T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/290 Esas
KARAR NO:2024/25
DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/08/2020
KARAR TARİHİ: 15/02/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının----- sektöründe kaliteli,yenilikçi ve tüketicinin ihtiyaçları doğrultusunda ürünler geliştirerek------- standartlarında ------- üretimi yaptığını,üretim kapasitesinin %80 ini 6 kıtaya ihraç ettiğini, ------ ile uluslar arası bir güç haline geldiğini,ayrıca bünyesine kattığı ------- üretim hatları ile kendi plastik ambalaj ihtiyacını karşılayarak lider markaların ambalaj tedarikçiliğini yaptığını, ---- nezdinde -------unsurlu karma markalar ile, ----- tasarımların sahibi olduğunu, -----markasının ulusal kanallarda reklamlarının yapıldığını, davalının --------- markasının karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzer olduğunu, ---------- yarattığını şekil markaları arasındaki benzerliğin incelenmesi gerektiğini şeklin tanınmış bir şekil olması durumundan şekli unsur ile birlikte farklı kelime kullanımlarının markaları arasındaki benzerliği ortadan kaldırmayacağını, davacıya ait dezenfektan ürünlerinin ve ---------- ayında kamuya sunulduğunu, davalı ürünleri üzerinde yer alan tanıtıcı işaretlerin --------davacı ürünlerinin düzen ve tertibi ile neredeyse birebir örtüştüğünü, davacının tasarım ürünlerinin genel izleniminin -------------- yapılı ambalajlarının üzerine arka fonunun üst ve alt kısımlarının kalın şeritler halinde ----- olduğunu, bu ------- kısmın daha açık bir ----şeklinde işlendiğini, tasarım hakkına konu -------ürünün üst kısmında kalan ---------- davacı marka logosunda yer verildiğini, şişe ürünlerinin alt kısmında ------ ambalajlar üzerinde yer alan ---- ortasında kalan bölümün ise -------- olduğunu bu bölümün üzerinde ------ sembolün üzerinde ---------- kullanılan -------------- yerleştirilmesi ile oluşturulduğunu, bu kapsamda davalının davacı marka ve tasarımlarında benzetme çabalarının kötü niyetli bir şekilde marka ve tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiğini, Davacıya ait marka ve tasarımların hukuki olarak kullanıldığını davacının ---- markaların ---------- beri öncelikli sahibi olduğunu, davacıya ait ürünlere ayırt edilemeyecek derecede benzer ürünlerin davalı şirket tarafından piyasaya arz edilmesinin davacının Sınai Mülkiyet hukukundan doğan haklarını açık şekilde ihlal ettiğini, davacı markasının --------nezdinde tescil başvurusunun yapıldığını,ayrıca tasarımlar içinde ------- nezdinde başvuru yapıldığını ancak Pandemi dolayısı ile hala ilana çıkarılmadığını,ayrıca davacı şirketin ibareli ve ---- sayılı markasının ----------- tarihinden itibaren tescil ve koruma altında olduğunu, davalı işyerinden söz konusu markaları taşıyan ürünlerle ilgili alınan numunelerinde söz konusu iddiaları doğrular nitelikte olduğunu,davalı eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabete sebebiyet verdiğini ve davanın davacının zararını tazminle yükümlü olduğunu Bu nedenlerle her türlü talep manevi tazminat dava ve fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla haklı davalarının kabulü ile; davalının davacının tescilli markası ve tasarımı ile ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan davalı işaretlerinin kullanımının ve tecavüzün ref’ine karar verilmesine, 6769 sayılı SMK 149/1 maddesi uyarınca davacının sınai mülkiyet hakkına tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına ve giderilmesine, 6769 sayılı SMK uyarınca,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000- TL ve davacının yoksun kaldığı kazanç ve başkaca zararlarının da tespit edilerek (covid-19 sebebiyle pandemi döneminde dezenfektan ürünlerinin tükenmesi ve bu ürünlere talebin aşırı miktarda arttığı hususları da göz önüne alınarak) dava tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlı avans faiziyle birlikte davalı tarafından ödenmesine davalı şirketin ----------- nolu tescil başvurusunun iptaline, dava süresince tescil edildiği takdirde hükümsüzlüğüne, tazminatın hesaplanmasında kullanılacak bilgi ve belgelerin temini için delil tespitine, masrafı davalıdan karşılanmak üzere sayın mahkeme kararının tirajı yüksek bir gazetede kamuya ilan yoluyla duyurulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşıldı.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin ---------- yıllarda kurulduğunu,üretim tesisinde ileri teknolojiler kullanıldığını,------ privatelabel olarak milyonlarca tüketici ile buluştuğunu, dava konusu olan----- tarafından tescilli ---------- isimli davalı firmaya ait markaya yönelik açılan işbu davada karşı davacı iddialarının yersiz ve gerçeği yansıtmadığını, ----- markanın ----- tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ----- tescil edildiğini, tescil edildiği tarihte marka sahibinin ---- kimlik nolu ---- olduğunu,----------arasında noter huzurunda imza altına alınan Marka Devir Sözleşmesiyle ilgili markanın devredildiğini, davacının işbu davayı 21.08.2020 tarihinde yani markanın geçerli olduğu tescil tarihinden yaklaşık 10 yıl sonra tanzim ettiğini, yerleşmiş Yargıtay kararları uyarınca da davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, davacının dava dilekçesinde ifade ettiği üzere 2008 yılında temizlik ve hijyen sektöründe kurulmuş bir anonim şirketi olduğunu, Türk Ticaret Kanunu’nun 125.maddesi gereği tüzel kişi ve tacir sıfatına haiz olduğunu, bu sebeple Türk Ticaret Kanunu'nun 18/2. maddesinde buyurulduğu üzere ticarete ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek zorunda olduğunu, somut davaya esas teşkil eden ------ tarihinden itibaren tescilli olduğunu, sözkonusu markalara ilişkin emtiaların --------------- sınıfta yer alan emtiaların ortalama dikkatle hareket eden tüketici grubuna değil, özel alıcı grubu olan bilinçli ve dikkatli tüketicilerin oluşturduğu bir kesime hitap ettiğini, bu sebeple iltibas karşılaştırılması yapılırken bilinçli ve dikkatli hareket eden tüketici davranışlarının nazara alınması gerektiğini, ilaç, tıbbi ve hijyen amaçlı ürünlerin tüketici tarafından tercih edilirken azami bir titizlikle incelendiğini, prospektüs, ürün, kalite, standart damga ve nişaneleri gibi hususların araştırıldığını, davacının iddia ettiği gibi iltibas durumunun mevcut olmadığını, birçok ------- somut olayın özellikleri dikkate alınarak özel alıcı grubu olan Hedef kitlenin dikkate alınabileceğini açıkça ifade edilmiş olduğunu, ayrıca iltibas riskinin görsel, işitsel veya kavramsal benzerlikten bir veya birkaçının gerçekleşmesi ile ortaya çıkacağının kabul edilmesi gerektiğini ihlal bulunduğu ileri sürülen şeklin ayırt edici gücünün önemli olduğu gibi kullanım amaç ve kapsamında incelenmesi gerektiğini somut olayda ilgili renk ve şekil incelendiğinde aynı kategorilerde birçok markanın logolarının benzer şekilde kullanıldığının görüldüğünü, örneğin ------ veren markaların açlık hissini kırmızı rengi ile ilişkilendirilmiş durumda olduğunu, ------yer verdiğini, somut olayda da kullanılan -----renk tonunun tüketicide de ------ emtialar da sıklıkla kullanıldığını, bu sebeple birçok -------- da somut olayda olduğu üzere işaretin anonim kalmasının tartışıldığını, bu durumlarda da irtibatın gerçekleşmediği ne kanaat getirildiğini, dava dilekçesi ekinde sunulmuş olan bilirkişi raporunun hiçbir surette bağlayıcı olmadığını markalar arasında irtibat bulunup bulunmadığı sorununun teknik değil hukuki bir sorun olduğunu,davacının tüm kötü niyetli davranışlarına rağmen