WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/182 Esas
KARAR NO: 2024/274
DAVA: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/03/2023
KARAR TARİHİ: 25/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit (hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı tarafından müvekkili şirket aleyhine -------- İcra Müdürlüğünün --------- sayılı takip dosyasıyla icra takibi başlattığını, ancak müvekkilinin davalı şirkete hiçbir borcunun bulunmadığını, davalının alacağı var ise bunu ispat etmesi gerektiğini müvekkiline borçlu olduğuna dair herhangi bir ihtarname de tebliğ edilmediğini, takibin haksız ve kötü niyetle yapıldığını, 72/son hükmü gereği yetkili mahkeme olarak--------- Mahkemelerinin seçildiğini belirterek öncelikle takibin tedbiren durdurulmasına icra takibine konu edilen diğer alacak nedeni ile borçlu bulunmadığının tespiti ile takibin iptaline yine kötü niyetli takip nedeniyle %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ile -------- ve --------- Fatura Hesap numaraları ile iki farklı kurumsal abonelik sözleşmesi imzalandığı, iş bu Fatura Hesap Numaraları içerisinde davacı şirkete ait --------- Numaralarına hizmet verildiği, Davacı şirketin ---------- Fatura Referans Numarası kapsamında --------- Nolu Aralık 2016, ---------Nolu Ocak 2017, ---------- Nolu Şubat 2017, --------- Nolu Mart 2017, ---------- Nolu Nisan 2017 faturalarını ve ---------- Fatura Referans Numarası kapsamında ---------- Nolu Aralık 2016, --------- Nolu Ocak 2017, -------- Nolu Şubat 2017, --------- Nolu Mart 2017, ------------ Nolu Nisan 2017 faturalarını ödemediği, iş bu faturalara sekiz günlük süre içerisinde itiraz etmediği, davacıya sunulan hizmetlere karşılık herhangi bir ödeme alınmadığı, davacı şirketin borçlu olduğunu, başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu ve takibin devamına, asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice:Dava, davacı şirketin, davalı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı iddiasına dayalı olarak takip sonrası açılan menfi tespit davasıdır.Davacı vekili dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili şirket aleyhine --------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- sayılı takip dosyasıyla icra takibi başlattığını, ancak müvekkilinin davalı şirkete hiçbir borcunun bulunmadığını, davalının alacağı var ise bunu ispat etmesi gerektiğini, müvekkiline borçlu olduğuna dair herhangi bir ihtarname de tebliğ edilmediğini, takibin haksız ve kötüniyetle yapıldığını, 72/son hükmü gereği yetkili mahkeme olarak---------- Mahkemelerinin seçildiğini belirterek öncelikle takibin tedbiren durdurulmasına, icra takibine konu edilen “diğer alacak” nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti ile takibin iptaline, yine kötüniyetli takip nedeniyle %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin ve kavramların açıklanmasında yarar vardır.Davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir.Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir .Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıdadır (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıdadır. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya aittir .------- İcra Müdürlüğü ---------- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 43.576,20.