WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/63 Esas
KARAR NO: 2024/298
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 25/01/2023
KARAR TARİHİ: 25/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili -------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin sigortalısı davadışı --------Ş’nin --------- satıcıdan satın almış olduğu toplam 4 kap otomotiv yedek parçası cinsi emtianın, düzenlediği -------- tahtında taşımasını üstelenen davalının, alıcısına 1 kap eksik teslim edildiğinin tespit ve ihbarı üzerine, aldırılan ekspertiz raporuna dayanarak sigortalısına 2.561,40Euro hasar tazminatı ödeyen müvekkilinin elde ettiği halefiyete dayanarak davalı taşıyandan rücu için talepte bulunduğu, talebin karşılanmaması üzerine davalı/borçlu taşıyıcı aleyhine alacağın rücu için -------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlunun itirazı ile takibin durduğunu, borçlunun takibe, asıl alacağa, faize ve ferilerine ilişkin haksız itirazlarının iptaline, takibin devamına, davalı borçluların %20den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının halefiyete dayanarak müvekkiline rücu edebilmesi için öncelikle sigortalıya ödemede bulunmuş olması gerektiğini, uyuşmazlığa ilişkin olarak ---------- Konvansiyonu Hükümlerinin uygulanmasının zorunlu olduğunu, yabancı dilde belge sunulmasına itiraz ettiklerini, davacının aktif, kendilerinin ise pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, sefer için düzenlenmiş bir sigorta poliçesi bulunmadığını, sigorta sözleşmesinden doğan prim alacağının ödenip ödemediğine dair bir delil sunulmadığını, CMR Konvansiyonu 30.maddesi uyarınca müvekkiline usulüne uygun ihbar yapılmadığını, varsayım ve yoruma dayalı tespit ile müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, hasarın ne şekilde oluştuğuna ilişkin aydınlatıcı, somut hiçbir tespit yapılmadığını, yükleme/tahliye sırasında hasarın meydana gelmesinde müvekkili şirketin herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, davacı şirketin tazminat talebinin fahiş olup Konvansiyona aykırı olduğunu, talebin zaman aşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddini, haksız takip başlatan davacı/alacaklının kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, İİK'nun 67/1 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, ------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı dosyası, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 2.561,40 Euro Asıl Alacak, 2,18 Euro işlemiş Faiz olmak üzere toplam 2.563,44 Euro'nun tahsiline yönelik icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 12/05/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 13/05/2022 tarihinde icra takibine itiraz edildiği, davanın yasal 1 yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Uyuşmazlık teknik bilgiyi gerektirmekle dosya taşıma alanında uzman bilirkişiye tevdii edilmiş, 14/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; TAŞIMACILIK AÇISINDAN DEĞERLENDİRME: Dava dosyasına sunulan tüm belge ve delillerin incelenmesi sonucunda davaya konu olayın davacının sigortalısının davadışı ---------- ülkesindeki satıcıdan peşin ödeme, ------- göre satıcının adresinde alıcı tarafından belirlenmiş taşıyıcıya, navlun, sigorta ve diğer ücretler alıcıya ait olmak üzere) teslim şekli ile satın almış olduğu, otomotiv yedek parça cinsi toplam 4 kap emtianın nakliyesini davalı ---------Ş’nin üstlendiği ve ----------- belgesi ile birlikte davacının sigortalısı alıcıya navlun faturası düzenlediğinin tespit edildiği, akdi ve fiili taşıyıcı olduğu sübuta eren davalı --------Ş’nin ----------- belgesi düzenlediği ve taşınacak olan emtiayı, sigortalı