WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/73 Esas
KARAR NO: 2024/339
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/01/2023
KARAR TARİHİ: 09/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili -------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.

DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında “Paslanmaz Krom Çelik Eşanjör” satışına ilişkin olarak davalı tarafça düzenlenen 18.07.2018 tarihli faturanın müvekkili şirket kayıtlarına 01.09.2018 tarihinde işlendiğini, yine davalı tarafça düzenlenen 01.08.2018 tarihli fatura müvekkili şirket kayıtlarına 01.10.2018 tarihinde işlendiğini, ------- sayılı yazısında, 26.04.2014 tarihli ---------sayılı --------- yayımlanarak 1 Mayıs 2014 tarihinden itibaren yürürlüğe giren KDV Genel Uygulama Tebliği’nin IV/E bölümünde Özel Esaslar düzenlendiğini, bu bölümün 3.5. Haklarında Sahte Belge Kullanma Tespiti Bulunanlar ve 4.5.Haklarında Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belge Kullanma Tespiti Bulunanlar başlıklı bölümlerinde, haklarında sahte belge veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanılmasına yönelik olumsuz tespit bulunan mükelleflerin kendi durumlarından haberdar edilerek kendilerine 15 gün içinde olumsuzluğu giderebileceklerinin bildirileceği ve verilerin süre içerisinde işlemin gerçekliğini Tebliğin (IV/E-5) bölümündeki açıklamalara göre ispat eden veya söz konusu belgede yazılı KDV tutarını indirim hesaplarından çıkarmak suretiyle beyanını düzelten mükelleflerin özel esaslar kapsamına alınmayacağının belirtildiğini, söz konusu yazının müvekkili şirkete 03.09.2022 tarihinde tebliğ edilmiş olup, tebliğden itibaren 15 gün içerisinde 01-12/2018 dönemine ilişkin olarak hakkında olumsuz rapor/olumsuz tespit bulunan davalı mükelleflerden müvekkili şirket tarafından yapılmış olan alımlara ilişkin işlemin gerçekliğinin KDV Genel Uygulama Tebliğinin IV/E-5 bölümündeki açıklamalara göre taraflarınca ispatlanması ve ilgili dönem beyanlarının Tebliğ’de belirtildiği şekilde düzeltilmesinin istendiğini, bu kapsamda müvekkili şirket tarafından 2018 Eylül ve 2018 Ekim KDV beyannamelerine düzeltme verilerek indirim konusuna tabi KDV tutarlarının çıkartıldığını, bu hususun --------- Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne bildirildiğini, Müvekkili şirket tarafından 2018 yılı Eylül ve Ekim ayları KDV farkı tutarına ilişkin olarak 08.09.2022 tarihli 18.000 TL bedelli fatura ve 18.07.2018 ve 01.08.2018 tarihli KDV farkı kanuni faizine ilişkin olarak ise 25.11.2022 tarihli 8.314,15 TL’lik fatura olmak üzere 2 adet faturayı düzenlediği, söz konusu faturalar karşılığı alacaklarının işbu davaya konu icra takibine dayanak oluşturduğunu, Müvekkilinin alacağının tahsiline ilişkin --------- İcra Müdürlüğü’nün --------- E. sayılı icra takibinin başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirtmiş olup, davanın kabulü ile davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, davalının asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalının üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ---------- sayılı yazısının davacı şirkete 03.09.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, tebliğden itibaren 15 gün içinde 01-12/2018 dönemine ilişkin olarak davacı tarafından yapılmış olan alımlara ilişkin işlemin gerçekliğinin KDV Genel Uygulama Tebliğinin (IV/E-5) bölümündeki açıklamalara göre ispatlanması ve ilgili dönem beyanlarının tebliğde belirtildiği şekilde düzeltilmesinin istendiğini, davacı tarafından söz konusu beyanlarda düzeltme verilerek indirim konusuna tabi KDV tutarlarının çıkartıldığını, bu hususun --------- Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne bildirildiğini, davacı şirketin daha sonrasında çıkarmış olduğu indirim konusunda tabi KDV tutarlarını müvekkili şirketten tahsil etmek amacıyla icra takibi