WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/691 Esas
KARAR NO: 2024/300
DAVA: Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 03/10/2023
KARAR TARİHİ: 25/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili -------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket tarafından alacağının tahsili amacıyla, davalı borçlu şirket aleyhine, ------- İcra Müdürlüğü'nün --------E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, dava konusu icra takibinde ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden 431,04 USD alacağın tahsili talep edildiğini, ancak borçlu şirket tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, borçlu şirketin 13.06.2022 tarihinde, cari hesap bakiye borcunun 2.459,12 USD olduğunu, davalı tarafından müvekkiline 13.06.2022 tarihinde 34.711 TL tutarında bir ödeme yapıldığını, fakat ödeme tarihindeki USD döviz kuru 17,1152 olduğundan bakiye borcun 2.028,08 USD tutarındaki kısmına mahsup edilerek geriye 431,04 USD borcu kaldığını, ancak davalının, borcun tamamını ödediğini iddia ederek bakiye borcu ödemediğini ve aleyhinde dava konusu icra takibinin başlatılmasına sebebiyet verdiğini, davalı borçlunun ödeme emrine , 'icra takibinin haksız olduğundan ... sebeplerle İtiraz ederiz" şeklinde itirazda bulunduğunu, ancak yapılacak yargılamada tarafların ticari defterleri ve belgeleri uzman bilirkişilerce incelendiğinde, müvekkilinin 13.06.2022 tarihi itibariyle 431,04 USD davalıdan cari hesap alacağının bulunduğunun tespit edileceğini, davalının haksız ve müvekkilini mağdur etmek kastıyla icra takibine itiraz etmiş olduğunun ortaya çıkacağını, taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığından eldeki davayı açmak zorunda kaldıklarını, cari hesap alacağının likit alacak niteliğinde olduğunu, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; davalının haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine borç tutarının %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirket nezdinde herhangi bir hak ve alacağı, müvekkili şirket'in de borcu bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, taraflar arasında ürün satışına yönelik ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki doğrultusunda satışı gerçekleşen ürünlere istinaden fatura düzenlenerek müvekkili şirkete iletildiğini, bu kapsamda davalının düzenlemiş olduğu faturalara yönelik müvekkili tarafından eksiksiz şekilde ödeme yapıldığını, ancak davacı şirketin 431,04- USD bakiye borç kaldığı iddiası ile haksız ve mesnetsiz olarak müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlattığını, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin -------- No’lu Tebliğ’de yapılan ve 19 Nisan 2022 tarihli -------- yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren değişiklikle, --------- yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri menkul satış sözleşmelerinde, sözleşme bedelinin döviz üzerinden ödenmesinin yasaklandığını, buna göre; ilgili tebliğ doğrultusunda 19.04.2022 tarihinden itibaren mal satış sözleşmelerindeki ödeme yükümlülüklerinin türk parası cinsinden yerine getirilmesi ve kabul edilmesinin zorunlu hale gelmiş olduğunu, ödemelerin döviz olarak gerçekleştirilmesinin mümkün bulunmadığını, dolayısıyla müvekkili tarafından kanuni düzenlemelere ve cari ekstreye de uygun olarak ödeme yapıldığını, 19.04.2022 tarihinde 129.999,00-TL , 13.06.2022 tarihinde 34.711,00-TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin, davacı şirkete faturalardan ve ticari ilişkiden kaynaklı başkaca bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin cari ekstresinde bakiye borç bulunmadığı ticari defterlerde yapılacak olan bilirkişi incelemesi neticesinde de açıkça görüleceğini, müvekkili ile davacı arasında tek seferlik alım satım ilişkisi kurulmadığını, uzunca bir süre devam eden ticari ilişkide taraflar arasında yazılı bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, taraf defterlerinde yapılacak incelemede de kur farkı faturası bulunmadığının görüleceğini, davacının kötü niyetli olarak mevcut kur farkı dalgalanmalarından yararlanmak istediğini ve aralarındaki ticari ilişkinin varlığına aykırı bir şekilde müvekkili şirketten kur farkı talebinde bulunduğunu, dosyada mübrez faturalardan da anlaşılacağı üzere; müvekkili şirketin satın almış olduğu malzemelerin yabancı bir para cinsindeki bedelinin, TL karşılığı üzerinden ödenmesi hususunda davacı ile karşılıklı olarak kararlaştırılmış ve müvekkili şirket de TL karşılığı olan miktarı ödediğini, davacı şirketin bu duruma bir itirazı bulunmaksızın ödemeleri kabul ettiğini, uzunca bir süre devam eden ticari ilişkide, faturaların düzenlendiği kurdan farklı olarak ödeme günündeki kur üzerinden ödemelerin yapılmasına dair ne bir sözleşme ne de taraflar arasında bu yönde bir yazışma ihtar v.s. bilgi ve belge bulunmadığını, aksine, taraflar arasındaki ilişki dikkate alındığında fatura bedellerinin vadesinde ve faturada bedeli üzerinden ödendiğinin sabit olduğunu, taraflar arasında bu yönde bir teamül oluştuğunun kabul edilmesi gerektiğini, icra takibine konu alacağın likit bir alacak olmadığından icra inkar tazminatı talebinin kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan takibin haksız olduğundan davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, tüm bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın öncelikle usulden reddini, asi halde esastan reddini, davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, İİK'nun 67/1 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, ------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı dosyası, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.-------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 431,04 USD Asıl Alacak, 55,52 USD işlemiş Faiz olmak üzere toplam 486,56 USD'nin tahsiline yönelik icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 19/06/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 20/06/2023 tarihinde icra takibine itiraz edildiği, davanın yasal 1 yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın davacının yapmış olduğu takibe davalının itirazı üzerine duran takibin devamı için açılış itirazın iptali davası olduğu, dosya incelendiğinde takibin 431,04-USD cari hesap alacağı ve 55,52-USD işlemiş faizi olmak üzere toplam 486,56-USD'nin tahsili için başlatıldığı, cari hesabı oluşturan faturalar incelendiğinde faturaların USD para birimi olarak düzenlendiğinin, faturalara konu mal ve hizmetlerin de USD para birimi olarak belirtildiğinin dosya kapsamında açık olduğu, tarafların üzerinde mutabık olup itiraz etmedikleri cari hesap incelendiğinde 13/06/2022 tarihi itibari ile davacının davalıdan 2.459,12-USD alacaklı olduğu, esasen bu hususun davalının da kabulünde olduğu, zira davalının 13/06/2022 tarihinde yapmış olduğu 34.711,00-TL ödemenin fiili ödeme tarihindeki kur baz alındığında 2.028,08-USD'ye tekabül edeceği ve davacının halen bakiye 431,04-USD alacağı bulunduğu mahkememizce anlaşılmış ve açılan davanın 431,04-USD asıl alacak üzerinden kabulüne karar verilmiş, alacak likit olmakla icra inkar tazminatına da hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Açılan davanın KABULÜ ile,
-------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 431,04 USD asıl alacak üzerinden devamına,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi gereğince faiz işletilmesine,
Alacak likit olmakla asıl alacağın %20'si oranında hesap edilen 1.692,26 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
KARAR HARCI
2-Alınması gerekli 809,42 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile eksik bakiye 539,57 TL nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
ARABULUCULUK ÜCRETİ
3-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
AVUKATLIK ÜCRETLERİ
4-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 14.043,28 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
DİĞER YARGILAMA GİDERLERİ
5-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç olmak üzere toplam 539,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından sarfedilen 45,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair , taraf vekillerinin yüzlerine karşı 6100 sayılı HMK 'nın 341/2 maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. 25/04/2024