firmanın deposundan tam ve sağlam olarak yüklediği,------------ üzerinde taşıyanın aksi yönünde bir şerhinin mevcut olmadığı tespit edildiği, bu durumda, taşıyıcının emtiayı tam ve sağlam bir şekilde aldığına karine teşkil ettiğini, bu karinenin aksini ispat sadedinde davalı tarafından bir belge de sunulmadığı, dosyaya sunulu olan CMR belgesine göre davalı taşıyıcının 4 kap olarak imza karşılığı teslim aldığı emtiayı, alıcıya 1 kap eksik olarak teslimi üzerine, alıcının CMR belgesi üzerine şerh düştüğü görülmüştür. Malın kendi sorumluluğunda eksik olmadığını iddia eden davalının kendisinde bulunan aynı zamanda teslim alan imzasını da havi 3.nüsha olan taşıyıcı nüshasının temiz halini sunmadığından, sunulan CMR belgesi üzerindeki hasar şerhinin sadece alıcı değil aynı zamanda otokopili olmaları nedeniyle taşıyıcı nüshasında da olduğu, bu durumda, CMR Konvansiyonu 30’uncu madde gereği taşıyıcıya hasar ihbarının da yapılmış olduğu görüşüne ulaşıldığı, somut olayda davacının rücu talebini dayandırdığı tazminat ödemesine ilişkin hasar (zayi) uluslararası karayolu taşıma işi sonucunda ortaya çıktığından; alıcının, gönderenin ve/veya onlardan birinin sigortacısının (halefiyet hakkını elde etse dahi) taşıyıcıya rücu edebileceği tazminat alacağının olup olmadığı, varsa miktarının tayininde (CMR Konvansiyonu'nun 1. maddesi uyarınca bu sözleşme, “yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerin en az birisinin akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgâhı ve milletine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait” her mukaveleye uygulanması gerektiğinden; CMR md.4 hükmüne göre uluslararası taşıma işine ilişkin sevk belgesinin yokluğu, usule aykırı oluşu veya kaybolması dahi, CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olan taşıma mukavelesinin varlığı ve geçerliliğini de etkilemeyeceğinden) CMR Konvansiyonunun gözetilmesi gerekeceği, bu bağlamda CMR Konvansiyonu` uygulanması bakımından taşıyıcı, çalıştırdığı kişilerin ve taşımanın yapılması için hizmetlerinden yararlandığı diğer kimselerin görevleri sırasında hareket ve ihmallerinden (CMR md.3); keza taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtlardan, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut da çalışanlarının hata ve/veya ihmallerinden dolayı (CMR md.17/3) sanki bu hareket ve ihmalleri kendisi yapmış gibi sorumlu olduğu, ayrıca taşıyıcı (ister belli bir ücret karşılığında yükü kendi taşısın, ister navlununu ödemek suretiyle alt taşıyıcıya taşıtsın ); Konvansiyonda öngörülen sorumluluk sistemine göre, taşıdığı (ya da alt taşıyıcıya taşıttığı ) eşyayı varma yerinde “teslim aldığı haliyle” alıcısı emrine veya onun temsilcisine teslim borcunu üstlendiği gibi “yükün güzergâh üzerinde yaptığı aktarmalar dâhil olmak üzere” taşıma süresi içerisinde eşyayı gözetim sorumluluğunun da altındadır ve kural olarak yükleme yerinden varış mahalline kadar taşıdığı eşyaya gelecek zararlardan mesuldür (CMR md.17/1 ). Taşıyıcının sorumluluğu yönünden hal böyle olmakla birlikte “uluslararası taşıma sürecinde ortaya çıktığı sübuta eren kayıp ya da hasar” eğer ki istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut ta taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise (CMR md.17/2) ya da eğer kayıp veya hasar, hasara uğrayan malların yüke ve güzergâha uygun bir şekilde ambalajlanmaması ya da hatalı ambalajlanmış olması, “yükün gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler” tarafından alınması, yüklenmesi, yığılması veya boşaltılması yüzünden yahut da kırılma suretiyle kısmen veya tamamen zarar görebilecek malların özelliğinin doğal sonucu olan (paslanma, çürüme