WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/469 Esas
KARAR NO: 2024/454
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/06/2022
KARAR TARİHİ: 05/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2012 yılından beri kendi geliştirdiği “---------” isimli tutkal püskürtme makinesinin mucidi ve sahibi olduğunu, bu makinenin uzun süredir birçok şirkete satışının gerçekleştirildiğini, müvekkilinin 2016 senesinden beri --------- pazarında yardımcı olması için davalı şirket yetkilisi --------- ile işbirliği yaptığını, bu kişinin -------- ve yakın bölgedeki alıcıları tespit ettiğini ve dava konusu ürünün satışını gerçekleştirdiğini, sistemin müşterilere satışını bizzat ---------- yaptığını, taraflar arasındaki anlaşmaya göre yapılan her üniteden müvekkiline 40.000.- Euro ödendiğini, ------- yetkilisi -------- masraflardaki artışı bahane ederek ünite başına müvekkiline ödenecek payı 30.000.- Euro olarak belirlediğini, işin bir süre böyle devam ettiğini, daha sonra --------- bankaların 10.000.- Euro'nun üzerindeki transferlere farklı bir uygulama getirdiğinden, taraflar arasında yenilenen tek satıcılık sözleşmesine istinaden Haziran-2019 ayından itibaren müvekkiline satışlardan mahsup edilmek üzere ayda 8.000.- Euro ödemeye başlanıldığını, aylık ödemelerin 12 ay süreyle düzenli devam ettiğini, 5 ay ödemenin aksatıldığını, ardındarı 3 ay daha ödeme yapıldıktan sonra ödemelerin kesildiğini, Ocak-2021 ayından itibaren ödeme yapılmamasına rağmen davalı şirketin bu ürünün satış ve pazarlamasına devam ettiğini, web sitesinde kendi ürünü gibi yansıttığını, yapılan görüşmelerde taraflar arasında bir anlaşma olmadığı için ödeme yapılmadığının bildirildiğini, ayrıca ürünün --------- Şirketi'ne ait olduğunun iddia edildiğini, Ancak ----------- Ocak-2018 ayından yapmış olduğu tamamlanmamış patent başvurusunda müvekkili --------- buluş sahibi olarak nitelendirdiğini, söz konusu patent ----------- ve müvekkili adına devam ettirilmesi için-------- Esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, Mahkemenin patent başvurusunun üzerine tedbir koyduğunu, davalı şirketin müvekkilini saf dışı bırakmaya çalıştığını, Türk Borçlar Kanunu 6'ncı maddesi uyarınca sözleşmelerin imzalanmasının ve hatta açık olarak kabul edilmesinin şart olmadığını, davalının sözleşmeye uygun şekilde ödemelerine devam etmesinin zımni kabul anlamına geldiğini iddia ederek; müvekkilinin 144.000.- Euro alacağını tahsili için yapılan icra takibine karşı vakı olan itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline gönderilen ödeme emrinde borcun kaynağı olarak 144.000.- Euro tutarlı faturanın gösterildiğini, ancak takibe konu fatura veya faturaların icra dosyasına eklenmediğini ve ödeme emrinin ekinde de müvekkiline tebliğ edilmediğini, bu nedenle --------- İcra Hukuk Mahkemesi'nin -------- Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, bu davanın neticesinin beklenmesi gerektiğini, sisteme yüklenen takip talebinde yalnızca cari hesap ekstresi benzeri bir belge eklendiğini, ancak takibin dayanağının bu belge olmadığını, itirazın iptali davalarında alacaklının takipte dayanmadığı belgeler dışında başka belgelere dayanamayacağını, bu konuda Yargıtay kararları bulunduğunu, davacının geçerli olduğunu iddia ettiği sözleşmenin müvekkili şirketin yetkilisi ---------- tarafından kabul edilmediğini, davacı şirket yetkilisine münhasır olmayan satıcılık sözleşmesi olarak revize edilerek 05-09-2019 tarihli mail ekinde gönderildiğini, taraflar arasında imzalı bir sözleşmenin bulunmadığını, dava dilekçesinde de ikrar edildiği üzere taraflar arasındaki asıl ilişkinin davacının yapmış olduğu satışlardan pay almasından ibaret olduğunu, bu durumda davacının alacak iddiasını yapmış olduğu satışlar ile ispat etmesi gerektiğini, ürün adı olarak kullanılan “----------” markasının ve satışı gerçekleştirilen ürünün müvekkili şirkete ait olduğunu, davacının sadece katkı sağladığı için satışlardan ücret aldığını, takip dayanağı olarak belirtilen 144.000.