davalının yeni bir --------tarihinde koruma altına alınan yeni bir tasarım başvurusunda bulunulduğunu, davalı şirketin el dezenfektan ürününü ----nezdinde her ne kadar----- tarihinde tescil ettirmiş olsa da markanın ---- yayınlanma tarihinin --- olduğunu,görüldüğü üzere Davacı şirket ve Davacı firma arasındaki el ----------- ürünün tescil tarihi açısından Kötü niyetli sayılamayacak çok cüzzibir zaman dilimini mevcut olduğunu aralarında hiçbir benzerlik bulunmamasına rağmen davacının davalı tasarımının iptalini talep etmesinin hukuk düzeni tarafından korunmayacağı ve söz konusu durumun iyi niyet kurallarına açıkça aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E: Dava, Davacı adına tescilli Deep ------- markası ve tasarımlarının davalı tarafından tecavüz ve haksız rekabette bulunulup bulunulmadığını, davalı adına tescilli olduğu iddia edilen ----- nolu tescil başvurusunun hükümsüzlüğü ve maddi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin davadır.Mahkememizde aldırılan 17/05/2021 tarihli bilirkişi raporunda; Taraf markalarının karşılaştırılmasında markalar arasında görsel, fonetik ve kavramsal benzerliğin bulunmadığı, aynı sınıflarda yer alan, aynı emtialar için tescil edilip kullanılması halinde orta düzeyde tüketici nezdinde iltibasa neden olmayacağı , davalı markalarının hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı, davalı kullanımlarının, davacının tescilli marka hakkına tecavüz koşullarına haiz olmadığı, davacı tarafa ait ------- numaralı tasarımlar üzerinde yer alan etiketler ile davalı tarafa ait ürünler üzerinde yer alan etiketler -------- arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davalı kullanımlarının davacının endüstriyel tescilinden doğan haklarına tecavüz koşullarının mevcut olduğu, davacı tarafa ait ------ numaralı tasarımlar üzerinde yer alan etiketler ile davalı tarafa ait ürünler üzerinde yer alan etiketler ------ bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, davacının maddi tazminata ilişkin talepleri bakımından heyetimizin uzmanlık alanına girmemesi nedeniyle herhangibir tespit yapılamadığı, manevi tazminatın takdir ve tespitinin sayın Mahkemeye ait olduğu şeklinde rapor sunulduğu görüldü. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.
Mahkememizde alınan ------ tarihli bilirkişi ek raporunda; İtirazlar üzerine yapılan incelemeler neticesinde kök raporumuzdaki tespitlerimizde herhangibir değişiklik olmadığını, taraf markalarının karşılaştırılmasında markalar arasında görsel, fonetik ve kavramsal benzerliğin bulunmadığı, aynı sınıflarda yer alan, aynı emtialar için tescil edilip kullanılması halinde orta düzeyde tüketici nezdinde iltibasa neden olmayacağı , davalı markalarının hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı, davalı kullanımlarının, davacının tescilli marka hakkına tecavüz koşullarına haiz olmadığı, davacı tarafa ait -----numaralı tasarımlar üzerinde yer alan etiketler ile davalı tarafa ait ürünler üzerinde yer alan etiketler ----- arasında bilgilenmiş kullanıcıüzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davalı ----- kullanımlarının davacının endüstriyel tescilinden doğan haklarına tecavüz koşullarının mevcut olduğu davacı tarafa ait ----- tasarımlar üzerinde yer alan etiketler ile davalı tarafa ait ürünler üzerinde yer alan etiketler------ bilgilenmiş kullanıcıüzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, davacının maddi tazminata ilişkin talepleri bakımından heyetimizin uzmanlık alanına girmemesi nedeniyle herhangibir tespit yapılamadığı manevi tazminatın takdir ve tespitinin sayın Mahkemeye ait olduğu şeklinde rapor sundukları görüldü.Mahkememizde alınan 12/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; Davalı