ve benzeri gibi) özel risklerden doğmuş ise, taşımacı zarardan sorumlu tutulamaz (CMR md.17/4,b-c-d). Bu sorumsuzluğu tespitte ölçü ise “deneyimli ve basiretli bir taşımacının göstermesi gerekli olan” özendir. Dava konusu olayda tartışılan yük komple parsiyel olarak taşınmakta olduğu, satıcının adresinden alınan 4 kap emtianın başka kişilere ait yüklerle konsolide edilerek, -------- --------- taşındığı tespit edilmiştir. Yukarıda da değinildiği gibi tam ve sağlam olarak teslim alınan 4 kap emtianın, taşıma sonrası alıcısına 1 kap eksik teslim edilmesi sonucu zararın (zayiin) meydana geldiği tespit olunduğu, ancak, zayi olan eşyanın nerede ve ne şekilde zayi olduğuna dair davalı taşıyıcı tarafından bir açıklama bulunmadığı, bu durumda, yerleşik yüksek yargı kararlarında da yer aldığı gibi ağır kusurun varlığına yol açacağı, “CMR Konvansiyonu’nun 29. maddesinde taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun hangi hallerde uygulanmayacağı gösterilmiş ̧ olup, buna göre taşıyıcının zarara hiçbir açıklama ve neden getirememiş olması, kendisinin karine olarak sorumluluğunu sınırlama hakkını kaybetmiş sayılmasına yol açacağı kabul edilmelidir”2 şeklideki emsal kararda da yer verildiği gibi, CMR Konvansiyonu 29’uncu maddesi hükmünce sorumluluğu sınırlama hakkını kaybeden davalı taşıyıcının, zayi olan eşyanın CMR Konvansiyonun 23’üncü maddenin 1.ve 2.paragrafına göre tespit edilecek olan eşyanın gerçek değerini tazmin etmesi gerekeceği, taşınan malın kısmen veya tamamen, nakliye sürecinde hasar gördüğünün kesinlik kazanması ve taşıyıcının da; kendisini sorumluluktan kurtarabilecek beyyinelerden istifade edemeyeceği ve nakliye sürecinde meydana gelen zarardan dolayı (veya zarara etkisi nispetinde müterafik kusuru dolayısıyla) alıcıya ya da göndericiye yahut da akdi veya kendisine taşıma işini devreden üst taşıyıcıya veya “onlardan birinin sigortacısına” karşı sorumlu tutulabileceği durumlarda (taşıyıcı CMR Md.29 hükmüne göre ağır kusurlu ve CMR Konvansiyonunda öngörülen şekilde, eğer ki yüke ve ambalajına çekince konmadan teslim alınan emtia alıcısı emrine “somut olayda olduğu gibi” teslim alındığı halde çekincesiz olarak teslim edilememiş ya da “teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikme için taşıyıcıya CMR Md.30 uyarınca gerekli ihbar yapılmış ve 32/1-a maddesine göre teslim tarihinden, itibaren 1 yıl içinde tazminat talep edilmiş ise) CMR Konvansiyonunun 23/1. maddesi; taşıyıcıyı yükün “kısmen veya tamamen kaybından” dolayı “eşyanın taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine” göre (tazminat taleplerinde; hasar tazminatının ödendiği tarihten itibaren veya 3095 SK. Md.4/a`ya göre değil; “CMR Md.27 uyarınca, taşıyıcıya keşide edilen yazılı bildirim tarihinden itibaren, (“döviz bazındaki” taleplerde %5 oranında maktu”) faiziyle birlikte tazminat ödemekle sorumlu tuttuğu, nakliye sürecinde vuku bulan hasar/zarar/kayıp için taşıyıcının hak sahibine ödeyeceği tazminatın tutarı ise (hasar yansıtma faturalarının toplamına veya oluşan zararı tazmin eden sigortacının talebine göre değil) CMR. md.25/2 - a ve b`ye göre, CMR md.23/1-2 ve 4`e göre belirlenen değerin hasar/kayıp nedeniyle azalmış kısmına göre belirlenir ve bunun için de önce eşyanın taşıyıcı tarafından teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız/noksansız değeri bulunur ve bu değere hasar/noksanlık için ödenen navlun ücreti, varsa gümrük vergileri ve taşıma ile ilgili diğer giderler ilave edilir; taşıyıcı, hak sahibine “bunlar dışında başka tazminat ödemez” (CMR Md.23/4-son). Dava konusu olayda, bir hasar değil, zayi durumu söz konusu olduğundan bir sovtaj durumu