başlatmışsa da düzeltme işleminde müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığından işbu tutarın müvekkilinden istenmesinin herhangi bir yasal dayanağının bulunmadığını, davacı tarafından tamamen mesnetsiz bir şekilde müvekkilinin sorumluluğuna gidilmek istenmişse de sunulmuş olan dava dilekçesinde de sadece davacının idare ile arasındaki sürecin belirtildiğini, neden müvekkilinin sorumluluğunun doğacağına dair herhangi bir beyan veya iddianın ortaya konulmadığını belirtmiş olup, haksız davanın reddine, icra takibinin iptaline, davacı şirketin %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, İİK'nun 67/1 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir. ---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 26.314,15‬-TL Asıl Alacak, 752,4‬0-TL işlemiş Faiz olmak üzere toplam 27.066,55-TL'nin tahsiline yönelik icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 20/12/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 20/12/2022 tarihinde icra takibine itiraz edildiği, davanın yasal 1 yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizce tarafların sunduğu deliller ve tarafların ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi tarafından inceleme yapılmak üzere bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir.07/01/2014 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan faturaların incelenmesinde; Davalı şirket tarafından davacı şirket adına, 2018 yılı Temmuz ve Ağustos aylarında “Paslanmaz Krom Çelik Eşanjör” açıklamalı 2 adet toplam 118.000,00 TL (100.000,00 TL asıl tutar+18.000,00 TL KDV) tutarlı faturaların düzenlendiğinin görüldüğü, Davacı şirket tarafından, davalı şirket adına “2018 Eylül ve Ekim Ayları KDV farkı” açıklamalı 18.000,00 TL tutarlı ve “18.07.2018 Tarihli Fatura Kdv Farkı Kanuni Faizi ve 01.08.2018 Tarihli Fatura Kdv Farkı Kanuni Faizi” açıklamalı 8.314,15 TL olmak üzere toplam 26.314,15 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu, Davacı şirketin, davalı şirketten almış olduğu mallara karşılık, davalı şirket tarafından düzenlenen fatura bedellerine ilişkin, davalı şirkete 68.000,00 TL tutarlı çek ve 50.000,00 TL tutarlı banka kanalıyla ödeme olmak üzere toplam 118.000,00 TL tutarında ödeme belgesinin sunulduğu, 68.000,00 TL tutarlı çeklerin ödendiğine ilişkin dosyaya herhangi bir belgenin sunulmadığı, davacı defterlerinin incelenmesinde, çeklerin vadelerinde karşılıksız çıktığına ilişkin kayıt girildiği, Sayın Mahkemenin talebi doğrultusunda dava dosyasına gönderilen Ba-Bs analiz dökümlerinin incelenmesinde; Davacı şirkete ait Ba-Bs dökümleri: Davacı şirketin 2 adet fatura karşılığı 25.045,89 TL (KDV Hariç) satım beyanına karşılık davalı şirketin 1 adet fatura karşılığı 18.000,00 TL (KDV Hariç) alım beyanı yaptığı, Bs-Ba analiz dökümleri arasında 1 adet fatura karşılığı 7.045,89 TL (KDV Hariç) farkın bulunduğu, Davacı şirkete ait Ba dökümünün incelenmesinde, davalı şirketten alınan mala ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı, bunun sebebinin, davalı şirket tarafından düzenlenen faturalara karşılık davacı şirketin düzeltme beyannamesi vermesinden kaynaklanmış olduğunun tespit edildiği, davalı şirkete ait Ba-Bs dökümler: Davalı şirketin 2 adet fatura karşılığı 100.000,00 TL (KDV Hariç) satım bildirimi yaptığı, karşılığında davacı şirketin herhangi bir alım bildiriminde bulunmadığı, bunun sebebinin de davalı şirket tarafından düzenlenen faturalara karşılık davacı şirketin düzeltme beyannamesi vermesinden kaynaklanmış olduğu, Davacı şirketin 2 adet fatura karşılığı 25.045,89 TL (KDV Hariç) satım beyanına karşılık davalı şirketin 1 adet fatura karşılığı 18.000,00 TL (KDV Hariç) alım beyanı yaptığı, Bs-Ba analiz dökümleri arasında 1 adet fatura karşılığı 7.045,89 TL (KDV Hariç) farkın bulunduğu tespit edildiği, dosya kapsamında yapılan bu tespit ve açıklamalardan