WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/558 Esas
KARAR NO: 2024/339
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/07/2019
KARAR TARİHİ: 30/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ----------Ş.'nin --------- Esas sayılı dosyasında verilen kararla iflas ettiğini, iflas işlemlerinin ---------- İcra Müdürlüğü'nün-------- İflas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğünü, söz konusu dosya üzerinden gerçekleştirmiş oldukları müracaatlar neticesinde alacak kaydının gerçekleştirildiğini, arabuluculuk görüşmeleri sırasında İflas İdare Memuru tarafından gönderilen yazı içeriğinde müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisinin kısıtlanması nedeniyle masa ile ilgili davalar hakkında dava takip yetkisinin taraf sıfatıyla artık müflise değil iflas idaresine ait olduğunu, bu nedenle ---------- İflas Dairesinin taraf olarak gösterildiğini, davalılardan -------- Şti. ile diğer davalı -------- şirketi arasında ---------- Konutları İnşaatı ile ilgili ---------- Noterliğinin 08.10.2007 tarihi ve ----------- yevmiye numaralı Arsa Payı Karşılığı Kat Yapım Sözleşmesi ve Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu sözleşme kapsamında ------------ Şti.'nin arsa sahibi, ----------Ş.'nin ise yüklenici sıfatına haiz olduğunu, müvekkili şirketin ise arsa sahibinin bilgisi ve muvafakati dahilinde yüklenici -------- şirketi ile akdedilen hafriyat sözleşmesi gereğince söz konusu inşaatın alt taşeronu olduğunu, inşaatın hafriyat işlerinin müvekkili tarafından eksiksiz olarak tamamlandığını, buna ilişkin taşeron hak ediş raporu tanzim edildiğini, müvekkilinin üzerine düşen bütün yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmesine rağmen hak ettiği 465.124,58 TL hakediş alacağının ödenmediğini, inşaatın devamı sırasında yüklenici firmanın maddi durumunun bozulması üzerine yüklenici firma ile arsa sahibi firmanın muvazaalı bir şekilde anlaşarak inşaatın arsa sahibi firmaya devredildiğini, bu aşamadan sonra inşaata arsa sahibi olan davalı ---------- Şti. tarafından devam edilerek inşaatın tamamlandığını, davalılar arasında akdedilen sözleşmenin anlaşmalı olarak feshi akabinde inşaatın bütün hak ve borçlarıyla arsa sahibine devredildiğini, bu nedenle her ne kadar müvekkili ile arsa sahibi arasında akdedilmiş bir eser sözleşmesi bulunmasa da devirden itibaren sorumluluğun arsa sahibine geçtiğini, davalıların birlikte hareket ederek hem müvekkilini hem de ---------- Mağdurları olarak isimlendirilen birçok kişiyi mağdur ettiklerini iddia ederek, fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla, davalılar tarafından ödenmeyen ve muaccel hale gelmiş bulunan 465.124,58 TL alacağın yüklenici olan ----------Ş.'nin temerrüt tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıtara tahmiline karar yerilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı arasında hiçbir zaman herhangi bir sözleşme imzalanmadığını, müvekkilinin, tarafı dahi olmadığı bir sözleşmeden sorumlu tutulamayacağını, pasif dava ehliyetinin bulunmaması nedeniyle müvekkili yönünden davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte eser sözleşmesinden kaynaklanan alacakların 5 yıllık zamanaşımına tabi otduğunu, bu nedenle davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili ile diğer davalı arasında akdedilen Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat sözleşmesi ile bu sözleşmeye ek olarak yapılan 20.11.2007 tarihli Düzenleme Şeklindeki Ek Sözleşmeye göre inşaat süresinin 30 ay olduğunu, bu süreye göre inşaattn teslim tarihinin 08.04.2010 olduğunu, ancak bu tarih çok geçmiş olmasına rağmen inşaatın diğer davalı tarafından tamamlanmadığı gibi inşaatını çok az bir kısmının yapıldığını, diğer davalımın içine düştüğü mali zorluklar nedeniyle inşaatı bitiremeyeceğinin ortaya çıktığını ve inşaat seviyesi dikkate alımarak taraflarca önce adi yazılı şekilde 09.06.2011 tarihinde Fesih ve Tasfiye Protokolü ile ve daha sonra ---------- Noterliğinin 06.07.2011 tarih ve ---------- yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Tanzim Edilen Kat Karşılığı İnşaat ve Gayrimenkul Satış Vaadi Fesih Sözleşmesi ite noter kanalıyla fesih olduğunu ve inşaatın başka müteahhitlere yaptırıldığını, davacının, diğer davalının hatefi durumunda olduğunu, müvekkili ile davacının selefi olan diğer davalı arasında sözleşme fesih olunduğundan davacının selefinin sahip olmadığı hakka sahip olması ve müvekkiline karşıt talepte bulunmasının hukuken mümkün olmadığım, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, diğer davalının sözleşmenin feshi anına kadar yapmış olduğu imalatların karşılığı olarak bu tarihe kadar diğer