şirketin 2020 yıllına ticari defter&belgeleri ibraz etmediği, davalı yana ait inceleme yapılamadığından bu yılla ait maddi tazminat yapılmasa da, dosya kapsamında tespit edilen belgelerden 2020 yıllarında dava konusu ------- ifadesinin kullanımdan kaynaklı bilirkişi raporunda yapılan tespite göre davacı tarafa ait ------- arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yaratığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı ,bu sebeple benzer olarak algılandıkları ,davalı kullanımlarının davacının endüstriyel tescilinden doğan haklarına koşullarının mevcut olduğu, yönündeki tespitleri üzerinden hukuki değerlendirme Sayın Mahkemenize ait olmak üzere 6098 satılı TBK'nın 50.maddesine göre uygun bir tazminatın hükmedilmesinin takdirinin mahkemeye ait olduğu, maddi yönden yapılan inceleme neticesinde; Manevi tazminat, tazminat sahibinin yapmış olduğu iş hakkına yapılan tecavüz nedeniyle davacının toplum içinde itibarı, statü ve güvenin sarsılmasının karşılığını giderilmesine olup manevi tazminatın tarafların kusur ve tutumları doğrultusun da tamamen mahkemenin takdirinde bulunduğu şeklinde rapor sunulduğu görüldü.
Mahkememizde alınan 27/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; davalının sunmuş olduğu satış fatura örneklerinin incelenmesinde ------yer aldığı ve Davalı şirket ------- satışlarının tamamı için e-arşiv faturası düzenlediği, e-arşiv fatura içeriklerinin de ağırlıklı olarak; ----------- bedeli olduğu, Faturaların üzerinde --------- ibarelerinin yer almadığı, davacı maddi tazminatı talebinin 6769 sayılı SMK m.151/2-b ” Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde etti net kazanç,” uyarınca hesaplanmasını talep ettiği, nihai Takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere 2020 yılı için hesaplanan maddi tazminat tutarı 9.627.63 TL olduğu, takdir ve değerlendirmesi mahkemeye ait olduğu şeklinde rapor sunulduğu görüldü. İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin ----------- markası ile ıslak mendil sektöründe faaliyette bulunduğu, bu ibareli birçok markanın aynı zamanda tasarımının da tescilli sahibi olduğunu iddia ettiği davalı tarafından kullanılan ürünler üzerindeki tasarımın davacıya ait tasarıma benzer olduğunu iddia ederek marka ve tasarım hakkından kaynaklanan tecavüzün tespiti ve refi ile maddi manevi tazminat talebinde bulunduğu, ayrıca davalı şirket tarafından başvurusu yapılan ----numaralı tescil başvurusununda iptalini talep ettiği, davalı tarafından davalı markasının------- olduğunu tasarımların benzemediğini belirterek davanın reddini talep ettiği, mahkememizce aldırılan ------- tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafından kullanılan tasarımların davacının tasarımlarına tecavüz oluşturduğu, markalar farklı olduğundan marka hakkına tecavüz oluşmadığı yönünde görüş bildirildiği, itiraz üzerine aldırılan ----tarihli raporda da kök rapordaki görüşlerin muhafaza edildiği, mali yönden aldırılan ----- raporda ise ticari defterler ibraz edilmediğinden inceleme yapılmadığının rapor edildiği, maddi tazminata ilişkin aldırılan ----- tarihli bilirkişi raporunda ise maddi tazminat tutarının 9.627,63 TL olarak hesaplandığı, buna göre tüm dosya kapsamı birarada değerlendirildiğinde, öncelikle marka hükümsüzlüğü talebi yönünden hükümsüzlük talep edilen ----- numaralı markanın davalı adına kayıtlı olmadığı, dava dışı ------- adına kayıtlı olduğu fakat hükümden düşerek geçersiz hale geldiği, bu nedenle hükümsüzlük talebinde bulunamayacağı anlaşıldığından hükümsüzlük talebi yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği, tecavüz iddiaları yönünden ise davacı şirketin ------numaralı----- ibareli markanın ---- numaralı ------ tescilli sahibi olduğu, davalının