sonra somut olaya ilişkin VUK ve KDV uygulamaları hakkında aşağıdaki genel değerlendirmelerin yapılması gerektiği, Huzurdaki davada davacı şirketin talebi, davalı şirket tarafından, davacı şirket adına 2018 yılı Temmuz ve Ağustos aylarında düzenlenen iki adet 100.000,00 TL+18.000,00 KDV tutarı olmak üzere 118.000,00 TL tutarlı faturalar yönünden, dava dışı --------- Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından davacı şirkete gönderilen 29.08.2022 tarihli -------- sayılı yazısı ile davalı şirketin hakkında olumsuz rapor düzenlenmesi sebebiyle, davalı şirketten alınan faturalar yönünden KDV Genel Uygulama Tebliğinin (IV/E-5) bölümündeki açıklamalara göre ispat edilmesi veya ilgili dönem beyanlarını Tebliğ’de belirtildiği şekilde düzeltilmesi gerektiğinin bildirilmesi üzerine, davacı şirket tarafından işbu faturalara düzeltme beyannamesi vermiş olduğundan, davalı şirkete ödemesini yaptığı KDV tutarlarına karşılık düzenlediği 18.000,00 TL tutarlı fatura ve işbu fatura içeriğine KDV farkı kanuni faizi açıklaması ile düzenlenen 8.314,15 TL tutarlı fatura alacaklarının tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olduğu, davacının bilerek sahte olduğu tespit edilen faturayı kullandığına ilişkin dosya kapsamında bir tespit olmadığına göre huzurdaki davada cevap verilmesi gereken soru; Bilmeden Sahte Fatura Kullanan davacı vergi mükellefinin indirim konusu yapılmaktan vazgeçtiği KDV’yi düzeltilmesi neticesinde (indirimlerden çıkartıp) ödenen KDV’leri davalıya Rüc’u hakkı bulunup bulunmadığı olduğu, Konunun iyi anlaşılması için sahte faturaları bilmeden kullanıma ilişkin vergi kanunlarındaki hükümlere kısaca değinmek gerektiği, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nda vergi indirim sisteminin esasları 29’uncu madde ile düzenlendiği, anılan kanunun vergi indirimi ile ilgili 29’uncu maddesinde mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan Katma Değer Vergisinden, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen Katma Değer Vergisini indirebilecekleri belirtilmiştir. Madde hükmünün irdelenmesinden gerçek mal teslimi veya hizmet ifası nedeniyle düzenlenen belgelerde gösterilen katma değer vergisinin indirim konusu yapılabileceği anlaşılmaktadır. Ayrıca aynı kanunun 34’üncü maddesinin 1’inci fıkrası uyarınca yurt içinde sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin fatura ve benzeri vesikalarda gösterilmesi ve bu vesikaların yasal defterlere kaydedilmiş olması şartıyla indirimi mümkündür. Sahte belgelerin biçim olarak faturada olması gereken bilgileri içermesine rağmen, faturanın asıl tanımında yer alan ne malı satan veya işi yapan tüccar tarafından verilmesi ne de satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermesi söz konusudur. Nasıl ki fatura da olması gereken bilgileri içeren her belgeyi fatura olarak kabul etmek mümkün değilse aynı şekilde sahte belgenin de faturanın asıl tanımında yer alan unsurları taşımadığı için geçerli bir belge ve geçerli bir fatura olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Katma değer vergisi indirimi yapılabilmesi için her şeyden önce indirimin yasal bir şekilde belgelendirilmesi gerektiği, Buna göre bir mal teslimi veya hizmet ifası içermeyen (sahte) vesikalarda yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılması mümkün değildir. Çünkü bu durumda faturayı düzenlemiş görünen kişi veya kurum tarafından hazineye borçlanılan bir vergi yoktur. Bu nedenle Katma Değer Vergisinin indirim sistemi gereği bir tarafça ödenmeyen veya borçlanılmayan bir verginin diğer tarafça indirilmesi söz konusu olmayacaktır. Bu açıklamalardan sonra özetle ortaya çıkan, mükelleflerin yasal defterlerine kaydederek indirim konusu yaptığı gider faturasının raporumuzun sahte belge olması durumunda, defter kayıtlarına intikal ettirilmek suretiyle ilgili dönemde indirim konusu