilen 16.420,66 USD” lik bedelin ise alıcının ayıp iddiası gerekçesiyle bu bedeli ödemediğinin davalı sigorta şirketi tarafından ispatlanması halinde sigorta poliçesinin 2. maddesinin (m) bendine göre tazmin sorumluluğu kapsamı dışında olduğu ve davacının bu kapsamda malların ayıplı olmadığına ve bedelin ödenebilir olduğuna dair davalıya mahkeme ilamı veya hakem kararı sunması gerektiği,alıcının ayıp iddiası gerekçesiyle bu bedeli ödemediğinin davalı sigorta şirketi tarafından ispatlanamaması halinde ise sigorta poliçesinin yukarıda anılan maddeleri kapsamında dava konusu faturaların 16.420,66 USD” lik kısmının %90” ına denk gelen (16.420,66 USD :100 x 90 -) 14.778,59 USD” lik bedelin de ödenmesi gerektiği, bu bedellere isabet eden faturalardan ikincisinin 120 günlük vadesinin 08.02.2020 tarihi itibariyle dolduğu, 14.778,59 USD” lik bedelin sözleşmenin 15. maddesi (f) bendi kapsamında 4 ay sonrası olan 08.06.2020 tarihi itibariyle aynı maddenin (g) bendinde yer alan dört aylık veya bir aylık ortalama libor üzerinden faizi ile birlikte ödemesi gerektiği, poliçenin 16. maddesinin (b) bendine göre tazminat ödemesinin yapılacağı gün geçerli olan ---------- döviz alış kuruna göre TL bazında ödeme yapılması gerektiğine, şeklinde raporunu sunmuştur. Mahkememiz 27.09.2022 tarihli ara kararında: “Davalı tarafın sunduğu tercüme evrakları dikkate alınarak, yeniden bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına” karar verilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 14.06.2023 tarihli ek raporda; Davacı ile davalı arasında 27.6.2019 düzenleme tarihli, azami tazminat ödeme sınırı 1.500.000,00 USD olan ---------- poliçesi düzenlendiği, dava konusu azami tazminat ödeme Sınırı 1.500.000,00 USD, Poliçe numarası kısa vadeli ihracat kredi sigortası genel poliçesinin, genel şartlarının Tüm Madde ve hükümleri, düzenlenen poliçe şartlarında bulunan teminat dışi kalan hallerin madde ve hükümleri , düzenlenen poliçede mevcut olan ve,veya eklenen muafiyetlerin madde ve hükümleri, düzenlenen poliçeye eklenen ek sözleşme şartlarının madde ve hükümleri, düzenlenen poliçeye eklenen özel şartların madde ve hükümleri ile düzenlenen poliçeye eklenen kloz/klozların şartlarının madde ve hükümleri ile birlikte yürürlükte olduğu,sigorta poliçesi prim bedellerinin yapılacak olan ihracatlara göre belirlendiği ve davacı tarafından prim bedellerinin davalıya ödendiği, dava konusu 14.11.2019 tarihli Prim bildirim formunda ----------- yapılacak olan 6.764,00 USD Tutarlı faturaya konu sevkiyat ile 28.11.2019 tarihli Prim bildirim formunda ----------- yapılacak olan 13.056,66 USD Tutarlı faturaya konu sevkiyatın da sigortalandığı, dosya kapsamında davacının ayıp iddiasına konu olmayan ve davalının da davacıya yazdığı 15.05.2020 tarihli e-postada kabulünde olan ----------- ürünlerin bedeli olan 3.400,00 USD nin poliçe kapsamında tazmin edilmesi gerektiği, davacının, 06.09.2019 tarihli 13.056,66 USD bedelli ve 11.10.2019 tarihli 6.764,00 USD bedelli fatura alacakları toplamı 19.820,66 USD' nin ---------- adlı firma tarafından 120 günlük vadede ödenmediğini beyanla davalı sigortadan tazmin talebinde bulunduğu, dava ve sigorta poliçesine konu 06.09.2019 tarihli 13.056,66 USD bedelli ve11.10.2019 tarihli 6.764,00 USD bedelli faturalardaki ayıp iddiasına konu malların bedellerinden ihtilaflı olmayan 3.400,00 USD' nin mahsubu ile 9.656,66 USD ve 6.764,00 USD toplamı 16.420,66 USD lik bedelin dava dışı alıcının ödemeyi yapmama gerekçesine göre poliçe kapsamında tazmin edilip edilemeyeceği ancak yabancı dildeki e-posta yazışmalarından anlaşılabileceği, davalı sigorta şirketinin kök rapora itiraz dilekçesi ekinde sunduğu ---------- e- postalardan davalı sigorta şirketinin davacıya yazdığı 15.05.2020 tarihli