T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/440 Esas
KARAR NO:2024/196
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 20/06/2023
KARAR TARİHİ: 21/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (rücuen tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından sigortalı bulunan --------- olduğu işyerinde 11.09.2020 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayında iplik emtialarının çalındığını, müvekkili şirketin eksper yolu ile yaptırdığı hasar tespiti ile sigorta tazminatını ödediğini, davalının koruma ve güvenliği sağlama yükümlülüğü gereği, gerekli/yeterli tedbirleri vs. almadığından, işbu hırsızlık olayının meydana geldiğini, müvekkilinin TTK. m.1472 gereğince sigortalısının haklarına halef olduğundan; davalıların kusur/kusursuz sorumluluğunu karşılayan alacak için rücu hakkı doğduğunu, ayrıca yapmış olduğu hasar ödemesiyle, sigortalısından dava, alacak talep haklarını temellük ettiğini, alacağın tahsili için davalı karşı taraf aleyhine------ sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça takibe itiraz edildiğini, 110.857,00 TL alacağın 15.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, davalı adına kayıtlı araç ve/veya gayrimenkullerin----- üzerinden tespit edilmesi ve üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için müvekkil şirketin ticari gücü gereği teminatsız ihtiyati tedbir-ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı şirket ile müvekkili şirket arasında imzalanan güvenlik sözleşmesinde bir kişi çalışacak şekilde ve sadece tesisin danışma - giriş kapısında bulunması suretiyle hizmet alacakları hususunda anlaştıklarını, yapılan keşifte müvekkili şirketten alınan hizmetin sadece şirketin ön bölümünü kapsadığını, toplamda 10 dönüm yer olduğunu, bu kadar büyük bir alanda kamera dahi olmadığını ve fiziki anlamda hiçbir güvenlik önleminin bulunmadığını, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, çalıştırılan güvenlik personelinin müvekkili şirketin bordrosunda olması nedeni ile rücuen sorumlu olduğu iddiası ile müvekkili şirkete yöneltilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin gerçekleşen hırsızlık olayında hiçbir kusurunun bulunmadığını, diğer bir itiraz konusunun hırsızlık neticesinde hırsızların yakalandığını ve bir bölüm malın geri alındığını, davanın hırsızlara yöneltilmesi gerektiğini, müvekkiline yöneltilmesinin yasaya aykırı olduğunu, davanın husumet anlamında reddini talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice
Dava, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı şirkete yapılan sigorta tazminatı ödemesinin davalı güvenlik şirketine rücu talebine ilişkin tazminat davasıdır.Tensip doğrultusunda, sigorta şirketinden hasar dosyası, ceza dosyası ve dava dışı şirketle davalı arasında imzalanan güvenlik sözleşmesi dosyamız arasına alınmıştır.Mahkememizce 07/11/2023 tarihli ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlık, dava dışı sigortalı ------- tarihinde meydana gelen hırsızlık nedeni ile davacı sigorta şirketi tarafından yapılan sigorta tazminatı ödemesinin davalı şirkete rücu şartlarının oluşup oluşmadığı davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarı hususlarında toplandığı anlaşılmış; aynı celsede tahkikata geçilerek, dosyanın keşfen inceleme marifeti ile davalı tarafın bildirdiği tanıkların beyanları da dikkate alınmak sureti ile davalı şirketin 11/09/2020 tarihinde meydana gelen hırsızlık nedeni ile hizmet kusurunun bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise bunun oransal karşılığı hususlarında rapor tanzim edilmesinin istenilmiştir.-------- marifetiyle yerinde keşif yapılmak ve usulüne uygun hazır edilen tanıklar dinlenilmek suretiyle temin edilen 8/1/2024 tarihli raporda özetle;
