T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/356 Esas
KARAR NO: 2024/88
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 18/05/2023
KARAR TARİHİ: 08/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (haksız eylemden kaynaklanan zarar nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin --------- nolu --------- Sigortası ile sigortalı--------Ş.nin dava konusu olayı da kapsayacak şekilde nakliye rizikolarına karşı sigorta güvencesi sağladığını; davadışı-------- şirketi tarafından toplam 5.767 kg hammadde emtiasının, dava dışı -------- şirketine 09.09.2021 tarihli fatura kapsamında 174.045,96.-TL 49.618,00.-TL KDV karşılığı satışını yaptığını; Emtianın 09.09.2021 tarihinde sürücü -------- sevk ve idaresindeki --------- plaka sayılı araca satıcı şirketin --------- tesislerinden yüklenerek alıcı firmanın -------- tesisine, sigortalı alt nakliyeci firma sorumluluğunda sevk edildiğini, Aynı gün, taşıma sürecinde, -------- --------- Kavşağı --------- nakliye aracının seyir halinde bulunduğu sırada dorse içinde bulunan emtia yüklü paletlerin devrilmesi sonucu, dava konusu hasarın meydana geldiğini; ” Hasarın fiili taşıyıcı --------ŞTİ.nin taşıması sırasında meydana geldiğini ve fiili taşıyıcı olarak dava konusu hasardan sorumlu olduğunu; Yapılan ekspertiz çalışması sonucu hasar miktarının 4.359,35 Euro olarak belirlendiğini; müvekkili şirket tarafından söz konusu bedelin sigortalısına tazminat olarak ödendiğini; ileri sürerek davanın kabulünü,--------- İcra Müd. --------- E sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacak üzerinden faiz işletilmesine, kötüniyetli itirazından dolayı davalı şirket aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte davalı şirkette yüklenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; Hasara ilişkin araştırma yapıldığını ancak hasar gördüğü belirtilen emtianın nerede olduğun dahi belirtilmediğini, malı teslim alan kişinin aynı zamanda hasar bedelini tahsil etmesinin sebepsiz zenginleşme oluşturacağını; hasarlı emtianın ilgilisine teslim edildiği ve imha edilmediğinin bildirildiğini ancak sonrasında ise ilgilisine hasarın müvekkili şirketin sorumluluğunda oluşmadığını, teslimden sonra sorumluluğunun alıcıya geçmiş olmasından dolayı müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını; ileri sürerek reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice:Dava, İİK'nun 67/1 maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır. Özetle, -------- ile---------- satım sözleşmesine konu malların, ----------- firmasının akdi taşıyıcı, davalı -------- şirketi firması ise fiili taşıyıcı olduğu taşıma esnasında kısmen zarar görmesi nedeniyle sigorta şirketi tarafından sigortalı akdi taşıyıcıya yapılan ödeme fiili taşıyıcı olan davalıdan talep ediliyorBorçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir . Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir .--------- İcra Dairesi --------- esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, 4.359,35 Euro toplam alacağın takip tarihinden itibaren bankaların euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi masraf ve vekalet ücreti ile tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 08/06/2022 tarihinde tebliğ edildiği, 09/06/2022 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.Mahkememizce 3/10/2023 tarihli ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık, dava dışı --------- ile yine dava dışı --------- aralarındaki satım sözleşmesine konu malların dava dışı (akdi taşıyıcı) --------- tarafından davalı (fiili taşıyıcı) şirketin taşıması esnasında kısmen zarar görmesi nedeni ile davacı sigorta şirketi tarafından akdi taşıyıcıya yapılan ödemenin davalı fiili taşıyıcıya rücu şartlarının oluşup oluşmadığı, inkar tazminatı şartlarının bulunup bulunmadığı şeklinde belirlenmiş, aynı celsede tahkikat aşamasına geçilerek dosya, arayolu taşıma/lojistik alanında uzman bir ve nakliyat sigortaları alanında uzman bir bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilerek tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek kaydıyla, davacının rücu şartlarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise dava tarihi itibariyle miktarı ve uyuşmazlık konularına dair rapor tanzim edilmesi istenilmiştir.2/1/2024 tarihli dilekçeye ekli teknik raporda,"... Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; -------- taşıma sürecinde hasar gören emtiadan dolayı dava dışı sigortalı taşıyıcı firmanın sorumlu olduğu zararı tazminat eden davacı sigorta şirketinin, ödediği tazminatı davalı fili taşıyıcı şirketten talep edip edemeyeceği veya ne miktarını talep edebileceği ile taşıma sözleşmesinin ifasında davalıya atfı mümkün kusur olup olmadığı hususlarında ortaya çıktığının anlaşıldığı;Davacı sigorta şirketinin; poliçe ile güvence altına alınan nakliye riskinden doğan sigortalısı taşıyıcı --------- sorumlu olduğu hasarı, yürürlükte ve geçerli bir poliçe kapsamında 4.359,35 EURO ödeyerek tazmin ettiği ve TTK m.1472 gereği halef olarak ve aynı zamanda TBK m.183 gereği sigortalısının üçüncü kişiler üzerindeki haklarını devir ve