T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/78 Esas
KARAR NO: 2024/387
DAVA: Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 01/02/2023
KARAR TARİHİ: 23/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı kooperatife 1998 yılında kooperatifin ---------- sıra numaralı ortağı olarak üye olduğunu, -------- tarihinde -------Noterliği huzurunda çekilen kura neticesinde müvekkiline,--------Blok ---------Nolu işyeri isabet etmiş olup bu hususta ileride tapu senedi ile değiştirilmek üzere “Hisse Senedi” verildiğini, müvekkilinin, kooperatif ortaklık ödemelerini düzenli olarak yapmasına rağmen, toplantılara davet edilmediği gibi üyeliği hakkında bilgi edinmek amacıyla davalı kooperatife ulaştığında kendisine herhangi bir bilgi verilmediğini, bunun üzerine bilgi alabilmek için davalı kooperatife ---------Noterliğinin 28.09.2022 tarih ve ---------- yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderildiğini, davalı tarafından gönderilen cevabi ihtarnamede müvekkilinin kooperatif ortaklığına 2005 yılı--------- sıra numaralı yönetim kurulu kararıyla son verildiği ve ortaklık sebebiyle yapılmış olan ödemelerin 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde talep edilmediğinden alacağın zamanaşımına uğradığı bu sebeple ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, her ne kadar davalı kooperatif, alacağın zamanaşımına uğradığı yönünde cevabi ihtarname keşide etmiş ise de; bugüne dek müvekkilinin kooperatif üyeliğinden çıkartıldığına dair herhangi bir yönetim kurulu kararı bildiri veya tebligat ile müvekkiline bildirilmediğinden zamanaşımı süresinin işlemeye başlamadığını, müvekkilinin kooperatif üyeliği sona erdirilerek kendisine haksız ve kötünniyetli olarak herhangi bir ödeme yapılmadığını iddia ile fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin, kooperatife ortaklık nedeniyle yapmış olduğu ödemelerin/alacağın kooperatif defterlerinde yapılacak incelemeyle bilirkişi marifetiyle hesaplanmasını ve şimdilik 10.000,00 TL'sinin dava tarihindeki alım gücüne ulaştırılarak denkleştirici adalet ilkesi gereğince belirlenecek tutarın dava tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kooperatif ortağı iken 24.11.2005 tarihinde vermiş olduğu dilekçe ile ortaklığı ile ilgili ödemeleri ekonomik nedenlerden dolayı yerine getiremediğini bu nedenle üyelikten kendi isteği ile ayrılmak istediğini ve gereğinin yapılmasını talep ettiği dilekçesini kooperatif yönetim kurulu başkanlığına sunduğunu, dilekçe verdiği dönemde ortaklığı dilekçesinde de yazılı olduğu üzere sadece --------- Blok ---------- no.lu iş yeri için olduğunu, davacının ortaklıktan çıkma istemli dilekçesi doğrultusunda 28.11.2005 tarih ve --------- sayılı yönetim kurulu kararı ile talebi oy birliği ile kabul edilmiş ve davacının ortaklıktan çıktığını, kooperatif kanunu ve ana sözleşmenin ilgili maddeleri gereğince davacının ortaklıktan çıktığı 2005 yılına ait bilançonun onaylandığı genel kurul 16.06.2006 tarihinde yapılmış olup, genel kurul tarihini takip eden 1 ayın sonundan itibaren 5 yıllık zaman aşımı süresi geçmekle, davacının ortaklığı döneminde yapmış olduğu ödemeleri geri talep hakkı zaman aşımına uğradığını belirterek zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı ortaklığından çıkarılması ile ilgili kendilerine herhangi bir bildiri yapılmadığını beyan etmiş ise de, Kooperatifler kanununda ve ana sözleşmenin 13 ncü maddesinde ; ortaklıktan çıkma isteyen ortağın bu isteğini belirten dilekçesini sunmasından sonra kooperatif yönetim kurulunun bu isteği 1 ay içinde kabulden kaçınması halinde, ortağın noter aracılığı ile çıkma isteğini kooperatif yönetim kuruluna bildirmesi gerektiğini belirtmiştir. Bildiri tarihinden itibaren çıkmanın gerçekleşeceği belirtilmiştir. Gerek Kanunda ve ana sözleşmede ve gerekse emsal yargı kararlarında çıkma isteğinin kabulüne ilişkin yönetim kurulu kararının, çıkma dilekçesi verene bildirilmesi gerekeceği yönünde bir hüküm bulunmadığını, çıkma isteğinin açıklanması yenilik doğrucu bir işlem olup, karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığını, davacının çıkma isteğini kooperatif yönetim kuruluna sunması üzerine kooperatif yönetim kurulu tarafından istemin kabulü yönünde karar alındığını, sonuç itibariyle davacının kooperatif ortaklığından çıkışı, çıkma isteğinin bildirdiği 24.11.2005 tarihi itibariyle gerçekleştiğini, davacının çıkma kararında sonraki genel kurullara bu doğrultuda çağrılmadığını, genel kurullara ait hazirun listeleri ile bu durumun sabit olduğunu, davacının kendisinin de 2005 yılından sonra dava tarihine kadar 17-18 yıl geçmiş olmasına rağmen kooperatifle ilişkisi eylemli olarak da