-TL Toplam alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 12/07/2017 tarihinde tebliğ edildiği anlaşıldı.Mahkememiz 13/06/2023 tarihli ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığın -------- İcra Dairesi -------- esas sayılı dosyası nedeni ile davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespiti noktasında toplandığı tespit edilmiş, aynı celsede tahkikat aşamasına geçilerek dosya alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş ve davalının sunmuş olduğu fatura, takip dosyası ve abonelik sözleşmeleri dikkate alınarak tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlık konusu hakkında rapor düzenlenmesi istenilmiştir. Düzenlenen 1/9/2023 tarihli raporda özetle;"(...) Bir kısım aboneliklerin 13. Taahhüt ayında olduğu ve 24 aylık Taahhüt bitiş süresine 11 ay kaldığı , iş bu abonelikler için sözleşmeler ve mevzuat gereği fesih tarihi ile fesih tarihinden taahhüt bitiş tarihine kadar uygulanacak indirimlerin (11 ay) aboneliğin başlangıcından fesih tarihine kadar olan sürede uygulanan indirimlerden (13 ay) daha düşük olduğunun görüldüğü ve düşük olan indirim miktarının davalı tüketici lehine olacak şekilde 24.04.2017 son ödeme tarihli faturada içinde 21.975,90 TL ve 24.04.2017 son ödeme tarihli faturada içinde 6.435,50 TL olarak tahakkuk ettirildiği,Bir kısım aboneliklerin 22. Taahhüt ayında olduğu ve 24 aylık Taahhüt bitiş süresine 2 ay kaldığı, iş bu abonelikler için sözleşmeler ve mevzuat gereği fesih tarihi ile fesih tarihinden taahhüt bitiş tarihine kadar uygulanacak indirimlerin (2 ay) aboneliğin başlangıcından fesih tarihine kadar olan sürede uygulanan indirimlerden (22 ay) daha düşük olduğunun görüldüğü ve düşük olan indirim miktarının davalı tüketici lehine olacak şekilde 24.04.2017 son ödeme tarihli faturada içinde 21.975,90 TL ve 24.04.2017 son ödeme tarihli faturada içinde 6.435,50 TL olarak tahakkuk ettirildiği,Bir kısım aboneliklerin 12. Taahhüt ayında olduğu ve 24 aylık Taahhüt bitiş süresine 12 ay kaldığı, iş bu abonelikler için sözleşmeler ve mevzuat gereği fesih tarihi ile fesih tarihinden taahhüt bitiş tarihine kadar uygulanacak indirimlerin (12 ay) aboneliğin başlangıcından fesih tarihine kadar olan sürede uygulanan indirimlere (12 ay) daha düşük (eşit) olduğunun görüldüğü ve düşük (eşit) olan indirim miktarının davalı tüketici lehine olacak şekilde 24.04.2017 son ödeme tarihli faturada içinde 21.975,90 TL ve 24.04.2017 son ödeme tarihli faturada içinde 6.435,50 TL olarak tahakkuk ettirildiği,Bir kısım aboneliklerin taahhüdün kaçıncı ayında olduklarının bilinmediğinden faturalara ne kadar indirim tahakkuk ettirildiğinin görülmediği, özü itibariyle davalı ---------Ş'nin davacı -------- şirketi ile iş ilişkisinde bulunduğu ve davacıya hizmet sunduğu, sunduğu bu hizmetler karşılığı faturalar tahakkuk ettirdiği çok açık ve net olarak görülmektedir.

Sonuç:Huzurdaki dava dosyası ile ilgili ekli deliller ve tarafların savunmaları, ayrıntıları yukarda anlatıldığı şekliyle büyük bir titizlikle incelenip araştırıldığında;
Davalı --------Ş'nin davacı------- şirketi ile iş ilişkisinde bulunduğu, karşılıklı Taahhütlü Abonelik sözleşmeleri ve Abonelik sözleşmeleri imzaladığı iş bu sözleşmeler karşılığı davacıya hizmet sunduğu, sunduğu bu hizmetler karşılığı faturalar tahakkuk ettirdiğinin çok açık ve net olarak görüldüğü" belirlemelerine yer verilmiştir.Rapor sonrasında davacı vekili tarafından 24/9/2023 tarihli beyan dilekçesi ile, "... davada dosyaya ibraz edilen 01/09/2023 tarihli bilirkişi raporuna karşı davalı tarafından 19/09/2023 tarihli dilekçe ile beyanda bulunulmuştur. Davalı taraf söz konusu beyanında 01/09/2023 tarihli bilirkiş raporuna göre kendilerinin haklılığının ispat edildiği ifade edilmektedir. Oysa bilirkişi raporuna itiraz dilekçemizde de belirttiğimiz hususlara ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 01/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda davalı şirket tarafından müvekkil şirkete --------- nolu ---------- hattından dolayı son olarak 6.435,50-TL ve --------- ---------- hattından dolayı 21.975,90-TL bedelli iki adet