T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/223 Esas
KARAR NO: 2024/251
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 27/03/2023
KARAR TARİHİ: 18/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili-------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili nezdinde ---------nolu Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalanmış olan -------- plakalı araç, 29.12.2021 tarihinde, 2 numaralı davalının sevk ve idaresindeki ve 1 numaralı davalıya ait -------- plaka numaralı araç ile karıştığı trafik kazası neticesinde hasarlandığını, davaya konu kaza 2 numaralı davalının tam kusuru neticesinde gerçekleştiğini, 29.12.2021 tarihinde meydana gelen bu kaza sonucu sigortalı tarafından hasar başvurusu yapıldığını, müvekkili tarafından sigortalı araç üzerinde, Sigortacılık Kanunu’nun 22.nci md.si gereğince bağımsız ve uzman eksper tarafından hasarın, miktarı ve niteliği yönünden tespiti yaptırıldığını, yapılan hasar ekspertiz sonucu, sigortalı araçta oluşan hasar tespit edilerek, araç total hasar (pert) nedeniyle trafikten çekildiğini, müvekkilince aracın rayiç değeri olan 190.000 TL'den sovtaj bedeli 109.000 TL düşüldükten sonra kalan fark tutarı olan 81.000 TL sigortalıya ödenerek sigortalının zararı karşılandığını, müvekkili şirketin söz konusu ödeme ile TTK M. 1472 uyarınca sigortalısının haklarına halef olmuştur ve zarar verenlere karşı rücu ve talep hakkı doğduğunu, davalıların ZMMS sigortacısı --------Ş.'nin müvekkilinin ödediği tutarın 43.000 TL'lik kısmını karşılamakla, bakiye 38.000 TL'nin davalılara rücusu gerektiğini, dava konusu olaya ilişkin mahkemeye sunulan kaza tespit tutanağında olaya ilişkin tüm ayrıntılarının görüleceğini, buna göre 2 numaralı davalı -------- 2918 sayılı KTK'nın 46/2-B maddesini ihlal ettiği, bu kazanın oluşumunda kusurlu olduğu tespit edildiğini, yine sigortalının emniyete verdiği ifadesinde de davaya konu kazanın, 2 numaralı davalının aniden müvekkilinin sigortalısına ait şeride girmesi sonucu gerçekleştiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmaması nedeniyle uğranılan zararın tamamının kazaya sebebiyet veren davalılar tarafından karışlanması gerektiğini, müvekkilince karşılanan zararın rücu işleminin -------- İcra Müdürlüğü’nün --------- Esas sayılı dosyası üzerinden başlatıldığını, davalılar tarafından icra dosyasına itirazda bulunulduğunu, taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle davalıların ------- İcra Müdürlüğü’nün-------- Esas sayılı dosyasına olan itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, borçlular aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı -------- Nakliyat vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacının sigortalısı şahıs olduğundan davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini, davanın usulden, esastan reddine karar verilmesini, --------İcra Müdürlüğü --------- Esas sayılı dosyasından müvekkili şirkete ödeme emri ekinde hiçbir takip dayanağı olmaksızın müvekkili şirkete tebliğ edildiğini, icra dosyası evrakları incelendiğinde görüleceği üzere, davacının 38.000 TL asıl alacak talebini delillendirmediğini, salt beyana dayalı icra takibine geçtiğini, icra takip aşamasında talebini ispata yarar hiçbir evrak paylaşmadığını, icra inkar tazminat talebine itiraz ettiklerini, davacının icra takip aşamasında alacağı talep etme hakkını, alacağın ispata yarar hiçbir evrak sunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığından, alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminat talebinin reddini talep ettiklerini, arabuluculuk aşamasında icra inkar tazminatı talebinin görüşülmediğini, bu nedenle talebin reddi gerektiğini, -------- plakalı aracın kaza tarihinde ki kasko sigorta poliçesinin olduğu sigorta şirketinin davacı taraf olduğu, buna göre kaza anında bu araçta oluşan zararı karşıladığını ve rücuen sorumlu olduğunu düşündüğü taraflardan talepte bulunduğunu davacının beyan ettiğini, talep hakkı alacak miktarının şüpheli olduğunu, ekspertiz raporunun taraflarına tebliğ edilmediğini, aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, müvekkilinin ZMMS poliçesi --------Ş. 