bulunmamakta olup, davalı vekilinin cevap dilekçesinde bu önde ileri sürdüğü savın anlamlı olmadığı, CMR Konvansiyonu 23’üncü madde 2.paragrafta her ne kadar “eşyanın değerinin tespiti, eşyanın taşıyıcı tarafından teslim alındığı yer ve zamandaki borsa fiyatına göre, böyle bir fiyatın bulunmadığı durumlarda piyasa fiyatına göre ve her iki fiyatın da mevcut olmadığı hallerde ise eşyanın herkes için geçerli olan objektif değerine göre yapılır.” Hükmü bulunsa da zayi olan emtianın otomotiv yedek parça aksamı ve satıcının kendi üretimi olduğu anlaşıldığından, emtia faturasında belirtilen değerin, zayi olan eşya değeri olarak kabul edilmesi gerekeceği görüşüne ulaşıldığı, yukarıda detaylı olarak incelendiği gibi, zayi olan emtia için davadışı satıcı tarafından, 14.04.2021 tarih, ---------- nolu, 2.561,40Euro bedelli fatura düzenlendiği, bu tutarın emtianın gerçek değeri olduğu, zayi olan bu emtiaya ait alıcı tarafından davalı taşıyıcıya navlun ücreti düzenlenmiş olmakla beraber alıcı aynı zamanda zayi olan kısma ait navlun bedelinin iadesini de talep edebilecek olmasına rağmen bu yönde bir talepte bulunmadığı anlaşıldığından, davalı taşıyıcının sadece zayi olan emtia bedeli 2.5621,40Euro’yu tazmin ile mükellef olacağı görüşüne ulaşıldığı, SİGORTA AÇISINDAN DEĞERLENDİRME: Dosya kapsamındaki evraklardan, davacı ---------- şirketi tarafından, ----------- şirketi adına keşide edildiği belirtilen, 01.01.2021-01.01.2022 tarihleri arasında geçerli -------- nolu Abonman Poliçe tahtında düzenlenen 26.04.2021 tanzim tarihli, ---------- nolu seferlik Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortalının, ------- ---------, 23.04.2021 yükleme tarihli, 4 kap, brüt 126,76kg ağırlığındaki, toplam 29.363,25Euro bedelli, Otomotiv yedek parça aksamı cinsi emtianın, ------------ plakalı araç ile taşınması sırasında meydana gelecek rizikolara karşı Emtia Nakliyat Sigortaları Genel Şartları mucibince sigortalandığı, poliçenin davalının savı aksine seferlik taşımaya özel düzenlendiği, dosyaya sunulu olan emtia faturası çerçevesinde eksik ve aşkın sigortanın söz konusu olmadığı, brüt 67,55TL prim tahakkuku ile birlikte geçerli bir poliçe olduğu tespit edildiği, Poliçenin incelenmesi sonucunda, davacının sigortalısı davadışı ------Ş’nin menfaat sahibi ve sigortalı sıfatına sahip olduğu, davacı tarafından düzenlenen poliçenin geçerli bir poliçe olduğu dosya kapsamında anlaşıldığı, davacı sigorta şirketi tarafından TTK’un 1472’nci maddesi gereği yasal, halefiyete dayanan rücuen tazminat talepli başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali için işbu dava ikame edildiği, davacı sigortacının, sigortalısına ödemeyi gerçekleştirdiğine dair bir kanıt sunabildiği takdirde bu ödeme ile dava dışı sigortalısının davalı taşıyıcıya karşı sahip olduğu haklara TTK 1472’nci madde uyarınca kanunen halef olabilmesi için sigorta tazminatının geçerli bir sigorta sözleşmesinden doğan borç olarak ödenmiş olması şarttır. 6012 sayılı TTK’nın 1472’nci maddesi gereğince “Sigortacı sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren kimse yerine geçer. Sigorta ettiren kimsenin vâkı zarardan dolayı üçüncü şahıslara karşı dâva hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder.” maddesine yer verildiği, davacı sigorta şirketinin halef sıfatını kazanabilmesi için bir sigorta sözleşmesinin (poliçe) mevcut olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ve dava dışı sigortalının talepte bulunabileceği zararın ortaya çıkmasından üçüncü bir kişinin varlığı /dava hakkının varlığı gerekli olduğu, dava dosyası incelendiğinde; İlk koşul bakımından yapılan değerlendirmede dosya içeriğinde dava