T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/14 Esas
KARAR NO: 2024/499
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 05/01/2023
KARAR TARİHİ: 13/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (taşıma sözleşmesi kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dilekçesinde, "Müvekkil, davalı taraf ile aralarındaki ticari hizmet ilişkisi ile ----------- Konvansiyonu ve mevzuatımızdaki ilgili düzenlemeler gereği üzerine düşen yükümlülüklerin tamamını zamanında ve eksiksiz şekilde ifa etmiş olup taşıma süreci davalının anlık bilgisi dahilinde tamamlanmıştır. Malın vasfı ve taşımanın mahiyeti gereği olağan teslim tarihinde davalının bildirdiği alıcı adresine hasarsız ve eksiksiz olarak teslim edilmiştir. Tüm taşıma süreci Davalı Şirket yetkililerinin bilgisi dahilinde gerçekleşmiş olup, -------ŞTİ. tarafından düzenlenen -------- Senedi ile de malların gereği gibi teslim edilmiş olduğu sabittir. Davacı Müvekkil Şirket üstüne düşen tüm yükümlülükleri yerine getirerek taşıma konusu malların mahiyetine uygun önlemleri almak suretiyle, taşıma gerekliliklerine uygun şekilde ve taşınan ürün mahiyet ve durumu gereği olağan teslim süresi içerisinde teslimatı gerçekleşmiştir.Taraflar, işbu davaya konu hizmet bedeli olarak davalı tarafça müvekkile 5.400,00-EUR ödeme yapılacağı konusunda mutabık kalmışlardır. (Bu husustaki yazışma ve mailler mevcuttur) Taşıma hizmetinin hasarsız ve eksiksiz şekilde tamamlanmasının akabinde müvekkil şirket, davalı firma adına 5.400-EUR bedelli 13.10.2022 tarihli -------- no’lu temel fatura kesmiştir.Ne var ki, davalı taraf, işbu faturaya karşılık yalnızca 1.900,00-EUR bedelinde nispi ödeme yaparak, bakiye 3.500,00-EUR’luk fatura bedelini ödemekten taraflar arasındaki ticari ilişkiye, hukuka ve hakkaniyete aykırı şekilde imtina etmiştir.İlgili bakiye fatura alacağının ödenmesi için öncelikle ticari ilişkiler gereği iyi niyet kuralları çerçevesinde davalıdan sözlü ve yazılı şekilde talepte bulunulmuştur. Tüm çabalarına rağmen müspet bir sonuç alamayan ve ticari olarak zor durumda kalan müvekkil, bakiye 3.500,00-EUR fatura bedelinin ödenmesi talebini --------- Noterliğinin 28.10.2022 tarih ---------- yevmiye no’lu ihtarnamesi ile de karşı yana iletilmiş, ancak yine müspet bir sonuç elde edememiştir.Davalı tarafın, yukarıda bahsi geçen ihtarnamemize ilişkin de hiçbir ödeme yapmaması üzerine, 11.11.2022 tarihinde --------- İcra Dairesinin --------- sayılı dosyası üzerinden genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatılmıştır.Ne var ki, davalı tarafça haksız ve mesnetsiz şekilde, müvekkile herhangi bir borcun bulunmadığı iddiasıyla takip konusu borcun tamamına, faiz oranına ve işlemiş faiz tutarına itiraz edilerek , takip durdurulmuştur. Ayrıca ödeme emrindeki harca esas değerin hatalı olduğu iddia edilmiştir.Davalının haksız ve kötü niyetli itirazlarını ve tüm mesnetsiz iddialarını reddediyoruz" demek suretiyle davalının takibe itirazının iptaline ve inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı vekili ise dilekçesinde, "Davacı şirket, dava dilekçesinde taraflar arasındaki ticaret ilişkisini --------- Konvansiyonu ve mevzuatımızdaki ilgili düzenlemeler gereği üzerine düşen yükümlülüklerin tamamını zamanında ve eksiksiz şekilde yerine getirdiğini iddia etmiştir. Bu hususun gerçeği yansıtmadığı yukarıda dilekçemizin Maddi Vakıa başlıklı bölümünde izah edilmiştir. Davacı şirket sözleşme konusu malzemeleri 5-6 günde teslim edeceğini vaad ederek, müvekkil şirketi kendisi ile sözleşme yapmaya ikna etmiştir. Ancak sonrasında hep aksaklıklar olduğu, kendi iradeleri dışında alt tedarikçinin işlemler yaptığı gerekçesi ile müvekkili oyalamış ve neticesinde, malzemeleri hiçbir zorunluluk olmadığı halde ve müvekkilin onayı olmadan ve daha geç teslim edileceğini bile bile kara aracından indirip, trene yüklemiş ve trenle taşımış, malzemeleri tam 14 gün gecikmeli olarak teslim etmiştir.Süreç boyunca, her zaman kendilerinin kusuru olmadığını alt tedarikçilerinin kusuru olduğunu belirtmiş, müvekkil şirket tarafından gecikilen her gün için bedelden indirim yapılacağı bildirildiğinde, bu husus kabul