davalıya tapuda devredilen taşınmazlar verildiğini ve böylece yapılan işlerin karşılığının diğer davalıya ödendiğini, bu ödemeden sonra diğer davalı vc onun halefi olan davacının müvekkilinden hiçbir alacağının kalmadığını, diğer davalı ile müvekkili şirketin birbirlerini ibra cttiklerini, davacı, diğer davalıdan alacaklı olduğunu iddia ettiğinden bahse konu ibranın diğer davalının yanı sıra ondan alacak olduğunu iddia eden davacıyı da kapsadığını, davanın ibra nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında hiçbir zaman hakediş düzenlenmediğini, müvekkilinin, tarafı dahi olmadığı bir işlemden sorumlu tutulamayacağını, bu nedenle var olduğu iddia edilen hak edişin geçersiz olduğunu, bir an için hak edişin geçerli olduğu düşünülse dahi yalnızca hakkedişin tarafları açısından hüküm doğuracağını savunarak, davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmistir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; hukuki niteliği itibariyle yüklenici ile alt taşeron arasındaki ilişki nedeniyle davacı alt taşeron tarafından yerine getirilen işlerin bedelini yüklenici ile birlikte arsa sahibinden tahsili talepli alacak davasıdır.Mahkememizce --------- Şirketi'nin defterlerinin incelenmesi için --------- Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiş, alınan 15/09/2020 tarihli raporun sonuç kısmında,"Davalılardan ----------Ş.'nin ticari defterleri hakkında, dosya içerisinde yer alan -------- Asliye Ticaret Mahkemesinin --------- Esas numaralı dosya bilirkişilerinin de, Davalı şirket vekili, 07/03/2019 tarihli dilekçesinde ticari defterlerin büyük bir kısmının adres boşaltılması sırasında kaybolduğunu ifade ettiğinden bahisle inceleme yapamadıklarını,Davalı şirketi temsilen ---------- İcra Müdürlüğünün ---------- iflas sayılı dosyanın iflas memurları Av. --------- ticari defterlerin ilgili dosyada olmadığı, şirket yetkililerine ulaşılamadığı ,dolayısıyla davaya konu uyuşmazlık doğrultusun da alacak ile ilgili fatura düzenlenmediğinden ve ayrıca davalının ticari defterlere ulaşılamadığından alacak bilgisi hakkında tespit yapılamamıştır."
Yönünde rapor tanzim edilmiştir.Mahkememizce dosyanın mali müşavir ve inşaat mühendisi bilirkişiye tevdine karar verilmiş, alınan 29/09/2021 tarihli raporun sonuç kısmında,
"Davalı ----------- şirketinin ihtilafın yaşandığı 2007-2008 ve 2009 yılı defterlerinin 10 yılı aşkın olduğundan arşivlerinde bulunmadığından gönderilemediği bildirilmiş, 2010 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, 2011-2012-2013 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanımda yapıldığı kapanış tasdiklerinin bulunmadığı,Diğer davalı ----------- şirketinin ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla Sayın Mahkemece ---------- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış olup, --------- Tal. Sayılı dosyasına SMMM Bilirkişi -------- tarafından sunulan 15.09.2020 tarihli bilirkişi raporunda defterlerin incetenemediğinin bildirildiği, davacının Yaptığı İşi İspat Edip Edemediği ve Talep Edebileceği Alacak Tutarı Yönünden:Dava dosyasına sunulmuş olan 01.03.2009 tarihli | numaralı hakediş raporunda davacı firmanın kaşe ve imzası ile --------Ş.'nin imza bölümünde, proje müdürü unvanı ile --------- imzasının olduğu,Bahse konu hakediş raporunun, hakediş formatına uygun olduğu, hakediş raporuna göre işin toplam bedelinin; 465.124,58 TL (KDV Dahil) olduğu,Hakediş raporuna ekli “İcmal' sayfasında belirtilmiş olan birim fiyatlar, tarafımızca dönemin piyasa rayiçlerine uygun bulunduğu,Hakediş raporunda -------- şirketi firmasına ait kaşenin bulunmuyor olması sebebi ile Sayın Mahkeme tarafından,-------- şirketi adına hakediş raporlarında imzası bulunan --------- imzaya yetkili olarak kabul edilmesi durumunda, davacı firmanın, davaya konu iş kapsamında, hakettiği bedelin, hakediş bedeli olan 465.124,58 TL (KDV Dahil) olduğu, C- Uyuşmazlık YönündenYukarıda uyuşmazlığın irdelenmesi başlığı altında (7/A) sayılı bentte tanıtılan uyuşmazlık konusunun bağlandığı soruna göre yapılan inceleme sonunda;Husumet yöneltilen --------- yönünden (7/B) sayılı bentte işaret edilen duruma göre, adı geçen hakkındaki davanın akıbetinin tayin ve takdirinin münhasıran Sayın Mahkeme'nin yargı yetkisi dâhilinde olduğu;Zamanaşımına yönelik savunmanın niteliği dikkate alındığında, münhasıran Mahkeme'nin yargı yetkisi dahilinde olduğundan üzerinde durulmadığı;Davacının, davalılardan -------- yönelik talebin yukarıda (7/D) sayılı bentte yapılan irdelemeşi ve tanıtılan yüksek yargı uygulamasına göre, mümkün olup olmadığının nihai takdirinin Sayın Mahkeme'nin yargı yetkisi dahilinde olduğu" Yönünde görüş bildirmiştir.