konusu taşımaya ilişkin yer alan, davacı --------- şirketi tarafından, ---------- şirketi adına keşide edildiği belirtilen (ancak dosyaya sunulmayan), 01.01.2021-01.01.2022 tarihleri arasında geçerli --------- nolu Abonman Poliçe tahtında, 26.04.2021 tanzim tarihli, ---------- nolu seferlik Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortalının, --------- --------, 23.04.2021 yükleme tarihli, 4 kap, brüt 126,76kg ağırlığındaki, toplam 29.363,25Euro bedelli, Otomotiv yedek parça aksamı cinsi emtianın, ------- plakalı araç ile taşınması sırasında meydana gelecek rizikolara karşı Emtia Nakliyat Sigortaları Genel Şartları mucibince sigortalandığı, poliçenin davalının savı aksine seferlik taşımaya özel düzenlendiği, dosyaya sunulu olan emtia faturası çerçevesinde eksik ve aşkın sigortanın söz konusu olmadığı, brüt 67,55TL prim tahakkuku ile birlikte geçerli ve meydana gelen zayie sigorta teminatı sağlayan bir poliçe olduğu tespit edildiği, ikinci koşul bakımından; Sigortacının himaye ve teminat kapsamında yer alan riziko sebebiyle ödeme yapmış olma koşulu açısından dosya içeriğindeki belgeler arasında yer alan dekont incelendiğinde; davacı --------Ş’nin eksper raporuna dayanarak, -------- Bankası kanalı ile, 14.03.2022 tarihinde, aynı tarihte valör kazanacak şekilde dava dışı sigortalısı -------- şirketi hesabına, ‘-------’ açıklamasıyla 2.561,40Euro ödediği anlaşılmış olup, yasal halefiyetin ikinci şartının yerine getirildiği görüşüne varıldığı, Üçüncü koşul bakımından, söz konusu zayiin davalının sorumluluğundaki taşıma esnasında meydana geldiği tespit olunmuştur. Tüm bu belge ve tespitler nedeniyle emtianın CMR belgesi üzerindeki alıcısına eksik teslim edildiği, zayi olduğu sübuta erdiği, bir diğer ifadeyle, sigortalının talepte bulunabileceği zararın ortaya çıkmasından sigortalı dışında üçüncü bir kişi olarak davalının sorumluluğuna dair dosyada ispat niteliğinde bulgunun mevcut olduğu görüldüğü, bu durumda yasal halefiyetin 3.koşulu da sağlanmış olduğu, sonuç itibarı ile oluşan zararda davacı sigorta şirketinin ödemiş olduğu tazminatı, yukarıda hesaplanan 2.561,40Euro gerçek zarar tutarını, akdi ve fiili taşıyıcı konumunda olan, davalı ve takip borçlusu --------Ş’ne karşı halefiyet ilkesi gereğince rücu etme hakkı olacağı sonuç ve görüşüne ulaşıldığı, FAİZ TALEBİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRME: Yukarıda 1. Maddede değerlendirildiği üzere, CMR Konvansiyonu 27’nci maddesi; ‘1. Hak sahibi ödenecek tazminat için faiz isteyebilir. Yılda %5 üzerinden hesap edilecek bu faiz, ödeme isteğinin yazılı olarak, taşımacıya gönderildiği tarihten başlayacağı, böyle bir istekte bulunulmamış ise, tahakkuk dava açıldığı tarihten itibaren yapılacağı, 2. Tazminatın hesaplanmasında asıl olan unsurlar ödemenin istendiği ülke ve parası ile ifade edilmediği zaman, söz konusu tazminatın o ülke parasına çevrilmesi, ödemenin yapılacağı gün ve yerde uygulanan kura göre saptanır.’ Şeklinde olduğu, davacı Sigorta şirketi tarafından davalı taşıyıcı ---------Ş’ne, hasar sahibine ödenen 2.561,40Euro tazminat tutarının rücuen ödenmesine dair 15.03.2022 tarihli rücu ihtarnamesi gönderdiği, yazının tebliğinden itibaren 7 gün içinde ödenmesini talep ettiği görülmekle birlikte, söz konusu rücu talebinin davalı taşıyıcı tarafından tebellüğüne ait dosyada bir veri bulunmadığı, rücu talebinin tebellüğ edildiğine dair bir belge sunulmadığından, söz konusu ihtarnamenin CMR Konvansiyonu 27’nci madde kapsamında, tazminat borçlusunun temerrüdüne delil niteliği olamayacağı görüşüne ulaşıldığı, ancak Mahkemenin davacıya bu konuda bir tebellüğ belgesini sunması yönünde süre verip de