"... Kamu güvenliğini tamamlayıcı mahiyette olan özel güvenlik görevlilerinin; görev alanı içerisinde, öncelikli görevleri suçu önleme yani önleyici görev olduğu, bu görevin asıl amacı görev alanında bulunan kişilerin can ve mal güvenliklerinin sağlanmasıdır. Ancak özel güvenlik görevlilerinin görev alanlarında herhangi bir olay meydana gelmesi halinde ise olaya el koymak ve varsa olayın şüphelilerini ve suç delillerini muhafaza altına alarak derhal genel kolluğa teslim etme görevi de adli görevleri kapsamında bulunduğu,Ancak, davalı ------ dava dışı sigortalı ----- arasında imzalanan --- tarihli sözleşme kapsamında davalı güvenlik şirketi tarafından dava konusu hırsızlık olay tarihinde ------ ait fabrika ana giriş çıkış noktasında (çalışma çizelgesi ve koruma planına göre) toplam (3) özel güvenlik personeli ile 3'lü vardiya halinde 7/24 esasına göre her vardiyada (1) personelle koruma ve güvenlik hizmeti verildiği, fabrika alanında herhangi bir yaya veya motorize devriye görevlendirilmediği, genel olarak özel güvenlik şirketleri personel sayısını işverenlerin talebi doğrultusunda ve sözleşmedeki hükümler çerçevesinde çalıştırdıkları, yani çalıştırılacak özel güvenlik personel sayısı konusu ile ilgili inisiyatifin tamamen dava dışı sigortalı -------yönetiminde olduğu,Netice olarak; --------- tarihinde dava konusu hırsızlık olayının meydana geldiği depoların davalı güvenlik şirket personelinin görev yaptığı fabrika ana giriş noktasına yaklaşık 800 metre uzaklıkta ve bu personelin görüş alanında olmadığı gibi depoları gören herhangi bir kameranın da güvenlik noktasına bağlı bulunmadığı anlaşılmıştır.Davalı ------ tarafından dava dışı sigortalı şirkete ait fabrika alanının güvenlik risk analizini hazırlanark fabrika yönetimine sunması, bu doğrultuda hizmet vermesi ve devam etmesi koruma ve güvenlik açısından önem arz ettiği, ancak dosya kapsamında davalı şirketin böyle bir risk analiz raporunu dava dışı sigortalı şirkete sunduğuna dair herhangi bir belgenin bulunmadığı, ayrıca dava dışı sigortalı şirket ile yapmış olduğu sözleşmede çalıştırılacak (her vardiyada 1 personel) güvenlik personelinin görev tanımının tam olarak yapılmadığı, yani bir personelle bu büyüklükte bir alanın korunması ve güvenliğinin sağlanmasının, koruma ve güvenlik felsefesiyle bağdaşmadığı gibi sözleşmede personel görev tanımının da yapılmaması nedeniyle 11.09.2020 tarihinde ------ ait fabrika deposunda meydana gelen dava konusu hırsızlık olayında davalı güvenlik şirketinin az da olsa sorumluluğunun bulunduğu kanaati hasıl olmuştur.
A.2)- Dava dışı ------- Yönünden:Dava dışı sigortalı ------- çalışanları ve mallarının korunması ve güvenliklerinin sağlanması amacıyla 5188 Sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği kapsamında ----------- kişilik silahsız özel güvenlik izni verilmesi ve özel güvenlik şirketlerinden hizmet satın alınması talebinde bulunduğu; buna istinaden ------ tarafından ------------ verildiği, ayrıca ---- kararı ve ----- sayılı onayı ile ---------- özel güvenlik şirketlerinden hizmet satın almak suretiyle (8) kişilik silahsız özel güvenlik personel kadrosu izninin verildiği,Dava dışı sigortalının, 20.07.2020 tarihli sözleşme kapsamında davalı güvenlik şirketinden hizmet satın aldığı ve dava konusu hırsızlık olayının meydana geldiği tarihi de kapsayan dönemde --------ait fabrikada; davalı şirket tarafından sözleşmeye göre (4) personel, koruma planında ve çalışma cetvelinde 3 personel ile 3'lü vardiya halinde 7/24 esasına göre her vardiyada (1) personelle koruma ve güvenlik hizmeti verildiği, genel olarak özel güvenlik şirketlerinin personel sayısını işverenlerin talebi doğrultusunda ve sözleşmedeki hükümler çerçevesinde çalıştırdıkları, yani çalıştırılacak özel güvenlik personel sayısı konusu ile ilgili inisiyatifin