Huzurdaki ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın “taraflar arasında düzenlenen hafriyat sözleşmesi kapsamında davacı şirketin edimini yerine getirip getirmediği, davacının davalı şirketlerden alacağının bulunup bulunmadığı, alacaklı ise ne kadar alacaklı olduğu, davacının hak kazanmış olduğu alacaklar bulunması halinde bu alacaklardan davalı ----------- Şti'nin sorumlu olup olmadığı, ..." noktalarında toplanmaktadır.Herşeyden önce dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacı ile davalı --------- Şti. arasında düzenlenen herhangi bir sözleşme veya protokolün bulunmadı; yalnızca --------- Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen Hafriyat Toprağı ve İnşaat / Yıkıl Atıkları Taşıma vc Kabul Belgesinde davacı şirket ile davalı ---------- Şti.'nin kaşe ve imzalarının bulunduğu anlaşılmıştır. --------- sayılı ilamında da belirtildiği üzere " Sözleşme ilişkisi davacı ile asıl dosya davalısı arasında kurulumuş olup, sözleşmelerin nispiliği prensibi uyarınca imzası bulunan tarafları bağlar. Sözleşmede taraf olmayan... ... Konut Yapı Konperatifi'nin borcu üstlendiğine dair bir belge ya da irade beyanı bulunmamaktadır. Bu nedenle bu kooperatif yönünden davanm husumet nedeniyle reddi gerekirken kabulü doğru olmadığının” vurgulandığı.." şeklindeki kararı ve sözleşmenin nispiliği ilkesi uyarınca davacı ve davalılardan ----------- arasındaki sözleşmeye davalı ---------. Taraf olmadığından onun hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir.Diğer taraftan , ---------- şirketine temsilen davanın --------- İcra Müdürlüğüne yöneltildiği ancak --------- Esas sayılı dosyasında 05/04/2017 tarihinde iflas kararı verildiği, buna göre ---------- İcra Müdürlüğünde ---------- iflas sayılı dosyanın oluşturulduğu verilen iflas kararının ------- Bölge Adliye Mahkemesinin 09/02/2018 tarihinde iflas kararının kaldırıldığı anlaşılmıştır. Kaldırma kararı üzerine dosyanın --------- Esas sırasına kaydedildiği, devam eden iflas erteleme davasının bekletici mesele yapıldığı, İflas erteleme davasının görüldüğü ----------- Esas sayılı dosyasında da iflas erteleme talebinin reddine karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, İşbu davanın dava tarihi 10/07/2019 olup, dava tarihi itibariyle ve hali hazırda davalı ---------Ş 'nin iflas etmediği,dolsıyla davanın başlangıçta bir kayıt kabul davası olarak değerledirilemeyeceği, bu durumda davanın şirkete yöneltilmesi anlaşılmış ve taraf teşkili sağlanmıştır.
Bununla birlikte davalı---------Ş 'nin--------- sayılı kararı ile İflasına karar verildiği,verilen kararın İstinaf incelemesinden geçerek 02/04/2021 tarihinde kesinleştiği,bu haliyle eldeki davamızında kendiliğinden kayıt kabul davasına döndüğü anlaşılmıştır. ----------- İcra Müdürlüğünün yazı cevabına karşı davacı vekiline beyanda bulunmasının talep edildiği, davacı vekilince de dava konusu alacağı iflas dosyasında 4. Sırada kabul edilen alacakları arasında yer aldığını bildirdiği görülmüştür. İflas masası kararı değerlendirildiğinde, dava konusu alacağın tamamının masa tarafından kabul edildiği tespit edilmiş olup, davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından konusuz kalan davada davalı --------- şirketi yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, , davacı başta dava açmakta haklı olduğundan ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapora göre müflis şirketten KDV dahil 465.124,58 alacaklı olduğu tespit edilmiş ise de ---------- sayılı ilamında da belirtildiği üzere bu halde dahi davalının yargılama giderlerinden ve maktu vekalet ücretinden sorumlu tutulacağından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalılardan ---------ŞTİ. Aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan dolayı REDDİNE;
2-Davalı ---------Ş yi temsilen ----------İflas İdaresine Karşı açılan davanın, dava konusu alacak 14.10.2020 tarihinde iflas idare memurluğu tarafından iflas masasına alacak kaydı olarak 4. Sırada kaydı yapıldığından Konusuz kalan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA
3-Alınması gerekli 427,60-TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 7.943,17-TL harçtan mahsubu ile artan 7.515,57-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından harcanan 4.303-TL yargılama giderinin davalı ----------Ş'den alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı ---------- Şirketi tarafından yapılan 145,60-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ---------- Şirketi'ne verilmesine,
6-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı ---------Ş'den alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı ----------- Şirketi kendini vekille temsil ettirdiğinden davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı --------- Şirketi'ne verilmesine,
8-Artan gider avansı bulunması ve talep etmesi halinde gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 30/04/2024