'nin davacıya 43.000 TL ödediği ve bakiye 38.000 TL yi talep ettiklerini belirtmişseler de müvekkilinin, ZMMS poliçesinin bağlı olduğu sigortanın ödeme yapmış olmasının müvekkili şirketi bağlamadığını, müvekkili şirketin araç kiralama firması olduğunu, kaza tarihinde -------- plakalı aracın -------- işletmesinde ve kirasında olduğunu, kaza anında ki sürücünün müvekkili şirket çalışanı olmadığını, davacının talep hakkı ve talep edebileceği bir alacak olması halinde, bunun muhatabının müvekkili şirket olmadığını, davanın-------- ihbar edilmesini, icra inkar tazminat talebinin yerinde olmadığını, davacının aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle görev itirazlarının kabulüne, usul ve esasa ilişkin itirazların kabulü ile davanın müvekkili şirket açısından reddine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Davalı -------- vekili cevap dilekçesinde özetle; görev itirazında bulunduklarını, görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, kaza tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili -------- -------- çalışanı olup, Emlak Birimi Yetkilisi olarak görev yaptığını, müvekkilinin 29.12.2021 tarihinde kazanın gerçekleştiği mahalde yer alan --------- malik olduğu ------- numaralı-------- Apartmanında bulunan taşınmazda yapılan ihale işlemi için bulunduğunu, kaza tespit tutanağında kazanın -------- numaralı-------Apartmanı önünde meydana geldiğinin yazıldığını, ancak kaza, tespit tutanağının aksine kazanın -------- --------- sokağı ile ---------- Caddesinin kesişimindeki-------numaralı ---------- Apartmanı önünde meydana geldiğini, --------- numaralı -------- apartmanındaki -------- ait mülkün ihale işlemi bahsi geçen adreste yapıldığını, müvekkilinin sevk ve idaresindeki araç bu nedenle -------- numara önünde olduğunu, ancak kaza tespit tutanağında, kazanın hatalı olarak -------- numaralı -------- Apartmanı önünde meydana geldiği gösterildiğini, tutanağın bu hali ile en başından güvenirliliğini yitirmiş durumda olduğunu, müvekkilinin -------- numaralı ------- Apartmanı önünde, yolu kontrol ederek ve sinyal vererek önünde araç bulunması nedeniyle sol şeride çıkış yaptığını, çıkış yapmadan önce aynasını kontrol etmesine rağmen müvekkilinin görmediği --------- plakalı aracın, müvekkilimin kontrolündeki araca çok şiddetli bir şekilde çarptığını, müvekkilinin bu çok şiddetli çarpma nedeniyle hastaneye kaldırılmış olması dışında, müvekkilinin kullandığı aracın çarpma nedeniyle numara------- önünden numara -------- sonuna kadar sürüklenmesi, çarpan aracın ne denli hızlı geldiğini ispatlar nitelikte olduğunu, ayrıca numara------- ile numara -------- arasında bir sokak bulunduğu gözetildiğinde, sürüklenme mesafesinin 35 metre kadar olduğu işbu kazada davacının sigortalısı aracın çok hızlı olması nedeniyle müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığı ortada olduğunu, davacının sigortalısı-------- plakalı aracın kaza anında çok hızlı olduğu açık olup, -------- plakalı araç hız sınırına uymuş olsa idi bu kazanın gerçekleşmeyeceğinin ortada olduğunu, nitekim hız sınırına uyan bir aracın müvekkilinin sevk ve idaresindeki henüz hızlanmamış aracı yaklaşık 35 metre sürükleyemeyeceğinin açık olduğunu, müvekkilinin sevk ve idaresindeki aracın yeni kalkış yapmış olduğu, hızının saatte maksimum 10 km olduğu, aracın içinde 4 kişi bulunurkenki ağırlığı ve sürüklendiği mesafe dikkate alındığında müvekkilinin sevk ve idaresindeki araca, davacı yanın sigortalısı olan --------- plakalı araç tarafından hangi hızla çarpıldığının hesabı basit bir fizik probleminin bilirkişi tarafından tespit edilebileceğini, müvekkilinin çarpma nedeniyle hastanede tedavi altına alındığını, tutanaktan ancak haberdar olabildiğini, kaza tespit tutanağını kabul etmediklerini, itiraz ettiklerini, müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın öncelikle usulden reddine, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. İhbar olunan --------- vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açıldığını, davalı -------- tarafından müvekkili Cemiyet aleyhine -------- İcra Müdürlüğü’nün -------- E. Dosyası ile başlatılan icra takibi ile bu dosyaya vaki itirazlarının iptali talebi ile açılan --------- Sulh Hukuk Mahkemesi'nin --------- E. Sayılı itirazın iptali davasında yetki itirazları doğrultusunda -------- Sulh Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğuna karar verildiğini, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesini, araç