yapılan katma değer vergisi indirimlerden çıkarılarak ------- yapıldığı, Kullanılan Sahte Fatura Vergi Usul Kanununun 359’uncu maddesinde vergi kaçakçılığı suçu içerisinde yer almaktadır. ----------- yayınlanan --------- sıra numaralı Vergi Usul Kanunun Genel Tebliğin kapsamında, failin, fiilin oluşturduğu suçtan sorumlu tutulabilmesi için kastın mevcudiyeti gerekmekte, kasten hareket edilmiş sayılabilmesi için suçu oluşturan fiilin bilerek ve isteyerek işlenmiş olması, dolayısıyla da bunun araştırılması icap etmektedir. Bu nedenlerle uygulamada mükellef tarafından yasal defter kayıtlarına ve bayanlarına intikal ettirdiği sahte faturaların bilerek kullanıldığı, dolayısıyla kasıt unsuru bulunduğu tespiti olduğunda mükellef hakkında vergi suçu raporu düzenlenmekte, kasıt unsuru bulunmadığı durumunda mükellef hakkında vergi suçu raporu düzenlendiği, Somut olayda davacı mükellefe vergi idaresi tarafından sadece faturanın sahte olarak tanzim edilmesi dolayısıyla indirimlerinden çıkarması bildirilmiş, davacı mükellef de tercih hakkını kullanarak bu talebe icabet etmiştir. KDV’nin indirimlerden çıkarılmasının anlamı ya devreden KDV’nin azalması ya da Ödenecek KDV olarak vergi dairesine ödenmekle her iki durumda da varlıklarında bir azalmayı ifade ettiği, Ticari hayatta mükellefler ticaretini yaptığı malı ucuz temin edebildiği yerden aldığı, ancak vergi incelemelerinde zamanaşımı 5 yıl olduğundan ötürü aldığı faturanın sahte olduğunu yıllar sonra ortaya çıktığı, hatta sahte olduğu anlaşılan faturaların ödemelerinin çek (müşteri çeki/kendi çeki) yada banka havalesi şeklinde yapılması faturanın sahte olduğu gerçeğini değiştirmediği, Katma Değer Vergilerinin indirimlerden çıkarılması sonucu bilmeden sahte fatura kullanan mükellef hakkında huzurdaki davada olduğu gibi haksız bir külfet meydana geldiği, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, tarafların defter ve belgelerinin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde; A- Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden; Davacı şirketin 2018-2019-2020-2021 ve 2022 yılına ilişkin ticari defterlerinin --------- onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, raporun 4.a.2.bölümünde açıklandığı üzere, davalı şirket defterleri üzerinde usul ve hesap incelemesi yapılamadığı, B-Davacının İndirimlerinden çıkardığı Davalı fatura içeriği KDV’leri davalıya rücu Talebi Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere; Davacının sahte belge kullandığı yıllara ilişkin incelenen ticari defterlerinin 6100 sayılı HMK 222’nci md. ve 6102 sayılı TTK 64/3’üncü md. kapsamında usulüne uygun tutulduğunun tespit edildiği, Davacının indirimlerinden çıkardığı sahte faturayı bilerek kullanmadığı (aksinin dosya kapsamında bulunmamasına göre kasıt unsurunun bulunmadığı), Vergi dairesi bildiriminden sahte fatura içeriği KDV’leri düzeltme beyanları ile nakden ya da mahsuben ödediği, ödeme belgesi ve düzeltme kayıtlarının defterlerinde yer aldığı, davacının indirimlerinden çıkardığı, dosya kapsamında sahte belge düzenleyen davalı firma hakkında düzenlenen sahte belge düzenlemeye ilişkin Vergi Denetim Kurulunun Raporunun kesinleşmediğine ilişkin bir delilin davalı tarafından sunulmadığı, davalının sahte fatura tanzimine ilişkin düzenlenen rapora karşı tüm kanun yollarını denediğini, vergi mahkemesi, idari mahkeme ve ----------- süresinde kanun yollarının devam ettiğine dair delil sunmadığından sahte belge düzenleme raporunun davalı yönünden kesinleştiğinin kabul edildiği, bu kabule göre davacının indirimlerden çıkarmış olduğu: “2018 Eylül ve Ekim Ayları KDV farkı” açıklamalı 18.000,00 TL tutarlı ve “18.07.2018 Tarihli Fatura Kdv Farkı Kanuni Faizi ve 01.08.2018 Tarihli Fatura Kdv Farkı Kanuni Faizi” açıklamalı 8.314,15 TL olmak üzere toplam 26.314,15 TL alacağını rücu hakkı kapsamında davalıdan talep