davacının bu tür belgeyi sunması durumunda, tebellüğ tarihi açıklık kazanarak, bu tarihten 7 gün sonrasında davalının temerrüde düştüğü CMR Konvansiyonu 27’nci madde kapsamında kabul edilebilecektir. Bu durumda davacının takipteki işlemiş faiz talebinin yerinde olamayacağı görüşüne ulaşıldığı, hiç şüphesiz bu hususta nihai takdir ve her türlü hukuki değerlendirme münhasıran mahkemeye ait olduğu, davacı takipte Euro cinsinden asıl alacağına ---------Bankalar Birliğince belirlenen Euro cinsinde değişen faiz oranında faiz talep ettiği, oysa talep edilen tazminat alacağı yabancı para cinsinden olduğundan sayın mahkemenin davacı lehine hüküm kurması durumunda, davacı hesap edilen alacağına takip tarihinden itibaren CMR Konvansiyonu 27’nci madde 1. Paragraf gereği yıllık %5 oranında faiz talep edebileceği, takdiri mahkemeye ait olmak üzere, Davacının sigortalısının, üzerinde hak ve menfaat sahibi olduğu emtianın, -------- ---------- taşımasını üstlenen davalı akdi ve fiili taşıyıcı ------- şirketi tarafından, CMR belgesi tahtında yapılan taşıma sırasında, tam ve sağlam olarak sigortalıdan teslim alınan ürünlerin alıcısına eksik teslim edildiğinin CMR belgesi üzerine düşülen şerh ile sübuta erdiği, Davalı taşıyıcının zayie dair hiçbir açıklama getirememiş olması nedeniyle CMR Konvansiyonu 29’uncu madde hükmüne göre sorumluluğun sınırlanması hakkını kaybedeceği ve gerçek zarar tutarını tazminle sorumlu olacağı, Taşıma işinde meydana gelen hasarın (zayiin) CMR Konvansiyonu 23’üncü madde 1.ve 2.paragraf kapsamında 2.561,40Euro olarak kabul edilebileceği, Davacı sigorta şirketinin 6102 sayılı TTK 1472’nci maddesine göre şartlarının varlığının yerine geldiği sübuta eren halefiyet gereğince, zararın meydana gelmesinde tek başına sorumlu olduğu tespit edilen akdi ve fiili taşıyıcı davalı ---------Ş’den 2.561,40Euro tutarında gerçek zarar bedelini rücuen talep edebileceği, 5. Davacı sigorta şirketinin, rücuen talep edebileceği gerçek zarar tutarı olan 2.561,40Euro’ya CMR Konvansiyonu 27’nci maddesi gereğince takip tarihinden itibaren yıllık %5 oranında faiz talep edebileceği, Davacının -------------İcra Dairesi nezdinde----------- Esas sayılı dosya ile başlatmış olduğu takibin, (likit olmayan ve) yukarıda hesaplanan taşıyıcının sorumlu olabileceği gerçek zarar tutarı olan 2.561,40Euro kadar kısmı için yerinde olduğu, davacının hesap edilen kısım kadar vaki itirazın iptali ile takibin devamını talep edebileceği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: açılan davanın uluslararası kara yolu taşıması sebebiyle rücuen tazminat talepli itirazın iptali davası olduğu, davaya konu taşımanın davacının sigortalısının davadışı---------- ülkesindeki satıcıdan satın almış olduğu, otomotiv yedek parça cinsi toplam 4 kap emtianın nakliyesini davalı -----------Ş’nin üstlendiği ve CMR belgesi ile birlikte davacının sigortalısı alıcıya navlun faturası düzenlediğinin dosya kapsamında sabit olduğu, akdi ve fiili taşıyıcı olduğu dosya kapsamında sabit olan davalı ---------Ş’nin CMR belgesi düzenlediği ve taşınacak olan emtiayı, sigortalı firmanın deposundan tam ve sağlam olarak yüklediği, CMR üzerinde taşıyanın aksi yönünde bir şerhinin de mevcut olmadığı, dolayısıyla bu durumun taşıyıcının emtiayı tam ve sağlam bir şekilde aldığına karine teşkil ettiği, bu karinenin aksini ispat edecek şekilde davalı tarafından her hangi bir belge delil de sunulmadığı, dosyaya sunulu olan CMR belgesine göre davalı taşıyıcının 4 kap olarak imza karşılığı teslim aldığı emtiayı, alıcıya 1 kap eksik olarak teslimi üzerine, alıcının CMR belgesi üzerine şerh düştüğü, malın kendi sorumluluğunda eksilmediğini iddia eden