e- postadaki beyanlarından alıcının ----------- ürünlerinin ayıplı olmadığını beyan ettiği ve bu durumun davalı sigorta şirketinin de bilgisi dahilinde olduğu davalının davacıya yazdığı ---------- e-postadan anlaşıldığı, davalı sigorta şirketi, taraflar arasında yapılan yazışmalar ve bizzat alıcı ile yaptığı yazışmalara dayanarak mallarda ayıp olduğu gerekçesiyle dava dışı alıcının ödeme yapmadığını, bu ihtilafa istinaden tazmin talebinin sigorta kapsamı dışında olduğunu ancak bu iddiaları çürüten bir mahkeme veya hakem kararının sunulması halinde zararı tazmin edebileceğini bildirdiği, davaya konu olan Sigorta poliçesinin madde 1 Ticari Riskler b bendi kapsamında “alıcı'ya sevk edilen ve alıcı tarafından kabul edilen malların brüt fatura tutarını vade tarihinden sonraki 4 ay içinde Sigortalı/Satıcı 'ya ödeyememesi veya ödememesi” klozuna istinaden, poliçenin 13. Maddesi zararın tazmin oranı başlıklı maddesindeki “---------- bu poliçe ile sigorta kapsamına aldığı ticari ve politik risklerden kaynaklanan zararların 90'ını ödemeyi taahhüt eder.” şartı kapsamında 3.400,00 USD 2-100 x 90 ” 3.060,00 USD bedelin ödenmesi gerektiği, davalının cevap dilekçesindeki beyana göre davacının 27.01.2020 tarihinde tazmin başvurusunda bulunduğu, 06.09.2019 tarihli 13.056,66 USD bedelli faturanın alıcı tarafından ödenmesi gereken 120 günlük vadesinin 04.01.2020 tarihi itibariyle dolduğu, 11.10.2019 tarihli 6.764,00 USD bedelli faturanın alıcı tarafından ödenmesi gereken 120 günlük vadesinin İse 08.02.2020 tarihi itibariyle dolduğu, bu kapsamda davalının ihtilafa konu olmayan 3.060,00 USD tazminat bedelini sözleşmenin 15. maddesi (f) bendi kapsamında 4 ay sonrası olan 05.05.2020 tarihi itibariyle aynı maddenin (8) bendinde yer alan dört aylık veya bir aylık ortalama ----------- üzerinden faizi ile birlikte ödemesi gerektiği, poliçenin 16. maddesinin (b) bendine göre tazminat ödemesinin yapılacağı gün geçerli olan ----------- döviz alış kuruna göre TL bazında ödeme yapılması gerektiği, dosya kapsamında dava dışı alıcının ayip iddiası olduğu gerekçesiyle ihtilaflı alıcının ayı olduğu ve poliçe tazmin sorumluluğu kapsamında olmadığı iddia edilen 16.420,66 USD lik bedelin ise alıcının ayıp iddiası gerekçesiyle bu bedeli ödemediğinin davalı sigorta şirketi tarafından ispatlanması halinde sigorta poliçesinin 2. maddesinin (m) bendine göre tazmin sorumluluğu kapsamı dışında olduğu ve davacının bu kapsamda malların ayıplı olmadığına ve bedelin ödenebilir olduğuna dair davalıya mahkeme ilamı veya hakem kararı sunması gerektiği, iddiası gerekçesiyle bu bedeli ödemediğinin davalı sigorta şirketi tarafından ispatlanamaması halinde ise sigorta poliçesinin yukarıda anılan maddeleri kapsamında dava konusu faturaların 16.420,66 USD' lik kısmına denk gelen (16.420,66 USD 4100 x 90 7) 14.778,59 USD'lik bedelin de ödenmesi gerektiği, bu bedellere isabet eden faturalardan ikincisinin 120 günlük vadesinin 08.02.2020 tarihi itibariyle dolduğu, 14.778,59 USD'lik bedelin sözleşmenin 15. maddesi (f) bendi kapsamında 4 ay sonrası olan 08.06.2020 tarihi itibariyle aynı maddenin (8) bendinde yer alan dört aylık veya bir aylık ortalama ---------- üzerinden faizi ile birlikte ödemesi gerektiği, poliçenin 16. maddesinin (b) bendine göre tazminat ödemesinin yapılacağı gün geçerli olan ---------- döviz alış kuruna göre TL bazında ödeme yapılması gerektiğine dair tespit edildiği, şeklinde raporunu sunmuştur.Bilirkişi raporu gerekçeli ve denetlemeye açık hazırlanmış olup mahkememizce hükme esas alınmıştır.Davacı vekili tarafından 12/01/2024 tarihli ıslah dilekçesi sunulmuş davalı tarafa tebliğ edilmiştir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Davacı ile davalı arasında 27.6.2019 düzenleme tarihli, Azami Tazminat