T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/240
KARAR NO : 2024/66
DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli), Marka (Maddi Tazminat İstemli), Marka (Manevi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 30/06/2020
KARAR TARİHİ : 04/04/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli), davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; de ve yurtdışında tarım ve hayvancılık ekipmanları, kurulumu ve servis yaptığını, 24/06/2014 yılında kurulduğunu, “-----” markasını 23/08/2016 tarihinde ---- sicil numarasıyla tescil ettirdiğini, markasını reklam panolarında, tabela ve reklam vasıtalarında kullandığını, sektöründe bilinen ve aranan bir marka haline geldiklerini, bu marka ile ithalat ve ihracat faaliyetlerinin devam ettiklerini, davalılardan ---- merkezli “------" şirketinin ortağı ve müvekkili firmanın ---- bayisi olduğunu, bu firmaya sadece 2018 yılında 100 bin Euro civarında çeşitli vasıf ve mahiyette emtia sattıklarını, diğer davalı ...' --- ise ---- bildiği için müvekkilinin --- ki işlerini ücret mukabili yardımcı olduğunu, ---- ile ... ---- birlikte ---- nezdinde ----- sicil numarasıyla------kurduklarını, müvekkili firmanın kendileri vasıtasıyla sözleşme imzaladığı yabancı firmalara “----- firmasının adresi, vergi dairesi, vergi numarası ve hesap numarası değişti, yeni sözleşme imzalamamız lazım” diyerek, sanki müvekkili firmaymış gibi yeni ama geçmiş tarihli sözleşme imzalamaya ikna ettiklerini, şüphe uyandırmamak için bu sözleşmelerde müvekkilinin imzasını benzeterek imzaladıklarını, müvekkilinin faturasının aynısını ekleyerek ---- Bankalara verdiklerini, bankaları kandırarak akreditif sözleşmelerini kendi firma adlarına çevirdiklerini, daha sonrada firmalarının unvanını değiştirdiklerini, müvekkilinin firması ile benzer unvanlı şirket kurduklarını, müvekkilinin “----” ibaresini ticaret unvanlarında, fatura ve irsaliyelerinde kullandıklarını, davalıların eylemlerinden dolayı müvekkilinin işlerinin olumsuz manada etkilendiğini, üçüncü şahısların müvekkili firma zannederek davalı firma ile sözleşme imzaladıklarını, müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, zarara uğrattıklarını, haksız rekabette bulunduklarını, müvekkilinin tazminat alacağının 6769 sayılı SMK “nın 151/2-b bendinde düzenlenen yoksun kalınan kazanca olarak hesap edilmesini istediklerini, şimdilik 10 bin TL maddi tazminat, 100 bin TL manevi tazminatın dava tarihinden işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiklerini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla mütecaviz tarafından verilen haksız rekabetin tespitine, önlemesine, giderilmesine, tüm olumsuz sonuçların kaldırılmasına, tüm mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettikleri anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davayı ve talepleri kabul etmediklerini, yetki itirazlarının olduğunu, davanın şirkete açılması gerektiğini, ancak şirket ortaklarının da dahil edilmesinin hukuku zorlamak olduğunu, davanın husumet yönünden reddini talep ettiklerini, müvekkili----- davacı şirket ile bağlarının Türkiye'de ki tedarikçilerinin olduğu, davalının ---, ---- ve ---- faaliyetleri bulunduğu, davacının faaliyetinin bu ülkelerde olmadığını, davacıdan süt sağım odası tedarik etiklerini, davacının ürünleri ----- aldığını, müvekkilinin davacı şirketten tedarik ettiği ürünleri yukarıda belirttikleri ülkelerde pazarlamasını yaptıklarını, davacı şirketin faaliyet alanı yurt içinde olduğunu, müvekkilinin ise yurt içinde faaliyeti bulunmadığını, “----” isminde birçok Avrupa ülkesinde şirket bulunduğunu, müvekkilinin faaliyet gösterdiği ülkelerde davacı şirketin faaliyeti bulunmadığı gibi marka değerinin de olmadığını, esasında davacı şirketin ----- isimli bir firmanın yan şirketi olduğunu, davacının ------fiyat ve ürün vermediği müşterilere ürün vermek için kurulmuş bir yan şirket olduğunu, marka hakkına tecavüz gibi bir kasıtları olmadığını, davacı şirketin kendisinden yapmış oldukları alımları kesmeleri üzerine davacının şikayetçi olduklarını, müvekkil şirketin Logosunun farklı olduğu, davacının faal şirket olmadığını, yılda birkaç iş yaptığını, davacı ile herhangi bir sözleşmelerinin olmadığını, kendi müşterilerinin davacıyı tanımadıklarını, bağları olmadığını, esasen müvekkillerinin ticari olarak davacı ile anlaşamayınca ve şirketten mal almayı bırakınca davacı şirketin hukuken dava açma ve şikayet etme yoluna gittiğini, davacının ticari kayıtları incelendiğinde durum ortaya çıkacağını, müvekkilinin ticaret odasına yapılan şikayetten sonra unvanını değiştirdiğini, yukarıda açıklananlar ve Sayın Mahkemenizce re'sen dikkate alınacak sebeplerle; öncelikle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili mahkeme olan ---- Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesini, Sayın Mahkemenin aksi kanaatte olması ihtimalinde müvekkillerden ... ve----- için davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini, mümkün olmadığı takdirde davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine dair karar verilmesini vekaleten arz ve talep ettiği anlaşıldı.