davalının kendisinde bulunan aynı zamanda teslim alan imzasını da havi 3.nüsha olan taşıyıcı nüshasının temiz halini de sunmadığı, sunulan CMR belgesi üzerindeki hasar şerhinin sadece alıcı değil aynı zamanda otokopili olmaları nedeniyle taşıyıcı nüshasında da olduğu, bu durumda, CMR Konvansiyonu 30’uncu madde gereği taşıyıcıya hasar ihbarının da yapılmış olduğu, somut olayda yükün komple parsiyel olarak taşınmakta olduğu, satıcının adresinden alınan 4 kap emtianın başka kişilere ait yüklerle konsolide edilerek, --------- ----------- taşındığı, ne var ki tam ve sağlam olarak teslim alınan 4 kap emtianın, taşıma sonrası alıcısına 1 kap eksik teslim edilmesi sonucu zararın (zayiin) meydana geldiği, zayi olan eşyanın nerede ve ne şekilde zayi olduğuna dair davalı taşıyıcı tarafından bir açıklamada bulunmadığı, bu durumda taşıyanın ağır kusurunun varlığının tartışılacağı, dava konusu olayda, bir hasar değil, zayi durumu söz konusu olduğu, zayi olan emtianın otomotiv yedek parça aksamı ve satıcının kendi üretimi olduğu , emtia faturasında belirtilen değerin, zayi olan eşya değeri olarak kabul edilmesi gerekeceği, zayi olan emtia için davadışı satıcı tarafından, 14.04.2021 tarih, ---------nolu, 2.561,40Euro bedelli fatura düzenlendiği, bu tutarın emtianın gerçek değeri olduğu, zayi olan bu emtiaya ait alıcı tarafından davalı taşıyıcıya navlun ücreti düzenlenmiş olmakla beraber alıcı aynı zamanda zayi olan kısma ait navlun bedelinin iadesini de talep edebilecek olmasına rağmen bu yönde bir talepte bulunmadığı bu sebeple davalı taşıyıcının sadece zayi olan emtia bedeli 2.5621,40Euro’yu tazmin ile mükellef olacağı, davacı tarafından, dava dışı sigortalı olan --------- şirketi adına düzenlenen, 01.01.2021-01.01.2022 tarihleri arasında geçerli --------- nolu Abonman Poliçe tahtında düzenlenen 26.04.2021 tanzim tarihli, --------- nolu seferlik Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortalının, -------- -----------, 23.04.2021 yükleme tarihli, 4 kap, brüt 126,76kg ağırlığındaki, toplam 29.363,25Euro bedelli, Otomotiv yedek parça aksamı cinsi emtianın, -------- plakalı araç ile taşınması sırasında meydana gelecek rizikolara karşı Emtia Nakliyat Sigortaları Genel Şartları mucibince sigortalandığı, poliçenin seferlik taşımaya özel düzenlendiği, dosyaya sunulu olan emtia faturası çerçevesinde eksik ve aşkın sigortanın söz konusu olmadığı, davacının sigortalısı davadışı ----------Ş’nin menfaat sahibi ve sigortalı sıfatına sahip olduğu, davacı tarafından düzenlenen poliçenin geçerli bir poliçe olduğu dosya kapsamında anlaşıldığı, davacı sigorta şirketi tarafından TTK’un 1472’nci maddesi gereği yasal, halefiyete dayanan rücuen tazminat talepli başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali için işbu dava ikame edildiği, davacı sigortacının, sigortalısına ödemeyi gerçekleştirdiğine dair bir kanıt sunabildiği takdirde bu ödeme ile dava dışı sigortalısının davalı taşıyıcıya karşı sahip olduğu haklara TTK 1472’nci madde uyarınca kanunen halef olabilmesi için sigorta tazminatının geçerli bir sigorta sözleşmesinden doğan borç olarak ödenmiş olmasının gerektiği, ikinci olarak ise sigortacının teminat kapsamına aldığı riziko sebebiyle ödeme yapmış olması gerekeceği, dosya içeriğindeki belgeler arasında yer alan dekont incelendiğinde; davacı ----------Ş’nin eksper raporuna dayanarak, --------- Bankası kanalı ile, 14.03.2022 tarihinde, aynı tarihte valör kazanacak şekilde dava dışı sigortalısı ---------- şirketi hesabına, ‘---------’ açıklamasıyla 2.561,40Euro ödediği anlaşılmış olmakla, yasal halefiyetin ikinci şartının da gerçekleştiği, üçüncü ve son olarak ise dava konusu