fatura tanzim edildiği; her iki fatura bedelini toplamının 28.411,40-TL yaptığı halde davalı şirket tarafından müvekkil şirket aleyhinde neden 41.043,53-TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığının izahı davalı tarafından yapılamamıştır" denilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi istenilmiştir.Müteakip celsede, dosya önceki bilirkişi ile birlikte, mali muhasip bir bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilerek, davacının rapora karşı itirazları ile sınırlı olmak üzere ek rapor düzenlenmesi istenilmiştir. 4/2/2024 tarihli raporda,"(...) Takip alacaklısı davalı taraf 04.07.2017 tarihinde --------- İcra Müdürlüğünün --------- E sayılı dosyası ile 41.043,53 TL asıl alacak, 11.97 TL faizsiz alacak, 2.516,22 TL işlemiş faiz ve 4,48 TL masraf olmak üzere toplam 43.576,20 TL alacağın tahsili için takibe geçmiştir.Davalı şirket tarafından -------- nolu --------- hattı için 2016 yılı Aralık dönemi ile 2017 Mart ayı dönemi için düzenlendiği 9.480,80 TL tutarlı 4 adet faturanın abonelik hizmet faturası, 2017 Nisan dönemi için düzenlediği 21.975,90 TL tutarlı faturanın fesih tarihine kadar olan sürede uygulanan indirim tutarlarına ilişkin olduğu Davalı şirket tarafından -------- --------- hattı için 2016 yılı Aralık dönemi 2017 Mart ayı için dönemi için 3.163,30 TL tutarlı 4 adet faturanın abonelik hizmet faturası 2017 Nisan dönemi için düzenlenen 6.435,50 TL tutarlı faturanın fesih tarihine kadar olan sürede uygulanan indirim tutarlarına ilişkin olduğuDavalı alacaklı tarafından takipte yıllık %23 faiz oranı talep edilmiş olduğundan talebe bağlılık ilkesi gereği, Davacının temerrüdüne dair faturalarda bulunan vade tarihleri temerrüt tarihi olduğu dikkate alınarak, faturaların, son ödeme tarihinden 04.07.2017 takip tarihine kadar faiz yansıtılmamış 10 adet 41.043,53 TL fatura alacağına yıllık %23 oranı üzerinden gecikme faizin 2.481,76 TL olduğu hesaplanmıştırTakdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, dosyanın mevcut delil durumuna göre Davalının; Davacıdan, -------- İcra Dairesi ------- E. Sayılı dosyasında asıl alacağının 41.043,53 TL, faizsiz alacağının 11,97 TL, işlemiş faizin 2.481,76 TL olmak üzere toplam alacağının 43.537,26 TL olduğu" belirlemelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içerikleri birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirketin vermiş olduğu --------- hizmet doğrultusunda davacı şirkete indirim sağladığı, sözleşme gereği sözleşmenin süresinden önce feshi halinde daha önce uygulanan indirim oranı nispetinde davalı şirketin alacaklı olduğu, bu alacakların faturalandırıldığı, taraflar arasında akdedilen abonelik ilişkisinin varlığına yönelik bir itirazın bulunmadığı, davacı şirket aleyhine ettirilen faturaların, davalı şirketçe sunulan hizmetler karşılığı ve geçerli bir sebep olmaksızın iptal edilen abonelikler nedeniyle tanzim olunduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş, kötüniyet sabit olmadığından davacı aleyhine tazminata hükmedilmemiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.-Davanın reddine, yasal şartları oluşmadığından davalı aleyhine tazminata hükmedilmesi talebinin reddine,
2.-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 427,60.-TL den dava açılırken peşin olarak yatırılan 744,18.-TL nin mahsubu ile bakiye 316,58‬.-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.-Davalı tarafından sarfedilen 2.400,00.-TL bilirkişi ücreti ve 20,00.-TL posta gideri olmak üzere toplam 2.420,00.-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6.-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta süre içerisinde ---------Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 25/04/2024