ise ------sınıfta tescilli sahibi olduğu, taraf markaları karşılaştırıldığında davacı markasının esas unsurunun ---- davalı markasının esas unsurunun ise ------------ olduğu, bu yönüyle markaların benzer olmadığı, taraf markalarının kullanıldığı ürün tasarımlarının karşılaştırılması mahkememizin uzmanlık alanı dışında olduğundan buna ilişkin aldırılan bilirkişi raporlarında davalı kullanımlarının davacı tarafa ait --------- tasarımlar üzerinde yer alan etiketlere benzer oldukları, bu yönüyle bakıldığında davalı ürünlerinde kullanılan tasarımların davacı tasarımlarına benzer olduğu her iki tarafında benzer olarak dezenfektan sektöründe faaliyet gösterip ürünlerinde dezenfektan ürünleri olması sebebiyle yine tasarımlar üzerinde yer alan marka isimlerinin küçük olması sebebiyle ürünler üzerindeki tasarımlarında ilk olarak göze çarptığı bu sebeple ortalama tüketici nezdinde ürünler üzerindeki tasarımların benzer olması sebebiyle karıştırılma ihtimali olduğu, bu nedenle bilirkişi raporuna göre tasarım hakkına tecavüz oluştuğu her ne kadar bilirkişi raporlarında marka hakkına tecavüz oluşmadığı yönünde görüş bildirilmiş ise de taraf tasarımlarında benzer olarak değerlendirilen kısımların etiketler olduğu, etiketler üzerinde ise taraf markalarının yer aldığı, bu benzerlik nedeniyle karıştırılma ihtimali oluştuğu, etiketler üzerinde taraf markalarının yer alması sebebiyle markalar benzemese de bu durumun aynı zamanda SMK 29. Maddesi kapsamında karıştırılma ihtimali olduğundan marka hakkına tecavüzde oluşturduğu kanaatine ulaşıldığından mahkememizce SMK nun 29. Maddesine göre marka hakkına tecavüz 81. Maddesine göre ise tasarım hakkına tecavüz oluştuğu bu nedenle davacının SMK 149. Maddesi kapsamında tazminat talep edebileceği, davacı tarafından SMK 151/2-b maddesi uyarınca tazminat talebinde bulunulduğundan davalı tarafından sunulan ticari defterlerin incelenmesi neticesi ihlale ilişkin ürünlerden 9627,63 TL kazanç elde edildiği anlaşıldığından bu miktar üzerinden maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HÜKÜM:
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile
1-Davalı tarafından davacının ---------- tasarımlarına ve marka hakkına yönelik tecavüzün tespitine, önlenmesine ve menine,
2-Davalı tarafından davacı ürün tasarımlarına benzer mahiyette ürün ambalajlarının her türlü ortamda kullanılmasının yasaklanmasına, ------- bilirkişi raporuyla ihlal tespit edilen resim 1 ismi verilen davalıya ait ürünlere el konulmasına, ürünlerin ambalajlarından ve etiketlerinden sıyrılması halinde sadece ambalaj ve etiketlerine el konulmasına, sıyrılması mümkün değilse ürünlerin tamamına el konulmasına, hükmün infazı bakımından -------- tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına,
3-Maddi tazminat yönünden 9.627,63 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Hükmün masrafı davalıdan alınmak üzere -------- yayın yapan tirajı yüksek 5 büyük gazeteden birinde ilanına,
5-Hükümsüzlük davası yönünden davanın reddine,
6-Alınması gereken 657,66 TL harçtan alınan 54,40 TL peşin 148,00 TL ıslah harcının mahsubu ile kalan 455,26 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan 202,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan toplam 4.030,00 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 2.686,66 TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Marka ve tasarım hakkına tecavüzün tespiti bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
9-Maddi tazminat karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 9.627,63 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
10-Hükümsüzlük davası bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
11-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!