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E : Dava,Davacı adına tescilli ---- markasına davalılar tarafından tecavüz ve haksız rekabette bulunulup bulunulmadığı, bulunduysa tespiti ve giderilmesi ile, tazminat koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin davadır.Mahkememizde aldırılan 20/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda; dosyanın mevcut içeriği itibariyle, SMK' nın 7 ve 29. maddeleri kapsamında davalının iş evrakı olan faturalarda yer alan kullanımının ünvansal kullanımdan ziyade "markasal kullanım” arz etmekte olduğu ve genel anlamda markalar arasında iltibas tehlikesi, karıştırılma ihtimali oluşturduğu tespit sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup, işbu tespitler doğrultusunda, markaya tecavüze ilişkin şartların gerçekleşip gerçekleşmediği açısından takdirin mahkemede olduğu, davalının ticaret unvanının markasal kullanımı nedeniyle davacının markası ile karıştırılmaya yol açacak bir kullanım sergilediği tespit edilmiş olup, işbu tespitler doğrultusunda, davalının kullanımının TTK m. 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet teşkil edip etmediği açısından nihai hukuki değerlendirme ve takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Sayın Mahkemenin takdiri davalının markaya tecavüz ettiği, haksız rekabette bulunduğu yönünde olması halinde, davalı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27.11.2018-30.06.2019 tarihleri arasında hesaplanan 151/2-b kapsamındaki maddi tazminat tutarının 273.523,05 TL olduğu şeklinde rapor sunulduğu görüldü.Mahkememizde aldırılan 09/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Dosyanın mevcut içeriği itibariyle, SMK' nın 7 ve 29. maddeleri kapsamında davalının iş evrakı olan faturalarda yer alan kullanımının unvansal kullanımdan ziyade “markasal kullanım” arz etmekte olduğu ve genel anlamda markalar arasında iltibas tehlikesi, karıştırılma ihtimali oluşturduğu tespit sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup, işbu tespitler doğrultusunda, markaya tecavüze ilişkin şartların gerçekleşip gerçekleşmediği açısından nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğunu, davalının ticaret unvanının markasal kullanımı nedeniyle davacının markası ile karıştırılmaya yol açacak bir kullanım sergilediği tespit edilmiş olup, işbu tespitler doğrultusunda, davalının kullanımının TTK m. 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet teşkil edip etmediği açısından nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğunu, tarafların Kök Rapora beyan ve itirazlarına bakıldığında, davalı vekilinin beyan ve itirazlarının Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, davacı vekilinin beyan ve itirazlarına ise yukarıda açıklamalar ve tespitler doğrultusunda cevap verildiği ve tazminat hesaplamasının değişmediği, sayın Mahkemenin takdiri davalının markaya tecavüz ettiği, haksız rekabette bulunduğu yönünde olması halinde, davalı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27.11.2018-30.06.2019 tarihleri arasında hesaplanan 151/2-b kapsamındaki maddi tazminat tutarının 273.523,05 TL olduğu şeklinde rapor sunulduğu görüldü. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir. İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin ----- numaralı ----- ibareli markanın tescilli sahibi olduğu, 2014 yılından beri ----- esas unsurlu ticaret unvanı ile faaliyette bulunduğunu, davalı şirket yetkilisi olan diğer davalı şahıslardan ...'---- davacı firmanın ----- bayiliğini yaptığını, diğer davalının ise davacının ----- işlerini ücret karşılığında takip ettiğini, davalıların biraraya gelerek ----- ----- esas unsurlu davalı şirketi kurduklarını ve davacının sözleşmeyi imzaladığı yabancı uyruklu firmanın davacı firmasıymış gibi ikna edip kendi adlarına sözleşme yaptıklarını, davacının markasını kullandıklarını bu durumun marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet tespit ettiğini iddia ederek maddi manevi tazminat talebinde bulunulduğu, davalılarca davanın reddinin talep edildiği, mahkememizce davacının bildirdiği tanıklar dinlenmiş dinlenen ... davacı şirketin ortağı ve genel müdürü olduğunu, davalıların davacıya ait ----- Ticari unvanını kullanarak kendi adlarına şirket kurup davacının müşterileri ile davacı ile sözleşme yapıyormuş gibi sözleşme yapıp davacı şirketi zarara uğrattıkları, diğer dinlenen ... davacı şirketin ortaklarından olduğu, kendisinin ----- anlaşmalar yaptığını, davalıların anlaşma yaptıkları kişinin kendi ticaret unvanını kullanarak davalı