- Euro'luk faturanın bulunmamasının dahi takibin haksız olduğunu gösterdiğini savunarak haksız davanın reddine, takibin iptaline, davacı aleyhine alacağın % 20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE :Dava ; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklandığı bildirilen alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik davalı itirazının İİK.nun 67/1-2 maddesi uyarınca iptaline ilişkindir.Davacının ;-------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı icra dosyası ile 144.000,00 Euro alacağın tahsili için ilamsız icra takibine başladığı, davalının süresinde itiraz ettiği ve davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuçlandırılmıştır.Düzenlenen bilirkişi raporu gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla hükme esas alınmıştır.Bu itibarla toplanan deliller, mahkememizce benimsenen bilirkişi raporu, tarafların iddia ve savunmaları, takip dosyası hep birlikte değerlendirildiğinde;Davalı şirketin kayıtlarına göre 2019 senesindeki cari hesabın fatura bazında çalışıldığı, davacı şirketin faturalarının alacağına işlendiği ve akabinde ödendiği, ödemelerin 8.000.- Euro olarak yapıldığı, ödemeler ile faturalardan kaynaklanan borç kapandığı, davacının faturaları da genellikle 8.000.- Euro ve katı olarak kestiği, 2020 senesinde cari hesap ilişkisinin aynı şekilde devam ettiği, netice itibarıyla cari hesap ilişkisinden ötürü davalı şirketin, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı görülmüştür. Davacı şirket inceleme sırasında bir takım hesap bilgilerini sunduğu, bunların bilgisayar ortamında yazıldığı, davacının düzenlediği tabloda; 8.000.- Euro'luk ödemelerin yapılmadığı ayların karşısına “--------” diye yazıldığı,
2020 Senesinin Mayıs, Haziran,Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları,
(Toplam 5 ay)
2021 Senesinin Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz,
Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık ayları (Toplam 12 ay)
2022 Senesinin Ocak ayı (1 ay) olmak üzere;
8.000.- Euro'luk ödemelerin yapılmadığı ay sayısına göre 8.000.- Euro x 18 ay =144.000.- Euro alacağı olduğu, davacı da icra takibinde asıl alacak olarak 144.000.- Euro talep ettiği, davacının ibraz ettiği ancak tablolardan kendi lehine bir sonuç çıkarmanın mümkün olmadığı, davacının icra takibindeki alacağının dayanağı olarak gösterdiği faturayı ibraz etmediği, dava dilekçesinde " satışlardan müvekkiline yapılacak ödemelerden mahsup edilmek üzere her ay 8.000 Euro ödenecektir" şeklinde açıklama yaptığı, bu bedelin hangi satışlardan mahsup edileceğine dair bilgi, belge. fatura sunmadığı görülmüştür. Davacı vekilinin 21.12.2022 tarihli celsede müvekkiline ait defterlere dayanmadıklarını, davalıya ait defterlerin incelenmesin talepi ettiği, davalı vekilinin her iki tarafında defter kayıtlarının incelenmesini talep etmesi üzerine 21.12.2022, 08.11.2023 tarihli duruşmalarda davacıya ticari defterlerinin apostilli suretlerini sunması için usulüne uygun olarak ihtar yapıldığı, yapılan ihtara rağmen defterlerini sunmadığı ve ara karar gereği bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmesi için ücret yatırmadığı, delil listesinde belirtmediği, dava dışı şirketlere müzekkere yazılarak davalı şirket ile iş bu şirketler arasında gerçekleşen " ---------" adli makinanın satışına ilişkin bilgi istenmesini talep ettiği davalının iddia ve savunmanın genişletilmesine muvafakat etmemesi üzerine mahkememizce bu talebin reddedildiği, dolayısıyla davacının yazılı deliler ile davasını kanıtlayamadığı belirlenmekle yemin delilini kullanıp kullanmayacağı davacıya hatırlatılmıştır. Davacı tarafından teklif edilen yemin davalı şirket yetkilisi tarafından usulüne uygun olarak eda edilmiş olmakla; kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :
1-KANITLANAMAYAN DAVANIN REDDİNE,
2-Davalının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine,
3-HARÇLAR
Alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcının 26.882,57 TL'si dava açılırken peşin olarak alınmış olduğundan ayrıca karar harcı alınmasına yer olmadığına, fazla alınan 26,454,97 TL karar harcının, karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacı tarafa yada yetkili vekillerine iadesine,
4-VEKALET ÜCRETİ
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 246.758,40 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-DİĞER YARGILAMA GİDERLERİ:
a-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
b-Davalı tarafından yatırılan 11,50 TL vekaletname harcının davacı tarafa yükletilmesine,
c-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/06/2024