edilmiş ve kendilerinin de alt tedarikçilerine rücu edeceklerini belirtmişlerdir.Davacı şirket, tüm bu yukarıda sözü edilen yazışmalar ve şifahi görüşmeler yapılmamış gibi, 13.10.2022 tarihinde müvekkil şirkete tüm navlun bedeli olan 5400 Euro tutarında fatura düzenleyip tebliğ etmiştir. Müvekkil şirket tarafından faturaya itiraz süresi içerisinde 19.10.2022 tarihinde 14 günlük gecikme nedeniyle Türk Ticaret Kanunu'nun 875/3. Maddesi gereği navlun bedelinden indirim yapıldığı belirtilmek suretiyle faturanın 3.500 Euro tutarındaki kısmına itiraz edilmiştir. Kalan 1900 Euro ise 21.10.2022 tarihinde ödenmiştir.Türk Ticaret Kanunu'nun 875/3. Maddesinde "Gecikme halinde herhangi bir zarar oluşmasa da taşıma ücreti gecikme süresi ile orantılı olarak indirilir; meğerki, taşıyıcı her türlü özeni gösterdiğini ispat etmiş olsun." hükmünü içermektedir. Söz konusu madde uyarınca müvekkil şirketin bir zararı oluşmasa dahi taşımanın gecikmesi nedeniyle, taşıma ücreti gecikme süresi ile orantılı olarak indirilmelidir. TTK 875/3. Fıkrasının gerekçesinde de; Üçüncü fıkra gecikmeye özgülenmiştir. Gecikme halinde taşıma ücreti gecikme süresiyle orantılı olarak indirilir. İndirim kuralı zararın varlığına bağlanmış değildir. Zarar bulunmasa bile indirim yapılır. İndirimin yapılmamasının tek sebebi taşıyıcının kusursuzluğunu kanıtlamış bulunmasıdır." ifadelerine yer verilmiştir.Görüldüğü üzere, madde hükmü zarar ile bağlantılı değil, süre ile bağlantılıdır. Gecikme nedeniyle gönderenin uğrayacağı zararın (özellikle kar kaybı vb.) ispatı oldukça güç olduğu için Türk Ticaret Kanunu'nun gecikme nedeniyle herhangi bir zararın varlığı aranmamaktadır. Gerçekten de müvekkilin bu 14 günlük gecikme nedeniyle, malzemelerin teslimi ardından alacağı ödemeyi 14 gün geç almış olması nedeniyle uğradığı zarar yapılan indirim tutarından oldukça fazladır.------ göre; "Taşıma süresindeki gecikilen süreyle orantılı olarak taşıma ücretinde indirim yapılacağından, taşıma süresi kadar gecikme olduğunda taşıma ücreti sıfırlanacaktır. Diğer bir ifade ile böyle bir durumda taşıma ücretinin tamamı tazminat olarak hak sahibine (gönderen/gönderilen) iade edilmesi gerekecektir.----------- de belirttiği üzere, bedelden indirim hesaplaması, toplam taşıma bedelinin taşıma gününe bölünmesi ile hesaplanmaktadır. Somut olayda taşıma ücreti taraflar arasında 6 gün için 5400 Euro olarak belirlenmiştir. Şu halde 6 günlük bir gecikme olması halinde dahi, davacı şirket taşıma bedeline hak kazanamayacaktır. Türk Ticaret Kanunu'nun 882/3. Fıkrası uyarınca; "Taşıyıcının, taşıma süresinin aşılmasından doğan sorumluluğu, taşıma ücretinin üç katı ile sınırlıdır." Davacı şirketin gecikme süresinin 14 gün olduğu göz önüne alındığında taşıma ücretine hak kazanmadığı ve hatta müvekkil şirkete ödeme yapması gerektiği açıktır" demek suretiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice:Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir. Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Mahkememizce tensiple birlikte ilgili takip dosyası temin edilmiş, ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık, taraflar arasındaki karayolu taşımacılığı sözleşmesi nedeni ile tanzim olunan 13/10/2022 tarihli fatura nedeni ile davacı yanın bakiye alacağının mevcut olup olmadığı, mevcut ise miktarı, her iki ihtimale göre inkar ve kötü niyet tazminatlarının yasal şartlarının oluşup oluşmadığı şeklinde belirlenmiş ve aynı celsede tahkikat aşamasına geçilerek dosyanın mali müşavir bir bilirkişi ile Karayolu taşımacılığı alanında uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek uyuşmazlık konularına ilişkin rapor alınmasına karar verilmiştir.Temin edilen raporun hüküm tesisine ve denetime elverişli olmadığı anlaşılmakla müteakip celse ara kararı ile dosyanın uluslararası taşımacılık/lojistik alanında uzman bir bilirkişiye tevdi ile davalı tarafın itirazları ile sınırlı olmak üzere rapora karşı itirazları da dikkate alınarak uyuşmazlık konularına dair rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.27/2/2024 tarihli teknik raporda, "(...) Davacının ---------İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyası nezdinde başlatmış olduğu takibin dayanağı olan fatura muhtevası taşıma hizmetinin davacı tarafından davalıya ifasının teslimde gecikmeli olarak gerçekleştiği, ancak taşımada herhangi bir zarar ve ziyanın vuku bulduğuna dair dosya kapsamında bir verinin bulunmadığı, davacının taraflar arasında sözleşme ile belirlenen navlun alacağına hak kazandığı,CMR Konvansiyonu 25'inci madde 5.paragrafa gereğince gecikmenin somut bir zarara neden olduğunun davalı tarafından belgelendirilemediği, davalının da bir zarar iddiası öne sürmediği dikkate alındığında, davalının sözleşme ile belirlenen navlun ücretinden bir indirim talebinin yerinde olamayacağı,Düzenlenen navlun faturasından davalının takipteki kadar borcu kaldığı tarafların ticari kayıtlarından tespit edildiği,Davacının, davalı taşıtanın yazılı talimatına uymaması sonucunda somut bir zararının varlığına dair bir kanıtın dosya kapsamında bulunmadığı dikkate alındığında, CMR Konvansiyonu 12'nci madde kapsamında davacının sözleşmeye aykırılıkta dolayı bir tazminat talebinin veya bunun yerine geçecek navlun faturasından re'sen bir tenkisat eyleminin geçerli olamayacağı,CMR Konvansiyonu 41.maddesi gereğince, davacının gecikmeden dolayı navlun ücretinde yapacağı indirimin bir cezai şart niteliğinde de olsa yerinde olamayacağı,Takip tarihi itibarıyla davacının navlun ücretinden kalan baki in takipteki tutar ile aynı olduğu, bu tutarın yeniden bir hesaplamaya gerek kalmadan davalı borçlu tarafından belirlenebilir olması dikkate alındığında davacının takipteki alacak tutarının likit olduğunun tespitiyle icra-inkâr tazminatı koşullarının oluştuğunun söylenebileceği" tespitlerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içeriği birlikte değerlendirildiğinde; Davacının ---------İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı dosyası nezdinde başlatmış olduğu takibin dayanağı olan fatura muhtevası taşıma hizmetinin davacı tarafından davalıya ifasının teslimde gecikmeli olarak gerçekleştiği, ancak taşımada herhangi bir zarar ve ziyanın vuku bulduğuna dair dosya kapsamında bir verinin bulunmadığı, davacının taraflar arasında sözleşme ile belirlenen navlun alacağına hak kazandığı, CMR Konvansiyonu 25 inci madde 5 inci paragrafa gereğince gecikmenin somut bir zarara neden olduğunun davalı tarafından belgelendirilemediği, davalının da bir zarar iddiası öne sürmediği dikkate alındığında, davalının sözleşme ile belirlenen navlun ücretinden bir indirim talebinde bulunamayacağı; düzenlenen navlun faturasından davalının takipteki kadar borcu kaldığının tarafların ticari kayıtlarından tespit edildiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş; ayrıca alacağın likit olduğu değerlendirilmekle davalı aleyhine inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.-Davanın KABULÜ ile;
a.)Davalının ---------İcra Müdürlüğü’nün ----------- sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline; takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen dönemlerde kamu bankalarınca Avro cinsinden 1 yıl vadeli mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı işletilmesine,
b.)Alacağın likit olduğu anlaşılmakla, asıl alacağın takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 65.110,85 TL nin %20 si olan 13.022,17 TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.-Alınması gerekli 4.760,18.-TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.111,94.-TL harçtan mahsubu ile eksik bakiye 3.648,24.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 179,90.-TL başvurma harcı ve 1.111,94.-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.291,84.-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama gideri olarak sarf edilen 550,00.-TL posta ücreti ve8.800,00.-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.350,00.-TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.120,00 TL'nin 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca, davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7.-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde--------- Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 13/06/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!