kiralama sözleşmesi olduğu iddia edilen belgenin müvekkili cemiyet ile imza olunmadığını, kira sözleşmesi olarak ifade edilen evrakın '' Genel İşlem Koşulu'' olup hukuken geçersiz olduğunu, Genel İşlem Koşulu'nun gerçekleşmediğini, kaza tespit tutanağı ve tespit edilen kusur ihlalinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kazanın oluşu itibariyle davalının sürücüye ve müvekkili cemiyete kusur atfedilemeyeceğini, müvekkili cemiyetin işleten sıfatını haiz olmadığını, müvekkiline sorumluluk atfedilemeyeceğini, davalının uğradığı zararları Genel İşlem Koşullarında yaptırdığını bildirdiği sigortalarla temin ettiğini, tüm bu nedenlerle davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının görev, yetki, hak düşürücü süre, dava şartları ve esas yönlerinden olmak üzere tümden reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, İİK'nun 67/1 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, ------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı dosyası, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir. -------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalılar aleyhine 38.000-TL'nin tahsiline yönelik icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı--------- 13/09/2022 tarihinde ve davalı -------- Şirketi'ne 07/09/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı -------- tarafından 15/09/2022 tarihinde ve davalı ------- Nakliyat tarafından 06/09/2022 icra takibine itiraz edildiği, davanın yasal 1 yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: Davanın, "Benim Kaskom Genişletilmiş Kasko Sigorta" poliçesi ile davacıya sigortalı aracın, trafik kazasında hasara uğraması nedeniyle dava dışı sigortalısının zararını ödeyen davacı sigorta şirketinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca ödediği tazminatın rücuen tahsiline ilişkin olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olmasının dava şartı olarak kabul edildiği, 115/1. maddesine göre de mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı, dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davaların asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanacağı, sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davalarında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, ------- Esas,---------Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının halefiyete dayalı açtığı davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesinin benimsendiği, buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekeceği, somut uyuşmazlıkta sigortalısına hasar bedelini ödeyen davacı sigorta şirketinin kusuru bulunduğunu iddia ettiği davalılar aleyhine ödediği hasar bedelinin tahsilini dava ettiği, mezkur -------- kararı uyarınca değerlendirme yapıldığında davacı ve davalılar arasında doğrudan bir hukuki ilişki bulunmadığından halefiyet kuralı gereğince sigortalı ile davalılar arasındaki hukuki ilişkiye göre görevli mahkemenin belirlenmesinin gerekeceği, davacı şirketin haklarına halef olduğu sigortalısı ile davalılar arasındaki uyuşmazlığın, haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklandığı, davalıların ise kusuruyla kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen -------- plakalı aracın şöförü gerçek kişi ve maliki tüzel kişi olduğu, dava dışı sigortalının da gerçek kişi olduğu, araçların da hususi olduğu, bu durumda halefiyet şartları çerçevesinde somut dosya incelendiğinde dava dışı sigortalı gerçek kişi -------- ait olan -------- plakalı -------- marka model otomobil aracın hususi araç olduğu ticari olmadığı, dolayısıyla aracın hasarı sebebiyle davalılara karşı açacağı davanın ticari dava niteliğinde olmadığı, davacının halefiyet ilkesi gereği yerine geçtiği sigortalının tacir olmadığı netice olarak TTK'nın 4/1. maddesinde açıklandığı şekilde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava bulunmadığı, ihtilafın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmış olup davanın görevsizlik sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli -------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,
4-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde --------- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 18/04/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!