Ödeme Sınırı 1.500.000,00 USD, Poliçe numarası --------- olan --------- Poliçesi düzenlendiği, 14.11.2019 tarihli Prim bildirim formunda --------- yapılacak olan 6.764,00 USD tutarlı faturaya konu sevkiyat ile 28.11.2019 tarihli Prim bildirim formunda ---------- yapılacak olan 13.056,66 USD Tutarlı faturaya konu sevkiyatın da sigortalandığı, sigorta poliçesi prim bedellerinin yapılacak olan ihracatlara göre belirlendiği ve davacı tarafından prim bedellerinin davalıya ödendiği anlaşılmıştır. Davacı, 06.09.2019 tarihli 13.056,66 USD bedelli ve 11.10.2019 tarihli 6.764,00 USD bedelli fatura alacakları toplamı 19.820,66 USD' nin ---------- adlı firma tarafından 120 günlük vadede ödenmediğini beyanla davalı sigortadan tazmin talebinde bulunmuştur.Davalı sigorta şirketi, taraflar arasında yapılan yazışmalar ve bizzat alıcı ile yaptığı yazışmalara dayanarak mallarda ayıp olduğu gerekçesiyle dava dışı alıcının ödeme yapmadığını, bu ihtilafa istinaden tazmin talebinin sigorta kapsamı dışında olduğunu ancak bu iddiaları çürüten bir mahkeme veya hakem kararının sunulması halinde zararı tazmin edebileceğini bildirmiştir.Davalı sigorta şirketinin kök rapora itiraz dilekçesi ekinde sunduğu --------- e- postalardan davalı sigorta şirketinin davacıya yazdığı 15.05.2020 tarihli e-postada ".. alıcı firmanın yalnızca ---------- ürünlerinin sorunsuz olduğunu ve bu ürünlerin bedelini ödemeyebileceğini ancak kalan ürünleri iade etmek istediğini ifade ettiği, bunun üzerine firmanızın 11.11.2019 tarihli e-posta iletisi ile alıcı firmanın hasarlı olduğunu ifade ettiği ürünleri geri almayı kabul ettiği ve kalan bedelin gönderilmesini talep ettiği görülmektedir." şeklindeki beyanlardan alıcının ---------- ürünlerinin ayıplı olmadığını beyan ettiği ve bu durumun davalı sigorta şirketinin de bilgisi dahilinde olduğu davalının davacıya yazdığı --------- e-postadan anlaşılmaktadır.Alıcının ayıp iddiası gerekçesiyle bu bedeli ödemediğinin ve ayıp iddiasının davalı sigorta şirketi tarafından ispatlanamadığı, sigorta poliçesinin yukarıda anılan maddeleri kapsamında dava konusu faturaların 16.420,66 USD'lik kısmının % 90' ına denk gelen (16.420,66 USD /100 x 90 -) 14.778,59 USD' lik bedelin de ödenmesi gerektiği, bu bedellere isabet eden faturalardan ikincisinin 120 günlük vadesinin 08.02.2020 tarihi itibariyle dolduğu, 14.778,59 USD' lik bedelin sözleşmenin 15. maddesi (f) bendi kapsamında 4 ay sonrası olan 08.06.2020 tarihi itibariyle temerrüt şartlarının oluştuğu, anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; 14.778,59-USD' nun 08.06.2020 tarihinden itibaren, 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi gereğince 1 yıllık USD mevduatın kamu bankalarınca uygulanacak en yüksek mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki ---------- efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2- Alınması gerekli 30.282,70-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 7.625,06‬-TL peşin harcın(ıslah harcı dahil) mahsubu ile bakiye 22.657,64‬-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3- a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 54,40-TL. başvurma harcı, 7.625,06‬-TL peşin harcın toplamı olan 7.679,46‬-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b) Davacı tarafından sarfedilen toplam 7.333,50-TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4- Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalının üzerine bırakılması,
5- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
6- Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 68.063,79-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7- 6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca --------- tarafından karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/06/2024