tamamen dava dışı sigortalı ------ ait olduğu,14.08.2020 tarihinde davalı şirket tarafından --------anlaşıldığına göre her vardiyada çalışan ------olan fabrika giriş çıkışında görevlendirildiği, fabrika alanında (32) adet kameranın kurulu olduğu (depolar bölgesinde kamera yok), fabrikanın 3.000 metre çevre duvarı ile (ayrıca tel çit) çevrili olduğunun belirtildiği,Koruma ve güvenlik hizmetinin bir bütün olduğu bunlar; özel güvenlik personeli, fiziki (duvar, tel çit, jiletli tel vb.) güvenlik ile teknolojik güvenlik --------sistemlerden meydana geldiği, dolayısıyla bunların temini ve kurulması ile işlev halde tutulmasının öncelikle işverenlerin sorumluluğunda olduğu,Bütün bu hususlara bakıldığında; dava dışı sigortalı ----------- tarafından fabrika alanının korunması ve güvenliğinin sağlanması amacıyla verilen, özel güvenlik şirketlerinden hizmet satın almak suretiyle (8) kişilik silahsız ----------kadrosu izninine rağmen davalı --------sözleşmeye göre (4) kişilik özel (çalışma cetvelinde 3 personel) güvenlik hizmeti satın aldığı, her vardiyada çalıştırılan (1) personelin fabrika ana giriş kapısında görevlendirildiği, fabrika alanında herhangi bir devriye görevlisi görevlendirilmemesi, hırsızlık olayına konu depoların bulunduğu alanı izleyebilecek kamera sistemi kurulmamasından dolayı fabrika alanında oluşan güvenlik zafiyeti sonucu hırsızlık olayı meydana gelmesinde, mallarının korunması konusunda basiretli bir tacir gibi davranmadığından dolayı dava dışı sigortalı ---- kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
SONUÇ ve KANAAT:
Hukuki nitelendirme ve nihai takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere;
a)- Dava dışı ------- tarihinde dava dışı sigortalıya ait fabrika depolarında hırsızlık olayı meydana gelmesinde; dava dışı sigortalı şirketin asli (%80 oranında) kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
b)- Davalı -------- tarihinde dava dışı sigortalıya ait fabrika depolarında hırsızlık olayı meydana gelmesinde; davalı şirketin tali (% 20 oranında) kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır" belirlemelerine yer verilmiştir.
Ayrıca keşif esnasında dinlenen davacı tanıklarından ------- "Ben davalı güvenlik şirketinde genel koordinatör olarak çalışmaktayım. Hırsızlık olayının meydana geldiği günün sabahı sahada bulunan görevli operasyon müdürü beni arayarak hırsızlık olayından haberdar etti. Sonra sahaya geldik. Geldiğimizde jandarma da buradaydı. İpliğin alındığı depo kapısında bulunan asma kilit ve zincirin kırık vaziyette yerde olduğunu gördük. Diğer kabloların alındığı deponun küçük kapısının sanki levyeyle açılmış gibi aralık olduğunu gördük. Nöbet listesini biz dosyaya da sunmuştuk. Söz konusu hırsızlığın meydana geldiği depo koridorunda devriye olmadığını biliyorum. Güvenlik kamerası da yoktu. Ayrıca etrafında bulunan çit o zaman da vardı fakat üzerinde bulunan jiletli teller o zaman yoktu. Ayrıca devriye atılacak noktalar hususunda sözleşmede onlar bizden ne talep ettiyse o şekilde sözleşmeyi hazırlarız. Onların isteklerine göre de hizmeti veririz. Ayrıca daha öncesinden biz söz konusu şirkete raporlama yaptığımızda çitlerin basık, ezik olduğunu, kamera gerektiğini, aydınlatmaların yetersiz olduğu konusunda güvenlik zafiyetlerini bildirmiştik. Şifayen bildiriyorduk. Ama yazılı olarak da maillerimiz vardır diye tahmin ediyorum. Benim bildiklerim bunlardan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.Keşif zaptında, "İpliklerin çalındığı yer olarak gösterilen deponun kapı kısmında asma kilidinin bulunduğu, çaprazında bulunan kabloların çalındığı yer olarak belirtilen deponun 2 küçük ve 1 büyük olmak üzere 3 kapı girişinin önden olduğu, büyük kapının kilidinin içeride yer aldığı, söz konusu koridor boyunda en uçta güvenlik