T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/346 Esas
KARAR NO: 2024/520
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 12/05/2023
KARAR TARİHİ: 27/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (taşıma sözleşmesi kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili -----------Ş. nin davadışı sigortalısı---------- Şti.nin ----------- ülkesindeki satıcı ----------- adlı firmadan, 27.432,00USD bedelle, toplam üç (3) kutu (900 adet - 77,11 kg)---------- cinsi emtiayı satın aldığını, emtianın -------- ----------- taşınmasının navlun faturası düzenleyen davalı tarafından üstlenildiğini, 3 kutu emtianın davalı sorumluluğu altında davadışı --------- adlı dahili taşıyıcı tarafından satıcının tesislerinden teslim alınıp, davalı ana nakliyeci firmanın deposunda nakledildiğini, 28.08.2021 tarihinde olan dava dışı ---------- firmasına getirildiğini, 1 kutu emtianın teslim edilmemesi üzerine, ----------- adlı alt nakliyeci firma yetkilisi tarafindan, dahili (iç) taşımadan sorumlu --------bildirimde bulunulduğu, inceleme başlatıldığına dair belge hazırlandığını, ana nakliyeci firma tarafindan, eksik olan | kutu ürünün ---------- tarafından taşıma sürecinde olduğuna dair kargo takip ekranı görüntüsü alındığını, satışa konu emtianın iki (2) kutusu (51,71 kg), ana nakliyeci firma deposunda bulunan, sigortalı firmaya ait 09/02/2021 tarih ve --------- nolu ekli fatura içeriği dört (4) kutu (73,94 kg) emtia ile birleştirilerek, toplam bir (1) palet (6 kutu - 125,65 ke) halinde, 0909/2021 tarihinde ---------- uçuş numaralı uçağa -------- --------- Havalimanı'ndan yüklenip, ana nakliyeci firma sorumluluğunda,-------- sevk edildiğini, gümrük işlemlerinin tamamlanmasından sonra, sevkiyata konu emtianın, 16/09/2021 tarihinde sigortalı deposuna getirildiğinde yapılan kontrollerde, toplam 425 adet ürünün eksik olduğunun ekspertiz raporu ile tespit edilerek, sigortalı tarafindan davalıya ihtar çekilerek hasara ilişkin rücu ihtarında bulunulduğunu, Sigortalının zararını karşılayan müvekkilinin, TTK m. 1472 uyarınca sigortalısının "kanuni halef", aldığı temlik ve ibra belgesiyle TBK m. 183 uyarınca "akdi halef” sıfatını ile davalıdan ödenen tazminatın rücuen talebi amacıyla başlatılan takibin davalının vak itirazı ile durduğunu beyan ederek,--------- İcra Müdürlüğünün -----------Esas sayılı dosyasına davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, Haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava ya konu emtianm davadışı üçüncü kişinin sorumluluğunda iken - --------- - henüz müvekkil şirkete ulaşmadan, --------- kaybolduğunu, bu hususun taraflar ve davadışı üçüncü kişi olan--------- bildiğini,---------- bu durumu kabule ederek, Uluslararası sözleşmeler dahilindeki sorumluluğu gereğince ödemeyi de yaptığını,davacı sigorta şirketinin buna rağmen davayı olayda sorumluluğu bulunmayan müvekkil şirkete açmış olması nedeniyle husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, davacı sigorta şirketinin halef sıfatı kazanıp kazanmadığının araştırılması gerektiğini, zira mevcut olayda konişmentonun ortada olmadığını, davaya konu kayıpta sorumluluğu bulunan ve sorumluluğunu kabul ederek ödeme yapan ----------- davaya dahil edilmesi gerektiğinden, davanın ---------- ihbarını, davanın zamanında açılıp açılmadığının denetlenmesi gerektiğini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davaya konu olayda taşımanın yapılış şekline göre - hava taşımacılığı veya kara taşımacılığı - değişse de taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı olduğunu, taşımanın hava yolu ile yapılmış olması halinde ---------- Konvansiyonu, kara yolu ile taşınmış olması halinde ise ---------- Konvansiyonun geçerli olacağını, sınırlı sorumluluğun dava dışı ----------- tarafindan zaten karşılanmış olduğundan davacının dava içi ve dışı taşıyıcılardan başkaca da bir alacağı olamayacağından davanın bu yönden de reddi gerektiğini, zira ------------ 162.99 USD doları tutarındaki ödemeyi ---------- yaptığını, onların da müşterinin navlun faturasından bu miktarı düştüklerini, uluslararası normlar dahilinde tüm sorumluluğun giderildiğini beyan ederek, davanın öncelikle husumet yokluğundan, esasa girilmesi halinde ise gerek müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığından, gerekse sorumluluk uluslararası sözleşmeler gereğince sınırlı olduğundan ve bu sınırlı sorumluluk da dava dışı 3. Şahıs ---------- tarafindan karşılandığından davacının başkaca bir alacağı olmaması sebebi ile davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice:Dava, İİK'nun 67/1 maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır. Özetle, --------- ile---------- satım sözleşmesine konu malların, ---------- firmasının akdi taşıyıcı, davalı --------Ş firması ise fiili taşıyıcı olduğu taşıma esnasında kısmen zarar görmesi nedeniyle sigorta şirketi tarafından sigortalı akdi taşıyıcıya yapılan ödeme fiili taşıyıcı olan davalıdan talep ediliyorBorçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir . Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.---------- İcra Dairesi --------- esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, 102.770,03.-TL toplam alacağın takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık 15,75 yıllık ticari değişen oranlarda faizi ile birlikte tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 29/11/2022 tarihinde tebliğ edildiği, 30/11/2022 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.Mahkememizce 3/10/2023 tarihli ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığın, dava dışı sigortalı şirketin sipariş ettiği ürünlerin davalı şirketin sorumluluğunda zayi olması (kaybolması) nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından yapılan hasar ödemesinin halefiyet gereği davalı taşıyıcıdan rücu şartlarının oluşup oluşmadığı, varsa zarardan davalı şirketin sorumlu olup olmadığı, takip tarihi itibariyle (varsa) alacak miktarı noktalarında toplandığı anlaşılmış, aynı celsede tahkikat aşamasına geçilerek dara taşımacılığı ve --------- konvansiyonu konusunda uzman bir bilirkişiye tevdi edilerek uyuşmazlık konularına ilişkin rapor tanzim edilmesi istenilmiştir.31/05/2024 tarihli dilekçeye ekli teknik raporda özetle;"(...) dava konusu taşıma olayında zayi olan emtianın toplam 400 adet ----------- olduğu, bir hasarın değil, zayiin söz konusu olduğu, zayi olan emtianın kıymetinin dava dışı satıcı/göndericinin düzenlediği satış faturası ile sabit olduğu, toplam zayi olan emtianın değerinin 12.192,00USD olduğu, emtianın ---------- içindeki kara yolu nakliyesi için davadışı --------- isimli taşıyıcıya teslim edildiği, varış noktasında 3 kaptan birinin eksik olduğu, taşıyıcının zayi nedeni hakkında bir açıklamada bulunmadığı;TTK 882'nci maddesine göre ise taşıyıcının sorumluluğunun, zayi olan gönderinin brüt ağırlığının her bir kg için 8,33 Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlı olacağı hüküm altına alınmıştır. Yukarıda inceleme bölümünde detayları