WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/714 Esas
KARAR NO: 2024/34
DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/11/2020
KARAR TARİHİ: 18/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan istirdat (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında hiçbir hukuki ve ticari ilişki olmamasına rağmen, davalı haksız ve kötüniyetli olarak müvekkil kurumdan 6.837,51 TL asıl alacağı ve işlemiş faiz alacağı olduğu iddiası ile ------------ dosyası ile ilamsız takip başlattığını, davalı tarafın başlattığı işbu haksız ve dayanaksız takip, ödeme emrinin Tebligat Kanunu'na tamamen aykırı ve usulsüz tebliği ile kesinleştirildiğini, ödeme emrinin usulsüz tebliği sebebiyle davacı müvekkil icra takibinden geç haberdar olmuş ve zamanında haksız takibe itiraz edemediğini, ödeme emrinin, davacı müvekkilin şirketinin de bulunduğu 300'den fazla dairesi olan taşınmazın güvenlik görevlilerinden birisine haber verildiği iddia edilerek muhtara tebliğ edildiği, müvekkil şirket aktif olarak çalışan bir şirket olup, şirket bünyesinde çalışan ve adreste bulunan işçilerine tebligatın bildirilmesi gerekirken güvenlik görevlisine haber verilmesinin Tebligat Kanunu'na aykırı olduğunu, müvekkil şirket aleyhine başlatılan takibe ödeme emrinden haberdar olamaması nedeniyle itiraz edemediğini ve takibin kesinleştiğini, bu sebeplerle müvekkilinin banka hesaplarına ve sair malvarlığına haciz konulduğunu, Müvekkilinin kurum tebligattaki usulsüzlüğün giderilerek hacizlerin eski hale iadesi talepli dava açtığını, ----- davanın reddine karar verildiğini, işbu karar üzerine istinaf yoluna başvurulduğunu,-------kararı ile İİK m.363 gereğince davanın İstinaf yapılabilecek dava miktarının altında kaldığı ve bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen kararın kesin olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin usulden reddine karar verildiğini, anılan yargılamaların neticesinde lehe bir sonuç alamayan müvekkil davalıya hiçbir borcu olmamasına rağmen dosya borcunu ödemek zorunda kaldığını, müvekkil şirket ile davalı arasında düzenlenmiş bir sigorta poliçesi olmadığını, ve herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinin haciz baskısı altında kalarak, ticari hayatının sekteye uğmaması ve daha fazla maddi zarara uğramamak adına borçlu olmadığı meblağı kötüniyetli davalıya ödemek zorunda kaldığını, bu nedenlerle davalı haksız ve kötü niyetli takibi ile müvekkilden alacağı olmadığı parayı tahsil ettiğini, bu nedenlerle müvekkilinin borçlu olmadığı halde cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı 9.795,77 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından yapılan ödemenin 23/10/2019 tarihinde yapıldığını, Huzurdaki davanın ise 12/11/2020 tarihinde bir yıldan daha fazla süre geçtikten sonra açıldığını, bu sebeplerle davanın doğrudan reddinin gerektiğini, davacı tarafın, müvekkilinin davalı ile hiçbir ticari ve hukuki ilişkinin olmadığını belirtiğini, bu hususun gerçeğe aykırı ve kötü niyetli olduğunu, davacının hatalı işleminden dolayı Müvekkil davalının 6.827,51 TL zarara uğradığını, davalı, davacı tarafından verilen kart bilgileri ile yine davacı tarafından talep edilen poliçeyi düzenlediğini, iyi niyetine rağmen zararını gideremeyen davalı müvekkilin alacağını yasal yollardan başka tahsil etme imkanının kalmadığını bu sebeplerle------sayılı icra takibini başlattığını, takibin kesinleştiğini ve zararını giderdiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice
Dava, 2004 sayılı Yasanın 72/7 maddesi gereği, borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahsın açtığı istirdat davasıdırDavada özetle, davacının ticari faaliyeti kapsamında davalı acenteye poliçe tanzim edilmesini talep etmesi üzerine davalının poliçe tanzim etmesi, ancak kartı kullanılan (dava dışı) üçüncü kişinin müracaatı üzerine poliçenin iptal edilip karttan tahsil edilen paranın iade edildiği, bu nedenle sigorta şirketi tarafından davalının alacağından kesinti yapıldığı iddiasıyla ve bu kesintiye davacının sebep olduğu düşüncesiyle davalı adına takip başlatılıyor; takip kesinleştiğinden davacı ödemeyi yapıyor; sonra haksız ödeme yaptım diye davalıya işbu alacak davasını açıyor
6098 sayılı Yasanın 82 nci maddesine göre, sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ödeme tarihi ile arabulucuya başvuru tarihi arasında bir yıldan az süre var; yani süreyle ilgili sorun bulunmamaktadır.
Taraflar arasında bir hukuki ilişki var ancak sigorta şirketinin davalı acenteden kestiği ücretten davacı sorumlu değildir.
2004 sy m.72/7, takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir.Sigorta poliçesi iptal edilmiş, tahsil edilen tutar iade edilmiş; burada davacının sorumlu olduğu düşünülemez; dolayısıyla davalının davacıya karşı başlattığı ve kesinleştiği için davacının ödemek zorunda kaldığı tutardan davacı sorumlu değildir, bu tutarın 2004 sy 72/7 gereği iadesi gerekir. Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.-Davanın KABULÜ ile;
9.784,77.-TL nin dava tarihi olan 12/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 668,40-TL'den dava açılırken yatırılan 167,40.-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 501,00.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.-Davacı tarafından yapılan. 177,60.-TL posta giderinin ve 1.700,00.-TL bilirkişi ücreti toplamının 1.877,60.-TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5.-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 9.784,77.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
6.-Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 1.320,00 TL'nin 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca, davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7.-Karar kesinleştiğinde bakiye kalan gider avansının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okundu.18/01/2024