zayiin davalının sorumluluğundaki taşıma esnasında meydana geldiği tespit olunmakla, tüm bu tespitler çerçevesinde emtianın CMR belgesi üzerindeki alıcısına eksik teslim edildiği, zayi olduğunun dosya kapsamında sabit olduğu, yasal halefiyetin tüm koşullarının sağlanmış olduğu, neticeten oluşan zararda davacı sigorta şirketinin ödemiş olduğu tazminat tutarı olan 2.561,40Euro gerçek zarar tutarını, akdi ve fiili taşıyıcı konumunda olan, davalı ve takip borçlusu ---------Ş’ne karşı halefiyet ilkesi gereğince rücu etme hakkının bulunduğu, davacının davalıya hasar sahibine ödenen 2.561,40Euro tazminat tutarının rücuen ödenmesine dair 15.03.2022 tarihli rücu ihtarnamesi gönderdiği, yazının tebliğinden itibaren 7 gün içinde ödenmesini talep ettiği görülmekle birlikte, söz konusu rücu talebinin davalı taşıyıcı tarafından tebellüğüne ait dosyada bir veri bulunmadığı, rücu talebinin tebellüğ edildiğine dair bir belge sunulmadığından, söz konusu ihtarnamenin CMR Konvansiyonu 27’nci madde kapsamında, tazminat borçlusunun temerrüdüne delil niteliği olamayacağı, bu durumda davacının takipteki işlemiş faiz talebinin yerinde olamayacağı, talep edilen tazminat alacağı yabancı para cinsinden olmakla takip tarihinden itibaren CMR Konvansiyonu 27’nci madde 1. paragraf gereği yıllık %5 oranında faiz talep edilebileceği, ancak huzurdaki dava itirazın iptali davası olmakla takibe sıkı sıkıya bağlı olduğundan ve davacı vekilince takip talebinde yıllık %1 faiz talep edilmekle taleple bağlı kalınarak asıl alacağa yıllık %1 faiz talep edilebileceği mahkememizce kabul edilmiş, zararın meydana gelmesinde tek başına sorumlu olduğu tespit edilen akdi ve fiili taşıyıcı davalı ----------Ş’nin 2.561,40Euro tutarında gerçek zarar bedelinden halefiyet gereği sorumlu olacağı anlaşılmış, asıl alacak likit olmakla %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiş, 14/12/2023 tarihli bilirkişi raporu gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla hükme esas alınmış ve açılan davanın 2.561,40-Euro asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
-------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 2.561,40 Euro asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık talep gibi %1 faiz işletilmesine,
Alacak likit olmakla asıl alacağın %20'si oranında hesap edilen 8.155,49-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
KARAR HARCI
2-Alınması gerekli 3.583,36 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 694,65 TL harcın mahsubu ile eksik 2.888,71 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
AVUKATLIK ÜCRETLERİ
3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 44,64 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
DİĞER YARGILAMA GİDERLERİ
5-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 694,65 TL peşin harç olmak üzere toplam 874,55‬ TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından sarfedilen 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 72,00 TL posta ücreti olmak üzere toplamda 3.072,00 TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 3.069,39 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 2,61 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL'nin arabuluculuk ücretinin hazine tarafından ilgili arabulucuya ödendiğinden, bu ücretin 6831 Sayılı Kanun'a göre; arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre 1.558,67 TL'sinin davalıdan, 1,33‬TL'sinin davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,
8-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerini yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde --------- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 25/04/2024