kulübesinin bulunduğu, keşif saatinde hali hazırda içeride güvenliğin yer almadığı, kapı girişindeki güvenliğin depo kısımlarında görünmediği, çevresinin tel çit ve üzerinde jiletli teller ile çevrili olduğu" gözlemlerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve özellikle denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içeriğine göre, dava dışı sigortalı işyerinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle bir kısım emtianın çalındığı, sigortalının yaptığı başvuru üzerine zararın davacının sigortacı olduğu "işyerim garantide sigorta poliçe" çerçevesinde --------------- ödeme nedeniyle tazmin edildiği, davacı sigorta şirketinin 6102 sayılı Yasanın 1472 nci maddesi gereği halef sigortalısının haklarına (yasal) halef olduğu, dolayısıyla sigortalısının güvenlik hizmeti aldığı davalı şirketin kusuru ile sınırlı olmak üzere kendisine rücu talebinde bulunabileceği, istinabe marifetiyle yapılan keşif ve temin edilen teknik rapor içeriğine göre, hırsızlığın gerçekleşmesinde, mallarının korunması konusunda basiretli bir tacir gibi davranmadığından dolayı dava dışı sigortalı -------- asli kusurlu olduğu; bir personelle bu büyüklükte bir alanın korunması ve güvenliğinin sağlanmasının, koruma ve güvenlik felsefesiyle bağdaşmadığı gibi sözleşmede personel görev tanımının da yapılmaması nedeniyle 11.09.2020 tarihinde meydana gelen dava konusu hırsızlık olayında davalı güvenlik şirketinin az da olsa sorumluluğunun bulunduğu, neticeten, dava dışı ----- tarihinde dava dışı sigortalıya ait fabrika depolarında hırsızlık olayı meydana gelmesinde; dava dışı sigortalı şirketin asli (%80 oranında), davalı--------- tarihinde dava dışı sigortalıya ait fabrika depolarında hırsızlık olayı meydana gelmesinde; davalı şirketin tali (% 20 oranında) kusurlu olduğu; bu kabul ve tespite göre ödenen tutarın %20 si olan 22171,40 TL nin rücu edilebileceği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.-Davanın kısmen kabulü ile, 22.171,40 TL alacağın ödeme tarihi olan 15/2/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; fazlaya dair istemin reddine,
2.-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 1.514,53.-TL'den dava açılırken yatırılan 1.893,17.-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 378,65.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.-Davacı tarafça dava açılırken yatırılan 1.514,53-TL peşin harç ve 179,90.-TL başvurma harcı ve 1.912,35.-TL keşif harcı olmak üzere olmak üzere toplam 3.606,78.-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4.-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan; talimat mahkemesinde 82,00.-TL posta gideri, 1.800,00 TL -------------- araç ücreti, 4.200,00.-TL bilirkişi ücreti, mahkememizce yapılan 144,25.-TL posta gideri olmak üzere toplam 6.226,25.-TL yargılama giderinin davada çıktığı haklılık oranına göre 1.245,25.-TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5.-Davalı tarafından sarfedilen 40,00.-TL posta giderinin davada çıktığı haklılık oranına göre 32,00.-TL sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
6.-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul olunan dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
7.-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red olunan dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8.-Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.120,00 TL'nin 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca, haklılık oranına göre 624,00.-TL sinin davalıdan bakiye 2.496,00-TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9.-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki hafta süre içerisinde ---------- Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 21/03/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!