verildiği üzere zayi olan emtia brüt 25,6Tkg'dır. Bu durumda, 25,67kg x 8,33- 213,83SDR davalının sorumlu olacağı üst sınır olarak hesap edilecektir. Bunun TL cinsinden karşılığı ise aynı maddenin 4.fıkrasına göre, eşyanın taşıyıcıya teslim edildiği tarihte ---------- tarafından belirlenen SDR kurundan hesaplanacaktır. Eşyanın taşıyıcıya telsim tarihi olan 18.08.2021 tarihinde geçerli olan ----------- Bülten No: ----------- göre İSDR-11,9763TL olduğundan, taşıyıcının sorumluluk tutarı (213,83SDRx11,9763TL) 2.560,89TL olarak hesap edilecektir.Ancak TTK 886'ncı maddesi hükmüne göre, eğer eşyanın zayi olmasında, taşıyıcının veya 887'nci maddede yer bulduğu şekliyle ifa yardımcılarının, zarara kasten veya pervasızca bir davranış veya ihmal neden olmuşsa, taşıyıcı 882'nci maddede kendisine tanınan sorumluluk sınırlamasından istifade edemeyecek ve 880'inci maddeye göre tespit edilen zarar tutarını tazmin edecektir. Yerleşik Yüksek Yargı kararlarında! da sıklıkla vurgulandığı üzere, eşyanın zıya nedeni hakkında taşıyıcının bir açıklama getirmemesi durumunda taşıyıcının pervasız davrandığı, ağır kusurlu olduğunun kabulü gerektiği yönünde içtihatları bulunmaktadır. Somut olayda, yukarıda da yer verildiği üzere, ifa yardımcısı --------- tarafından eşyanın zıyaına ait bir açıklama gösterilmemiş olduğundan, davalı sorumluluğun sınırlandırılması hakkını kaybedeceği ve TTK 880'inci maddeye göre hesap edilen 12.192,00USD zarar tutarını tazmin etmesi gerekeceği sonuç ve görüşlerine ulaşılmıştır.Davacı tarafından sigortalısına ise bu tutarın, 8,4293TL/USD poliçe kurundan karşılığı (12.192,00 x 8,4293) 102.770,03TL olarak ödendiğinden, davalının tazmin etmesi gereken tutarın (takipteki asıl alacak tutarı ile aynı) 102.770,03TL olması gerekeceği sonuç ve görüşlerine ulaşılmıştır.Davacı sigorta şirketi tarafından TTK'nın 1472nci maddesi gereği halefiyete dayanan rücuen tazminat talepli başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali için iş bu dava dava dosyası açılmıştır. Davacı sigortacının, sigortalısına ödemeyi gerçekleştirdiğine dair bir kanıt sunabildiği takdirde bu ödeme ile dava dışı sigortalısının davalı taşıyıcıya karşı sahip olduğu haklara TTK 1472'nci madde uyarınca kanunen halef olabilmesi için sigorta tazminatının geçerli bir sigorta sözleşmesinden doğan borç olarak ödenmiş olması şarttır. 6012 sayılı TTK'nın 1472'nci maddesi gereğince “Sigortacı sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren kimse yerine geçer. Sigorta ettiren kimsenin vâkı zarardan dolayı üçüncü şahıslara karşı dâva hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder.” maddesine yer verilmiştir. Davacı sigorta şirketinin halef sıfatını kazanabilmesi için bir sigorta sözleşmesinin (poliçe) mevcut olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ve dava dışı sigortalının talepte bulunabileceği zararın ortaya çıkmasından üçüncü bir kişinin varlığı /dava hakkının varlığı gereklidir.Sonuç itibarıyla davacının hem TTK 1472'nci maddesi gereği şartlarını yerine getirerek elde ettiği yasal halefiyet hem de almış olduğu zayi tutarı kadar yazılı temlik ile TBK 183 ve 184'üncü maddeleri kapsamında elde ettiği akdi halefiyete dayanarak, ödemiş olduğu 102.770,03TL sigorta tazminatını, davalı/takip borçlusundan rücuen talep edebileceği, bu tutarın tahsili talebi için ----------- Esas sayılı dosyası ile başlatmış olduğu takibe, borçlu/davalının vaki itirazının iptalini talep edebileceği sonuç ve görüşlerine ulaşılmıştır (...)