şirket ile anlaşma yaparak kandırdıkları yönünde beyanda bulundukları, aldırılan bilirkişi raporuna göre davalı kullanımlarının markasal kullanım olduğunu, ayrıca haksız rekabet teşkil ettiğini, 151/2-b kapsamında maddi tazminat tutarının 273.523,05 TL olarak hesaplandığı, itiraz üzerine aldırılan ek raporda da kök rapordaki görüşlerin muhafaza edildiği, davalıları hakkında açılan ceza dosyaları celp edilip incelendiğinde ----Fikri Sınai Haklar Ceza Mahkemesince marka hakkına tecavüz suçundan beraat kararı verildiği, ------ Asliye Ceza Mahkemesinin ---- esas, ----- karar sayılı dosyası ile davalı sanıklar hakkında haksız rekabet yönünden ceza verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, buna göre tüm dosya kapsamı birarada değerlendirildiğinde davacı şirketin ----- esas unsurlu ticari unvanı ile 24/06/2014 tarihinde ticaret siciline kayıt olduğu, davalı şirketinde yine ----- esas unsur ticari unvanı ile 27/11/2018 tarihinde siciline kayıt olunduğu, davalıların şirketin ortakları oldukları, yine davacı şirketin ------ numaralı ----- ibareli markanın 07 ve 35. Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davacı ve davalı şirketin ortak olarak tarım hayvancılık ziraat sektöründe kullanılan makinalar alanında ticari faaliyette bulundukları, ----- ibaresi yönünden davacının hem marka tescili hemde ticari unvanı yönüyle davalılara nazaran öncelik ve üstün hak sahibi olduğu, davalı şirket ortaklarından ... daha önce davacı şirketin ----- bayiliğini yaptığı, diğer davalının da davacı şirketin ----- bilmesi sebebiyle bir takım işlerinde yardımcı pozisyonda çalıştığının dosya kapsamından anlaşıldığı, davalılarca davacı şirket ile yapmış oldukları ticari faaliyetler kapsamında davacı şirketin ticari unvanının esas unsuru olan ----- ibaresinin ayniyet derecesinde benzer ibare ile aynı ticari faaliyet alanında şirket kurup tescil ettirmeleri yine davalılarca kullanılan özellikle faturalar üzerinde ------ ibaresinin tek başına büyük bir şekilde yazılıp kullanıldığı, bu kullanımın ticari unvan kullanımından ziyade markasal kullanım olduğu, tarafların kullanımlarının ayrıca ticari unvanlarının da esas unsurunun aynı olması sebebiyle ortalama tüketici nezdinde tek bir firmaymış gibi algılanıp karıştırılmaya yol açtığı, özellikle de müşterilerin yabancı ülkedeki kişi ve kurumlar olması sebebiyle iltibas tehlikesinin daha çok mevcut olduğu, bu yönüyle bakıldığında davalı eylemlerinin SMK 29 maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz, TTK 55/1-a.4 maddesi uyarınca ise haksız rekabet teşkil ettiği bu nedenle davacının SMK 149. Maddesi uyarınca maddi manevi tazminat talebinde bulunabileceği, maddi tazminat talebi yönünden SMK 151/2-b maddesinde davalıların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede ihlal dönemi içerisinde 273.523,05 TL net kazanç elde edildiği bu bedelin maddi tazminat olarak davacıya verilmesi talebinin mahkememizce de uygun bulunduğu, manevi tazminat talebi yönünden de davalıların sosyal ekonomik durum tespit tutanağı incelenen ticari defterler, davalıların davacı ile geçmiş ticari ilişkileri olmasına rağmen aynı markayı ve ticaret unvanını kullandıkları da dikkate alındığında 50.000,00 TL manevi tazminatın kısmen kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HÜKÜM:
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davalılar tarafından davacının marka hakkına yönelik tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, giderilmesine, davalılar tarafından ---- veya benzeri ----- ibaresinin markasal olacak şekilde internet fiziki ve sosyal medya hesapları ile her türlü mecrada kullanımının yasaklanmasına, kullanılan tabela reklam vasıtası basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına,
2-Hükmün masrafı davalılardan alınmak üzere traji yüksek 5 ulusal gazetelerden birinde ilanına,
3-Maddi tazminat yönünden davanın kabulü ile 273.523,05 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
6-Alınması gereken 22.099,85 TL harçtan alınan 54,40 TL peşin harç ile 6.379,52 TL tamamlama harcın mahsubu ile kalan 15.665,93 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan 6.433,92 TL nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan toplam 5.289,10 TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre 4.407,59 TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Tecavüz ve haksız rekabet yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
9-Maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 43.028,46 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
10-Manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
11-Manevi tazminat talebinin red edilen Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
12-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,Dair davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!