edebileceği, mahkemenin de takdiri ile, Davalının, sahte fatura düzenleme raporuna karşı yargı yoluna başvurduğu ve eylemin hukuken kesinleşmediğine ilişkin delilleri sunması halinde ise davacının dava konusu indirimden kaldırdığı KDV’leri talep edemeyeceği, C- FAİZ: Davalı için sahte fatura içeriği KDV TBK “sebepsiz zenginleşme” kazancı olduğundan davacı alacağının temerrüt için TBK 117 temerrüt şartlarına dahil olmadığı, Davacının kendi vergi dairesinde düzeltme işlemini yaparak KDV’yi nakden/mahsuben ödediği anlaşılan 09.09.2022 tarihinden itibaren düzeltme konusu, rücu edebileceği 26.314,15 TL’ye 12.12.2022 takip tarihine kadar 3095 s.k 2/2 kapsamında ıskonto 752,40 avans faizi talep edebileceği,
Düzeltme İşlemine Konu Alacak
Faiz Başlangıç Tarihi
Takip Tarihi
Faiz Gün
Faiz %
Faiz Tutarı
26.314,15
09/09/2022
12/12/2022
94
15,75%
1.067,35
TALEP
752,40

icra inkâr tazminatı ve sair hususların mahkemenin takdiri içinde kaldığı, kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın itirazın iptali istemli olduğu, davalı tarafça davacı adına, 2018 yılı Temmuz ve Ağustos aylarında “Paslanmaz Krom Çelik Eşanjör” açıklamalı 2 adet toplam 118.000,00 TL (100.000,00 TL asıl tutar+18.000,00 TL KDV) tutarlı fatura düzenlendiği, akabinde davacı tarafça davalı adına “2018 Eylül ve Ekim Ayları KDV farkı” açıklamalı 18.000,00 TL tutarlı ve “18.07.2018 Tarihli Fatura Kdv Farkı Kanuni Faizi ve 01.08.2018 Tarihli Fatura Kdv Farkı Kanuni Faizi” açıklamalı 8.314,15 TL olmak üzere toplam 26.314,15 TL tutarında fatura düzenlendiği, davacının, davalı şirketten almış olduğu mallara karşılık, davalı tarafından düzenlenen fatura bedellerine ilişkin, davalıya 68.000,00-TL tutarlı çek ve 50.000,00-TL tutarlı banka kanalıyla ödeme olmak üzere toplam 118.000,00-TL tutarında ödeme belgesinin sunulduğu, 68.000,00 TL tutarlı çeklerin ödendiğine ilişkin dosyaya herhangi bir belgenin sunulmadığı, davacı şirketin ilgili yıllara ait defterlerinin incelenmesinde çeklerin vadelerinde karşılıksız çıktığına ilişkin kayıt girildiği, dosyada mevcut olan Ba-Bs formlarından ise; davacı şirkete ait Ba-Bs dökümlerinden davacının 2 adet fatura karşılığı 25.045,89-TL (KDV Hariç) satım beyanına karşılık davalı şirketin 1 adet fatura karşılığı 18.000,00 TL (KDV Hariç) alım beyanı yaptığı, Bs-Ba analiz dökümleri arasında 1 adet fatura karşılığı 7.045,89 TL (KDV Hariç) farkın bulunduğunun görüldüğü, davacıya ait Ba dökümünün incelenmesinde, davalıdan alınan mala ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı, bunun sebebinin, davalı şirket tarafından düzenlenen faturalara karşılık davacı şirketin düzeltme beyannamesi vermesinden kaynaklanmış olduğu, davalıya ait Ba-Bs formlarının incelenmesinde ise; davalının 2 adet fatura karşılığı 100.000,00-TL (KDV Hariç) satım bildirdiği, karşılığında ise davacının herhangi bir alım bildiriminde bulunmadığının görüldüğü, bunun sebebinin de davalı tarafından düzenlenen faturalara karşılık davacının düzeltme beyannamesi vermesinden kaynaklanmış olduğu, davacının 2 adet fatura karşılığı 25.045,89 TL (KDV Hariç) satım beyanına karşılık davalının 1 adet fatura karşılığı 18.000,00 TL (KDV Hariç) alım beyanı yaptığı, Bs-Ba analiz dökümleri arasında 1 adet fatura karşılığı 7.045,89 TL (KDV Hariç) farkın bulunduğu, eldeki davada davacının talebinin, davalı tarafından, davacı adına 2018 yılı Temmuz ve Ağustos aylarında düzenlenen iki adet 100.000,00 TL+18.000,00 KDV tutarı olmak üzere 118.000,00 TL tutarlı faturalar yönünden, dava dışı -------- Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından davacı şirkete gönderilen 29.08.2022 tarihli --------- sayılı yazısı ile davalı şirketin hakkında olumsuz rapor düzenlenmesi sebebiyle, davalı şirketten alınan faturalar yönünden KDV Genel Uygulama Tebliğinin bölümündeki açıklamalara göre ispat edilmesi veya ilgili dönem beyanlarını