1. Dava konusu rücuen tazminat talebine konu olan zıyaın, davalının taşıma komisyoncusu olarak organize ettiği çoklu taşıma esnasında meydana geldiği, zayi olan emtianın sovtaj imkanının olamayacağı, TTK 928 ve 929'uncu maddelerine göre meydana gelen zarardan davalı --------- Şti.'nin sorumlu olacağı,
2. TTK 880'inci maddesine göre meydan gelen zayiden dolayı gerçek zarar tutarının 12.192,00 USD olduğu,
3. Davalının TTK 886 ve 887'nci maddesi gereği sorumluluğun sınırlandırılması ifade edemeyeceği, gerçek zarar tutarını tazmin ile mükellef olacağı,
4. Davacının gerçek zarar tutarı 12.192,00USD karşılığı 102.770,03TL'nı sigortalısına akdi halefiyete dayanarak ödemiş olduğu 102.770,03TL tazminat tutarını, zarar sorumlu olan davalıdan rücuen talep edebileceği,
5. Davacının, rücuen tazminat tutarının tahsili talebiyle başlatmış olduğu takibe davalının vaki itirazının iptalini talep edebileceği,
6. Sayın Mahkemenin davacı lehine hüküm kurması halinde, davacının hükmolunacak alacağına, 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 2/2 maddesi gereğince, takip tarihinden tarihinden itibaren, ---------- reeskonta kabul edebileceği senetler karşılığı verdiği avanslar için uyguladığı avans faizi oranında faiz talep edebileceği sonuç ve görüşlerine ulaşıldığı" belirlemelerine yer verilmiştir. Tüm dosya kapsamı, hasar dosyası, ödeme kayıtları ve denetime ve hüküm tesisine elverişli olduğu kabul edilen teknik rapor içeriği birlikte değerlendirildiğinde; davalı dışı sigortalı ---------Şti nin davacı sigorta şirketi ile yaptığı sözleşme gereği nakliyat sigorta poliçesi düzenlendiğini, dava dışı sigortalı firmanın -------- yerleşik ------------ adlı firmadan toplam 3 kutu (900 adet/77,11 kg)---------- aldığını, emtianın, --------- ---------- taşınmasının, navlun faturası uyarınca davalı lojistik firması tarafından yapıldığı, gümrük işlemlerinin tamamlanmasından sonra, sevkiyata konu emtianın, 16/9/20221 tarihinde sigortalı dava dışı firmanın deposuna getirildiği, burada yapılan kontrolde eksik olduğunun anlaşıldığı, sigortalının zararının müvekkili sigorta şirketi tarafından karşılandığını, sigortalının kanuni halefi halinde gelindiği, ayrıca sigortalının her türlü talep ve alacak hakkını davacı şirkete devir ve temlik edildiği; zıyaın, davalının taşıma komisyoncusu olarak organize ettiği çoklu taşıma esnasında meydana geldiği, zayi olan emtianın sovtaj imkanının olamayacağı, TTK 928 ve 929'uncu maddelerine göre meydana gelen zarardan davalı -------- Şti.'nin sorumlu olacağı; TTK 880'inci maddesine göre meydan gelen zayiden dolayı gerçek zarar tutarının 12.192,00 USD olduğu; davalının TTK 886 ve 887'nci maddesi gereği sorumluluğun sınırlandırılması ifade edemeyeceği, gerçek zarar tutarını tazmin ile mükellef olacağı; davacının gerçek zarar tutarı 12.192,00USD karşılığı 102.770,03TL'nı sigortalısına akdi halefiyete dayanarak ödemiş olduğu 102.770,03TL tazminat tutarını, zarar sorumlu olan davalıdan rücuen talep edebileceği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiş, alacağın likit olduğu değerlendirilmekle davalı aleyhine inkar tazminatı karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.-Davanın KABULÜ ile; davalının ---------İcra Müdürlüğü’nün ----------- esas sayılı takibe yaptığı itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si olan 20.554,00 TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine
2.-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 7.020,22.-TL'nin, davacı tarafça dava açılırken yatırılan 1.241,21-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 5.779,01.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.-Davacı tarafından yatırılan toplam 1.241,21.-TL peşin harç, 179,90.-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.421,11.-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.-Davacı tarafından yapılan 4.500,00.-TL bilirkişi ücreti ve 141,25.-TL posta gideri olmak üzere toplam 4.641,25.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5.-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6.-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7.-Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.120,00 TL'nin 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca, davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8.-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içerisinde---------- Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu.27/06/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!