temlik alarak işbu davayı açmaya hak kazandığının değerlendirildiği;Dava konusu hasarın davalı -------- şirketin fiili taşıması sırasında gerçekleştiğinin şoför beyanı ve araç şoförünün imzası bulunan tutanakla tespit edilmesi nedeniyle, işbu davanın muhatabı olabileceğinin değerlendirildiği;Hasarın taşıma süreci içinde gerçekleşmesi ve TTK m.880 gereğince taşıma süreci içinde gerçekleşen hasardan dolayı sorumluluktan kurtulma sebeplerinin somut olayda gerçekleştiğini ispat edemeyen taşıyıcı/davalı --------ŞTİ.nin, dava konusu hasardan sorumlu olduğunun değerlendirildiği;Eksper raporunda hasara konu emtianın fatura birim fiyatlarına uygun olarak belirlenen hasar miktarı 4.359,35 Euronun TTK hükümlerine ve gerçek zarar ilkesine uygun olduğu, ayrıca söz konusu hasar bedelinin, somut olayda 16.285,27 Euro olarak tespit edilen sorumluluk sınırının altında olmasından dolayı davalı taşıyıcının tamamından sorumlu olduğunun değerlendirildiği;Davacı yan vekilinin Euro üzerinden tazminat ödemesi ve talepte bulunmasına göre takip tarihi ile fiili ödeme tarihi arasında 3095 sayılı Kanunun 4-a maddesi uyarınca lehine hüküm kurulan rücu alacağı üzerinden faiz işletilmesi talebinin yerinde olduğunun değerlendirildiği" belirlemelerine yer verilmiştir."... Alt taşıyıcı, akdi taşıyıcı tarafından taşıma işinin kısmen veya tamamen kendisine bırakıldığı kişidir. Alt taşıyıcıya bırakılan işin bir kısmı veya tamamı için bir başka alt taşıyıcı görevlendirilmesi de mümkündür. Alt taşıyıcı sıfatının kazanılması için alt taşıma sözleşmesi ile üstlenilmiş taşıma kısmına ilişkin taahhüt yeterli olacaktır. Ancak alt taşıyıcı, asıl taşıma sözleşmesine taraf değildir. Dolayısıyla gönderen, sözleşmeden doğan haklarını doğrudan alt taşıyıcıya yöneltemeyecektir. Fiili taşıyıcı ise taşımanın kendisine bırakılan kısmını, sadece taahhüt ederek üstlenmiş olan değil aynı zamanda fiilen gerçekleştiren kişidir. Bu sıfatı kazanabilmesi ve bu sıfatla sorumluluğuna gidilebilmesi için, doğan zararın kendisinin hakimiyetinde iken ortaya çıkmış olması gerekmektedir. Böyle bir durumda gönderen, alt taşıyıcıdan farklı olarak fiili taşıyıcıya, doğrudan başvurarak sözleşmeden doğan haklarını kullanabilecektir" .Tüm dosya kapsamı, hasar dosyası, ödeme kayıtları ve denetime ve hüküm tesisine elverişli olduğu kabul edilen teknik rapor içeriği birlikte değerlendirildiğinde; taşıma konu emtianın bir kısmının araç şoförü --------- beyan yazısında hasar mahalli belirtildikten sonra özetle; söz konusu bağlantı kavşağında yolun daralması neticesinde hızla önüne çıkan otomobil nedeniyle aniden direksiyonu kırması sonucu yükün dorse içinde kaydığını ve devrildiği, buna göre hasarın taşıma esnasında gerçekleştiği, --------- şirketi kaşe ve imzası ile hazırlanan yazıda taşıma, hasar ve poliçe bilgileri özetlendikten sonra özetle; söz konusu hasar nedeniyle 4.359,35 Euro hasar bedeli için ---------- Sigorta ile mutabakata varıldığı, hasar bedelini tahsil edildiği ve bu nedenle davacı sigorta şirketinin 6102 sayılı Yasanın 1472 nci maddesi gereği halef olduğu; hasarın taşıma süreci içinde gerçekleşmesi ve TTK m.880 gereğince taşıma süreci içinde gerçekleşen hasardan dolayı sorumluluktan kurtulma sebeplerinin taşıyıcı/davalı ----------Şti tarafından ispat edilemediği, hasar bedeli olarak davacı sigorta şirketi tarafından ödenen tutarın piyasa rayiçlerine uygun olduğu; bu tespitlere göre yapılan takibe itirazın haklı olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş, alacağın likit olduğu anlaşılmakla davalı aleyhine inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.-Davanın KABULÜ ile, davalının -------- İcra Müdürlüğü’nün--------- sayılı takibine yaptıkları itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,
b.)Alacağın mahiyeti itibariyle likit olduğu değerlendirilmekle asıl alacağın takip tarihindeki Türk Lirası üzerinden hesaplanacak %20 inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine
2.-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 6.387,53.-TL'nin, davacı tarafça dava açılırken yatırılan 1.596,88.-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 4.790,65.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.-Davacı tarafından yatırılan toplam 1.212,13.-TL peşin harç, 179,90.-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.392,03.-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.-Davacı tarafından yapılan 4.600,00.-TL bilirkişi ücreti ve 175,00.-TL posta gideri olmak üzere toplam 4.775,00.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5.-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6.-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7.-Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.120,00 TL'nin 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca, davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8.-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair, Davacı Vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içerisinde------- BAM nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 08/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!