WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/510 Esas
KARAR NO: 2024/230
DAVA: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/07/2023
KARAR TARİHİ: 18/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili --------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.

DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin --------- “---------”adlı işletmenin sahibi olduğunu, müvekkilinin ticari işletmesinin dekorasyon ve yenileme çalışmalarında kendisine yardımcı olmak amacıyla bir takım araştırmalar yaptığını ve --------- adındaki arkadaşının da önerisiyle --------- ---------- adlı kişiyle bağlantıya geçtiğini, taraflar arasında yapılan görüşme neticesinde davalının, müvekkilinin istediği eserlerin/mobilyaların örneklerini ---------- adlı mesajlaşma programı üzerinden 23.08.2021 tarihinde gönderdiğini ve mobilyaların söz konusu örnekler baz alınmak suretiyle yapılabileceğini belirttiğini, müvekkilinin davalının kendisine sunduğu ve aynı kalitede yapmayı taahhüt ettiği görsel ürünlerden oldukça etkilendiğini, 24.09.2021 tarihinde, davalı ile görüşmek için ---------- geldiğini, davalının Eylül 2021 tarihinden-18.11.2021 tarihine kadar müvekkilinden ön ödeme alabilmek amacıyla müvekkilini tabiri caiz ise "sıkıştırmış" olduğunu, müvekkilinin, 18.11.2021 tarihinde davalıya 25.000 Euro ödediğini, müvekkilinin yaptığı ödeme sonrasında aradan geçen 1 ay sonra müvekkilinin, arkadaşı --------- ile beraber davalının atölyesine yapılan çalışmaları kontrol etmek amacıyla gitmişse de hem üretilecek mobilyaların hem bütün parçalarının birleştirilmemiş olması hem de bazı mobilyaların üretimlerinin hazır olmaması sebebiyle büyük hayal kırıklığına uğradığını, bunun üzerine davalının müvekkiline sözleşme kapsamındaki mobilyaların en kısa sürede hazır olacağını söylediğini, bu projede baş görevli olan ---------- ile kendisini tanıştırdığını, davalının söz konusu kişiyi müvekkiline, kendi çalışanı olarak tanıttığını, buna ek olarak davalının, müvekkilinden eserlerin imalatı süreci kapsamında öncelikle 10.000 Euro ve sonrasında da 5.000 Euro daha istediğini, müvekkilinin de iyiniyetli bir şekilde 07.12.2021 tarihinde tutanak karşılığı elden 5.000 Euro ve 21.12.2021 tarihinde davalıya 5.000 Euro gönderdiğini, dolayısıyla müvekkilinin söz konusu tarihe kadar davalıya toplamda 40.000 Euro ödeme yaptığını, müvekkilinin --------- dönüşü sonrası --------- ile yaptığı görüşme neticesinde ---------, telefonda bu kez kendisini şirketin gerçek sahibi olduğunu ve davalının sadece aracı olduğunu ifade ettiğini, bunun üzerine de müvekkilinin, davalı ile tekrar yaptığı telefon görüşmesinde de ..., kendisinin şirketin %100 sahibi olduğunu bir kez daha vurguladığını, müvekkilinin davalı ile yaptığı telefon görüşmelerinde mobilyaların mevcut durumunu anlattığını ve endişelerini dile getirmişse de davalının, sipariş edilen eserlerinin istenildiği nitelikte ve vadede kendisine teslim edileceği yönünde garanti verdiğini, taraflar arasında karşıklı mutabakat çerçevesinde 14.06.2022 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkilinin istediği siparişlerin bizzat davalı ve davalının çalışanları tarafından konteynere yüklendiğini, müvekkiline, davalının kendisinin yüklediği içerisinde müvekkiline teslim edilecek eserlerin bulunduğu ilk konteynerin ulaştığını, müvekkilinin konteyneri görür görmez konteynerde bir tuhaflık olduğunu anladığını, buna göre davalı tarafından --------- yüklenen konteynerin, sarı renkte iken, müvekkiline eşyaların, "mavi" renkte ve farklı bir konteynerde geldiğini, müvekkilinin konteyneri açtığında eşyaların yarısından fazlasının kırık olduğunu gördüğünü, ancak davalının bu sorunun kendisini ilgilendirmediğini, taşıyıcı kişi ile görüşmesi gerektiğini belirttiğini, bunun üzerin müvekkilinin, davalıya 27.05.2022 tarihli davalının, -------- Müdürlüğü'ne hitaben yazdığı dilekçe örneğini gönderdiğini, davalının, içerisinde müvekkilinin de bulunduğu eşyaların farklı konteynere taşınması hususunu kendisinin talep ettiğini, 26.10.2022 tarihinde konteyneri limandan çekebildiğini ve 