kestiğini, davacı ortaklığı döneminde parasal yükümlülüklerinin ifası için vermiş olduğu senetlerin çoğunu ödememiş olup dosyasında ödenmeyen senetlerin durmakta olduğunu, ortaklık ilişkisinin sonlandığına ilişkin bildirimi 06.10.2022 tarihli --------- sayılı ihtarname ile aldığını ve öğrendiğini iddia ve beyan eden davacının bu bildirimin tebliğinden itibaren 3 aylık hak düşürücü süre de geçtiği halde buna ilişkin bir itirazı ve davası da bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile, bir an için davacının talep hakkı zaman aşımına uğramamış ve talep hakkı söz konu olsaydı bu tarih, çıktığı 2005 yılına ait bilançonun görüşüldüğü ve karar bağlandığı olağan genel kurulun yapıldığı 16.06.2006 tarihinden bir ay sonra geri ödeme talep hakkı doğacağını, ancak yukarıda da itiraz edildiği üzere bu tarihten itibaren de 5 yıllık süre geçmekle talep hakkının zaman aşımına uğradığını savunarak, gerek dava ile talep edilen tüm alacakların zaman aşımına uğramış olması nedeniyle mevcut zaman aşımı itirazımız nedeniyle ve gerekse usul ve esas yönünden ve resen belirlenecek yönlerden tamamen haksız ve hukuka aykırı olan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE : Dava hukuki niteliği itibariyle ortaklıktan çıkma nedeniyle alacak talebine ilişkindir. Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, davacının davalı kooperatiften alacaklı olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.Tarafların delilleri toplanmış, Kooperatif defter ve kayıtları incelenmesi için yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle dosya üzerinde Mali Müşavir bilirkişi ve Kooperatif konusunda uzman bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Mahkememizce benimsenen usul ve yasaya uygun bilirkişi heyeti raporunda özetle; dosyaya sunulan evraklar içinde davacının ayrıldığı yıl olan 2005 yılı için masraf hissesinin ne kadar olduğuna dair bilanço verilerine ulaşılamadığı, bununla beraber, davalı kooperatif defterlerinde, davacı hesabı altında 2005 yılında, 23.100,00 TL lik ödemeye karşılık sene sonunda 22.600,00 TL lik çıkış yapıldığı, aradaki farkın ilgili yıldaki masraf olabileceği, 22.600,00 TL' lik çıkışın da, 13.365,00 TL'lik kısmının ödenmeyen senet bedelleri olabileceği, bu durumda, ayrılma payının 9.235,00 TL olabileceği, dosya içerisinde ödeme belgeleri, cari hesap kayıt detayları ve son yılın masraflarını gösterir, bilanço verilerine rastlanılmadığından ayrılma payının kat-i şekilde tespit edilemediği, bununla beraber, davacının 2005 yılındaki ayrılma iradesine binaen ayrılma payı talebinin 16.07.2006 tarihi olduğu nazara alındığında, kanunda belirlenen beş yıllık talep süresinin 16.07.2011 tarihinde dolduğu sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.Kooperatifler Kanunu madde 17 – Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kendilerinin yahut mirasçılarının kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu hakların nelerden ibaret bulunduğu anasözleşmede gösterilir. Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır.Kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemeler, anasözleşmede daha kısa bir süre tespit edilmiş olsa bile genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir. Bu durumda kooperatifin muhik bir tazminat isteme hakkı saklıdır. Çıkan veya çıkarılan ortaklar ile mirasçılarının alacak ve hakları bunları istiyebilecekleri günden başlıyarak beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.Çıkan veya çıkarılan ortağın sermaye veya mevduatından kısmen veya tamamen yoksun kalacağı hakkındaki şartlar hükümsüzdür.
Somut olayda; davacının 24.11.2005 tarihli dilekçesi ile kooperatif üyeliğinden çıkma talebinde bulunduğu, bu talebin 28.11.2005 tarihli yönetim kurulu kararı ile kabul edildiği, çıkma talebinden sonra 2005 yılı genel kurulunun 16.06.2006 tarihinde yapıldığı ve bilançonun kesinleştiği, yönetim kurulu veya genel kurul kararında çıkma payının ertelendiğine dair bir hüküm de bulunmadığı, davacının ayrılma payının 16.07.2006 tarihinde muaccel olduğu, 1163 Kooperatifler Kanununun 17.naddesinde belirtilen beş yıllık talep süresinin 16.07.2011 tarihinde dolduğu anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
2-Davacı tarafça yapılmış yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı tarafça yapılmış 21,25 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Alınması gereken 427,60 TL red karar ve ilam harcından peşin ödenen 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
7-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile--------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.23/05/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!