T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/50 Esas
KARAR NO: 2024/235
DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ: 29/12/2016
KARAR TARİHİ: 18/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili -------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacıların çocuğu olan --------- 24/08/2016 tarihinde davalıya ait inşaatında dış kaplama işlerini üstlenen asıl işveren -------- olan işverenin inşaatında 6. Katında iskelede çalışırken düsmeşi sonucunda yaralanmış, yoğum bakımda tedavi gördükten sonra kurtarılamayıp aynı gün vefat etmiştir. Vefat eden -------- desteğinden yoksun kalan annesi, babası ve kardeşleri için maddi manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı ------- şirketi vekili cevap dilekçesi özetle: gerek iş davalarında gerekse ticari davalarda arabuluculuğa başvuru zorunlu dava şartı olduğunu, davacının arabuluculuğa başvurmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddini karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ------- şirketi Vekilinin cevap dilekçesi özetle: Müvekkilinin şirketinin adresinin ------- Cad.-------- Mah. No:------ K:------- --------' olduğunu, Müvekkil şirket, işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili olarak üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, Olayda müvekkil şirkete atfı kabil kusur bulunmadığını, Olayda müteveffa asli kusurlu olduğunu, Müteveffaya iş güvenliği ile ilgili gerekli koruyucu malzeme ve teçhizat teslim edildiğini, Müvekkil şirket şantiye kapsamında gerekli güvenlik tedbirlerini aldığını ve gerekli uyarı levhalarını sürekli olarak bulundurduğunu, Müteveffaya ve diğer tüm çalışanlara en üst düzeyde iş güvenliği eğitimleri verildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Dava kayıt kabul davasıdır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, bilirkişi raporları tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.Dava öncelikle ------- İş Mahkemesi'nde açılmış mahkemece davalı ------ Yönünden dava tarihinden önce iflas kararı verildiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilerek kesinleşme üzerine dosya mahkememizin esasına tevzi olunmuştur.
17/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 24.08.2016 tarihinde meydana gelen ve davalı “-------- Şti” unvanlı işveren müessese çalışanlarından davacılar murisi -------hayatını yitirmesine neden olan olay ile ilgili olarak, -------- Esas sayılı Dosyası içeriği üzerinde kusur yönünden yapılmış olan incelemeler neticesinde; konu hakkında saptanan hususlara Raporun birinci bölümünde, saptanmış olan bu hususların değerlendirilmesine ise Raporun ikinci bölümünde yer verildiği, Buna göre; 1. Olayın, 5510 sayılı Yasanın 13. maddesi tanımına göre bir iş kazası olduğu, 2. Raporun bir önceki Bölümünde belirtilerek açıklanmış olan nedenlerden dolayı, Dava konusu olayın meydana gelmesinde; Davalı alt işveren “------- Şti.” unvanlı işveren müessesenin % 60 (yüzde altmış) oranında kusurlu olduğu, İhbar olunan asıl işveren “------- şirketi ” unvanlı işveren müessesenin % 20(yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu, Davacılar murisi -------- ise % 20 (yüzde yirmi) oranında kusurunun bulunduğu, kanaati bildirilmiştir. 13/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacıların nihai destek zararlarının; Müteveffanın annesi -------- destek zararının 68.366,83 TL, Müteveffanın babası --------- destek zararının 63.491.04 TL olmak üzere Toplam : 131.857,87 TL olarak hesaplandığını, dosya içinde müteveffanın kardeşlerine destek olduğu veya ileride destek olacağı yönünde kuvvetli delill bulunmadığından ve --------- tarafından kendilerine gelir bağlanmadığından, müteveffanın kardeşleri olan davacılar --------için destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmadığı kanaati bildirilmiştir. 17/05/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Müteveffanın annesi --------- destek zararının 85.359,99 TL, Müteveffanın babası -------- destek zararının 78.984,15 TL olmak üzere toplam 164.344,14 TL olarak hesaplandığını, dosya içerisinde müteveffanın kardeşlerine destek olduğu veya ileride destek olacağı yönünde kuvvetli delil bulunmadığından ve -------- tarafından kendilerine gelir bağlanmadığından, müteveffanın kardeşleri olan davacılar --------- için destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmadığı bildirilmiştir. Dosya mahkememize tevzii olduktan mahkememizce aldırılan 25/07/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Hukuki durumun değerlendirilmesi ve delillerin takdiri Mahkemeye ait olmak üzere 24.08.2016 tarihinde vefat ettiği bildirilen --------- ölümü sonucunda geride kalan davacılar tarafından davalı aleyhine olarak açılan iş bu davada : a) Hak sahibi davacı babası --------- destekten yoksun kalma sebebiyle nihai ve gerçek maddi zararı 166.321,79 TL, b ) Hak sahibi davacı anne si -------- destekten yoksun kalma sebebiyle nihai ve gerçek maddi zararı 227.603,75 TL c) Hak sahibi davacı anne ve babanın destekten yoksun kalma sebebiyle nihai ve gerçek maddi zararları toplamı 393.925,54 TL olabileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Taraf vekillerinin ve ihbar olunan sigorta vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi için dosya ek bilirkişi raporu düzenlenmesi için önceki bilirkişiye tevdi edilmiştir. 