27.10.2022 tarihinde konteyner ve içerisindeki eşyalarını --------- teslim alabildiğini, müvekkilinin konteyneri açtığı zaman tıpkı ilk sevkıyatta olduğu gibi eşyaların kırılmış olduğunu gördüğünü, tutanak tuttuğunu ve davalıya durumu bildirdiğini, ancak davalının müvekkilinin uzlaşmacı ve çözüm arayıcı çabalarını karşılıksız bıraktığını, tüm bu nedenlerle taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında davalının "ayıplı" nitelikte teslim ettiği eserler/mobilyalar kapsamında yargılama kapsamında alınacak bilirkişi raporlarıyla birlikte miktarı tam olarak belirlenmek kaydıyla şimdilik 1.000 TL temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranıyla birlikte müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin taşıma şirketi olmadığını, eşyaların taşınmasını üstlenmemesi nedeniyle taşıma sırasında meydana geldiği davacı tarafça inkar edilen hasarlardan müvekkilinin sorumluluğunun doğmasının hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkiline karşı herhangi bir husumet yöneltilemeyeceğini, bu nedenle davanın reddini talep ettiklerini, davacı ile davalı arasında ticari bir ilişki bulunduğunu, 14/06/2022 tarihli sözleşmede görüleceği üzere tüm malların 17/05/2022 tarihinde teslim alındığını, buna göre de TTK 23 maddesinde belirtilen sürelerde müvekkiline hiçbir ihbarda bulunulmadığını, davacı ile davalı arasındaki alım-satım sözleşmesinin ''--------'' şartına bağlandığını, Uluslararası ticarette, malların tesliminin nerede yapılacağı, teslim masraflarının kimin tarafından karşılanacağı, sigorta taşıma gibi hususlar alıcı ve satıcı için çok ödemli olduğunu, buna yönelik olarak da --------- tarafından yayınlanan ---------de yer alan kuralların, tarafların sözleşmesinde atıf yapmasıyla, sözleşme maddesi haline geldiğini, davacı tarafın dilekçesinde de belirttiği üzere 14/06/2022 tarihli sözleşme iki tarafça akdedildiğini ve sözleşmenin ikinci paragrafında sözleşmede --------- kuralının geçerli olacağının düzenlendiğini, -------- satıcının işyerinde teslim anlamına geldiğini, diğer bir deyişle Satıcının, malları kendi işyerinde veya fabrikasında Alıcıya teslim ettiğiği ve artık tüm sorumluluktan kurtulduğunu, satıcının devam eden tek sorumluluğunun, alıcının gümrük evraklarını, sigorta evraklarını hazır edebilmesi için alıcıya gerekli bilgileri vermesi olduğunu, müvekkilinin bu hususta tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini ve malların bu sayede ülkeden ihraç edilebildiğini, ayrıca 14/06/2022 tarihli sözleşmede açıkça görüleceği üzere; malların konteynere yüklendiği bunun da Alıcı’nın yetkilendirdiği bir kişi tarafından kontrol edildiğinin düzenlendiğini, ayrıca sözleşmede tekrar altı çizildiği gibi malların taşınmasının sorumluluğunun alıcıya yani davacıya ait olduğu, işbu nedenle huzurdaki davanın haksız surette açıldığı da sabit olduğundan, reddi gerektiğini, davacı tarafın, konteynerler ile kendisine gönderilen malların kırık olduğunu konteyneri açar açmaz fark ettiklerini ifade ettiğini, bu durumda, mallardaki hasarın ilk bakışta görülebilen hasarlardan olduğunu, malların müvekkilinin işyerinde teslimi sırasında görülmemesinin mümkün olmadığının ortaya çıktığını, yani ilk görüşte görülebilen hasar olduğunun ikrar edildiğini, davacının bu açıklaması ile hasarın taşıma esnasında meydana geldiğini de açıkça kabul ettiğini, davacının kendisinin sorumluluğunda olan taşımada meydana gelen hasardan müvekkilini sorumlu tutmaya çalışmasının kabul edilemeyeceğini, davacının ikinci konteyneri açtığı zaman yine hemen eşyalardaki kırığı fark ettiğini belirttiğini, hasarın gerçekten var olması halinde, yine açıkça görülebilir bir hasar olduğuna göre, söz konusu hasarın müvekkilinin işyerinde teslimi sırasında var olmadığının açık olduğunu, ayrıca kırılmış bir mobilyanın, üretim hatası olmadığını, sonradan bir nedene dayalı olarak yani taşıma sırasında hasar aldığının açık olduğunu, diğer yandan mobilyalarda hiçbir üretim hatası olmadığının da davacı tarafça da kabul edildiğini, davacı toplamda 63.000.