Tebliğ’de belirtildiği şekilde düzeltilmesi gerektiğinin bildirilmesi üzerine, davacı şirket tarafından işbu faturalara düzeltme beyannamesi verildiği, davalının ödemesini yaptığı KDV tutarlarına karşılık düzenlediği 18.000,00-TL tutarlı fatura ve bu fatura içeriğine KDV farkı kanuni faizi açıklaması ile düzenlenen 8.314,15-TL tutarlı fatura alacaklarının tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olduğu, dosyada bulunan bilgi ve belgelerle, tarafların defter ve belgelerinin incelenmesi neticesinde davacının ilgili yıllar olan 2018-2019-2020-2021 ve 2022 yılına ilişkin ticari defterlerinin-------- onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalının ise usulüne uygun ihtarata rağmen ilgili yıllara ait defterlerini incelemeye sunmadığı, defterlerini ibraz etmediği, davacının indirimlerinden çıkardığı davalıya ait fatura içeriğine dahil olan KDV’leri davalıya rücu talebi yönünden ise davacının sahte belge kullandığı yıllara ilişkin incelenen ticari defterlerinin 6100 sayılı HMK 222’nci md. ve 6102 sayılı TTK 64/3’üncü md. kapsamında usulüne uygun tutulduğu, davacının indirimlerinden çıkardığı sahte faturayı bilerek kullanmadığı zira aksinin dosya kapsamından anlaşılamadığı, vergi dairesi bildiriminden sahte fatura içeriği KDV’leri düzeltme beyanları ile nakden ya da mahsuben ödediği, ödeme belgesi ve düzeltme kayıtlarının da defterlerinde yer aldığı, davacının indirimlerinden çıkardığı, dosya kapsamında sahte belge düzenleyen davalı firma hakkında düzenlenen sahte belge düzenlemeye ilişkin Vergi Denetim Kurulunun Raporunun kesinleşmediğine ilişkin bir delilin de davalı tarafından sunulmadığı, davacının indirimlerden çıkarmış olduğu: “2018 Eylül ve Ekim Ayları KDV farkı” açıklamalı 18.000,00 TL tutarlı ve “18.07.2018 Tarihli Fatura Kdv Farkı Kanuni Faizi ve 01.08.2018 Tarihli Fatura Kdv Farkı Kanuni Faizi” açıklamalı 8.314,15 TL olmak üzere toplam 26.314,15 TL alacağını rücu hakkı kapsamında davalıdan talep edebileceği, davacının kendi vergi dairesinde düzeltme işlemini yaparak KDV’yi nakden/mahsuben ödediği anlaşılan 09/09/2022 tarihinden itibaren düzeltme konusu, rücu edebileceği 26.314,15-TL’ye 12/12/2022 takip tarihine kadar 3095 s.k 2/2 kapsamında taleple bağlı kalınarak 752,40-TL avans faizi talep edebileceği mahkememizce anlaşılmış, 07/01/2024 tarihli bilirkişi raporu gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla hükme esas alınmış ve açılan davanın taleple bağlı kalınarak tam kabulüne karar verilmiş(işlemiş faiz alacağı yönünden taleple bağlı kalınmış), alacak likit olup itiraz neticesinde davacı alacağına geç kavuşmakla icra inkar tazminatına da hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Açılan davanın KABULÜ ile,
-------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 26.314,15-TL asıl alacak ve 752,40-TL işlemiş faiz olmak üzere 27.066,59 TL üzerinden devamına,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,
Alacak likit olmakla asıl alacağın %20'si oranında hesap edilen 5.262,83-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
KARAR HARCI
2-Alınması gerekli 1.848,91 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 326,90 TL harçtan mahsubu ile eksik bakiye 1.522,01 TL nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
ARABULUCULUK ÜCRETİ
3-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
AVUKATLIK ÜCRETLERİ
4-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
DİĞER YARGILAMA GİDERLERİ
5-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 326,90 TL peşin harç olmak üzere toplam 506,8‬0 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından sarfedilen 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 120,00 TL posta ücreti olmak üzere toplamda 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesi gereği miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 09/05/2024