04/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 24.08.2016 tarihinde vefat ettiği bildirilen -------- ölümü sonucunda geride kalan davacılar tarafından davalı aleyhine olarak açılan iş bu davada : ---------- Sayılı kararında, alt işveren ---------- Şti.’nin % 60 oranında, Üst işveren -------- şirketinin % 20 oranında kusurlu olmak üzere, müştereken ve müteselsil sorumluluk esasına göre toplam % 80 kusur oranı üzerinden hüküm kurulmuş; hüküm altına alınan karar iş bu dosyadaki davacılar bakımından da 06.12.2022 tarihinde kesinleşmiş olması hasebiyle, davacılar bakımından kesinleşen mahkeme kararında hükmedilen miktarlar esas alınarak, -------- Sayılı kararında hükmedilen tutarla tahsilde tekerrür olmamak üzere karar verilmesi gerektiği, öte yandan, --------- Sayılı kararında hükmedilen ve yukarıda belirtilen alacağın, ------- İcra Müdürlüğü -------- Esas sayılı dosyası cebri icra ile tatbik edildiği, dosya borçluları tarafından icra dosyasına ödemeler yapılarak icra dosyası infaz edilme durumuna göre, iş bu davadaki müştereken ve müteselsil sorumlu bakımından davaya konu maddi tazminata ilişkin alacağın konusuz kaldığı, görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, açılan davanın esasında iş kazasından kaynaklı ölüm sebebiyle müteveffa --------- mirasçılarının açtığı destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talepli olduğu, davanın ilk olarak --------- Esas sayılı dosyasında açıldığı davalı --------- Aleyhine açıldığı, --------- meydana gelen iş kazasında alt yüklenici olduğu, akabinde diğer sorumlular olan yüklenici ------- şirketi ve ve sigorta şirketi olan -------- şirketine karşı da --------- esas sayılı dosyasıyla dava açıldığı, bu dosyanın ise -------- Karar numarası ile-------Esas sayılı dosyasıyla birleştiği, üç davalıya karşı da yargılamanın bu esas üzerinden sürdürüldüğü, akabinde ---------- Esas sayılı dosyasında 25/11/2021 tarihli 14. celse --------- İş Mahkemesi'nin birleşen dosyasının tefrik edilerek -------- esasını aldığı , müflis davalı yönünden de mahkememize görevsizlik kararı verildiği, --------- Esas sayılı dosyası üzerinden yargılamanın devam ettirildiği ve -------- Karar sayılı ilamla yargılamanın neticelendirildiği, neticeten 06/12/2022 tarihinde de hükmün kesinleştiği, hükmün kesinleşmesi üzerine -------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı takip dosyasıyla ilamlı icraya konu edildiği ve 05/12/2022 tarihinde ---------- Sigorta tarafından dosyaya 260.006,00-TL ödendiği, akabinde 13/12/2022 tarihinde diğer davalı ------- şirketi tarafından 418.2998,83-TL ödendiği ve dosyanın infaz edildiği, 6098 Sayılı Borçlar Kanunun 61. Maddesi : “Birden çok kişi birlikte zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları taktirde, haklarında müteselsil sorumluluğu ilişkin hükümler uygulanır.” 163. Maddesi “Alacaklı borcun tamamının veya bir kısmının ifasını dilerse borçluların hepsinden dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder.” şeklinde olduğu, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun 55. Maddesi “Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.” hükmünün amir olduğu, 4857 Sayılı İş Yasasının 2.maddesinde “... Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur...” dendiği, somut olayımızda da müflis davalının alt yüklenici, müteveffanın da alt yüklenicinin işçisi olduğu, 6098 Sayılı Borçlar Kanunun 167. Maddesi “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir. Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler.” şeklinde olduğu, 6098 Sayılı Borçlar Kanunun 168. Maddesinde “Diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur.” şeklinde olduğu, eldeki yasal düzenlemeler ışığında somut olay incelendiğinde -------- Sayılı kararında alt işveren ------- Şti.’nin % 60 oranında, üst işveren -------- şirketinin % 20 oranında kusurlu olmak üzere, müştereken ve müteselsil sorumluluk esasına göre toplam % 80 kusur oranı üzerinden hüküm kurulduğu, hüküm altına alınan kararın dosyamız davacıları bakımından da 06/12/2022 tarihinde kesinleşmiş olması sebebiyle ve -------- Sayılı kararında hükmedilen ve yukarıda ayrıntılı olarak izah edilen alacağın, ------- İcra Müdürlüğü ----------Esas sayılı dosyası cebri icra ile tatbik edildiği, dosya borçluları tarafından icra dosyasına ödemeler yapılarak icra dosyası infaz edilme durumuna göre, iş bu davadaki müştereken ve müteselsil sorumlu müflis bakımından da davaya konu maddi-manevi tazminata ilişkin alacağın konusuz kaldığı mahkememizce değerlendirilmiş ve konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Konusuz kalan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harcın dava açılışı esnasında peşin alınan 83,60-TL harcı, 1.025,00TL tamamlama harcı ve 562,00 TL ıslah harcı toplamı 1.067,60 TL'den mahsubu ile arta kalan 640,00 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluklarında gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde --------- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 18/04/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!