- Euro tutarında bir mal aldığını, 63.000 euro gibi değerdeki malların kırık gelmesi halinde emtia sigortacısına bildirim yapılıp yapılmadığını, zira böyle durumlarda basiretli bir tacirin sigortasını arayarak hasarın tespitini yaptırması gerekeceğini, sigortası olmaması durumunda da mahkeme aracılığı veya özel bir kuruluşa tespit yaptırmamış olmasının da hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığını, iddia edilen hasarın var olduğuna dair tek delil, davacının kendi kendine düzenlediği bir tutanağa dayandığını, ispat hukuku açısından da, hayatın olağan akışı açısından da kabul edilebilir olmadığını, --------- şartı ile satın alınan ve taşıması da Alıcı (davacı) tarafından üstlenilen malların kırık olması halinde, ilk yapılacak şeyin taşımayı yapan firmaya yönelmek olduğunu, davacının, malların taşınması için bir taşıma firması ile taşıma sözleşmesi yaptığını, bu sözleşme uyarınca malların salimen Alıcıya teslimi gerektiğini, mallarda hasar olması halinde, karine gereğince hasarın taşıyana ait olduğu hukukun temel ilkelerinden olduğunu, eğer iddia edildiği gibi hasar mevcutsa, taşımacıya yöneltilmesi gereken davanın neden taraflarına yöneltildiğinin izaha muhtaç olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, davacının iş sahibi olarak davalıya yüklenici olarak ürettirdiği eserlerin davacı/iş sahibine ayıplı olarak teslim edildiğinden bahisle açılan tazminat taleplidir.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında davacının -------- ülkesinde işlettiği cafe için masa/sandalye vb. davalı tarafından --------- üretilmesi ve davacıya teslimi hususunda anlaşma olduğunun dosya kapsamında anlaşıldığı, taraflar arasında esasen yazılı bir sözleşme bulunmadığı, dosya incelendiğinde davalının davaya konu ürünleri davalıya deniz yolu ile sevk etti, bu hususta dosya içerisinde bulunan varış ihbarnamesinde davaya konu emtianın bulunduğu konteynerın ------- limanından --------- bandıralı ---------- isimli gemi ile ---------- limanına sevk edildiği ve buradan da davacının --------- adresine sevk edildiği, HMK’nun 115/1.maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılacağı, yine HMK.'nun 114/c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlendiği, TTK.'nın 5/2 maddesi uyarınca, bir yerde birden fazla asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebileceği, nitekim ------- Asliye Ticaret Mahkemeleri HSK tarafında deniz ticaretine ve deniz sigortasına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirildiği ve bu mahkemelerin yargı çerçevesinin --------- ili olarak belirlendiği, bu düzenlemenin de bir görev düzenlemesi olduğu, somut olayda her ne kadar davacı vekilince dava eser sözleşmesine dayalı tazminat davası olarak açılmış ise de bir davada vakıaları belirtmek ve açıklamanın davanın taraflarına, hukuki nitelemenin ise hakime ait olduğu, bu doğrultuda dosya kapsamında mevcut belgelerden davacının netice-i talebine konu uyuşmazlığın davaya konu emtianın deniz yolu sevk edildiği, davacının iddiası kifayetsiz ambalaj olmakla emtianın deniz yolu ile konteynerda taşınırken ambalajının kifayetli olup olmadığının tartışılmasının da gerekeceği ve bu hususun da taşıma deniz taşıması olmakla özel görevli denizcilik ihtisas mahkemesinin görev alanında kalacağı açık olmakla uyuşmazlığın deniz taşımacılığından kaynaklandığının sabit olduğu, uyuşmazlığın çözümünde TTK’nun 5.kitap kısmında yer alan deniz taşımasına ilişkin hükümler uygulanacağından Denizcilik Alanında İhtisas Mahkemelerinin görevli olduğu, görevin ---------Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu anlaşılmakla HMK.'nun 114/c ve HMK.nun 20.maddeleri uyarınca mahkememizin görevsiz olduğuna dair karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi ile Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK.20 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli ---------- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) gönderilmesine,
3-HMK 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
4-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde -------- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 18/04/2024